Reklam
Reklam
Haber Merkezi Avatarı
Haber Merkezi tarafından
19 Ekim, 2024 16:06 tarihinde yayınlandı
0

Türkiye için korkutan senaryo! İflaslarda yüzde 20 artış bekleniyor!

Allianz Trade’in 2024 Küresel İflas Raporu’na göre, dünya genelinde iflaslarda ciddi bir artış bekleniyor.

Dünyanın önde gelen ticari alacak sigortası şirketi Allianz Trade, 2024 yılına dair iflas beklentilerini içeren Küresel İflas Raporu’nu yayınladı.

Rapora göre, 2024 yılında küresel ticari iflaslarda %11’lik keskin bir artış bekleniyor. Bu artış, 2025’te %2 daha yükselerek iflasların zirve yapacağına işaret ediyor. İflas oranlarının 2026’ya kadar yüksek seviyelerde kalacağı ve o yıl itibarıyla durulacağı tahmin ediliyor.

Raporda, küresel toplam GSYH’nin yarısından fazlasını oluşturan birçok ülkede iflasların çift haneli oranlarda artacağı vurgulandı. Özellikle ABD ve Almanya’da iflasların 2025 yılında %12 ve %4 oranında artması, 2026’da ise bu ülkelerde %4’lük bir düşüş yaşanması bekleniyor. Fransa ve Birleşik Krallık gibi ülkelerde ise iflas oranlarının daha ılımlı bir şekilde düşmesi öngörülüyor.

Türkiye’de İflas Oranı Dikkat Çekiyor

Türkiye de raporda iflas oranı yüksek ülkeler arasında yer aldı. Türkiye’deki iflasların %20 oranında artacağı tahmin edilirken, bu artışın yüksek finansman maliyetleri ve ekonomik yavaşlama gibi faktörlerden kaynaklandığı belirtildi.

Allianz Trade CEO’su Aylin Somersan Coqui, ticari iflaslardaki küresel artışın, pandemi döneminde şirketleri koruyan ekonomik desteklerin sona ermesinin ardından beklenen bir sonuç olduğunu vurguladı. Süregelen jeopolitik belirsizlikler ve dengesiz finansman koşulları da bu artışı tetikleyen önemli etkenler arasında yer alıyor.

İnşaat ve Perakende Sektörleri Risk Altında

Raporda, özellikle inşaat, perakende ve hizmet sektörlerinin iflaslardan en fazla etkilenen alanlar olduğu belirtiliyor. Bu sektörlerde artan iflas oranlarının, istihdam üzerinde de ciddi bir tehdit oluşturacağı ifade ediliyor.

Düşük Faiz Oranları Çare Olabilir mi?

Raporda, faiz oranlarının kademeli olarak düşürülmesinin iflaslar üzerinde sınırlı bir etkisi olacağı vurgulanıyor. Düşük faiz oranları, borçlanma maliyetlerini azaltarak şirketlere kısmen rahatlama sağlayabilir. Ancak Allianz Trade iflas araştırmaları baş analisti Maxime Lemerle, düşük faizlerin iflaslardaki genel artışı tam anlamıyla durduramayacağını belirtiyor.

Sonuç olarak, küresel ekonominin karşı karşıya olduğu riskler ve eğilimler doğrultusunda, ticari iflaslarda ciddi bir artış yaşanacağı ve bunun dünya genelindeki birçok sektörü olumsuz etkileyeceği öngörülüyor.

Bizi sosyal medyadan takip edin
Haber Merkezi Avatarı
Haber Merkezi tarafından
15 Haziran, 2026 15:58 tarihinde yayınlandı
0 0

Muharrem Ayı Nedir?

Kerbela’dan Günümüze Uzanan Yas ve Anma Geleneği

Muharrem, Hicri takvimin ilk ayıdır ve “haram aylar” olarak bilinen, savaş ve çatışmanın yasak kabul edildiği dört aydan biridir. Bu yönüyle tarihsel olarak barışın, sükûnetin ve ibadetin öne çıkarıldığı bir dönemdir.

İslam takviminin ilk ayı olan Muharrem, yalnızca yeni bir yılın başlangıcı değil; aynı zamanda derin bir tarihsel hafızayı, yas kültürünü ve manevi arınma dönemini temsil eder. Özellikle İslam dünyasında, Muharrem ayı denildiğinde akla ilk gelen olay Kerbela hadisesi olur. Bu olay, Muharrem’in anlamını şekillendiren en kritik kırılma noktasıdır.

Muharrem Ayı Nedir, Neyi İfade Eder?

Muharrem, Hicri takvimin ilk ayıdır ve “haram aylar” olarak bilinen, savaş ve çatışmanın yasak kabul edildiği dört aydan biridir. Bu yönüyle tarihsel olarak barışın, sükûnetin ve ibadetin öne çıkarıldığı bir dönemdir.

Ancak Muharrem ayı, özellikle İslam tarihindeki Kerbela olayı nedeniyle sadece takvimsel bir başlangıç değil; aynı zamanda yas, matem ve hatırlama ayı olarak da kabul edilir.

Muharrem Ayı Neden İdrak Edilir?

Muharrem ayı, farklı İslami geleneklerde farklı anlamlar taşısa da ortak noktası şudur:

  • Hz. Hüseyin ve Kerbela şehitlerini anmak
  • Zulme karşı direnişi hatırlamak
  • Sabır, adalet ve hak mücadelesini hatırlatmak
  • Manevi arınma ve oruç ibadetiyle nefsi terbiye etmek

Özellikle Alevi-Bektaşi geleneğinde Muharrem, 12 İmam orucu ile birlikte derin bir matem dönemi olarak yaşanır.

Muharrem Ayında Ne Yapılır?

Muharrem ayında yapılan ibadet ve gelenekler, mezhepsel farklılıklara göre çeşitlilik gösterir:

  • Oruç tutulur (özellikle ilk 10–12 gün)
  • Kerbela şehitleri anılır
  • Aşure pişirilir ve dağıtılır
  • Matem yürüyüşleri ve anma törenleri düzenlenir
  • Dualar edilir, hayır ve paylaşma ön plana çıkar

Aşure geleneği, özellikle Türkiye’de Muharrem ayının en bilinen kültürel yansımasıdır.

Muharrem Ayının Kökeni Neye Dayanır?

Muharrem ayının kökeni İslam öncesi Arap takvimine kadar uzanır. Ancak asıl tarihsel ve dini anlamı, Hicri 61 yılında yaşanan Kerbela Olayı ile şekillenmiştir.

Bu olay, İslam tarihinde siyasi ve dini ayrışmaların en dramatik dönüm noktalarından biri olarak kabul edilir.

Kerbela Nedir? Ne Oldu?

Kerbela, bugünkü Irak sınırlarında yer alan bir bölgedir. İslam tarihindeki en acı olaylardan biri burada yaşanmıştır.

Emevi Halifesi I. Yezid döneminde, Hz. Muhammed’in torunu Hz. Hüseyin bin Ali, kendisine yapılan biat baskısını kabul etmeyerek Kufe’ye doğru yola çıkmıştır. Ancak Kerbela’da ailesi ve küçük bir toplulukla birlikte kuşatılmıştır.

Su ve gıda erişimi engellenmiş, günler süren baskının ardından 10 Muharrem 680’de Hz. Hüseyin ve beraberindekiler şehit edilmiştir.

Bu olay:

  • Zulme karşı direnişin sembolü
  • Ehl-i Beyt sevgisinin merkez noktası
  • İslam tarihinde derin bir ayrışmanın başlangıcı olarak kabul edilir.

Kerbela Olayı, Muharrem ayını sıradan bir takvim dönemi olmaktan çıkarıp yas ve anma ayı haline getirmiştir. Özellikle 10 Muharrem (Aşura Günü), bu olayın en yoğun şekilde hatırlandığı gündür.

Aşure Geleneği ve Toplumsal Hafıza

Aşure, Muharrem ayının en güçlü kültürel sembollerinden biridir. Farklı malzemelerin bir araya gelmesiyle yapılan bu tatlı, birçok kültürde:

  • Birlik ve beraberlik
  • Paylaşma ve dayanışma
  • Farklılıkların uyumu gibi anlamlarla yorumlanır.

Türkiye’de hem Sünni hem Alevi topluluklar tarafından farklı anlamlarla da olsa yaşatılan ortak bir kültürel miras haline gelmiştir.

Muharrem Sadece Bir Ay Değil, Bir Hafızadır

Muharrem ayı, yalnızca dini bir zaman dilimi değil; aynı zamanda insanlık tarihinin en derin adalet, direniş ve yas anlatılarından birinin taşıyıcısıdır. Kerbela ise bu hafızanın merkezinde yer alarak yüzyıllardır unutulmayan bir vicdan çağrısı olarak varlığını sürdürmektedir.

Bugün Muharrem, sadece geçmişi anmak değil; aynı zamanda adalet, merhamet ve toplumsal dayanışmayı yeniden hatırlamak anlamına da gelmektedir.

 

Bizi sosyal medyadan takip edin