Cumartesi yorum haber yazmıyorum. Ama bugün yorum haber değil de daha çok trafik cezaları, Öğretmenlerimizin şikayet edilmesi ve 500 Bin TL’lik hibe konusunda bilgilendirme notları yazayım
Trafik cezalarında sokak magandalarına, makasçılara, kaçanlara ve alkollü sürücülere yönelik cezaları arttıran maddeler TBMM’de kabul edildi bildiğiniz gibi.
Ben yine hatırlatayım,
Polisin “DUR” ihtarına uymayan sürücüye 200.000 TL’ye kadar para cezası, Ehliyete 60 gün el koyma, Araç 60 gün trafikten men
Ehliyeti iptal edilmiş ya da geri alınmışken direksiyon başına geçenlere 200.000 TL ceza
Saldırı amacıyla araçtan inen veya ısrarlı şekilde takip edenlere (yol terörü) 180.000 TL ceza, Ehliyete 60 gün el koyma, Araç 30 gün trafikten men
Uyuşturucu veya uyarıcı madde etkisiyle araç kullananlara 150.000 TL ceza ve Ehliyet tamamen iptal
Alkollü araç kullananlara (0.50 promil üzeri) İlk yakalanma: 25.000 TL, İkinci yakalanma: 50.000 TL, Tekrarında: 150.000 TL
Makas atanlar, ters yönde gidenler, konvoy yapanlara 90.000 TL ceza, Ehliyete 60 gün el koyma, Araç 30 gün trafikten men
Ehliyetsiz araç kullananlara 40.000 TL ceza
Hız sınırını aşan sürücülere 2.000 TL – 30.000 TL arası ceza ve Ehliyete 30 ila 90 gün el koyma
Kırmızı ışık ihlaline 3.000 TL – 80.000 TL arası ceza…
Yani artık cezalar daha caydırıcı daha etkili…
***
Öğretmenlerimiz Kıymetlidir
Öğrenci Velilerinin CİMER’e yazdığı şikâyetler yayınlandı, işte onlardan bazıları diye bir paylaşım gördüm onların bir kısmını aşağıda yazacağım.
Bunların gerçekliğine inanmak istemiyorum. Doğruluğuna inanmak istemiyorum. Bazılarını paylaşayım sonunda kendi yorumumu yazacağım.
1. Dün gece saat 23.30’da ödevle ilgili soru sordum. Hoca hanım çevrimiçi olduğu hâlde cevap vermedi, görüldü attı. Bizimle ilgilenmeyecekse neden o grupta ki?
2. Hoca kırmızı kalemle hata düzeltiyormuş. Kırmızı renk şiddeti ve kanı çağrıştırıyor. Çocuğumun bilinçaltına saldırı var. Yeşil kalem kullanılsın, duayı sevsin.
3. Öğretmen Instagram hesabında lüks restoranda kebap yerken fotoğraf paylaşmış. Sınıfta durumu olmayan, fakir fukara öğrencisi var; canı çeken çocukları hiç mi düşünmüyor? Bu ne görgüsüzlük!
4. Hocanın arabası çok eski ve kirli, okulunun önünde duruyor. Çocuğun vizyonsuz yetişecek diye korkuyorum. Öğretmen dediğin örnek olur.
5. Hoca hiç ödev vermiyor. Çocuk evde bütün akşam tabletle oynuyor, boş bırakıyor çocukları. İşini yapmıyor, maaşını hak etmiyor.
6. Ödevlerden başımızı kaldıramıyoruz. Akşam ailece bir dizi izleyemez olduk. Kendi anlatması gereken konuları ödev diye bize yıkıyor, biz evde öğretmenlik yapıyoruz.
7. Yıl sonu gösterisinde benim kızıma ağaç rolü vermişler. Benim kızım sınıfın en güzeli, neden başrol değil? Öğretmen taraflı davranıyor.
8. Çocuğum kalemini açarken çöpü yere dökülmüş. Hoca da “kendin topla” demiş. Benim çocuğum elin çöpünü mü toplayacak? Çocuğumu temizlikçi olarak mı kullanıyorsunuz? Şikâyetçiyim.
9. Sınıfta gürültü olunca düdük çalmış. Benim çocuğumun kulakları çok hassas. Eve geldiğinde “kulağım çınlıyor” dedi. Resmen sınıfta gürültü şiddeti uygulanıyor.
10. Öğretmen sınıftaki saksıyı benim oğluma sulatıyormuş. Ben çocuğumu oraya bahçıvan olsun diye mi gönderiyorum? Kendi çiçeğini kendi sulasın. Çocuğuma angarya iş yaptırılamaz.
11. Sayın yetkili, nöbetçi öğretmen kantinde sucuklu tost yemiş. Benim çocuğum o sırada elma yiyordu. Sucuk kokusunu alınca morali bozulmuş. “Ben neden elma yiyorum?” diye ağlayarak eve geldi. Öğretmenin çocukların önünde iştah açıcı şeyler yemesi yasaklansın, gerekirse kantine girmesin.
12. Çocuğun çantasına her gün Nutella koyuyorum. Hoca “sağlıklı beslen” demiş. Sen kimsin de benim çocuğumun şekerine karışıyorsun? Parasını sen mi veriyorsun? Beslenme çantası mahremdir.
13. Öğretmen hanım profil fotoğrafına çiçek koymuş. Biz onun yüzünü görmek istiyoruz, çiçek ne alaka? Kendini mi saklıyor, bir vukuatı mı var? Araştırılsın.
14. Öğretmenin evinde kedi beslediğini öğrendik. Benim çocuğumun kediye alerjisi var. Öğretmenin üzerindeki görünmez tüy ve pırıltılar sınıfa geliyormuş, çocuk hapşırıyor. Ya kediyi atsın ya da başka okula tayin olsun…
Anlatmaya gerek yok, görüyorsunuz diye bir reklam vardı. Görseniz de anlatmaya gerek var. Son dönemde öğretmenlerimize yönelik yapılan bu tür şikâyetleri okudukça, öğretmenlerimizin nasıl sistemli biçimde itibarsızlaştırıldığını üzülerek görüyorum.
Eğitim gibi fedakârlık, sabır ve emek isteyen kutsal bir alan; bazı veliler nezdinde kişisel kaprislerin, bencilliğin ve sınır tanımaz bir hoyratlığın hedefi hâline gelmiş durumda. Öğretmenin kaleminden yediğine, arabasından evcil hayvanına kadar uzanan bu kaba, aşağılayıcı ve empati yoksunu yaklaşımlar; aslında çocukları değil, kendi dünyasını merkeze koyan bir anlayışın ürünü.
Öğretmeni sürekli şikâyet edilen, değersizleştirilen, her an suçlu ilan edilebilen biri gibi göstermek; en çok da çocukların geleceğine zarar veriyor. Öğretmenlerimiz bu ülkenin yükünü omuzlayan, her şeye rağmen ayakta durmaya çalışan insanlardır ve artık onları yıpratmak değil, hak ettikleri saygıyı ve değeri vermek zorundayız…
***
500 Bin TL Hibe
Türkiye Diyanet Vakfı; yetim, öksüz ve ihtiyaç sahibi nişanlı gençlere 500 Bin TL geri ödemesiz çeyiz yardımı yapacak.
Şartlar: İlk evlilik olması
18-35 yaş arasında olmak
Aylık gelirlerin iki asgari ücret toplamını geçmemesi
Başvuru tarihleri: 13 – 31 Mart
Sonuç açıklama: 4 – 8 Mayıs
Bugün bilgilendirme yazısı yazmış oldum. Hafta içi yorum haberlerle Karabük’e hizmet vermeye devam edeceğim inşallah.
