Bartın Üniversitesinde (BARÜ) alanında uzman isimler tarafından dijital çağda doğru bilgiye ulaşmanın önemi ve dezenformasyonla mücadele çok yönlü perspektifle ele alındı.
Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı ile Bartın Üniversitesi (BARÜ) Dezenformasyonla Mücadele Kulübü iş birliğinde Gençlik ve Spor Bakanlığı ÜNİDES programı kapsamında bir etkinlik düzenlendi. BARÜ İİBF-Eğitim Fakültesi Konferans Salonu’nda gerçekleştirilen “Hakikat Ötesi Çağda Gerçeklik: Algoritmalar ve Biz” başlıklı panelde dijitalleşmenin bilgiye erişim ve hakikat üzerindeki etkileri değerlendirildi.
Dezenformasyonla mücadele
Programın açılışında konuşan İletişim Başkanlığı Ankara Bölge Müdürü Ahmet Ali Soylu, “Hakikat ötesi dediğimiz bu dijital çağda bilginin en hızlı şekilde yayıldığı, bununla birlikte bilgi kirliliği ve dezenformasyonun da onlarca kat hızlı yayıldığı bir zamanda yaşıyoruz. Kamu gücü olarak bununla mücadele etmek İletişim Başkanlığının görevidir. Bu nedenle İletişim Başkanlığı ile üniversitelerin bünyesinde bulunan dezenformasyonla mücadele kulüplerinin çalışmalarını çok kıymetli ve verimli buluyorum. Çünkü hakikat mücadelesinin birer parçası durumundalar. Ankara Bölge Müdürlüğü olarak İletişim Başkanlığının ulusal çapta vermiş olduğu dezenformasyonla mücadeleyi yerel bazda gazetelerin, internet haber sitelerinin, dergilerin, kamu kuruluşlarının nezdinde biz veriyoruz. Dezenformasyonla mücadele bu nedenle çok önemli bir konu ve bugün burada yapılacak olan panelin gençlerimizin hoşlanacağı, seveceği bir platform oluşturacağına inanıyorum.” dedi.
Rektör Akkaya: “Dezenformasyon ve manipülasyona karşı bilinçli olmalıyız.”
Algı ve geçeklik
BARÜ Rektörü Prof. Dr. Ahmet Akkaya ise “Algı ve gerçeklik iki farklı kavram. Maalesef insanoğlu gerçekliği aramak yerine algılar peşinde. Algı oluşturma peşinde diğer bir ifadeyle propaganda peşinde. Bizler bu noktada çok hassas davranmalıyız. İhtiyaçlarımız, amaçlarımız doğrultusunda okumalı, eleştirel düşünmeliyiz. Eleştirel düşünen insan; iyiyle kötüyü, güzelle çirkini, doğruyla yanlışı ayırt edebilen fakat bunu kanıtlara dayalı yapan insandır. İşte bu noktada dezenformasyonun etkileri devreye giriyor. Mesela bilgi çarpıtmaları. Algoritmalarla çok fazla yalan haber ve manipülasyona açık durumla karşılaşıyoruz. Bizler işin gerçeğine vâkıf olmalı ve bu doğrultuda hareket etmeliyiz. Bu konuda Üniversitemiz bünyesinde Dezenformasyonla Mücadele Kulübümüz eğitimler sunuyor, projeler geliştiriyor. Bugün de kulübümüzün düzenlediği bu etkinlikte yapay zekâ, algoritmalar, manipülasyonlar ve dezenformasyon üzerine kapsamlı değerlendirmeler yapılacak.” diye konuştu.
Algoritmalar, yapay zekâ ve medyanın etkileri
Ardından geçilen panelin moderatörlüğünü BARÜ Rektör Danışmanı Dr. Öğr. Üyesi Özkan Avcı yaparken Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumundan (BTK) Daire Başkanı Mustafa Ermiş, İletişim Başkanlığı Dezenformasyonla Mücadele Merkezinden Avukat Rabia Gürer ve gazeteci Güngör Yavuzaslan konuşmacı olarak yer aldı.
Panelde ilk olarak Mustafa Ermiş, “Teknoloji Çağında İnsan Odaklı Dönüşüm: Yeni Nesil Yetkinlikler” konu başlığında BTK Akademi altyapısında bulunan eğitim içerikleri hakkında bilgiler vererek öğrencilere tavsiyelerde bulundu. Yapay zekânın iş hayatına etkisine de değinen Ermiş, teknolojinin meslekleri ortadan kaldırmayacağını ancak yapay zekâyı etkin kullanan kişilerin avantajlı konumda olacağını belirtti.
Avukat Rabia Gürer, İletişim Başkanlığı tarafından dezenformasyonla mücadele konusunda yürütülen faaliyetlere değindi. Gürer, suç teşkil eden konuları örnekler vererek açıklarken sürecin hukuki boyutuna dair bilgilendirmelerde bulundu.
Güngör Yavuzaslan ise sanal medya ve sosyal medya farkını anlatarak gerçeklikle yalan arasındaki durumu gazeteci perspektifinden ele aldı. Ayrıca Yavuzaslan, gençlerin dezenformasyon konusunda bilinçli olmaları gerektiğini güncel olaylar üzerinden aktararak yapay zekânın ve sanal medyanın esiri olmamaları gerektiğini ifade etti.
Öğrencilerin yoğun ilgi gösterdiği etkinlik, soru-cevap bölümünün ardından sona erdi.


BARÜ’de dijital çağda dezenformasyonla mücadele anlatıldı
Özgür Özel: “Kılıçdaroğlu’nun o sözlerinden sonra uyuyamadım”
CHP’de yaşanan liderlik tartışmaları sürerken, CHP Genel Başkanlığı görevinden mutlak butlan kararı sonrası ayrılan Özgür Özel, Genel Başkanlık görevine dönen Kemal Kılıçdaroğlu’nun açıklamalarına sert tepki gösterdi.
Gazeteci Timur Soykan’ın programına konuk olan Özel, Kılıçdaroğlu’nun “Osmanlı coğrafyası” vurgusunun kendisini derinden rahatsız ettiğini belirterek, “O açıklamadan sonra uyku uyuyamadım, uykum kaçtı” dedi.
CHP’deki mutlak butlan süreci, parti içi tartışmalar ve olası yeni parti senaryolarına ilişkin değerlendirmelerde bulunan Özel, siyasette yeni bir yol haritası izlenebileceğinin sinyalini verdi. Özel, “Son çaba da boşa çıkarılırsa, ben ne taraftan yürüyeyim diye millete soracağım” ifadelerini kullandı.
Kılıçdaroğlu’nun, “Osmanlı’nın topraklarına bakın. Türkiye o coğrafyaya gitmek, o coğrafyada kendi kişiliğini geliştirmek zorundadır. Küçülerek değil, büyüyerek gitmek zorundayız. Osmanlı coğrafyasında Türkiye olmalı” sözlerini eleştiren Özel, bu yaklaşımın CHP’nin temel siyasi çizgisiyle bağdaşmadığını savundu.
Yaşadığı en zorlu süreçlerde dahi sakinliğini koruduğunu anlatan Özel, “Butlan geliyor dediler, yattım uyudum. Butlan kararı çıktı, yattım uyudum. Partiye saldıracaklar dediler, uyudum. Polis zoruyla çıkarıldık, uyudum. Dolu altında yürüdüm, miting yaptım, yine uyudum. Saldırıya uğradım, o gece de uyudum” dedi.
Ancak Kılıçdaroğlu’nun açıklamalarının ardından ilk kez ciddi şekilde etkilendiğini ifade eden Özel, “Cumhur İttifakı’nın sahiplendiği bazı söylemlere yakın duran, ‘o köşeyi de biz doldurabiliriz’ anlayışını hissettiren bu yaklaşım beni rahatsız etti. O gece uyku uyuyamadım” diye konuştu.
Özel’in açıklamaları, CHP’de liderlik ve ideolojik yön tartışmalarının önümüzdeki dönemde daha da derinleşebileceği şeklinde yorumlandı.


