Biz Yola Devam Demiştik
KARDEMİR genel kurulu ve yönetim değişiklikleri üzerine yazılan yorum haberin doğrulanması ile Kurtuluş Mahallesi Sanayi Kavşağı'ndaki yol çalışmalarının eleştirildiği köşe yazısı.
6 Ekim 2026’da bir yorum haber yapmıştım.
O yorum haber de 22 Ekim’de yapılacak KARDEMİR seçimli olağanüstü genel kurul için tahminimi yazmıştım.
O yazıyı yazdığım süreçte Karabük’te KARDEMİR Yönetim Kuruluna Karabüklü bazı isimlerin girebileceği ve KARDEMİR YKB Muhammed Ali Oflaz’ında değişeceği YAYGIN olarak dillendiriliyordu.
Ha, Karabüklülerin KARDEMİR yönetiminde olmasını biz de isteriz, o ayrı konu…
Yorum haber de KARDEMİR’İN YILLAR İÇİNDE GELDİĞİ SÜREÇTE ARTIK O YÖNDE BİR GELİŞME BEKLEMEDİĞİMİ VE KARDEMİR YKB’NİN DE YOLA DEVAM EDECEĞİNİ yazmıştım.
Yazımız arşivlerimizde duruyor…
Karabük ilginç bir yer. Aslı olmayan, temeli olmayan konular gerçekmiş gibi yayılabiliyor.
Ve bir an da herkes o konuyu konuşuyor. Bu konuda da öyle olmuştu.
Yönetime şu girecek, bu girecek diye bazı isimler dillendirilmişti.
YKB de kesin olarak gidiyor falan denilmişti.
Sonuç olarak o süreçte yoğun olarak konuşulan değişikliklerin hiçbiri olmadı.
Bizim yorum haber de yazdığımız , öngörümüz yine doğrulandı ama.
KARDEMİR Yönetim Kurulu Üyeleri devam etti.
KARDEMİR YKB’de yola devam edecek.
Karabük’ümüze, ülkemize hayırlı olsun…
***
Bitmemiş Devam Ediyor
Kurtuluş Mahallesi Sanayi Kavşağı’nda yazın rahat zamanlar da değil de
Kışa doğru, okulların açıldığı zaman da Karayolları tarafından düzenleme yapılması eleştiri almıştı.
15 gün de tamamlanacağı açıklanmıştı çalışmanın.
Birkaç gün önce de çalışma bitti Karabük’e hayırlı olsun, denilmişti.
Dün akşam ben de Safranbolu’dan dönerken Emniyet Müdürlüğünün önündeki battı çıktının bir ucundan başlayan kuyrukla karşılaştım.
Bitmemiş yani, çalışma devam ediyor.
Ha, bu çalışmalar Karabük için yapılıyor,
Bu düzenlemeler Karabüklülerin çıkarına yapılıyor,
Teşekkür ederiz,
Emeksiz yemek olmaz, teşekkür ederiz de,
Neden kışa doğru başladığı neden koskoca yaz karayollarının bu işe başlamadığı,
Şimdide neden bittiği açıklandığı hal de bitmediği eleştirilere neden oluyor yani.
O zaman Rahmetli Azer Bülbül’den ‘Çoğu Bitti Azı Kaldı’ile bitirelim bu kısmı.
“Aşk sona erdi bahara, Kışı bitti yazı kaldı
Kapandı yıllanmış yara, Çoğu bitti azı kaldı
Kapandı yıllanmış yara
Çoğu bitti azı kaldı”
***
Sağlığınıza Bakın Siz Gerisi Boş
Abdurrahim Karakoç yıllar önce yazmış,
“Yağcılar sayesinde yağın adı kirlendi, Çağdaşların yüzünden çağın adı kirlendi, Kusmuk çukuru yaptı solu solcularımız, Milleti sağa sağa sağın adı kirlendi.”
Bu şiir şuradan geldi aklıma.
Geçenlerde birkaç kişi ile sohbet ederken laf döndü dolaştı siyasete geldi.
Sohbette biri diyeyim; ‘Dün başka söyleyenler, bugün bambaşka şeyler söylüyorlar. Dün mü yanlıştılar, bugün mü yanlışlar. İki doğru olamaz, dün söyledikleri mi doğru bugün söyledikleri mi doğru.’ dedi.
Kimin dindar, kimin Atatürkçü, kimin Türkçü, kimin Kürtçü olduğu birbirine karışmış. İdeallerin yerini çıkarlar, davaların yerini koltuk hesapları almış.
Dün kavga edenler bugün kol kola, dün aynı safta yürüyenler bugün karşı karşıya!’ dedi.
Peki, vatandaş ne yapsın? Söylenene mi inansın, yapılana mı baksın?
Siyasette samimiyet nerede ? konuları konuşuldu aslında yani.
Biri; halk, söze değil icraata bakmayı bir türlü öğrenemediği sürece aynı senaryoları izlemeye devam ederiz. Çünkü siyasetçinin dün ne dediğini unutup bugün ne yaptığına bakmayan, yarın yine aynı hayal kırıklığını yaşar. Gerisi laf kalabalığı, dedi.
Çok şeyler söylendi de, bu kısmını mealen yazıyorum …
Uzuun yıllardır bu meslekte olan ve işim gereği birçok siyasetçiyi on yıllardan beri bir şekilde az-çok tanıma fırsatı bulmuş biri olarak benim önerim;
Ya ortada seçim yok bir şey yok. Siz ailenize ,çoluk çocuğunuza sahip çıkın, sağlınıza dikkat edin, gerisini boş verin. Memlekette herkes bir şeyin kavgasını veriyor ama hayatın garantisi yok, Allah her şeyin hayırlısını versin , demek oldu.
Yani bu vesileyle anladım ki; siyasetten uzuun yıllar içinde ne kadar soğumuşum.
İşim gereği takip etmek, bir anlamda içinde olmak zorundayım ama içim hiiç istemiyormuş yani.
***
Abdurrahim Karakoç’un şiiriyle girdik madem bu bölüm de, şimdi Abdurrahim Karakoç’un şiirinden efsane halk türküsüne dönüşen şu aşağı sözlerinin bir bölümünü yazdığım ‘Mihriban’ı dinlemeyim mi şimdi?
Sarı saçlarına deli gönlümü
Bağlamışlar, çözülmüyor Mihriban!
Ayrılıktan zor belleme ölümü
Görmeyince sezilmiyor Mihriban!
Yâr deyince kalem elden düşüyor
Gözlerim görmüyor aklım şaşıyor
Lâmbamda titreyen alev üşüyor
Aşk kağıda yazılmıyor Mihriban!
Resmi İlanlar
Tüm İlanlarYorumlar
Henüz yorum yok.
İlk yorumu sen yaz, tartışmayı başlat.

