Samsun’un Vezirköprü ilçesine bağlı Sarıdibek köyünde 6 asırlık halı ve kilim dokumacılığı geleneği, bayan eliyle yine canlanıyor. Çocuk yaşta annesinden öğrendiği bu zanaatı ustalık dokümanıyla taçlandıran Sümeyye Naçar, hem köyünde hem de etraf yerleşimlerde açtığı kurslarla bayanlara dokumacılığı öğretiyor.
Vezirköprü Halk Eğitim Merkezi’nden aldığı usta öğretici sertifikasıyla eğitim faaliyetlerini sürdüren Naçar, geçmişin izlerini taşıyan bu el emeği sanatın yalnızca bir geçim kaynağı değil, tıpkı vakitte kültürel bir köprü olduğunu vurguluyor. El dokuması halı ve kilimler, bayanların ellerinde tekrar hayat bulurken, bölgenin kültürel hafızası da canlı tutuluyor.
“Kadın istihdamı ve kültürel hafıza birlikte güçleniyor”
Sümeyye Naçar, mevzuyla ilgili yaptığı açıklamada şu sözleri kullandı:
“Bu kadim mirasın geleceğe taşınabilmesi için dayanağa gereksinimimiz var. Atölye konseyimi, materyal dayanağı ve tanıtım üzere alanlarda ilgili kurumlarımızdan dayanak bekliyoruz. Bu sayede hem bayanların istihdamı artacak hem de bölgenin kültürel zenginliği daha çok beşere ulaşacak.”
Sarıdibek’te yürütülen bu örnek proje, bayan emeğinin hem ekonomik hem de kültürel alanda nasıl dönüştürücü bir rol üstlenebileceğini gözler önüne seriyor. Tezgâhlarda dokunan her ilmik, geçmişle geleceği birbirine bağlamaya devam ediyor.


Umut Cantürk
•BENİM KÖYÜM
Baharda şenlenir bağı, bahçesi
Kokusu başkadır benim köyümün
Unutturur adama gamı, kederi
Havası başkadır benim köyümün
Akşam olur herkes döner evine
Can kurban inan ki benim köyüme
Gülabi’nin torunları derler bizlere
Özü başkadır benim köyümün
Yeşil yeşil meşeleri var dağında
Meyve ağaçları çiçek açar bağında
Her çeşit otlar yeşerir toprağında
Yeşili başkadır benim köyümün
Köyümün kenarından akar çayı
Kıvrım kıvrım dolanır sular tarlayı
Unuttum sanma orda olmayı
Dostluğu başkadır benim köyümün
Yaz gelince çıkarlar yaylaya
Gurbetçiler hasretle döner sılaya
Benden selam olsun Aziz Ağa’ya
Sevgisi başkadır benim köyümün
İBRAHİM SEVİNDİK