Reklam
Reklam
Bölgenin Sesi Gazetesi Avatarı
Bölgenin Sesi Gazetesi tarafından
09 Aralık, 2021 20:46 tarihinde yayınlandı
0

Türk Eğitim-Sen Karabük Şubesinden Basın Açıklaması

(Haber Merkezi)Türk Eğitim-Sen Karabük şubesince “Öğretmenlik meslek kanunun bir an önce TBMM’ye sevk edilerek yasalaşması,eğitim çalışanlarının ekonomik taleplerini içeren” basın açıklaması yaptı.

Yapılan açıklamada şu konulara değinildi ,”Öğretmenlik Meslek Kanunu’nun çıkarılacağı ilk olarak 23 Ekim 2018 tarihinde Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nde gerçekleştirilen 2023 Eğitim Vizyonu Tanıtım Toplantısı’nda duyurulmuştu. Tam Meslek Kanunu unutuldu mu? diye sorarken Cumhurbaşkanı Sayın Erdoğan, 23 Kasım 2021 tarihinde “Çalışmaları tamamlanan Öğretmenlik Meslek Kanunu’nu inşallah kısa sürede Meclisimizin takdirine sunacağız” dedi. Türk Eğitim-Sen olarak, öğretmenlik mesleğinin saygınlığını artıran ve mesleğin statüsünü sağlam bir zemine kavuşturacak bir meslek kanunu talebimizi yıllardır ortaya koyuyoruz. Bu doğrultuda Öğretmenlik Meslek Kanunu’nu desteklediğimizi ifade etmiştik. Tabi bu desteğimiz, devlet memuru olmamız hasebiyle sahip olduğumuz mevcut hak ve kazanımlarımızın baki kalması kaydıyla olacaktır. Öte yandan hazırlıkları tamamlandığı söylenen Meslek Kanunu’nun eğitimin paydaşlarıyla henüz paylaşılmamış olmasını da anlayabilmiş değiliz. Kapalı kapılar arkasında süreç yürütülmesini kabul etmiyoruz. Meslek Kanunu’nun bir an önce paydaşlar ve kamuoyu ile paylaşılması noktasında Bakanlık’tan bir an önce adım atmasını bekliyoruz.

Ayrıca şu hususu da özellikle vurguluyoruz ki; eğitim çalışanları 23 Ekim 2018 tarihinden beri beklemektedir. Söz verildiği halde üç yılı aşkındır Öğretmenlik Meslek Kanunu ile ilgili somut bir adım atılmamış olması kabul edilemez bir durumdur. Bu durum, Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin ciddiyetiyle bağdaşmamaktadır. Bundan dolayı bu konuda daha fazla gecikme yaşatılmamalı ve 2022 bütçe görüşmelerinin tamamlanmasıyla birlikte meslek kanunu TBMM gündemine getirilmeli ve derhal yasalaşmalıdır. Bu konuda TBMM’deki tüm partilerin katkısını beklediğimizi ifade ediyoruz.

Bu minvalde Meslek Kanunu’nda olmasını talep ettiğimiz hususlar özetle şu şekildedir:

-Halen öğretmenler kadrolu, sözleşmeli, ücretli olarak üç modelle istihdam edilmektedir. Aynı işi yapan öğretmenlerin farklı statüde istihdamı hem eğitimimize vurulan bir darbedir hem de öğretmenlik mesleğinin geleceğini zedelemektedir. Bu noktada eğitim-öğretim hizmetlerinde tek istihdam modeli kadrolu öğretmen olmalıdır, öğretmenlerimiz öğretmen odalarında bölük pörçük edilmemelidir.

-Öğretmen atamaları KPSS puan üstünlüğüne göre, mülakat yapılmadan gerçekleştirilmelidir.

-Kariyer basamakları; 10 yıl öğretmenlik yapan UZMAN ÖĞRETMEN, 20 yıl öğretmenlik yapan BAŞÖĞRETMEN olarak düzenlenmeli ve kesinlikle sınavsız olmalıdır. Çünkü öğretmenlik sadece “Bilme” değil, “Bildiğini aktarma” mesleğidir ve bundan dolayı kariyer basamaklarında tek ölçüt, tecrübe yani hizmet yılı olmalıdır. Bu sürelere adaylık dönemi, askerlik süreleri, dershane ve özel okullarda geçirilen süreler dahil edilmelidir.

-Eğitim kurumlarına müdür ve müdür yardımcısı olarak atanacaklar sadece yazılı sınavla belirlenmelidir. Yazılı sınavla idareci olup, önceki yıllarda görevi bırakan idarecilere de tekraren hak verilmelidir. Yazılı sınav kazanarak atanmış olmak şartıyla atanmış olan okul müdürleri, eğitim öğretim hizmetleri sınıfında kalmak kaydıyla kadrolu olarak görev yapmalıdır.

-Okul idarecilerinin de öğretmenlerde olduğu gibi idareci olarak, iller arası tayin istemelerinin sağlanması için düzenlemeler yapılmalıdır.

-Başarı, üstün başarı belgeleri objektif kriterler belirlenerek uygulamaya geçmelidir.

-Mevcut ek ders saat ücretleri eğitim hizmetlerinin onuruna yakışır düzeyde değildir. Ek ders ücretleri %100 artırılarak öğretmelerin rahat bir nefes almaları sağlanmalıdır. Bu oran Destekleme ve Yetiştirme Kurs ücretlerine de aynı oranda yansıtılmalıdır.

-Eğitim çalışanlarının vergi dilimi %15’te sabitlenmelidir.

-Performans değerlendirmesi gibi öğretmenlerin çalışma azmini olumsuz etkileyecek sübjektif bir değerlendirme kesinlikle olmamalarıdır.

-Müdür, Müdür Başyardımcısı ve Müdür Yardımcısı olarak görev yapanların aylık karşılığı ve isteğe bağlı ek ders ücreti karşılığında derse girme zorunluluğu kaldırılmalıdır.

-Tüm öğretmenlerin aylık karşılığı ders saati 15 saat olmalıdır.

-Öğretim yılına hazırlık ödeneği tüm eğitim çalışanlarına verilecek şekilde düzenlenmelidir.

-657 sayılı DMK’nın öğretmenleri de ilgilendiren bütün hükümleri bu kanun içerisinde yer almalı, öğretmenlerin her türlü istihdam, özlük, ödeme, disiplin, terfi, izin, atama iş ve işlemleri Meslek Kanunu içinde yer almalıdır.

-Anayasa ve DMK’nın iş güvencesi ile hükümleri kanun metninde mutlaka yer almalıdır.

-Elverişsiz koşulların hâkim olduğu bölgelerde görev yapan öğretmenlere brüt bir asgari ücret ile brüt iki asgari ücret arasında Zorunlu Hizmet Tazminatı ödenmelidir.

-Eğitim Fakültelerinin kontenjanları MEB tarafından belirlenmesi, belirlenen kontenjanlardan mezun olanların MEB tarafından istihdam zorunluluğu kanun kapsamında yer almalıdır.

-Anadolu Öğretmen Liselerinin tekrar açılması için düzenleme yapılmalıdır.

-Öğretmenliğe atananların AKS (Adaylık Kaldırma Sınavı) tabi tutulmaması için düzenleme yapılmalıdır. AKS kaldırılmalıdır.

-İl ve İlçe milli eğitim müdürleri, Milli Eğitim Müdür Yardımcıları ve Şube Müdürlerinin seçilmesi, yer değiştirmesi ve atanma usulleri ve illerdeki görev süreleri kanunla düzenlenmelidir.

-Nöbet ücretleri meslek kanununda düzenlenmeli, tutulan her bir nöbetin ücreti en az 6 saat olmak üzere verilmelidir. Nöbet isteğe bağlı olarak verilmeli ve kaç nöbet tutulursa tutulsun ücreti alınmalıdır.

-Eğitim çalışanlarının şiddete maruz kalmaları durumuna göre önleyici tedbirler ve caydırıcı müeyyideleri içeren düzenlemeler mutlaka Meslek Kanunu ile belirlenmelidir.

-3600 ek gösterge konusu mutlaka Meslek Kanunu ile düzenlenmelidir.

-Öğretmenlerin aile birliğinin sağlanamaması büyük bir sorundur. Yetersiz kontenjanlardan dolayı binlerce çocuk ana babasıyla birlikte yaşama, kişisel ve doğrudan ilişki kurma ve sürdürme hakkından mahrum bırakılmaktadır. Üstelik Anayasa’nın 41’inci maddesi “Aile, Türk toplumunun temelidir ve eşler arasında eşitliğe dayanır. Devlet, ailenin huzur ve refahı ile özellikle ananın ve çocukların korunması ve aile planlamasının öğretimi ile uygulanmasını sağlamak için gerekli tedbirleri alır, teşkilatı kurar” der. Bu noktada Milli Eğitim Bakanlığı, hem Anayasa gereği hem de insani bir gereklilik olarak aile birliğini sağlamalı ve meslek kanunuyla güvence altına alınmalıdır.

– Bakanlığa bağlı tüm kurumlarda, öğretmenlerin atama ve nakil düzenlemeleri ile ehliyet ve liyakati esas alan yönetici atama sistemi mutlaka Meslek Kanunu’nda yer almalıdır. Böylelikle sürekli değiştirilen yönetmeliklerle sistemin içinden çıkılamaz duruma getirilmesi engellenmiş olacak, yazılı sınav başarısına göre adalet zemininde yürütülen atama süreçleriyle kişisel inisiyatifler sonlandırılmış olacaktır.

Ümit ediyoruz ki, Öğretmenlik Meslek Kanunu ile birlikte, öğretmenlik mesleğinin muhatap olduğu mevzuat parçalı olmaktan kurtarılacaktır.

Daha önce de defalarca ifade ettiğimiz gibi; Türk Eğitim Sen olarak, mesleğin statüsü sağlam ve yasal bir zemine kavuşturacak, öğretmenlik mesleğinin saygınlığını artıracak tedbir ve düzenlemeleri hayata geçirecek olan Öğretmenlik Meslek Kanunu’nu destekliyoruz. Ancak, mevcut hak ve kazanımlarımızı riske atacak gelişmelere karşı da gereken her türlü hukuki ve demokratik hakkımız kullanacağımızdan kimsenin şüphesi olmasın.

Diğer yandan;

– 2021 Ekim ayı itibariyle son bir yılda 4 kişilik ailenin zorunlu harcamaları aylık 1.747,29 TL artmıştır. Türkiye İstatistik Kurumu’ndan alınan Ekim 2021 fiyatlarına göre tek kişinin yoksulluk sınırı 4.514,13 TL,  Dört kişilik bir ailenin asgari geçim haddi ise 9.373,14 TL olarak belirlenmiştir. Enflasyon Aralık ayında açıklanan oranı %21.31 çıkmış, alım gücü iyice düşmüştür.

OECD ülkeleri ile kıyaslandığında da ülkemizde öğretmen maaşları çok düşüktür. Öğretmen maaşlarında OECD ortalaması 10 yıllık ilkokul öğretmeni için yıllık brüt 44 bin 871 dolar,15 yıllık ilkokul öğretmeni için yıllık brüt 48 bin 025 dolardır. Bu rakam satın alma gücü paritesine göre hesaplanmıştır. Cumhuriyetin ilk kuruluş yıllarında da bir öğretmen maaşı 25 cumhuriyet altını iken bugün 1 cumhuriyet altınına eş değerdir. Dolayısıyla alım gücünün giderek düştüğü, enflasyon rakamlarının ortada olduğu bu dönemde tüm öğretmenlerimize, eğitim çalışanlarına ve kamu çalışanlarına son bir yıldaki kayıpların telafisi için en az 1000 TL seyyanen zam yapılmalı, %3 refah payı maaşlarına eklenmelidir”ifadelerine yer verildi.

Bizi sosyal medyadan takip edin
İhlas Haber Ajansı Avatarı
İhlas Haber Ajansı tarafından
12 Haziran, 2026 19:51 tarihinde yayınlandı
0 0

Dağcılar, 700 yıllık Kov Kalesi’ne Türk bayrağı asarak Milli Takım’a destek verdi

Gümüşhane’nin merkeze bağlı Esenyurt köyü sınırlarında bulunan yaklaşık 700 yıllık Kov Kalesi’nde dağcılar, kalenin eteklerine Türk bayrağı asarak A Milli Futbol Takımı’na başarı dileklerinde bulundu.

Doğu Karadeniz’in en görkemli kalelerinden biri olarak gösterilen ve tarihi ile doğal güzelliğiyle öne çıkan Kov Kalesi, bu kez anlamlı bir etkinliğe ev sahipliği yaptı. Deniz seviyesinden bin 760 metre yükseklikte bulunan kalenin yamaçlarında dağcılık eğitimi alan sporcular, zirveye Türk bayrağı asarak A Milli Futbol Takımı’na destek mesajı verdi.

İl merkezine 25 kilometre uzaklıkta bulunan, tarihi kalede Türk bayrağını dalgalandıran Artabel Doğa, Dağcılık Spor Kulübü sporcuları, Milli Takım’a başarı dileklerini iletti.

“Kalbimiz, yüreğimiz ve dualarımız milli takımla”

Etkinliğe katılan Gümüşhane Gençlik ve Spor İl Müdürü Mücahit Atalay, “Bugün Gümüşhane Merkeze bağlı Esenyurt köyü sınırları içerisinde yer alan Kov Kalesi’ne çok güzel bir etkinliğe ev sahipliği yaptık. Katılım imkânı bulduk. Tabii tarihiyle, doğasıyla Gümüşhane’mizin muhteşem coğrafyalarından, muhteşem konumlarından bir tanesi. Bizim için önemli olan hususlardan, ilk olan hususlardan bir tanesi de şu ki bugün Gümüşhane’mizde ilk temel dağcılık eğitimi verildi, kursu verildi. Daha sonraki süreçte de yine biraz önce bahsettiğim Kov Kalesi altındaki kayalarda pratik yapma imkânları bulduk. Biz de bu deneyimi yaşadık. Kayadan yaklaşık bir 15-20 metrelik bir yükseklikten dağcılık kurallarına uyarak hocalarımızın yönlendirmeleriyle, inme imkânını yaşadık. Tabii bu içinde bulunduğumuz süreç Dünya Kupası süreci. Burada da yapılan faaliyetlerimizde milli takıma destek görsellerini de hep birlikte gururla paylaşmış olduk. Kalbimizde, yüreğimizde, dualarımızda milli takımla” dedi.

İkinci kademe dağcılık antrenörü Bilgen Güner Cabbaroğlu da, “Kov Kalesi gerçekten manzarasıyla, doğasıyla da çok güzel bir yer. Ben zaten 25 yıl önce Gümüşhane’de çalıştığım için burayı ve doğasını biliyorum. Arkadaşlara da başarılı faaliyetler diliyorum. Milli takıma tabii ki her zaman tam destek” diye konuştu.

“Türk bayrağını Kov Kalesi’ne asarak milli takımımıza destek olmak istedik”

Gümüşhane Artabel Doğa, Dağcılık Spor Kulübü Başkanı Ali Koçyiğit, “Eğitimlerimiz yaz dağcılık eğitimleri olarak devam ediyor. 11 sporcumuzla beraber eğitimlere katıldık. Gümüşhane bölgesini araştırdığımız zaman Kov Kalesi’nin hem yapısı olarak hem de taştaki sağlamlığı olarak en uygun rota olduğunu belirledik. Bugün burada yaptığımız etkinliğin amacı kalemize, görkemli kalemize Türk bayrağımızı asarak milli takımımıza destek vermek. Milli takımımıza başarılar diliyorum. İnşallah güzel bir sonuçla sonuçlanır” ifadelerini kullandı.

Bizi sosyal medyadan takip edin