Reklam
Reklam
200
0

BATI AKASYASININ ALTINDA

Kızım yedi yaşında yürüdü. İlk beş yaşını hasta olarak tamamladı. Ateşi hiç düşmedi.Doğum sırasında yahut öncesinde enfeksiyon kaptı. O yıllar elimden ılık su leğeni ile erkek mendili eksik olmazdı. Vücudunu sık sık silip ateşini düşürmek için.

Ayrıntılara girmeyeceğim. Ateşi birazcık yoluna girince egzersizlere başladık çünki hastalığı onu serebral palsi yapmıştı. Egzersizlere ilk başladığımda panik olmuştum. Günlük yapılması gereken öyle çok hareket vardı ki şaşırmıştım. Birbuçuk  yıl ücretsiz izin aldım. Egzersizler işe yarayacak mı yürüyecek mi diye düşünürdüm . Daha önce yapan ve düzelen bir örnek görmeğe ihtiyacım vardı ama yanımda yöremde öyle bir örnek yoktu.

O yaştaki bir çocuğa egzersiz yapmak zor değildi. TV de hoşlandığı bir programla işi halletmek kolaydı. Zor olan, egzersizle iyileşme sürecinin çok uzun olmasıydı. Hergün senelerce aynı hareketleri yapmak bıkkınlığın ötesinde,  günlük işlerin hepsinin önünde tutarsanız gerçekleşebiliyor. Eğer ki, bugün şu işimi yapayım, bu günki hareketi öteliyeyim,  bir günden birşey olmaz derseniz hemen hergün bir işiniz çıkıyor.  Bunu bu ayarda uzun seneler götürmek ! İşte zor olan bu durum oluyor.

Benim bu zorluğu alt etmemde en büyük itici gücüm doktorumun verdiği moral ve motivasyon oldu. Her kontrolde  tebrik edildim ve Meliste çok düzelme iyileşme olduğuna inandırıldım. Doktorumuzu ziyaret günlerimiz benim moral depomu doldurma zamanlarımdı. Ona, Dr. Aynur Metin Göksel’e çok teşekkür ediyorum.Bir diğer itici gücümse arkadaşımın bana hediye ettiği Ramses kitap serisi oldu. Bu serinin ilk iki cildi,  yapmayı arzu ettiğinizi yapmakta, büyük bir güç veriyor insana.

Mısırı hep çok merak etmişimdir. Özellikle piramitleri ve Nil nehrini görmeği her zaman  çok istedim. Arkadaşım benim bu arzumu biliyordu, belki de bu nedenleydi bu armağan. Kitapları kızım uyurken okuyordum. İlk cildinde  Ramsesin küçüklüğünden, çocuk halinden ve babasının gücünden bahsediliyor. Babası onu yetiştirmek için, sınırlarını zorlayan bir yaşamın içine sokuyor onu, acımıyor. Ramses de  o çocuk haliyle mücadelesini veriyor. Zorlu bir mücadele. Eski devirlerde yaşanan tahmini mücadeleler,  bugüne tesir edebiliyor, ne enteresan değil mi ! Hayatımı etkileyen birkaç kitap var böyle bende.

Sonrasında Firavun olan bir Ramsesle karşılaşıyorsunuz. Güçlü , adaletli, sevecen ve de şifacı bir Firavun. Bizim dinimiz ve kitabımız Firavunlardan uzun uzun bahseder. İnanan bir Müslüman olarak, gerçeğin  Ramses serisinde  anlatılanlardan farklı olduğunu bilseniz de, bu kitabın sizde oluşturduğu motivasyon gücünü değiştirmiyor.

Son ciltte Ramses batı akasyasının altında ölüyor ve oraya gömülüyor. Akasya ! En sevdiğim ağaç. O hayat ağacı olabilecek özelliklerde bence. Öyle güçlü, öyle dayanıklı, öyle güzel, öyle faydalı, öyle estetik,  öyle kanaatkar, öyle dirençli, öyle sabırlı.

Bu gün engelliler haftasının son  günü. Buradan bütün engellilere ve annelerine, yılmamalarını mücadele etmeğe devam ettikleri süre güzelliklerin onları bulacağını söylemek istiyorum.

Sevgilerimle,