Özçelik-İş Sendikası Genel Başkanı Yunus Değirmenci’den Önemli Açıklamalar
Hak-İş Konfederasyonu Genel Başkan Yardımcısı ve Özçelik-İş Sendikası Genel Başkanı Yunus Değirmenci, yaşanan salgın sürecinde örgütlü oldukları işyerlerinin durumundan, yaklaşan Kardemir toplu iş sözleşmesine, sosyal medyada sahte hesaplar üzerinden Sendikaya ve şahsına yönelik yapılan saldırılardan 24 yıl başkanlığını yaptığı Kayseri Şubesinin bile iftiralar karşısında arkasına durmadığına ilişkin iddialara kadar birçok konuda sorularımızı cevapladı.
Yaşanan salgın süreci örgütlü olduğunuz iş yerlerin de ne gibi etkilere neden oldu? Bu süreci değerlendirebilir misiniz?
Öncelikle korona virüsü döneminde hayatını kaybeden vatandaşlarımıza Allah’tan rahmet, hastalarımıza acil şifalar, milletimize geçmiş olsun dileklerimi iletiyorum. Yeni normalleşme süreciyle birlikte başta ülkemiz olmak üzere tüm dünyada salgının bir an evvel sona ermesini Yüce Allah’tan niyaz ediyorum.
Yine bu süreci devletimiz adına, başarıyla yöneten başta Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan olmak üzere İçişleri Bakanımız Süleyman Soylu, Sağlık Bakanımız Fahrettin Koca ile çalışma arkadaşlarına şükranlarımı sunuyorum. Bu süreçte 7/24 risk altında çalışan sağlık personelimizi takdire şayan buluyorum.
Bu zorlu dönemde ülkemiz ekonomisinin risk sınırının altına düşmemesi için çarkların dönmesi, üretimin devam etmesi için gece gündüz çalışan başta üyelerim olmak üzere, metal işçilerine ve bütün emekçilere minnettarım. Tıpkı sağlık çalışanları gibi metal işçileri de gösterdikleri üstün gayretle bu sürecin kahramanı olmuşlar ve olmaya devam etmektedirler.
Elhamdülillah bu süreçte üyelerimiz ve teşkilatımızdan hiçbir kaybımız olmamıştır, on civarında arkadaşımızda pozitif vaka görülmüş ve bu arkadaşlarımızın da tedavisi tamamlanarak normal hayata dönmüşlerdir.
Daha işin başında devletimizin almış olduğu tedbirleri çok önemseyerek örgütlü olduğumuz işyerlerinde işverenlerle ve teşkilat mensuplarımızla ortak çalışma kararı alarak ciddi tedbirler hayata geçirilmiş ve bu önlemler an be an takip edilerek, dikkatle uygulanmıştır. Bu özveri sayesinde elde ettiğimiz başarı sonucunda hem üyelerimiz korunmuş, hem de üretimler devam etmiştir. Kronik hastalığı olan üyelerimiz evlerinde dinlendirilmiş ve mümkün mertebe ekonomik kayıplar yaşatılmamıştır.
Ülkemizde hayatın normale dönmesi ile birlikte Cumhurbaşkanımızın söylediği maske, mesafe ve temizlik tedbirlerine dikkat ederek bir müddet daha böyle yaşamaya sabredeceğiz ve inşallah bu sıkıntılı sürecin sonunu fırsata dönüştürüp, büyüyen bir Türkiye’nin olduğunu hep birlikte göreceğiz.
-Binlerce Kardemir işçisini yakından ilgilendiren Kardemir toplu iş sözleşme görüşmeleri salgının etkilerinin gölgesinde yapılacak? Nasıl bir anlayışla bu süreci yürüteceksiniz?
Kardemir Toplu iş sözleşmesi süreci yılın sonunda başlayacak. Bugüne kadar yaptıklarımız yapacaklarımızın teminatı olduğunu herkes bilmeli, bizim Karabük’te Kardemir’de yanlış yapma lüksümüzün olmadığının farkındayım. Karabük’te doğmuş bir sendikanın Karabük’e, Kardemir’e, Kardemir çalışanlarına hizmet etme anlayışının dışında bir tavrı olamaz. Geçmişte yaşadığımız sıkıntılı süreçlerden sonra yakaladığımız bu birliktelik üretme, beraber kazanma anlayışımızla devam edecektir. Nasıl ki geçmişte günün koşullarına uygun taleplerimiz olmuşsa, bu dönemde üyelerimizin, Kardemir’in ve ülkemizin beklentileri doğrultusunda birlikte hareket edip, doğru bir sonuçla masa başında toplu iş sürecini başlatıp, sonlandırmayı hedefleyeceğiz. Bu günden detayları ile ilgili geniş bir açıklama yapmamın doğru olmayacağını düşünüyorum. Ama şundan kimsenin şüphesi olmasın ki, biz işimize, sendikamıza, Kardemir’e, bağlı kuruluşlara ve Karabük’e sevdalıyız, bu sevdamız hiç bitmeyecek.
Sosyal medyada sahte hesaplar aracılığıyla son dönemde teşkilatınıza ve şahsınıza yönelik olarak ciddi bir saldırı yapıldığını görüyoruz. Bu saldırıları da Özçelik-İş’in sizden önceki eski genel başkanının yaptırdığına ilişkin söylentiler var. Bunlarla ilgili neler söyleyeceksiniz?
Özellikle belirtmek istiyorum ki, eski genel başkanımız benim 20 yıllık arkadaşım. Kendi talebi ile Ankara’ya gelmiş bir sendikacıyım. Dört yılda genel başkanlığımı yaptı ve 2019 Eylülüne kadar da her ortamda dostu ve kardeşi olduğumu kendisi ifade etmiştir ve bunda da samimi olduğuna inanıyorum. Bu sahte hesaplarla yazı yazanlarla ilgili eski genel başkanımızın yaptırdığına dair elimde bir delil yoktur. Bu konuda suçlayıcı bir tavrım olamaz, dikkate almadığım sözlü bilgiler var, buna da şu anda itibar etmemekteyim. Ancak görevden ayrıldıktan sonra verdiğim her sözün arkasında durduğumu, kendisinin bildiğini söyleyebilirim. Bunu da kendisi hep ifade etmiştir. Ancak kendi sosyal medya hesabı üzerinden şahsımı ve teşkilatımı eleştiriyor olması üzmüştür. Sosyal medyadan yapacağı eleştiri ve tenkitleri isterdim ki yüz yüze şahsıma yapsaydı. Haklı eleştirileri varsa dikkate alsaydım, haksız eleştirilerinin de cevabını verseydim, dostluk hukuku bunu gerektirirdi. Polemiğe girmeden sadece sendika iyi yönetilmiyor ifadesi için şunu söyleyebilirim ki; Türkiye’nin en modern genel merkez binasını, altı tane yeni şube binasını, İskenderun gibi varoluş sebeplerimizden biri olan şubemize yeni bina yapılmasını, sosyal etkinlikler, sosyal yardımlar, üyelerimize hediyeler, eğitimler, seminerler ve her geçen gün büyüyen, dünya sendikal hareketinin içerisine girmeye çalışan, örgütlenmede yeni ekipler ve anlayışlar geliştiren, Türkiye’nin en büyük sendikaları arasına girmiş bir Özçelik-İş’in, ‘iyi yönetilemiyor’ ifadesini doğrusu anlamakta güçlük çekiyorum.
Sahte hesaplarla aleyhimize yapılan paylaşımların, benim nazarımda hiçbir karşılığı yoktur. Başta herkes şunu bilmeli ki bu süreci yönetenler ve uygulayanlar yargıda hesap vermeye başlamışlardır. Daha da önemlisi mahşerde hesapları çok çetin ve muhteşem olacağına inancım tamdır. Sözde iddiacıların kişisel çıkarları hesabına ve bu sendikadan herhangi bir şekilde ayrılmış kişilerin menfaatleri karşılanması yönünde yaptıklarını herkes görmektedir. Bu konu ile ilgili fazla bir şey söylemek istemiyorum çünkü kişiler hakkında yargı süreci devam etmekte olup, sadece daha önce ifade ettiğim gibi buradan bir kez daha çağrı yaparak diyorum ki; şahsımın ve çalışma arkadaşlarımın, teşkilat mensuplarım hakkında herhangi bir usulsüzlük, ahlaksızlık, hırsızlık gibi suçlamalarla ilgili ellerinde bilgi belge olan her vatandaşımızın cumhuriyet savcılıklarına suç duyurusunda bulunmalarını özellikle rica ediyorum. Yoksa geçmişi zaferlerle dolu Özçelik-İş Sendikasının şu andaki genel başkanı olarak, ne idüğü belirsiz, seviyesi düşük ahlaksız bir çetenin seviyesine inip, bunlara cevap vermemiz, bunlarla didişmemiz, bunlarla muhatap olmamız söz konusu olamaz. Muhatap olsaydık kurumumuza ihanet etmiş olurduk. Hele Türkiye’nin en saygın kuruluşlarından biri olan Hak-İş Konfederasyonunda da görev almış birisi olarak kendime zul sayarım.
-Kurucusu olduğunuz Kayseri Şubenin bile ortaya atılan iftiralara yönelik olarak arkanızda durmadığı iddia ediliyor. Neler söyleyeceksiniz?
Kayseri şubesi benim 32 yıl önce henüz gençlik yıllarımda kuruluşunu gerçekleştirdiğim ve 24 yıl da şube başkanlığı görevini anlı şanlı yürüttüğüm, adeta doğumundan bugüne evladım gibi gördüğüm şubedir. Bazı sosyal medya yayınlarında genel başkanın kendi kurduğu şubenin dahi arkasında durmadığı söylemine hakikaten gülüyorum. Aslında soruyu şöyle sormak lazım; Kayseri şube başkanı mı yoksa kayseri şube mi genel başkanın arkasında durmuyor. Mevcut kayseri şube başkanının arkamda durmadığı neden ve niçinlerini bilmediğim, yalnız genel başkan olduktan sonra maddi olarak kayıplarının olduğunu, yeterli ekonomik desteği göremediğini düşünerek aleni olmasa da özelde her teşkilatta olabileceği gibi muhalif bir duruş sergilediğini, karşıt olduğunu söz ve tavırları ile belli etmektedir. Zaten son zamanlarda bilgi akışından da anlıyorum ki bunu özelde de yapmıştır. 14 yılda şube başkanlığını yaptığım ve kendisinin hangi şartlarda sendikacılığa başlatıldığı herkes tarafından bilinen bir yol arkadaşının keşke rahatsızlıklarını taleplerini yüzüme karşı söylese, ki ben bu konularda açık görüşlü biriyim, çok memnun ve mutlu olurdum. Ama böyle bir yol yöntem seçmesi de kendisinin tercihi olmuştur. Zaten başka illerde bunun konuşuluyor olması da bunu doğrulamaktadır.
Ancak, Allah’ın gönlüne hoş varsın ki, büyük bir laf ediyorum; Kayseri şube başkanımız kendinden başka muhalefet tarafına şube yönetiminden denetiminden disiplininden ve temsilci grubundan en fazla iki kişiyi yanına alabilsin ve benim başarısız, ahlaksız, hırsız, namussuz olduğum yönünde gerek toplantılarda, gerek kamuoyu nezdinde ispatlayacak şekilde açıklamalarda bulunsun değil genel başkanlığı sendikacılığı o anda bırakmaya hazırım. Kayseri şubesi ile ilgili yakın süreçte yaptığım Kayseri temsilciler toplantısının video kayıtlarını gerekirse kamuoyuyla da paylaşırım.
Bugüne kadar Kayseri şubesinde benimle ve benden sonra da görev yapmış, halen yapmakta olan teşkilat mensupları Kayseri Şubesinin ve bağlı işyerlerinde çalışan üyelerinin genel başkanı değil, ağabeyleri, babaları ve aile büyükleri olduğumu Kayseri teşkilatım ve Kayseri kamuoyu çok net bilmektedir. Dolayısıyla Kayseri şubesi ile yazılanların doğru olmadığının ancak Kayseri şube başkanının kişisel sorunun olduğunun bende herkes gibi farkındayım. Aslında bu demokratik yapılsa çok ayıp ve günah da değil. Burada esas mesele arkamdan iş çevirirmiş olmasıdır. Nedenleri niçinleri sebepleri ne olursa olsun, bu kadar hukukumuz olan bir insanın bu yola başvurmaması gerekirdi diye düşünüyorum ve kendisini Allah’a havale ediyorum.


Üç beş kişi için
•Üç beş kişi için sendika devamlı kongremi yapsın.Özçelik İş sendikası mükemmel hizmet veriyor mükemmel büyüyor 50 bin üye içinde üç beş kişi istedi diye kongre mi yapılır.Özçelik-iş Sendikası kongre yapalı şunun şurasında 1 yıl oldu olmadı.Veli istedi kongre Ali istedi kongre çıkarı zedelenen birkaç kişi ayağı sıkışmış kedi gibi feryat ediyorlar ayıptır günahtır.Bakın bu yazıyı 350 civarında insan okumuş 3-4 kişi deyişik rümuzlarla yorum yazıyor eleştiri yapıyor son sözümüz ÖZÇELİK-İŞ ÜYELERİNİN HUZURUNU BOZMAYIN,HUZURU BOZANIN HUZURU BOZULUR bunuda herkes bilsin
İsdemir işçisi
•Sevgili başkan hakkınızda bu kadar iddialar varken sizin bu vurdumduymaz tavrınız herşeyi açıklıyor.. Ya bu iddialara cevap vereceksin yada kendini genel kurulu toplayarak aklayacaksın. Başka yolu yok başkan. BİZLERDE senin arkanda bu şekilde dururuz.. Üzerinde bu kadar şaibe varken merhamet bekleme. Kimse hırsız, KUMPASÇI, satışçı bir genel başkan olsun istemez. Senden biraz cesaret bekliyoruz. DEMOKRASİ inancın varsa olağanüstü genel kurulu toplarsın. Yoksa tabanda en korkak genel başkan olarak anılacaksın.hayırdır cengiz gülün adı seni neden korkutur ki.. Düzgün işler yapsaydın şuanda tabanda cengiz gül adı yükselmezdi..
Veli kose
•Saibelerden kurtulmanin yolu genel kurula gitmektir.
Veli kose
•Sendikalarda demikratik sivil örgütlerde ve hatta siyasi partilerde genel yonetim hakkında istinat edilen ithamlar karsisinda genelkurula giderek aklanmasi demokrasinin geregidir.
Gecmiste Tek gida is genelbask. hakkinda şaibe çıktı genek kurula gittiler,
Turk metal hakkinda bir çok suç istinat ettiler Allah rahmet eylesin ozbek istifa etti genek kurula gittiler aklandilar yargıdada aklandilar.
Teksif genek.mali sekr hakkinda yonetim yolsuzluk yaptığı icin sikayetci oldu yarğilandı aklandı
Ates olmayan yerden duman cikmaz.
DERHAL GENEL KURULU TOPLA UYEYE HESAP VER.
İsdemir Ertuğrul
•2015,2016,2017 yılları için yerel basına açıkladığınız gibi zam almak yerine işçiyi satarak sıfır zamma imza attınız.. Ve bunun karşılığında da bizlerin çoluk çocuğumuzun rızkı olan 17 MİLYON TL Yİ sendikanın hesabına aktardınız..(begeli Bayram altun ve yunus değirmenci imzalı) bu konuda ki düşüncelerinizi merak ediyorum.