Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Karabük İl Başkanlığı için aday olan Feramuz Akbulut basın ile bir araya gelerek açıklamalarda bulundu.
MHP Karabük İl Başkanı Adayı Feramuz Akbulut, Yenişehir’de bulunan işçi lokalinde gazetecilerle bir araya geldi. Programda konuşan Akbulut, şuana kadar 72 il kongresi yapıldığını ve 68 ilde tek adaylı kongre gerçekleştiğini açıkladı.
Genel merkezin tek adaylı kongre yapılacağı ile ilgili açıklamasına rağmen yoğun istek üzerine daha iyi hizmet etme, camianın ve Karabük’ün sorunlarının çözümü sağlama adına İl Başkanlığı adaylık isteğini ilettiğini belirten Akbulut, “Görüşmeler neticesinde genel merkez yetkilimiz önceki gün telefonla arayarak Karabük’te tek adaylı kongre yapılacağını bildirdi. Başbuğumuzun koyduğu lider doktrin teşkilat Genel Başkanımız Devlet Bey’in koyduğu önce ülkem ve milletim sonra partim sonra ben ilkelerine bağlı siyaset yapan biri olarak bu karara uyduk. Şahsım ve dava arkadaşlarının bu tavrı bir geriye adım değil genel merkez kararına partimizin ilkeleri doğrultusunda uyma olarak kabul edilmelidir. Zira davamız ve partimiz söz konusu olduğunda nefsimiz ayaklarımızın altına ancak paspas olur. Bunu herkes anlayamaz. Bünyeleri kabul etmez, ruhlarında bu davranışa yer yoktur. Genel merkezimizin kararı doğrultusunda dava adamı olarak adamın adamı olmadan davamız için çalışmaya, her koşulda üzerimize düşen her vazifeyi bugüne kadar yaptık bundan sonra da yapmaya devam edeceğiz” diye konuştu.
Akbulut, Yortan Beldesi’nin her ay 12 bin TL’lik su harcaması yapmasına rağmen 36 bin TL’lik borç ödediğini hatırlatarak, bu haksızlığın giderilmesi için gerekli çalışmaların yapılması gerektiğini de kaydetti.


Akbulut : “MHP İl Başkanlığına Aday Değilim”
Bakan Gürlek açıklamıştı: 20 yıllık faili meçhul olayı zanlıları adliyede
Adalet Bakanı Akın Gürlek’in, 2006 yılından bu yana faili meçhul kalan bir kadın cesedinin kimliğinin tespit edildiğini ve olayla ilgili 3 şüpheli hakkında gözaltı kararı verildiğini açıklamasının ardından, Samsun’un Bafra ilçesinde 20 yıllık cinayet dosyası kapsamında gözaltına alınan şüpheliler adliyeye sevk edildi.
Samsun’un Bafra ilçesinde 14 Mart 2006 tarihinde Ozan Çayı’nda bulunan ve uzun yıllar kimliği tespit edilemeyen kadın cesedine ilişkin faili meçhul cinayet dosyasında dikkat çeken bir gelişme yaşandı. Bafra Cumhuriyet Başsavcılığı, 4 Mayıs 2026 tarihinde Samsun İl Jandarma Komutanlığı’na gönderdiği yazıda, JASAT personelinden özel bir ekip kurulmasını istedi. Yazıda, Ozan Çayı’nda bulunan cesedin 25 yaşlarında bir kadına ait olduğunun değerlendirildiği, ölümün ateşli silah mermi çekirdeği yaralanmasına bağlı meydana geldiği ve dosyada bugüne kadar herhangi bir gelişme kaydedilemediği belirtildi.
Yalova’da 2004 yılından bu yana kayıp olarak aranan Gülcan Yazıcı
Soruşturmanın yeniden derinleştirilmesiyle birlikte JASAT ekipleri, 2005-2006 yılları arasında kayıp ihbarı verilen kadınlara ilişkin daraltılmış çalışma yaptı. Yapılan analizlerde, cesedin Yalova’da 2004 yılında kayıp olarak aranan Gülcan Yazıcı’ya ait olabileceği değerlendirildi.
Bu kapsamda Gülcan Yazıcı’nın kızı Sultan Orta’dan DNA örneği alındı. Bafra Sulh Ceza Hakimliği’nin kararıyla buluntu cesetten elde edilen DNA profili ile kızından alınan biyolojik örnekler karşılaştırıldı. Adli Tıp Kurumu tarafından hazırlanan raporda, kimliği meçhul cesedin DNA profili ile SO kodlu kişinin DNA profili karşılaştırıldı. Raporda, kimliği meçhul şahsın yüzde 99,99 ihtimalle SO kodlu kişinin biyolojik annesi olabileceği tespit edildi. Böylece 2006 yılında Ozan Çayı’nda bulunan kadın cesedinin, kayıp olarak aranan Gülcan Yazıcı’ya ait olabileceği yönündeki değerlendirme DNA raporuyla güçlendi.
17 Kasım 2005’te kızının doğum günü için Bafra’ya gelmiş
Dosyada yer alan araştırma ve analiz tutanağına göre, Gülcan Yazıcı’nın 17 Kasım 2005’te kızının doğum günü için Bafra’ya geldiği, çocukları Sultan ve Selim’i ziyaret ettiği, bir süre sonra köyden ayrıldığı, kızına bir telefon numarası verdiği ve daha sonra kendisinden bir daha haber alınamadığı belirtildi.
JASAT ekiplerinin yaptığı çalışmada, Ozan Mahallesi ile Boğazkaya ve Darboğaz Mahallelerinin birbirine yakın olduğu, Gülcan Yazıcı’nın son görüldüğü yer ile cesedin bulunduğu bölge arasında bağlantı kurulduğu ifade edildi.
Soruşturma kapsamında, dosyada adı geçen N.Y., B.A. ve O.O. isimli şahısların “olası şüpheli” olarak değerlendirildiği, bu kişilerin ikametlerinde arama yapılması ve eş zamanlı olarak gözaltına alınmaları için işlem başlatıldığı öğrenildi.
Zanlılar Bafra Adliyesi’nde
Savcılığın talimatı doğrultusunda, şüphelilerin adreslerinde 2 Haziran günü saat 07.00 ile 12.00 arasında yapılan aramalar sonucunda 3 kişi gözaltına alındı. Gözaltına alınan şahıslar, geniş güvenlik önlemleri altında Bafra Adliyesi’ne sevk edildi.
Yaklaşık 20 yıldır faili meçhul olarak kalan cinayet dosyasında, DNA raporları ve JASAT ekiplerinin yürüttüğü çalışmalarla önemli delillere ulaşıldığı belirtilirken, soruşturmanın çok yönlü olarak sürdürüldüğü öğrenildi.


