Bartın Üniversitesinin (BARÜ) “Spor Dostu Kampüs” ödülü, Rektör Prof. Dr. Ahmet Akkaya’ya Yükseköğretim Kurulu (YÖK) Başkanı Prof. Dr. Erol Özvar tarafından takdim edildi.
Yükseköğretim Kurulu (YÖK) tarafından hayata geçirilen “Spor Dostu Kampüs Projesi” kapsamında Bartın Üniversitesi (BARÜ) Kutlubey Yerleşkesi “Spor Dostu Kampüs” unvanına layık görüldü. Kampüs yaşamında fiziksel aktiviteyi teşvik etmek ve sağlıklı yaşam kültürünü yaygınlaştırmak amacıyla yürütülen projede, Türkiye’nin dört bir yanındaki üniversiteler 45 farklı kriter çerçevesinde değerlendirildi.
Değerlendirmeler neticesinde “Spor Dostu Kampüs” ünvanı almaya hak kazanan üniversiteler için Nevşehir Hacı Bektaş Veli Üniversitesinde ödül töreni düzenlendi. YÖK Başkanı Prof. Dr. Erol Özvar’ın katılımıyla gerçekleştirilen törende, BARÜ Rektörü Prof. Dr. Ahmet Akkaya ile BARÜ Spor Dostu Kampüs Koordinatörü Dr. Öğr. Üyesi Cemal Özman da yer aldı.
Programda konuşan YÖK Başkanı Özvar, “Spor altyapısından öğrenci kulüplerinin etkinliğine, ruh sağlığını destekleyici faaliyetlerden bağımlılıkla mücadele çalışmalarına, erişilebilirlik uygulamalarından geleneksel sporların yaşatılmasına kadar birçok başlığı değerlendirme sürecine dâhil ediyoruz. Bu yıl 56 üniversitemizin 60 kampüsü başvuruda bulunmuş, başvurular alanında uzman 46 akademisyen tarafından değerlendirilmiştir. Yapılan değerlendirme sonucunda 30 üniversitemizin 31 kampüsü, Spor Dostu Kampüs unvanı almaya hak kazanmıştır. Böylece bugün itibarıyla ülkemizde toplam 77 üniversitenin 79 kampüsü Spor Dostu Kampüs unvanına sahip hâle gelmiştir” dedi.
Ardından YÖK Başkanı Özvar tarafından Rektör Akkaya’ya “Spor Dostu Kampüs” ödülü takdim edildi. Törende yer alan Nevşehir Valisi Hüseyin Kök de Rektör Akkaya’yı tebrik ederek çalışmalarında başarılar diledi. Böylece BARÜ, spor ve sağlıklı yaşam odaklı kampüs anlayışını bir kez daha tescillemiş oldu. Rektör Akkaya, BARÜ’de sportif faaliyetlerin çeşitliliğini artırmaya ve sağlıklı yaşam kültürünü kampüsün her alanında yaygınlaştırmaya devam edeceklerini belirterek YÖK Başkanı Özvar’a teşekkürlerini ifade etti.


BARÜ’ye YÖK’ten “Spor Dostu Kampüs” ödülü
Kastamonu’da kursiyerlerin yaptığı ürünler beğeniye sunuldu
Kastamonu’da öğrenim gören kursiyer tarafından yapılan ahşap ürünler ve eserlerin beğeniye sunulduğu sergi yoğun ilgi gördü.
Kastamonu İl Milli Eğitim Müdürlüğü tarafından, ahşap sanatının geçmişten günümüze uzanan birikiminin tanıtılması, geleneksel sanatların yaşatılması ve gelecek nesillere aktarılması amacıyla sergi düzenlendi. “Hayat Boyu Öğrenme” haftası etkinlikleri çerçevesinde Cumhuriyet Meydanında gerçekleştirilen sergide Halk Eğitimi Merkezi bünyesindeki il genelindeki kurslarda eğitim gören kursiyerlerin yıl boyunca yaptığı ürünler sergilendi. Serginin açılış kurdelesini Vali Meftun Dallı ve Kastamonu İl Milli Eğitim Müdürü Hasan Gümüş ile protokol üyeleri kesti. Açılışın ardından Vali Dallı ve beraberindeki heyet kursiyerler tarafından yapılan ürünleri inceledi. Vali Dallı, stantları tek tek ziyaret ederek kursiyerler ve usta öğreticilerinden ahşap ürünleri hakkında bilgiler aldı. Vali Dallı, stant ziyaretinde Kastamonu’nun coğrafi işaretli ürünleri olan Tosya kıstısı ile taş baskı yaptı. Ayrıca Halk Eğitim Merkezi tarafından getirilen dokuma tezgahı da vatandaşların yoğun ilgisini gördü.
Sergide konuşan Vali Meftun Dallı, “Kastamonu’muzun ülkemizin birçok yerinde olduğu gibi sanatları ve zanaatları var. Hepimiz ’beşikten mezara kadar ilim öğreniniz’ ve ’iki günü eşit olan zarardadır’ bir inancın, bir medeniyetin mensuplarıyız. Hayat Boyu Öğrenme Haftası ve bu hafta çerçevesinde yıl boyunca yapılan etkinliklerle bu güzel sanatlarımızı, zanaatlarımızı hem yeni nesillere aktarmış oluyoruz, hem de bunları geleneksel, kültürel, folklorik olmaktan çıkartıp, bunları yeni teknolojilerle birleştirerek, bugünün ihtiyaçlarına hitap eder hale getiriyoruz. Gençlerimize bu kültürü aktarmanın en güzel yollarından birincisi bu çalışmalardır” dedi.
Milli Eğitim Müdürü Hasan Gümüş da, “Bizim kültürümüzde her yapılan işleme, her çalınan müzik, her ağaca verilen şekil o insanımızın sevdasını, geleceğini, hayata bakışını da ifade etmektedir. Burada sergilenen ürünler, insanlarımızın nasıl DNA’sı var ise, toplumumuzun da, kültürümüzün bir DNA olarak karşımıza çıkmaktadır. Bu DNA kuşaktan kuşağa aktarılmak zorundadır. Bizlerde burada sergilediğimiz ürünlerle zengin olan kültürümüzü de geleceğe aktaracağız. Bugünün çocuğu yarının geleceği olan gençlerimize de bu kültürü de emanet edeceğiz. Medeniyetimize baktığımız zaman binlerce dosyadan, binlerce klasörden oluşan büyük bir kütüphaneye benzetebiliriz. Bu kütüphanelerin içindeki dosyaların bir kısmını da burada görmüş olacağız. Aynı zamanda milli olan ve milli ürünlerle ortaya çıkanlarda, milletler arasında kendini daha rahat ifade edebilir. Buradaki yerli ve milli ürünlerle de milletler arasındaki kültürümüzü en iyi şekilde ifade edebileceğimizin farkındayım. Buradaki her bir ürün bir emek, bir sabır ve bir alın terinin ürünü olarak karşımıza çıkıyor” diye konuştu.

