Reklam
Reklam
Bölgenin Sesi Gazetesi Avatarı
Bölgenin Sesi Gazetesi tarafından
16 Mart, 2017 23:42 tarihinde yayınlandı
0

Uçuş Eğitim Pisti için imzalar atıldı

Karabük Üniversitesi (KBÜ) Sivil Havacılık Yüksekokulu Uçuş Eğitim Pisti’nin iş adamı Şefik Dizdar tarafından yaptırılarak Karabük Üniversitesi’ne devredilmesi konusunda protokol imzalandı.

Rektörlük toplantı salonunda protokol töreninde, Karabük Üniversitesi Sivil Havacılık Yüksekokulu Uçuş Eğitim Pisti’nin yapımı ve devri konusunda hazırlanan protokole Rektör Prof. Dr. Refik Polat ile Safranbolu Turizm Vakfı Başkanı Şefik Dizdar imza attı.

Söz konusu protokol ile mülkiyeti Karabük Üniversitesi’ne ait olan ve kampüs alanı içerisinde bulunan araziye yapılacak uçuş eğitim pisti için tarafların yükümlülükleri belirlenmiş oldu. Protokol gereği Karabük Üniversitesi, çizilen projeye göre resmi işlemler ve gereken inşaat izinlerinin alınmasını sağlayarak işin bitiminde herhangi bir bedel ödemeden uçuş eğitim pistini devralacak.

Protokol imza töreninde konuşan Prof. Dr. Refik Polat, kuruluşundan bu yana Karabük Üniversitesi’ne hayırseverlerin büyük katkıları olduğunu hatırlattı. Uzun yıllardır havaalanı konusunun Karabük gündeminde yer aldığını kaydeden Polat, Karabük’ün medar-ı iftiharı olarak söz ettiği iş adamı Şefik Dizdar’ın katkısıyla Karabük Üniversitesi Sivil Havacılık Yüksekokulu’na ait bir uçuş eğitim pistinin yapılabilmesi için protokol imzalandığını söyledi. Rektör Prof. Dr. Refik Polat, iş adamı Dizdar’a teşekkür ederek Üniversite adına yaptığı ilk destek olmadığını, maddi ve manevi anlamda çok pek çok katkısını gördüklerini ifade etti.

Safranbolu Kültür ve Turizm Vakfı Başkanı Şefik Dizdar da yaptığı konuşmada, yapımının merakla beklendiği kontrolsüz havaalanı ve uçuş eğitim pisti konusunda Rektör Polat ile görüşmeler ve çalışmalar sürdürdüklerini belirterek sözlerine şöyle devam etti: “Eğitime destek amacı başta olmak üzere bu eğitim pistinin yapılması işini ben şahsen üstlenmiş bulunuyorum. Kontrolsüz havaalanı da diyebileceğimiz uçuş eğitim pisti Üniversitemize desteğin yanında Karabük’te yapılacak teknolojik yatırımlara hız verecek, zamanı kıymetli kişilerin daha hızlı ve kolay bir şekilde ulaşımlarını sağlayacak. Kardemir’den tutun kültürel turizmin gelişmesinde, öğretim üyelerinin temininde ve sağlık alanında büyük faydalar sağlayacağını düşünüyoruz.”

Dizdar, yapılacak uçuş eğitim pisti alanının 200 metre genişlikte bin 250 metre uzunluğunda olacağını ve 30 – 40 kişilik jet motorlu uçakların iniş kalkışına imkan vereceğini belirtti. Dizdar, ilerleyen zamanlarda bu pistin büyütülebilmesi konusunda tespitler yapıldığını ve uzatılabilecek bir şartta olduğunu da söyledi.

Bizi sosyal medyadan takip edin
İhlas Haber Ajansı Avatarı
İhlas Haber Ajansı tarafından
13 Haziran, 2026 15:56 tarihinde yayınlandı
0 0

Ünlü estetikçi açıkladı: “Yüz gençleştirme ameliyatları ile 30 yıl gençleşmek mümkün”

Plastik Rekonstrüktif ve Estetik Cerrahi Uzmanı Prof. Dr. Hayati Akbaş, artan yaşam süresiyle birlikte yüz gençleştirme operasyonlarına ilginin yükseldiğini belirterek, “Günümüz estetik cerrahisiyle bazı hastalarda 20-30 yıl daha genç bir görünüm elde edilebiliyor. Ancak önemli olan kişinin kendini nasıl hissettiğidir; herkesin estetik ameliyat olması gerekmez” dedi.

Plastik Rekonstrüktif ve Estetik Cerrahi Uzmanı Prof. Dr. Hayati Akbaş, günümüzde en sık uygulanan estetik operasyonlardan birinin yüz gençleştirme ameliyatları olduğunu söyledi. İnsan ömrünün uzamasıyla birlikte yaşlanmanın etkilerinin daha görünür hale geldiğini ifade eden Akbaş, birçok kişinin kendisini daha genç ve dinamik hissetmek amacıyla cerrahi müdahalelere yöneldiğini belirtti. Yaşlılığın en belirgin şekilde yüzde görüldüğünü dile getiren Prof. Dr. Akbaş, “Zaman içerisinde kaslar gevşiyor, göz kapakları düşüyor, göz altı torbaları oluşuyor. Yerçekiminin etkisiyle yanaklar aşağı doğru sarkıyor, boyun bölgesinde kırışıklıklar ve katlanmalar meydana geliyor. Bu değişiklikler kadın ya da erkek fark etmeksizin insanların moralini ve motivasyonunu olumsuz etkileyebiliyor” diye konuştu.

“10 ila 30 yıl gençleşme sağlayan sonuçlar elde edilebiliyor”

Plastik cerrahinin ulaştığı teknolojik ve bilimsel seviyenin yüz gençleştirme alanında başarılı sonuçlar ortaya koyduğunu vurgulayan Akbaş, “Bazen kişileri 10, 20 hatta 30 yıl geriye götürebilecek sonuçlar alınabiliyor. Bu da insanların daha genç, daha enerjik, daha güzel ya da daha yakışıklı görünmelerini sağlayabiliyor. Evlilik hayatında, iş yaşamında ve sosyal çevrede kişinin motivasyonuna olumlu katkılar sunabiliyor” şeklinde konuştu.

“Yaşlanma izleriyle gurur duyanların ameliyata ihtiyacı yok”

Yüz gençleştirme ameliyatlarının herkes için gerekli olmadığının altını çizen Prof. Dr. Akbaş, bazı kişilerin yaşlanma belirtilerini hayat tecrübelerinin ve anılarının bir parçası olarak gördüğünü belirtti. Akbaş, “Bazen öyle insanlarla karşılaşıyorum ki, ‘Hocam, yüzümdeki yaşlanma izleri benim yaşadığım hayatın bir parçası. Bunlarla gurur duyuyorum’ diyorlar. Eğer bir kişi bunu içtenlikle söyleyebiliyorsa buna saygı duymak gerekir ve ameliyat olmasına gerek yoktur” ifadelerini kullandı.

“İş hayatındaki rekabet estetik taleplerini artırıyor”

Özellikle iş yaşamında genç kuşaklarla birlikte çalışan bazı kişilerin görünüm nedeniyle dezavantaj yaşayabileceklerini düşündüklerini belirten Akbaş, “Yurt dışından gelen bazı hastalarım, genç çalışanlarla rekabet etmek zorunda kaldıklarını ve yaşlı görünmelerinin işlerini kaybetmelerine neden olabileceğinden endişe duyduklarını ifade ediyor. Kendilerini enerjik hissettikleri halde yüzlerindeki yaşlanma belirtileri nedeniyle estetik operasyon talep edebiliyorlar” açıklamasında bulundu.

“Önemli olan kişinin kendini nasıl hissettiği”

Geç yaşta evlilik ve ebeveynlik gibi sosyal değişimlerin de estetik operasyonlara ilgiyi artırdığını kaydeden Akbaş, bazı anne ve babaların çocuklarının okul ortamında yaşadıkları olumsuz deneyimlerden etkilenerek daha genç görünme isteği duyabildiklerini söyledi. Akbaş şunları söyledi:

“Bir insan kendini seviyorsa, görünümünden memnunsa ve yaşlanma belirtileri onda özgüven eksikliği oluşturmuyorsa ameliyata ihtiyacı yoktur. Burada önemli olan kişinin kendi ihtiyaçlarını ve beklentilerini doğru değerlendirmesidir. Herkes için geçerli tek bir doğru yoktur; önemli olan kişinin kendini nasıl hissettiğidir.”

Bizi sosyal medyadan takip edin