Reklam
Reklam
Anadolu Ajansı Avatarı
Anadolu Ajansı tarafından
19 Ekim, 2024 12:37 tarihinde yayınlandı
0

Türkiye’nin 9 aylık deniz salyangozu ihracatı 14,4 milyon doları aştı

– Ocak-eylül döneminde Güney Kore Cumhuriyeti başta olmak üzere 11 ülkeye 1352 ton deniz salyangozu ihraç edildi
– DKİB Yönetim Kurulu Başkanı Saffet Kalyoncu:
– “İşlenip ekonomiye kazandırılan deniz salyangozu ihracatı her geçen yıl artarak devam ediyor”

TRABZON (AA) – MELTEM YILMAZ KARAKURUM – Türkiye'den yılın 9 ayında gerçekleştirilen deniz salyangozu ihracatı 14 milyon 428 bin 478 dolara ulaştı.

AA muhabirinin, Doğu Karadeniz İhracatçılar Birliği (DKİB) verilerinden derlediği bilgiye göre, Türkiye'de tüketimi olmayan deniz salyangozu ihracata yönelik avlanıyor.

Ocak-eylül 2023'te 14 milyon 419 bin 13 dolar olarak kayıtlara geçen deniz salyangozu ihracatı, bu yılın aynı döneminde 14 milyon 428 bin 478 dolar oldu.

Geçen senenin 9 aylık döneminde 1326 ton olan ihracat miktarı, bu yıl 1352 ton olarak gerçekleşti.

Ülkeden bu dönem Güney Kore Cumhuriyeti, Çin Halk Cumhuriyeti, Japonya, İspanya, Tayvan, ABD, İtalya, Ukrayna, Romanya, Gürcistan ve KKTC'ye deniz salyangozu satıldı.

Güney Kore Cumhuriyeti 6 milyon 531 bin 347 dolarla ihracat gerçekleşen 11 ülke arasında başı çekti.

– “Türkiye'de tüketilmeyen ürünün değere dönüştürülerek ihraç edilmesi önemli bir başarıdır”

DKİB Yönetim Kurulu Başkanı Saffet Kalyoncu, deniz salyangozunun iç piyasada tüketimi olmadığı için tamamının işlenip ihraç edildiğini söyledi.

İşlenip ekonomiye kazandırılan deniz salyangozu ihracatının her geçen yıl artarak devam ettiğini vurgulayan Kalyoncu, o nedenle de üretiminin artırılması gerektiğini kaydetti.

İhracatçıların avlanma sezonuyla ilgili düzenleme talebinin değerlendirilmesi gerektiğini belirten Kalyoncu, Türkiye'de tüketilmeyen bir ürünün değere dönüştürülerek ihraç edilmesinin önemli bir başarı olduğunu sözlerine ekledi.

Bizi sosyal medyadan takip edin
Haber Merkezi Avatarı
Haber Merkezi tarafından
15 Haziran, 2026 15:58 tarihinde yayınlandı
0 0

Muharrem Ayı Nedir?

Kerbela’dan Günümüze Uzanan Yas ve Anma Geleneği

Muharrem, Hicri takvimin ilk ayıdır ve “haram aylar” olarak bilinen, savaş ve çatışmanın yasak kabul edildiği dört aydan biridir. Bu yönüyle tarihsel olarak barışın, sükûnetin ve ibadetin öne çıkarıldığı bir dönemdir.

İslam takviminin ilk ayı olan Muharrem, yalnızca yeni bir yılın başlangıcı değil; aynı zamanda derin bir tarihsel hafızayı, yas kültürünü ve manevi arınma dönemini temsil eder. Özellikle İslam dünyasında, Muharrem ayı denildiğinde akla ilk gelen olay Kerbela hadisesi olur. Bu olay, Muharrem’in anlamını şekillendiren en kritik kırılma noktasıdır.

Muharrem Ayı Nedir, Neyi İfade Eder?

Muharrem, Hicri takvimin ilk ayıdır ve “haram aylar” olarak bilinen, savaş ve çatışmanın yasak kabul edildiği dört aydan biridir. Bu yönüyle tarihsel olarak barışın, sükûnetin ve ibadetin öne çıkarıldığı bir dönemdir.

Ancak Muharrem ayı, özellikle İslam tarihindeki Kerbela olayı nedeniyle sadece takvimsel bir başlangıç değil; aynı zamanda yas, matem ve hatırlama ayı olarak da kabul edilir.

Muharrem Ayı Neden İdrak Edilir?

Muharrem ayı, farklı İslami geleneklerde farklı anlamlar taşısa da ortak noktası şudur:

  • Hz. Hüseyin ve Kerbela şehitlerini anmak
  • Zulme karşı direnişi hatırlamak
  • Sabır, adalet ve hak mücadelesini hatırlatmak
  • Manevi arınma ve oruç ibadetiyle nefsi terbiye etmek

Özellikle Alevi-Bektaşi geleneğinde Muharrem, 12 İmam orucu ile birlikte derin bir matem dönemi olarak yaşanır.

Muharrem Ayında Ne Yapılır?

Muharrem ayında yapılan ibadet ve gelenekler, mezhepsel farklılıklara göre çeşitlilik gösterir:

  • Oruç tutulur (özellikle ilk 10–12 gün)
  • Kerbela şehitleri anılır
  • Aşure pişirilir ve dağıtılır
  • Matem yürüyüşleri ve anma törenleri düzenlenir
  • Dualar edilir, hayır ve paylaşma ön plana çıkar

Aşure geleneği, özellikle Türkiye’de Muharrem ayının en bilinen kültürel yansımasıdır.

Muharrem Ayının Kökeni Neye Dayanır?

Muharrem ayının kökeni İslam öncesi Arap takvimine kadar uzanır. Ancak asıl tarihsel ve dini anlamı, Hicri 61 yılında yaşanan Kerbela Olayı ile şekillenmiştir.

Bu olay, İslam tarihinde siyasi ve dini ayrışmaların en dramatik dönüm noktalarından biri olarak kabul edilir.

Kerbela Nedir? Ne Oldu?

Kerbela, bugünkü Irak sınırlarında yer alan bir bölgedir. İslam tarihindeki en acı olaylardan biri burada yaşanmıştır.

Emevi Halifesi I. Yezid döneminde, Hz. Muhammed’in torunu Hz. Hüseyin bin Ali, kendisine yapılan biat baskısını kabul etmeyerek Kufe’ye doğru yola çıkmıştır. Ancak Kerbela’da ailesi ve küçük bir toplulukla birlikte kuşatılmıştır.

Su ve gıda erişimi engellenmiş, günler süren baskının ardından 10 Muharrem 680’de Hz. Hüseyin ve beraberindekiler şehit edilmiştir.

Bu olay:

  • Zulme karşı direnişin sembolü
  • Ehl-i Beyt sevgisinin merkez noktası
  • İslam tarihinde derin bir ayrışmanın başlangıcı olarak kabul edilir.

Kerbela Olayı, Muharrem ayını sıradan bir takvim dönemi olmaktan çıkarıp yas ve anma ayı haline getirmiştir. Özellikle 10 Muharrem (Aşura Günü), bu olayın en yoğun şekilde hatırlandığı gündür.

Aşure Geleneği ve Toplumsal Hafıza

Aşure, Muharrem ayının en güçlü kültürel sembollerinden biridir. Farklı malzemelerin bir araya gelmesiyle yapılan bu tatlı, birçok kültürde:

  • Birlik ve beraberlik
  • Paylaşma ve dayanışma
  • Farklılıkların uyumu gibi anlamlarla yorumlanır.

Türkiye’de hem Sünni hem Alevi topluluklar tarafından farklı anlamlarla da olsa yaşatılan ortak bir kültürel miras haline gelmiştir.

Muharrem Sadece Bir Ay Değil, Bir Hafızadır

Muharrem ayı, yalnızca dini bir zaman dilimi değil; aynı zamanda insanlık tarihinin en derin adalet, direniş ve yas anlatılarından birinin taşıyıcısıdır. Kerbela ise bu hafızanın merkezinde yer alarak yüzyıllardır unutulmayan bir vicdan çağrısı olarak varlığını sürdürmektedir.

Bugün Muharrem, sadece geçmişi anmak değil; aynı zamanda adalet, merhamet ve toplumsal dayanışmayı yeniden hatırlamak anlamına da gelmektedir.

 

Bizi sosyal medyadan takip edin