Reklam
Reklam
İhlas Haber Ajansı Avatarı
İhlas Haber Ajansı tarafından
21 Nisan, 2026 17:40 tarihinde yayınlandı
0

Türk Dünyası Şehircilik Zirvesi’nde sonuç bildirgesi OMÜ’de imzalandı

Ondokuz Mayıs Üniversitesi (OMÜ) ev sahipliğinde 20-21 Nisan 2026 tarihlerinde Samsun’da gerçekleştirilen Türk Dünyası Şehircilik Zirvesi’nin sonuç bildirgesi, OMÜ Senato Salonu’nda düzenlenen törenle imzalandı.

Samsun Ondokuz Mayıs Üniversitesi (OMÜ) ev sahipliğinde düzenlen Türk Dünyası Şehircilik Zirvesi sona erdi. Türk Devletleri Teşkilatı (TDT) Aksakallılar Heyeti Başkanı Binali Yıldırım’ın da katıldığı zirvede Türk dünyasında sürdürülebilir kentleşme politikalarının geliştirilmesi ve akademik iş birliklerinin güçlendirilmesi amaçlandı. 2 gün süren zirvenin sona ermesiyle sonuç bildirgesi yayınlandı.

TÜŞA’nın kurulması önerildi

OMÜ Rektörü Prof. Dr. Fatma Aydın, 5 üniversitenin rektörü ve fakülte dekanlarının katıldığı toplantıda bildirge okundu. Toplanan zirve kapsamında kabul edilen bildirgede, Türk Dünyası Şehircilik Akademisi (TÜŞA) kurulması önerilerek, bu yapının şehirlerin güçlü ve zayıf yönlerini analiz eden, planlama önerileri geliştiren ve bilgi paylaşımını sağlayan bir merkez olması gerektiği vurgulandı. TÜŞA bünyesinde, Türk dünyası üniversiteleri arasında ortak araştırma, proje geliştirme ve bilgi paylaşımını sistematik hâle getirecek dijital bilgi bankaları ve açık veri platformlarının kurulması önerildi.

Akademik iş birlikleri ve değişim programları genişletilecek

Türk Devletleri Teşkilatı ve Türk Üniversiteler Birliği bünyesindeki iş birliklerinin şehircilik, sürdürülebilirlik ve sosyal dirençlilik alanlarını kapsayacak şekilde artırılması gerektiği ifade edilen bildirgede, Türk dünyasına yönelik ortak araştırma ve değişim programlarının akraba toplulukları da kapsayacak şekilde genişletilmesi gerektiği belirtildi. Üniversiteler öncülüğünde teknoparklar ve Ar-Ge iş birliklerinin yaygınlaştırılması, akademinin ürettiği yenilikçi yaklaşımların iyi uygulama örnekleri olarak öne çıkarılması önerilirken, Orhun Değişim Programı’nın şehircilik ve kentsel politika alanlarını önceleyen bir çerçevede genişletilmesi ve kurumsal niteliğinin güçlendirilmesi gerektiği kaydedildi.

Üniversiteler arası ağlar ve öğrenci iş birlikleri güçlenecek

Bildirgede, Türk dünyası üniversiteleri arasında kardeş üniversite, fakülte ve bölüm ağlarının kurulması; bilgi, deneyim ve destek paylaşımının artırılması gerektiği vurgulandı. Ayrıca öğrenci toplulukları için ortak iletişim platformu oluşturulması ve farklı ülkelerden öğrencilerin birlikte çalışabileceği “Sanal Tasarım Stüdyoları”nın yaygınlaştırılması önerildi.

Kentleşme anlayışı çok boyutlu ele alınacak

Kentsel planlama süreçlerinin yalnızca fiziksel dönüşüm odaklı değil; sosyal bütünleşme, yaşam kalitesi ve çevresel sürdürülebilirlik ekseninde akademik perspektifle yeniden ele alınması gerektiği ifade edilen bildirgede, kampüslerde kurulacak deneyim mekânlarının şehirlerin erişilebilirlik ve kamusal alan kalitesini artıracak şekilde tasarlanmasının önemine dikkat çekildi.

Dijital teknolojiler ve veri temelli yaklaşımlar ön planda

Üniversitelerin; afet riski yüksek ve enerji verimliliği düşük yapı stokunu belirlemek amacıyla Coğrafi Bilgi Sistemleri, uzaktan algılama ve dijital ikiz teknolojilerini kullanarak mekânsal envanterler oluşturması gerektiği belirtilen bildirgede, bu verilerin analiz edilerek öncelikli müdahale alanlarının belirlenmesi ve akıllı şehir uygulamalarının ölçülebilir göstergelerle izlenmesine akademik destek sağlanması gerektiği vurgulandı. Ayrıca üniversitelerin şehirlerin iklim risk haritalarının hazırlanması ve güncellenmesine aktif katkı sunması gerektiği ifade edildi.

Su, iklim ve akıllı şehirler için ortak platformlar önerildi

İklim değişikliği ve su güvenliği alanında ortak izleme ve politika geliştirme amacıyla “Türk Dünyası Su Platformu”nun kurulması önerilen bildirgede, karbon ve su ayak izi takibinde ortak metodolojilerin geliştirilmesi gerektiği belirtildi. Türk şehirlerinin performansını değerlendirmek amacıyla “Türk Dünyası Akıllı Şehirler Endeksi” oluşturulması önerilirken, Akıllı Ulaşım Sistemleri alanında ihtisaslaşmış üniversiteler ve akademisyenlerin belirlenerek bilimsel platformlar oluşturulması gerektiği ifade edildi.

Dirençli şehirler için ortak akademik ağ kurulacak

Bildirgede ayrıca üniversitelerin kriz yönetimi ve sosyal dirençlilik alanında veri temelli analizler ve politika önerileri geliştiren akademik merkezler arasında ortak bir ağ kurması önerildi. Türk-İslam şehircilik mirasının görünür kılınmasına yönelik dijital uygulamalar, sanal platformlar ve kültür odaklı akademik çalışmaların desteklenmesi gerektiği de vurgulandı. Türk dünyası yükseköğretim kurumları temsilcileri, “dirençli şehir, güçlü toplum, ortak gelecek” vizyonuyla hazırlanan bu bildirgeye imza atmaktan duydukları memnuniyeti ifade etti.

Program, katılımcıların fikir alışverişinde bulunarak değerlendirme ve geri bildirimlerini sunmalarının ardından tamamlandı.

Sonuç bildirgesine; Kazakistan Atyrau Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Salamat Nurmuhanulu Idrissov, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Yakın Doğu Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Tamer Şanlıdağ, Kuzey Makedonya Uluslararası Vizyon Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ahmet Vecdi Can, Özbekistan Yönetim ve Gelecek Teknolojileri Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Muhammadismoil Mahmudov ile OMÜ Rektörü Prof. Dr. Fatma Aydın imza attı.

Bizi sosyal medyadan takip edin
İhlas Haber Ajansı Avatarı
İhlas Haber Ajansı tarafından
09 Haziran, 2026 17:11 tarihinde yayınlandı
0 0

HUDER Genel Başkanı Hasan Oymak: “Kumar oynama yaşı 9’a kadar düştü”

Hukuki Araştırmalar Derneği (HUDER) tarafından Trabzon’da düzenlenen “Aileni Koru: Sanal Bahisle Mücadele ve Aileyi Bilinçlendirme Projesi” toplantısında sanal bahis ve kumar bağımlılığının aileler üzerindeki etkileri ele alındı.

Toplantıda konuşan HUDER Genel Başkanı Hasan Oymak, kumar oynama yaşının 9’a kadar düştüğünü belirterek “Bugün milyonlarca gencimiz cebinde kumarhaneyle dolaşıyor” dedi.

Hukuki Araştırmalar Derneği (HUDER) tarafından Trabzon’da “Aileni Koru: Sanal Bahisle Mücadele ve Aileyi Bilinçlendirme Projesi” kapsamında toplantı düzenlendi. Toplantıya Trabzon Valisi Tahir Şahin, Trabzon Cumhuriyet Başsavcısı Sedat Çelik, Trabzon Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Metin Genç, Önceki Dönem Kamu Denetçisi Şeref Malkoç, HUDER Genel Başkanı Hasan Oymak, HUDER Trabzon Temsilcisi Mesut İskenderoğlu ile çok sayıda davetli ve vatandaş katıldı.

“Güçlü toplumun temeli güçlü ailedir”

Programın açılış konuşmasını yapan HUDER Trabzon Temsilcisi Mesut İskenderoğlu, ailenin toplumun en önemli yapı taşı olduğunu ifade ederek “Güçlü bir toplum oluşturmak için güçlü bir aileye ihtiyaç var. Güçlü bir devlet oluşturmak için de güçlü bir topluma ihtiyaç var. Aileyi zedeleyecek her türlü sorunun ortadan kaldırılmasını bir vatan borcu olarak görüyoruz. Bu anlayışla Trabzon’da çalışmalarımızı yürüttük” diye konuştu.

HUDER Genel Başkanı Hasan Oymak ise sanal bahis ve kumarın toplumsal bir tehdit haline geldiğini belirterek çarpıcı açıklamalarda bulundu. Bugün sadece bir proje tanıtımı için değil, toplumsal bir seferberlik için bir araya geldiklerini ifade eden Oymak, “15 yaşındaki çocuklarımızı suç makinesine dönüştüren, bağımlılığına para bulmak için her şeyini harcayan ve sonunda intihara sürüklenen gençlerimizin sorunlarına çözüm aramak için buradayız. Yasal görünümlü illegal platformlar aile yapımızı temelinden sarsıyor, boşanmalardan intiharlara kadar uzanan süreçleri tetikliyor” diye konuştu.

Sanal bahis sitelerinin çocukların ve gençlerin erişimine son derece açık hale geldiğini kaydeden Oymak, “Bugün milyonlarca gencimiz cebinde kumarhaneyle dolaşıyor. Bu mesele sessizce ilerleyen toplumsal bir erozyondur. Veriler, sanal kumar oynama yaşının 9’a kadar düştüğünü, bağımlılıktaki en yüksek artışın ise 15-24 yaş aralığında görüldüğünü ortaya koyuyor. Yeşilay verilerine göre kumar bağımlılığı nedeniyle başvuranların sayısı son iki yılda yüzde 100’den fazla arttı. Unutmayalım ki bir genci korumak bir aileyi korumaktır, bir aileyi korumak ise geleceğimizi korumaktır” ifadelerini kullandı.

Başsavcı Çelik: “IBAN mağduru değil, IBAN sanığı”

Trabzon Cumhuriyet Başsavcısı Sedat Çelik de sanal bahis ve yasa dışı kumarla mücadelenin topyekûn yürütülmesi gerektiğini söyledi.

Terörle mücadelenin dönemsel olarak kazanılabileceğini ancak uyuşturucu ve sanal bahisle mücadelenin çok daha zor olduğunu belirten Çelik, “Bu mücadeleye toplumun bütün kesimleri katılmalı. Adliye, emniyet ve jandarma olarak üzerimize düşeni yapıyoruz. Yasa dışı bahis ve kumar faaliyetleri ödeme kuruluşları ve bankacılık sistemleri üzerinden organize ediliyor. Bu konuda önemli yasal düzenlemeler yapıldı” dedi.

Bankaların mesai saatleri dışında alınan tedbir kararlarını uygulamakta yaşanan sorunlara da değinen Çelik, Trabzon’da yürütülen çalışmalarla bankalarda mesai dışı ulaşılabilecek sorumlu personellerin belirlenmesini sağladıklarını ifade etti.

Toplumda sıkça kullanılan “IBAN mağduru” ifadesini doğru bulmadığını söyleyen Çelik, “IBAN mağduru değil, IBAN hükümlüsü, IBAN şüphelisi ya da IBAN sanığı diyebiliriz. Çünkü bu kişiler hesaplarını menfaat karşılığında kullandırıyor. Bu suça doğrudan iştirak etmese bile suçun işlenmesine vesile oluyorlar. Bu nedenle bu durumu masumlaştırmamak gerekiyor” şeklinde konuştu.

Vali Şahin: “Çocuklarımızı koruyacak ortamları oluşturacağız”

Trabzon Valisi Tahir Şahin ise sanal bahis ve dijital bağımlılıklarla mücadelede kurumlar arası iş birliğinin önemine dikkat çekerek, “Derneğimizin ortaya koyacağı yol haritası doğrultusunda tüm kamu kurumlarımızla birlikte hareket edeceğiz. Özellikle küçük yaştaki çocuklarımızın hayatını olumsuz etkileyebilecek alışkanlıkların erken dönemde tespiti ve önlenmesi için çalışmalar yürüteceğiz. Çocuklarımızın bu tür olumsuzluklarla karşılaşmayacağı ortamları oluşturma gayreti içerisindeyiz” dedi.

Başkan Genç: “Aileyi korumak geleceği korumaktır”

Trabzon Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Metin Genç de aile kurumunun korunmasının toplumsal geleceğin en önemli unsurlarından biri olduğunu belirtti.

Teknolojinin hayatı kolaylaştırırken bazı riskleri de beraberinde getirdiğini ifade eden Genç, “Aileyi korumak, toplumumuzu ve geleceğimizi korumaktır. Türk milletini ayakta tutan en büyük gücümüz sağlam aile yapımızdır. Sosyal medya ve dijital platformların çocuklarımız ve gençlerimiz üzerindeki olumsuz etkilerini görmezden gelemeyiz. Çocuklarımızın ve gençlerimizin zihinlerinin, zamanlarının ve dikkatlerinin dijital bağımlılıklarla kuşatıldığını görüyoruz. Bu nedenle bu konuya duyarsız kalmamız mümkün değildir” diye konuştu.

Bizi sosyal medyadan takip edin