Reklam
Reklam
Bölgenin Sesi Gazetesi Avatarı
Bölgenin Sesi Gazetesi tarafından
08 Haziran, 2017 00:53 tarihinde yayınlandı
0

Uykunuzdan uyandıran ağrılarınız için omega 3 tüketin

Uzmanlar, geceleri hastayı uykudan uyandıran Karpal Tünel Sendromu’nun (KTS) omega 3 yağ asidi yönünden zengin gıdalarla önlenebileceğini söyledi.

KTS, kol sinirinin el bileğinde adını aldığı karpal tünelden geçerken çevre kılıf tarafından sıkışmasına dendiğini belirten uzmanlar, sinir sıkışmaları içinde en sık görülen rahatsızlık olduğunu söyledi. KTS, daha çok kadınlarda ve 40-60 yaş arasında sık görüldüğüne dikkat çeken uzmanlar, fakat ellerini aktif kullananlarda daha erken yaşlarda da görülebileceğine dikkat çekti. Başlangıç döneminde el bileğinde, başparmak, işaret parmağı, orta parmak ve yüzük parmağının yarısında uyuşma, karıncalanma ve ağrı görüldüğünü ifade eden VM Medical Park Bursa Hastanesi Nöroloji Uzmanı Uzm. Dr. Duygu Aygün, “Ağrı ve uyuşukluk hissi genellikle geceleri hastayı uykudan uyandıracak düzeyde olabilir ve belirtiler hasta ellerini salladığında, bileğini hareket ettirdiğinde azalır. Bu yüzden hastaların ağrı ve uyuşuklukla geceleri uyanıp ellerini sallaması hastalığın karakteristik bir işaretidir. İlerlemiş vakalarda baş parmak tabanı etrafındaki kaslarda erime ve buna bağlı başparmakta güçsüzlük ortaya çıkar. Hastalar ellerindeki eşyaları düşürdüklerini bazen de his kaybından parmaklarını yaktıklarını veya kestiklerini fark etmediklerini ifade ederler” dedi.

KTS, genel olarak aynı işi uzun süre yapanlarda görülebildiğinden meslek hastalığı olarak kabul edildiğini ifade eden Aygün, “Sürekli el bileğinin bükülü kaldığı durumlarda veya el bileğine sürekli yük binen işlerde çalışanlarda daha sık görülür. KTS ayrıca şeker hastalığı, aşırı şişmanlık, gut gibi diğer başka problemlerin etkisiyle de ortaya çıkabilir. Gebelik döneminde vücut sıvılarının artması karpal tünel içinde basınç artışına bu da geçici olarak karpal tünel sendromu belirtilerinin oluşmasına yol açabilir. Hastanın şikayetleri ve muayene bulguları genellikle teşhis için yeterlidir. Ancak kesin tanı için sinir ileti incelemesi olan EMG tetkiki de mutlaka yapılmalıdır. Karpal tünel sendromu için risk altında olan kişiler, hastalığın oluşmasını önlemek için koruyucu olarak bileğine dairesel egzersizler yapmalı ve günlük yaşantılarında son derece dikkatli davranmalıdır. Hastalar bileklerini belli aralıklarda dinlendirmeli, bileklerine binen yükü azaltmalıdır. Dengeli ve düzenli beslenilmeli, omega 3 yağ asidi yönünden zengin gıdaların tüketilmelidir” diye konuştu.

Birkaç ay süresince geçmeyen ve koruyucu önlemlere rağmen devam eden karpal tünel sendromlarında ameliyat gerekebileceğini belirten Aygün, “Karpal tünel ameliyatı sinirlere baskı yapan bağ dokunun kesilmesine dayanan bir operasyondur. Hasta birkaç gün ile birkaç aya varan süre zarfında eski sağlığına kavuşur. Bazı çok ağır ve geç kalınmış olgularda ameliyattan sonra şikayetler azalmakla beraber tam olarak ortadan kalkmayabilir. Hastanın sigara içmesi, yeterince beslenmemesi, ileri yaşta olması gibi faktörler cerrahi tedaviden alınacak sonucu olumsuz olarak etkiler” şeklinde konuştu.

Bizi sosyal medyadan takip edin
Halil Kızılyer Avatarı
Halil Kızılyer tarafından
07 Haziran, 2026 16:19 tarihinde yayınlandı
0

Karabük Üniversitesi’nin Perde Arkası 19 Yıl Sonra Açıklandı

Karabük’ün son 20 yılda yaşadığı en büyük dönüşümlerin başında gösterilen Karabük Üniversitesi’nin kuruluş sürecine ilişkin dikkat çekici bir detay, üniversitenin 19. kuruluş yıl dönümü programında ilk kez kamuoyuyla paylaşıldı.

Bugün on binlerce öğrencisi, akademik kadrosu ve uluslararası yapısıyla Türkiye’nin önemli yükseköğretim kurumları arasında yer alan Karabük Üniversitesi’nin kuruluşunun, kritik bir siyasi müdahale sayesinde mümkün olduğu ortaya çıktı.

15 Temmuz Şehitler Konferans Salonu’nda gerçekleştirilen kuruluş yıl dönümü programında konuşan AK Parti Karabük Milletvekili Cem Şahin, üniversitenin kuruluş aşamasında yaşanan ve bugüne kadar kamuoyuna yansımayan önemli bir süreci anlattı.

Şahin’in verdiği bilgilere göre, 2007 yılında Türkiye genelinde yeni üniversitelerin kurulmasına yönelik hazırlanan taslak çalışma Bakanlar Kurulu gündemine geldiğinde Karabük’ün adı üniversite kurulacak iller arasında yer almıyordu. Sanayi kenti kimliğiyle öne çıkan Karabük, yükseköğretim alanında uzun yıllardır beklediği yatırımı alamamış ve kendi üniversitesine kavuşamamıştı.

“KARABÜK NASIL OLMAZ?”

Taslağı inceleyen dönemin Başbakan Yardımcısı ve Karabük siyasetinin en önemli isimlerinden biri olan Mehmet Ali Şahin, Karabük’ün listede bulunmadığını görünce duruma sert şekilde itiraz etti. Şahin’in aktardığına göre, “Karabük nasıl olmaz?” diyerek sürece doğrudan müdahil olan Mehmet Ali Şahin, üniversitenin kurulacak iller arasına eklenmesi konusunda güçlü bir irade ortaya koydu.

Karabük’ün üniversiteye sahip olmasının şehir için hayati önemde olduğunu savunan Şahin’in, kararnamenin bu haliyle önüne gelmesi durumunda imza atmayacağını açık şekilde ifade ettiği belirtildi. “Bu kararnameyi imzalamam” sözleriyle tavrını net biçimde ortaya koyan Şahin’in, dönemin Başbakanı ile bu konuda bir süre görüş ayrılığı yaşadığı da ifade edildi.

Yapılan değerlendirmeler ve görüşmelerin ardından Karabük’ün de listeye dahil edildiği, böylece şehrin uzun yıllardır beklediği üniversite hayalinin gerçeğe dönüştüğü kaydedildi.

KARABÜK’ÜN KADERİNİ DEĞİŞTİREN KARAR

Aradan geçen 19 yılda Karabük Üniversitesi yalnızca bir eğitim kurumu olmanın ötesine geçerek şehrin sosyal, kültürel ve ekonomik yapısında önemli değişimlere öncülük etti. Türkiye’nin dört bir yanından ve dünyanın farklı ülkelerinden gelen öğrenciler sayesinde Karabük, genç ve dinamik bir nüfus yapısına kavuştu.

Üniversitenin kurulmasıyla birlikte kentte konut sektöründen ticarete, ulaşımdan hizmet sektörüne kadar birçok alanda önemli hareketlilik yaşandı. Akademik faaliyetlerin yanı sıra bilimsel çalışmalar, uluslararası projeler ve sosyal etkinlikler sayesinde Karabük’ün adı ulusal ve uluslararası platformlarda daha fazla duyulmaya başladı.

Bugün binlerce öğrencinin eğitim aldığı, yüzlerce akademisyenin görev yaptığı ve çok sayıda ülkeden uluslararası öğrencinin tercih ettiği Karabük Üniversitesi, kuruluş aşamasında verilen mücadelenin ne kadar önemli olduğunu bir kez daha ortaya koyuyor.

VEFA VE TEŞEKKÜR MESAJI

Kuruluş yıl dönümü programında konuşmacılar, üniversitenin bugün ulaştığı seviyenin tesadüf olmadığını vurgulayarak, kuruluş sürecinde emeği geçen tüm kişi ve kurumlara teşekkür etti.

Özellikle dönemin Başbakan Yardımcısı, Adalet Bakanı, Gençlik ve Spor Bakanı, TBMM Başkanı ve Cumhurbaşkanlığı Yüksek İstişare Kurulu Üyesi olarak görev yapan Mehmet Ali Şahin’in Karabük Üniversitesi’nin kuruluşunda gösterdiği kararlı duruşun, şehrin geleceğini şekillendiren tarihi adımlardan biri olduğu ifade edildi.

BİR ŞEHRİN GELECEĞİNE ATILAN İMZA

Karabük Üniversitesi’nin kuruluş hikayesinde ortaya çıkan bu önemli detay, bazen bir şehrin kaderinin yalnızca bürokratik süreçlerle değil, o şehrin geleceğine inanan ve mücadele eden insanların kararlılığıyla değişebildiğini gösteriyor.

Bugün Karabük’ün eğitim, ekonomi ve sosyal yaşamına yön veren en önemli kurumlardan biri haline gelen Karabük Üniversitesi’nin temelinde, şehrin hak ettiği yatırımı alması için verilen güçlü bir mücadele ve vazgeçilmeyen bir irade bulunuyor. Yıllar sonra gün yüzüne çıkan bu hatıra da Karabük Üniversitesi’nin kuruluş sürecinin ne kadar zorlu ancak bir o kadar da anlamlı olduğunu bir kez daha gözler önüne seriyor.

 

Bizi sosyal medyadan takip edin