Reklam
Reklam
521
Yapay Zeka
Yazıyı sesli dinle
0

Millet Bahçesi ve İş Yerleri

Millet Bahçesinde artık sona doğru geliniyor. Haziran gibi açılması planlanıyor sanırım.

Tasarruf tedbirlerine Sayın Şahin’in girişimleriyle takılmadı çok şükür.

Ama gecikme oldu mu, oldu.

O kadar kusur kadı kızında da olur derler.

Hem Karabük’ün bir işinde gecikme olmazsa hora geçmez zaten.

Bu bir nevi gizli kuraldır Karabük’ün birçok işinde değil mi ?

Neyse artık. Benim merak ettiğim orada 14 işyeri var.

Malum önceki Başkan zamanında o 14 işyerinin Karabük Belediyesi’ne ait olduğu yönünde açıklamalar yapılmıştı.

Yeni başkan zamanında ise ortada bakanlıkla imzalanan bir protokolün olmadığı ortaya çıkmıştı.

 O 14 işyerinde son durum nedir acaba ?

Bakanlığın mı yoksa Karabük Belediyesinin mi şimdi o 14 işyeri ?

***

Bizim Karabük

Bizim Karabük; bir yandan demir çeliğin başkentiyiz, Türkiye’nin yerli-milli sanayi atılımın başlangıç adresiyiz der ve  bu doğrudur.

3 Nisan Ulusal sanayi günü olarak Türkiye’de kutlanmalı der ve bu da doğrudur.

Ama gel gör ki; on yıllardır  ve hala bir demir çelik müzesi bile kurmamış – kuramamıştır, bu da doğrudur.

Hatta bu,  Karabük’ün on yıllardır vizyonunun ne olduğunun ne olmadığının açık bir resmidir yani.

Not:  Bu sene 3 Nisan’da kutlama programında mevlid okutuldu. /Kimilerince bidat olarak kabul edilse de Mevlide karşı değiliz de geçmişlerimizin ruhuna okuturuz malumunuz. Karabük’ün ruhuna Fatiha der gibi yorumlandı  o da bizim  Karabük  işte.

***

Gerçek Bir Öykümüz Var

KARDEMİR bugün Türkiye’nin büyük bir sanayi şirketi olsa da kökleri, temeli ve ruhu Karabük’te. Karabük’ün 13 hanelik bir köyden bir sanayi kentine dönüşmesinin ardında, Karabüklülerin Demir Çelik’i yaşatmak için verdiği eşsiz mücadele var değil mi ?

Halkın 1 lira bedelle fabrikayı sahiplenişinden, özelleştirme sürecinde tek yürek oluşuna ve 8 Kasım Eylemlerine kadar uzanan destansı bu direniş öyküsü, bu hikâye, aslında başlı başına bir şehir hafızası değil mi ?

Elin Amerikalısı Betmen- Süpermen(  Türkçe okunuşuna göre yazdım) gibi sahte kahramanlar üretip film fırıldak çeviriyor.

Karabük’ün  gerçek – yaşanmış bir öyküsü var bir belgesel üretmiyor ve bu orta yer de bomboş duruyor.

***

Biri Çıkıp Bunu Yapacak Mı ?

Demir Çelik Müzesi yok ve o müzenin içinde kurtuluştan değil ha kuruluştan bugüne yaşananları anlatan bir belgeseli yok.

(Millet Bahçesinin içine KARDEMİR tarafından müze yaptırılacaktı. Sonradan istifa ile giden YKB İsmail Demir döneminde nedense rafa kaldırılmıştı. Şimdiki YKB Muhammed Ali Oflaz döneminde ise tozlu raflardan indirilmesi umut ediliyor ama şimdilik somut bir gelişme yok.

Bakın müze kurulmalı ve içinde bilmeyenlerin mutlaka bilmesi gerektiği o yaşadıklarımız belgesel olarak bulunmalı.  Karabük’e dışarıdan gelen her yönetici, Vali , Bakan, Cumhurbaşkanı…
Önce bu müzeye götürülüp o belgeseli izlemeli, Karabük’te neler yaşanmış, nasıl kurulmuş,  halk- esnaf -yöneticiler topyekun bir Karabük nasıl oluşmuş, ne mücadeleler verilmiş, bir şehir nasıl tek yürek olmuş  görmeli. Emin olun o zaman hepsinin Karabük’e bakışları çok daha farklı olurdu/olur.

Aynı şekilde, Kardemir işçileri ve aileleri de periyodik olarak bu müzeyi gezip, çalıştıkları fabrikanın nasıl büyük bir mücadelenin ürünü olduğunu görmeli, o zaman işlerine daha bilinçli ve dört elle sarılırlar değil mi ?

Bu bir vizyon – bakış meselesi aslında…

Bugün pek çok Karabüklü, bu görevin artık Kardemir Yönetim Kurulu Başkanı Sayın Oflaz’da olduğunu söylüyor. Sayın Oflaz döneminde bu müze ve belgesel yapılırsa, 100 yıl sonra bile adı Karabük’te saygıyla anılır diyor Karabüklüler.