Reklam
Reklam
Bölgenin Sesi Gazetesi Avatarı
Bölgenin Sesi Gazetesi tarafından
24 Temmuz, 2017 00:18 tarihinde yayınlandı
0

“Lozan Antlaşması Şimdi Daha Güncel”

Safranbolu ADD tarafından, Lozan Antlaşmasının 94.yıldönümü nedeniyle bir açıklama yapıldı.

Günün önemine dair yapılan değerlendirmede,””Türkiye’nin “tapu senedi” Lozan Antlaşmasının 94. yıldönümünü kutluyoruz”

Lozan, Birinci Paylaşım Savaşını sonuçlarını ilan eden Sevr paçavrasını, üzerinden 3 yıl geçmeden yırtıp atan büyük bir diplomatik zaferdir. Ve bu anlamda tektir. Bu nedenle emperyalist güçler hiçbir zaman Lozan’ı içlerine sindirememişlerdir.

Birinci Paylaşım Savaşının sonucunu ilan eden 5 anlaşmanın en önemlilerinden birisiVersay Antlaşması, diğeri ise Sevr Antlaşmasıdır. Bulgaristan ile yapılan Nöyi, Avusturya ile yapılan Sen Jermen ve Macaristan ile yapılan Triyanon antlaşmaları ikincil derecede antlaşmalardır.

Avrupa’nın güçlü sanayi ülkesi Almanya, Versay antlaşmasını yırtıp atamadığı için, bütün dünyayı ateşe veren kanlı İkinci Paylaşım Savaşına sürüklenmiştir. Oysa Anadolu’nun bağrından çıkan Mustafa Kemal Paşa önderliğindeki Kuvayı Milliyeciler, Sevr Antlaşmasını hiçbir zaman tanımadıkları gibi, üzerinden 3 yıl bile geçmeden yırtarak tarihin çöplüğüne atmışlardır. Lozan antlaşması ile Birinci Paylaşım Savaşının ülkemiz ile ilgili, siyasal, askeri, coğrafi, ekonomik ve sosyal sonuçları ters yüz edilmiştir.

Lozan Antlaşması Türklerin 224 yıl aradan sonra, masadan zaferle kalktığı ilk ve tek antlaşmadır. Türkler 1699 Karlofça antlaşmasından sonra bütün masalardan boynu bükük kalkmış, ya da geçici başarılar elde etmiş gibi görünse de karşılığında Avrupa devletlerine büyük ekonomik ve siyasi ödünler vermiştir. Bu nedenle emperyalist güçler Lozan Antlaşmasını hiçbir zaman içlerine sindirememişler ve Sevr Antlaşmasını canlı tutmuşlardır.

Lozan sırasında İngiltere temsilcisi LordKürzon’un tarihi tehdidi bu durumun en açık belgesidir. LordKürzon İsmet İnönü’ye: “… Hiçbir isteğimizi kabul etmiyorsunuz, memnun değiliz. Ne var ki, neleri reddederseniz onu cebimizde saklıyoruz. Harap bir memleketiniz var. Yarın türlü ihtiyaçlarla karşımıza geleceksiniz. O gün cebimizdekileri birer birer çıkarıp size kabul ettireceğiz.” demiştir. İngilizler ve diğer emperyalistler bu sözlerini hiç unutmadılar. Ancak ne var ki ülkemiz içinden pek çok siyasi sorumlu bu tehdit dolu sözleri unuttu.

Lozan zaferinin sonuçlarını kabul etmeyip hazmedemeyen bir kesim daha var. Bunlar ne yazık ki siyasal iktidar içinde devlet sorumluluğu olanlar. Kendilerini Osmanlıcı olarak tanıtan bu kesim Sevr paçavrasını imzalayanlardan hiç söz etmeyip Lozan’ı “yenilgi” olarak tanımlıyor. Hem de en yetkili ağızlardan…

Lozan Antlaşmasının en önemli siyasal sonuçlarından birisi de Osmanlı Devletine kesin olarak son verilmiş olmasıdır. Ulusal Kurtuluş Savaşımızın zaferle sonuçlanmasından sonra Mudanya’da imzalanan silah bırakışmasından ardından, Batılı emperyalistler muzaffer Ankara Hükümetini Lozan’da toplanacak bir barış görüşmesine çağırırken bu zaferde engelleme ve emperyalizmle işbirliğinden başka hiç bir rolü bulunmayan Osmanlı Hükümeti de görüşmelere davet edildi. Büyük Millet Meclisi bu durum karşısında 1 Kasım 1922 tarihinde en büyük devrimlerinden birine imza atarak saltanatı kesin olarak kaldırdı. Mustafa Kemal Paşa bu büyük devrimin kararı alınırken komisyon odasındaki bir sıranın üzerine çıkarak şu tarihi sözleri söylemişti: “ Efendiler, egemenlik hiç kimsece, hiç kimseye, bilim gereğidir diye, görüşmeyle, tartışmayla verilmez. Egemenlik, güçle, erkle ve zorla alınır. Osmanoğulları, zorla Türk Ulus’unun egemenliğine el koymuşlardı. Bu yolsuzluklarını altı yüzyıldan beri sürdürmüşlerdi. Şimdi de Türk Ulusu bu saldırganlara ‘artık yeter’, diyerek ve bunlara karşı ayaklanıp egemenliğini eylemli olarak kendi eline almış bulunuyor.”Osmanlı hayranları, ulusu uçuruma sürükleyen iktidarlarının son bulmasını hiçbir zaman unutmadılar ve kabullenemediler. Bu nedenle Lozan zaferini bir “yenilgi” gibi sunuyor, Sevr özlemcilerinin iştahlarını kabartıyorlar. Bu alçaklığı yaparken Sevr haritası ile Lozan haritasını yan yana getirmemeye özen gösteriyorlar.

Dışarıda Sevr özlemlerinin arttığı, Ege adaları üzerindeki egemenlik haklarımızın sessizce terk edildiği, sınırlarımızda kukla bir Kürt devleti kurulmak istenirken, bu kukla devletin ülkemiz topraklarını da kapsayacak şekilde haritalarının yayınlandığı, bölgemizde 22 ülkenin haritasının değişeceğinin emperyalist ağızlarca ilan edildiği bir dönemdeyiz. Bu dönemde emperyalist emelleri besleyen sözlerin iktidar sahiplerince de destekleniyor olması vahimdir.

İşte bu tarihi dönmede, Lozan Antlaşması her zamankinden daha güncel ve daha önemlidir. Bu nedenle Lozan kazanımlarımızı canımız pahasına savunmaya kararlıyız.

Lozan Zaferinin 94. yılında, bu tarihi antlaşmayı bize armağan eden Mustafa Kemal Atatürk ve İsmet İnönü başta olmak üzere kahramanlarımızı bir kez daha saygı ve minnetle anıyoruz”ifadelerine yer verildi.

Bizi sosyal medyadan takip edin
Şafak Zeki Akca Avatarı
Şafak Zeki Akca
15 Haziran, 2026 21:00 tarihinde yayınlandı
Yapay Zeka
Yazıyı sesli dinle
0 0

Etkisiz ve yetkisiz KENT KONSEYİ

Şafak Zeki AKCA yazdı.

Karabük’te bir Kent Konseyi var.

Başında da çocukluğumuzdan bu yana tanıdığımız, sevdiğimiz bir isim bulunuyor: Enver Malkoç.

Çalışkan bir insandır. Savunduğu değerlere sahip çıkar.

Başarılı bir karikatüristtir.

Japonya’da aldığı uluslararası ödül de bunun önemli göstergelerinden biridir.

Bugün ise Karabük Kent Konseyi Başkanlığı görevini yürütüyor.

Ancak burada konuşmamız gereken kişi değil, sistemdir.

Çünkü mevcut haliyle kent konseyleri ne kadar etkili, ne kadar bağımsız, ne kadar özgür sorusu giderek daha fazla tartışılıyor.

Açık konuşalım…

Kent Konseylerinin ne kayda değer bir bütçesi var ne de güçlü bir yaptırım mekanizması.

Bu nedenle çoğu zaman tavsiye niteliğinde kararlar alan, etkisi sınırlı yapılar olarak kalıyorlar.

Eminim Sayın Malkoç da bu durumdan rahatsızlık duyuyordur.

Sayın Enver Malkoç aynı zamanda Ak Parti yönetim kurulu üyesidir.

*

Peki Kent Konseyi nedir?

Yönetmeliklere baktığınızda;

Katılımcılık…

Ortak akıl…

Hemşehrilik bilinci…

Sürdürülebilir kalkınma…

Çevre duyarlılığı…

Sosyal dayanışma…

Hepsi var.

Kâğıt üzerinde son derece güzel.

Peki ya sahada?

Asıl mesele de burada başlıyor.

Çünkü yıllardır yalnız Karabük’te değil, Türkiye’nin birçok kentinde aynı soru soruluyor:

Mesela…

Karabük’te yıllardır konuşulan hangi büyük sorunda Kent Konseyi belirleyici oldu?

Hangi tartışmayı başlattı?

Hangi yanlışın karşısında durdu?

Hangi konuda kamuoyu oluşturdu?

Hangi meselede “Durun arkadaş, burada bir sorun var” dedi?

Zor sorular bunlar.

Ama sorulması gerekiyor.

*

Çünkü Kent Konseyi dediğiniz yer biraz da itiraz makamıdır.

Sadece alkış makamı değildir.

Sadece organizasyon makamı değildir.

Sadece fotoğraf makamı hiç değildir.

Bazen yönetenleri rahatsız edecek.

Bazen can sıkacak.

Bazen de kimsenin söylemek istemediğini söyleyecek.

Ortak akıl dediğimiz şey zaten biraz rahatsız edici bir şeydir.

*

Kent Konseyi Başkanı aynı zamanda aktif siyasetin içindeyse…

Belediyeyi gerektiğinde ne kadar eleştirebilir?

Ne kadar bağımsız davranabilir?

Ne kadar özgür olabilir?

Kimse alınmasın.

Bu soru kişisel değil.

Bu soru yapısal.

Bugün Karabük’te soruluyor.

Başka şehirlerde de soruluyor.

Çünkü Türkiye’nin birçok yerinde Kent Konseyleri benzer bir sınav veriyor.

*

Belki de artık isimleri değil, sistemi konuşmanın zamanı gelmiştir.

Kent Konseyi Başkanı aktif siyasetin içinde olmalı mı?

Yürütme Kurulu gerçekten toplumun tüm kesimlerini temsil ediyor mu?

İş insanları var mı?

Sendikalar var mı?

Akademisyenler var mı?

Gençler var mı?

Kadınlar var mı?

Mahallelerin sesi var mı?

*

Karabük’ün ihtiyacı daha fazla toplantı değil.

Daha fazla fotoğraf değil.

Daha fazla protokol görüntüsü hiç değil.

Karabük’ün ihtiyacı;

Şehrin sorunlarını açıkça konuşabilen,

Yanlışa yanlış diyebilen,

Doğruya doğru diyebilen,

Kimsenin arka bahçesi olmayan bir Kent Konseyi’dir.

Çünkü kentlerin ortak akla ihtiyacı vardır.

Ortak akıl ise ancak özgür olduğunda anlam kazanır.

Kalın Sağlıcakla

 

Yorum Yaz

Gönderdiğiniz yorum moderasyon ekibi tarafından incelendikten sonra yayınlanacaktır.