Reklam
Reklam
Bölgenin Sesi Gazetesi Avatarı
Bölgenin Sesi Gazetesi tarafından
02 Mayıs, 2017 00:38 tarihinde yayınlandı
0

Uzmanlar güneş alerjisine karşı uyarıyor

Medova Hastanesi Cilt Hastalıkları Uzmanı Dr. Ezgi Ulu, havaların ısınmasıyla birlikte vatandaşları güneş alerjisine karşı dikkatli olmaları konusunda uyardı.

Güneşten bilinçli bir şekilde korunmanın yollarını aktaran Uzman Dr. Ezgi Ulu, “Kış günlerini geride bıraktık artık yaz gelmeye başladı. Güneş ışınlarının kendini göstermesi ile birlikte, güneşin faydaları kadar zararlarını da görmeye başladık. Bu aşamada güneşten bilinçli bir şekilde korunmak gerekiyor. Tabi ki güneşte bulunacağız, D vitaminimizi alacağız ama bir taraftan da güneşin zararlı ışınlarından korunmamız gerekiyor. Güneşten korunma dediğimiz zaman ilk aşamada güneşten koruyucu kremlerle yapıyoruz biz bunu” dedi.

Güneş kremlerinin nasıl kullanılması gerektiğini konusunda da bilgi veren Dr. Ulu, “Güneşten korunmada güneş kremlerinin rolü çok büyük. Yalnız güneş kremi dendiği zaman ‘Bir kez sürelim çıkalım, ya da sadece tatilde sürelim’ hayır, öyle değil. Güneş kremi aslında yaz-kış kullanılması gereken bir şey. Özellikle yazın güneşe çıkmadan yarım saat önce sürülmeli, daha sonra da uzun süre dışarıda kalacaksak 2-3 saatte bir tekrarlamamız gerekmekte. ‘Güneş kremini minik minik sürelim dışarıdan belli olmasın’ bu da yanlış bir uygulama. O kapatıcı etkisini, fiziksel bariyer etkisini görebilmemiz için, yoğun bir şekilde 3 saatte bir tekrarlamamız gerekiyor” diye konuştu.

“10.00 ile 14.00 arasında mümkünse güneşte çok kalmamamız gerekiyor”

Çocukların da güneşten korunması gerektiğine dikkat çeken Dr. Ulu, “Çocukları da muhakkak korumak gerekiyor. Çocuklarda özellikle güneş alerjilerini daha çok görüyoruz. Çocukluk çağında oluşan güneş yanıkları, ileride deri kanseri riskini arttırabiliyor. O yüzden özellikle çocuklarda 6 aydan sonra koruma sağlamamız gerekiyor. Peki, güneş koruma kremi tek başına yetiyor mu? Hayır, ne yazık ki yetmiyor. Böyle bir durumda özellikle saat 10.00 ile 14.00 arasında yani güneşin en yoğun olduğu dönemlerde mümkünse güneşte çok kalmamamız gerekiyor. Gölge alanları tercih etmemiz gerekiyor. Gerekirse şapka, güneş gözlüğü gibi ekstra koruyucularla biraz daha korunmaya dikkat etmemiz gerekiyor” ifadelerini kullandı.

Güneş lekelerinin artış sebeplerinden de bahseden Dr. Ezgi Ulu, “Güneş alerjisi dediğimiz şey deride bir çeşit güneşin yoğun ışınlarıyla etkisiyle oluşan kaşıntı, kabarma, kızarma, kızarıklıklar şeklinde kendini gösterir. Kişi güneşe çıktığında böyle bir şeyden yakınır, 15-20 dakika sonra gölge bir alana geçtiğinde bu şikayetleri kendiliğinden geriler. Bazen uzun süre devam ederse ilaçlarla tedavi gerekiyor. Bunlardan korunmak için daha çok biz de güneşten korunmanın yollarını anlatmaya çalışıyoruz. Çünkü ilk aşamada hasta çok bir şey fark edemese bile ilerleyen yıllarda güneşin zararlı etkileri ortaya çıkmaya başlıyor. Ne kadar iyi korunursak ileriki yıllarda bu etkileri de kendi vücudumuzda, cildimizde o kadar azaltmış oluruz” dedi.

“Çağımızın en büyük sorunlarından biri genç yaşta başlayan güneş lekeleri”

Dr. Ulu, çağın en büyük sorunlarından birinin de özellikle genç yaşlarda başlayan güneş lekeleri olduğunu belirterek, “Gerçekten bir sürü hastamızın kabusu şeklindeler. İşte ‘kışın azalıyor yazın daha da artıyor’ şeklinde aslında yazın daha çok artmasının sebebi bir şekilde bizim optimal koruma sağlayamamamız. Optimal korumayla biz bunu en aza indirgeriz. Baktık olmuyor, lekeler artmaya meyilli geriletemiyoruz, o zaman lekeler için de tedaviler düzenliyoruz. Önce medikal tedaviler veriyoruz. Medikal tedavilerin yetersiz kaldığı yerlerde dermokozmetik uygulamalar yapıyoruz. Şu anda teknoloji bu konuda çok gelişti. Çeşitli lazer uygulamaları ya da PRP dediğimiz kendi kanımızdan elde ettiğimiz plazma ile lekelerde belirgin bir miktarda açılma görebiliyoruz. Bu sonuç hem bizleri çok mutlu ediyor hem de hastaları çok mutlu ediyor. Geriye sadece güneşten başarılı bir şekilde korunmaları ve lekelerin tekrarlamaması kalıyor” şeklinde konuştu.

Bizi sosyal medyadan takip edin
İhlas Haber Ajansı Avatarı
İhlas Haber Ajansı tarafından
07 Haziran, 2026 17:36 tarihinde yayınlandı
0 0

Sivastopol açıklarındaki saldırıda hayatını kaybeden Trabzonlu balıkçı son yolculuğuna uğurlandı

Sivastopol açıklarındaki saldırıda hayatını kaybeden Trabzonlu balıkçı son yolculuğuna uğurlandı.

Kırım’ın batısında Sivastopol açıklarında Türk bayraklı “Duru 67” isimli balıkçı teknesine düzenlenen saldırıda hayatını kaybeden 47 yaşındaki Trabzonlu balıkçı Cüneyt Varlık, memleketinde son yolculuğuna uğurlandı.

Karadeniz’de Kırım’ın batısında Sivastopol açıklarında saldırıya uğrayan Türk bayraklı “Duru 67” isimli balıkçı teknesinde bulunan Cüneyt Varlık, yaralanmasının ardından başka bir balıkçı teknesine tahliye edilmiş, İnebolu’ya sevki sırasında hayatını kaybetmişti.

Varlık’ın cenazesi, memleketi Trabzon’a getirildi. 47 yaşındaki balıkçı için Çarşıbaşı ilçesine bağlı Yoroz Fener Mahallesi Yalı Camii’nde ikindi namazını müteakip cenaze namazı kılındı. Cenaze namazına Varlık’ın ailesi, yakınları, balıkçı meslektaşları ve çok sayıda vatandaş katıldı. Helallik alınmasının ardından Varlık’ın cenazesi Akçaabat’ta bulunan aile kabristanlığında dualarla toprağa verildi.

“Ekmeğinin peşindeydi”

Mersin Mahalle Muhtarı Mustafa Yılmaz, Cüneyt Varlık’ın çocukluk arkadaşı olduğunu belirterek, “O gün bana bir telefon geldi. Cüneyt kardeşimiz avcılık yaparken, bomba atıldığını öğrendik. Üzüntü içerisinde söylüyorum ki maalesef Cüneyt vefat etti. Yaralıların olduğunu öğrendik. Yaralılardan ikisi benim çocukluk arkadaşım, bizim köylüler. Bir şekilde onlara ulaştık. Onları kurtaran ’Burak Kaya’ teknesindekilere ulaştık. Sağ olsunlar bize yardımcı oldular ve yaralılarla bizi devamlı görüştürdüler. Sahil Güvenlik onları kurtarana kadar onlardan haber aldık. Cüneyt benim çocukluk arkadaşım. 2 ayda bir aynı bölgeye balık avına gidiyordu. 2023 yılında aynı tekne İnebolu’da batmıştı, onu tamir edip tekrar balıkçılık yapmaya başladı. Ekmeğinin peşindeydi. Yaralılardan Ahmet ve Mehmet Özlü buralı, biri Sinoplu, diğerinin de Ordulu olduğunu biliyorum. Mehmet Özlü’nün dalağının alındığını ve ciğerinde birkaç tane şarapnel parçası olduğunu, Ahmet Özlü’nün de bacağının arkasında kopma olduğunu öğrendik. Tedavileri sürüyor” dedi.

“Denizi çok seviyordu”

Cüneyt Varlık’ın kuzeni Çilem Dilek Demirci ise büyük üzüntü yaşadıklarını ifade ederek, “Cüneyt benim kuzenimdi ama çocukluğum, gençliğimdi. Bu zamana kadar her zaman yanımda olan çok iyi biriydi. Duyunca çok üzüldük ve şaşırdık. Denizi çok seviyordu. Denizde ölmesi de ayrı bir durum oldu. Bir şey diyemiyorum” diye konuştu.

Bizi sosyal medyadan takip edin