Yerel gazeteler ve yerel de gazetecilik/ habercilik ( radyo –tv-haber sitesi-gazete) imkânla değil, emekle ve sorumlulukla ayakta duruyor.
Tabi “Basın demokrasinin temelidir, halkın sesidir, olmazsa olmazdır” cümlesi ve benzer övgü cümlelerini biz gazeteciler hep duymuşuzdur.
Bize göre de öyledir ama sadece söz olunca bunun gazetecilerin günlük hayatına, yaşam mücadelelerine ne etkisi olabilir ki ?
Lafla peynir gemisi yürümüyor çünkü
***
Tasarruf Tedbirleri
Bakınız 2 yıldır Tasarruf tedbirleri uygulanıyor ülkemizde. Bir tarafta tasaaruf- bir tarafta ise şatafat tam gaz eleştirileri de toplumun çeşitli kesimlerince yapılıyor ama işin o tarafına girmeyeyim. Amacımız üzüm yemek çünkü.
Tasarruf tedbirleri denilince ilk vazgeçilen kalem basın oluyor. Örneğin ilimizde tek gazete olan 70 yaşını devirmiş Karabük Postası Gazetesi hem Cumhurbaşkanlığınca akredite hem de Basın İlan Kurumundan ilan hakkı olan Karabük/Merkezdeki BASILI GAZETE OLARAK TEK yayın organı…
Bu anlamda İKİNCİSİ, bu anlamda BENZERİ yok !
2 yıldır, Valilik, Belediyeler, Üniversite, İl Özel idare gibi resmi kurumlar tasarruf tedbirleri nedeniyle gazeteye tek bir abone bile olmuyorlar…
Yine o kurumlarımızın yani tüm kurumların haberleri yapılıyor tabi ki… Bizim işimiz çünkü, işimizi yapıyoruz da, 2 yıldır tek bir abone olmuyor o kurumlar. Basın vazgeçilmezdir falan demeye de tam gaz devam ediyorlar tabi.
Bakınız, Karabük Postası Gazetesi, Karabük Postası Gazetesi Haber sitesi ve Bölgenin Sesi Gazetesi Haber Sitesi 3 AYRI KURUM , 3 AYRI PERSONEL, 3 AYRI EMEK, 3 AYRI GİDER OLARAK toplamda Karabük Birlik Medya bünyesinde faaliyet gösteriyor.
Her birinde 4 +4+4 olmak üzere toplamda 12 gazeteci emek veriyor. Bu 3 kurum da BİRLİK MEDYA bünyesinde ve üçü de ayrı ayrı Cumhurbaşkanlığınca akredite olup Basın İlan Kurumundan ilan alan Karabük merkezde TEK yayın organları…
Bu anlamda yine söylüyorum eşi – benzerleri yok !
( Diğer meslektaşlarımıza olumsuz bir laf söylemiyoruz yanlış anlaşılmasın. Örneğin, BRTV ilimizde /bölgemizde tek uydu kanalı. Örneğin, Derin Haber RTÜK Lisanslı web tv olan tek haber sitesi… Şimdi BRTV tek uydu kanalı benim dediğinde veya Derin Haber tek RTÜK Lisanslı web tv benim dediğinde diğer basın mensupları olan meslektaşlarımıza hakaret etmiş falan olmuyorlar değil mi ? Kendi özelliklerini öne sürmüş oluyorlar. Her basın mensubu bizim meslektaşımızdır, arkadaşımızdır hiç birisine olumsuz bir lafım olmaz/ olamaz. )
İşte Karabük birlik Medya bünyesinde faaliyet gösteren 3 yayın kurumumuz da Cumhurbaşkanlığınca akredite ve Basın İlan Kurumundan ilan hakkı olan Karabük merkez de tek kurum başka yok!
***
Gazetemizi Renklendirdik
Karabük Birlik Medya 12 gazeteci çalışma arkadaşı ve 5 ortaklı yapısıyla 17 kişinin omuz omuza çalıştığı bir okul konumunda. Tabi maaş giderleri, sigortası, yemeği, kirası, elektrik, su, internet vesairesiyle aylık bir gazete için çok ciddi giderleri var.
Bakın biz bazı İstanbul Basını gibi Holding medyası değiliz. İnşaat işi yapıp, müteahhitlik yapıp, devletten ihale alıp, türlü türlü işi olup bir taraftan gazetecilik yapmıyoruz. Biz küçük bir il de ve sadece gazetecilik yapan, geçimini de sadece gazetecilikten sağlayan kişileriz. ( Bu söylediğim Karabük’teki tüm meslektaşlarım için de geçerli.)
İşimizi, mesleğimizi girişte söylediğim gibi emek ve sorumlulukla yapıyoruz. Severek yapıyoruz. Başka türlü olmaz zaten, yürümez.
Şimdi 12+5 17 kişi geliri gideri şusu busu aylık gider afedersiniz kol gibiyken ne yaptık? Masrafları kısalım, personel azaltalım, küçülelim demedik te ne yaptık ?
Karabük merkezin tek günlük gazetesini 1-8 renkli yaptık, renklendirdik. Diğer masraflar dışında sadece 1-8 renkliye geçmenin bize her ay için ekstra masrafı 150 bin TL oldu.
Dedik ki; 70 yıllık geçmişi olan, Cumhurbaşkanlığınca akredite edilmiş, Basın İlan Kurumu’ndan resmi ilan alma hakkına sahip ve Karabük Merkez’in tek gazetesi olan bu gazete artık siyah-beyaz çıkmayı hak etmiyor. En azından 1-8 sayfa renkli olmalı dedik.
Bu kararı alırken meseleye sadece ‘gazete’ gözüyle bakmadık. Bunu Karabük’ün de, Karabüklünün de hakkı olarak gördük. Özel bir yayıncılık tercihi değil, genel bir şehir meselesi olarak ele aldık.
Ortada ciddi maliyetler var mı? Var.
Tasarruf tedbirleri varken, ‘bu iş yapılır mı?’ diye düşündük mü ? Düşündük.
Hani var bu para siz de diyeceklere söyleyeyim, yok. Mesele sadece para meselesi değil, hiçbir zaman olamaz.
Yani biz bu kararı bir mali tabloyla değil, ‘Karabük’e yakışır mı, yakışmaz mı?’ mantığıyla aldık.
Biraz delilik yaptık, kabul.
Ama bu delilik şahsımıza değil, Karabük Merkez’in gazetesine yakışsın diye yapıldı.
Yani biz kendi gazetemizi renklendirmedik;
Karabük Merkezin 70 yıllık tek gazetesini renklendirdik.
Belki maddi açıklaması zor, ama Karabük’ün hafızasında karşılığı olan bir adım attığımıza inanıyoruz.
Patron çıldırdı derler ya, Patron çıldırmadı.
Sadece Karabük’ü siyah-beyaz görmeyi reddettik. Karabük’e yakışan bir adım attık. Gazeteyi değil sadece Karabük’ü renklendirdik.
Karabük’ümüze hayırlı /uğurlu olsun inşallah…
