Reklam
Reklam
İhlas Haber Ajansı Avatarı
İhlas Haber Ajansı tarafından
07 Mart, 2026 12:56 tarihinde yayınlandı
0

BBP Genel Başkanı Destici: “Trump ve Netenyahu gibi liderler dünya tarihinden silinmelidir”

 Büyük Birlik Partisi Genel Başkanı Mustafa Destici, Donald Trump ve İsrail Başbakanı Benjamin Netanyahu’yu sert sözlerle eleştirerek, “Trump ve Netanyahu gibi liderler dünya tarihinden silinmelidir” dedi.
Büyük Birlik Partisi Genel Başkanı Mustafa Destici, bir dizi ziyaretler için Karabük‘e geldi. İlk olarak Karabük Belediye Başkanı Özkan Çetinkaya’yı ziyaret eden Destici, çalışmalarında başarılar diledi. Destici, Büyük Birlik Partisi Karabük İl Başkanlığında gündeme ilişkin açıklamalarda bulundu. Türkiye’nin bulunduğu coğrafyanın zorluklarına dikkat çeken Destici, “Öyle bir coğrafyada bulunuyoruz ki İbn-i Haldun’un dediği gibi ‘Coğrafya kaderdir.’ Biz de kaderimizi yaşıyoruz. Cennet vatanımız, şehit kanlarıyla sulanmış mübarek bir vatandır. Bu vatana sahip olmanın ve onu korumanın bir bedeli vardır. Bu toprakların her karışında şehit kanı vardır. Gerektiğinde biz de kanımızı akıtarak bu toprakları koruyacağız” dedi.
Bölgede yaşanan gelişmelere değinen Destici, Rusya ile Ukrayna arasındaki savaşın sürdüğünü, Suriye’deki karışıklığın tam olarak sona ermediğini ifade ederek, “Irak adeta üçe bölünmüş vaziyette. İsrail, 7 Ekim 2024’ten beri Gazze’de bir toplu soykırım gerçekleştiriyor ve yüz binden fazla insan hayatını kaybetti” diye konuştu.
ABD ve İsrail’in İran’a yönelik saldırılarına değinen Destici, “ABD Başkanı Donald Trump, ‘Biz saldırmasaydık onlar bize saldıracaktı’ diyor. İran bugüne kadar Amerika’ya böyle bir saldırı gerçekleştirdi mi? İran’ın on bin kilometre ötedeki Amerika’yı vuracak imkanı mı var? Bu tamamen yapılan saldırganlığa bir gerekçe üretmekten başka bir şey değildir” ifadelerini kullandı.
Trump’ın İran’ın kısa sürede nükleer silah elde edebileceği yönündeki açıklamalarını da eleştiren Destici, “Daha önce ‘nükleer tesislerini vurduk, hepsini imha ettik’ diyorsunuz. Şimdi ise ‘bir hafta sonra nükleer silaha sahip olacaklardı’ diyorsunuz. Buna kimse inanmaz” dedi.

“İran elbette ki ülkesini ve insanını koruyacaktır”
Trump’ın ‘Ya teslim olacaksınız ya da öleceksiniz’ söylemini haydutluk olarak nitelendiren Destici, şunları söyledi:
“Böyle bir şeyi ancak haydutlar yapar. Eskiden yol keserlerdi; düzenin, nizamın, kanunun, askerin, polisin olmadığı yerlerde silah doğrultur, ‘Ellerinizi kaldırın, ya teslim olun ya da ölürsünüz’ derlerdi. Aynısını yapıyorlar. Başka ne diyor? İran’da Hamaney’nin yerine kimin geleceğini de biz belirleyeceğiz, onun dışındakini kabul etmeyiz’ diyor. Bir taraftan İran’a müzakere için haber gönderiyor, bir taraftan da ‘Biz müzakereye kapalıyız, teklifimizi reddettiler’ diyor. Eder tabii. Senin nerene güvenecek?”
Destici, İran’ın kendisini savunmasının doğal olduğunu belirterek, “İran elbette ki ülkesini ve insanını koruyacaktır. Bu anlamda verdiği karşılık da nefsi müdafaadır” diye konuştu.
“Bizim İran’la geçmişten bugüne problemlerimiz olabilir” diyen Destici, “Farklı mezheplerden olabiliriz. Bunların şu anda hiçbir kıymeti harbiyesi yoktur. Neticede bir zalim, bir haydut zorbalık yapmaktadır. Katliam yapmaktadır. 7 ile 12 yaş arasında 168 çocuğun ne suçu vardı? Ne günahı vardı? Onun için bunlar dünya tarihinden silinmeli. Böyle liderler olmaz. Bunlar dünyayı savaşın içine sürükler. Bunlar sadece bizim coğrafyamızı değil, bütün dünyayı yakar ve yıkar. Umurlarında bile olmaz. Onun için bizim çağrımız hem İslam dünyasına hem diğer dünya devletlerine yöneliktir” ifadelerine yer verdi.

“Devletimiz, hükümetimiz, askerimiz, polisimiz, Milli Savunma Bakanlığımız ve İçişleri Bakanlığımız bu konuda hazırdır, hazırlıklıdır”
İslam ülkelerine birlik çağrısında bulunan Destici, Avrupa ülkelerinin de ortak tavır alması gerektiğini vurgulayarak, “İspanya’nın ortaya koyduğu tavrı İtalya, Almanya, İngiltere ve Mısır da ortaya koyarsa ABD bu kadar rahat İsrail’in arkasında duramaz” değerlendirmesinde bulundu.
Olası göç dalgalarına da değinen Destici, İran’daki gelişmelerin yeni bir göç hareketine yol açabileceğini belirterek, “Bizim için bu savaşın en büyük tehdidi aslında budur. Ama biliyorum ki devletimiz, hükümetimiz, askerimiz, polisimiz, Milli Savunma Bakanlığımız ve İçişleri Bakanlığımız bu konuda hazırdır, hazırlıklıdır. İnşallah Suriye’de yaşanan türden bir göç dalgasının yaşanmasına da müsaade edilmeyecektir” dedi.
Ülkedeki çeteleşmeye dikkat çeken Destici, “Bir de şimdi çeteler var. Bu çetelerin kullandığı on sekiz yaş altı, on yedi yaş altı, yasada ‘çocuk’ diye tanımlanan suçlular var. En son İstanbul Çekmeköy’de bir öğretmenimiz, bu çete mensubu sözde bir çocuk, sözde bir öğrenci tarafından bıçaklanarak hayattan koparıldı. Hayatını kaybeden öğretmenimiz Fatma Nur Çelik’in on yaşında bir çocuğu var. Şimdi Adalet Bakanımızın bugünkü açıklamaları adeta yüreğimize su serpti. Ne diyor? Çocuk suçlarıyla ilgili cezalar yetersiz. Adam öldürme gibi suçlarda gerekirse ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası olmalı. Hatta biz ne diyoruz? Büyük Birlik Partisi olarak gelin anayasayı değiştirelim, idamı getirelim. Olmadı mı? O zaman sadece müebbet değil, tahliyesiz müebbet olsun. Ölene kadar orada kalsın. Birisinin canına kıymışsa idam edilsin. Anayasayı değiştirmiyor musunuz? O zaman tahliyesiz müebbet olsun. Çıkmasın oradan. Çünkü çıktığı zaman gidip birisini daha öldürüyor. Adam içeride daha da hırslanıyor. Bunun pek çok örneği var” şeklinde konuştu.
Konuşmanın ardından Destici, Karabük Üniversitesinde iftar programına katılarak şehirden ayrıldı.

Bizi sosyal medyadan takip edin
İhlas Haber Ajansı Avatarı
İhlas Haber Ajansı tarafından
05 Haziran, 2026 13:46 tarihinde yayınlandı
0 0

Zonguldak’ta uzlaştırma kültürü toplumsal barışa katkı sağlıyor, 151 dosyada anlaşma sağlandı

Zonguldak Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından 1 Haziran Uzlaştırmacılar Günü kapsamında düzenlenen etkinliklerde, uzlaştırma kurumunun ceza adalet sistemindeki yeri ve toplumsal barışa katkısı ele alındı. Zonguldak Cumhuriyet Başsavcısı Gökhan Kapağan, 1 Ocak 2026’dan bu yana kentte 151 dosyanın uzlaşma ile sonuçlandığını belirterek, sürecin onarıcı adalet anlayışının en önemli uygulamalarından biri olduğunu vurguladı.

Etkinlikler çerçevesinde Başsavcı Gökhan Kapağan, Zonguldak Adliyesi bünyesinde görev yapan uzlaştırmacılarla bir araya gelerek değerlendirme ve istişare toplantısı gerçekleştirdi. Adliye hizmet binasında vatandaşlara bilgilendirici broşürler dağıtılırken, basın mensuplarının katılımıyla düzenlenen toplantıda uzlaştırma kurumunun işleyişi hakkında kamuoyuna bilgi verildi.

Düzenlenen programda uzlaştırmanın önemine değinen Başsavcı Gökhan Kapağan, kurumun toplumdaki uzlaşı kültürünü desteklediğini ifade ederek şunları söyledi:

“Uzlaştırma, ceza adalet sistemi içerisinde mağdur ile şüpheli veya sanığın, tarafsız bir uzlaştırmacı eşliğinde bir araya gelerek uyuşmazlıklarını karşılıklı rıza temelinde çözmelerini sağlayan önemli bir kurumdur. Bu süreç, yalnızca hukuki bir mekanizma olmanın ötesinde, toplumsal barışın güçlendirilmesine, iletişimin yeniden kurulmasına ve mağduriyetlerin giderilmesine katkı sunmaktadır. Uzlaştırma uygulamalarında çözüm yalnızca maddi ödemelerden ibaret değildir. Özür dilenmesi, zararın giderilmesi, kamu yararına bağış yapılması veya toplumsal fayda sağlayan çeşitli faaliyetlerin yerine getirilmesi de uzlaşma konusu olabilmektedir.”

151 dosya çözüme kavuştu, sosyal sorumluluk öne çıktı

Zonguldak’ta 1 Ocak 2026 tarihinden bugüne kadar toplam 151 dosyada uzlaşma sağlandığı açıklandı. Tarafların karşılıklı rızasıyla sonuçlanan süreçlerde maddi tazminatların yanı sıra, sosyal sorumluluk bilincini geliştiren anlamlı edimler de uygulandı.

Gerçekleştirilen uzlaşmalar kapsamında şu örnekler öne çıktı:

“Trafik kazası nedeniyle oluşan fizik tedavi giderlerinin karşılanması amacıyla 30 bin TL ödeme yapılması, LÖSEV’e 5 bin TL bağışta bulunulması, Marka hakkına ilişkin bir uyuşmazlıkta 80 bin TL ödeme yapılması, Engelli bireye yönelik sosyal medya paylaşımı nedeniyle tarafların uzlaşarak şikâyetten vazgeçmesi, DMD hastası çocuklara maddi destek sağlanması ve kadına yönelik eylemler nedeniyle kamuoyu önünde özür dilenmesi.”

Süreç içerisinde ayrıca köy okullarına kitap gönderilmesi, hayvan barınaklarına mama desteği sağlanması, fidan dikimi yapılması, ihtiyaç sahibi ailelere erzak ve tekerlekli sandalye gibi medikal destek temin edilmesi ile kan bağışı kampanyalarına katılım gibi şartlar da yerine getirildi.

Kazananı ya da kaybedeni olmayan uzlaştırma sisteminin iletişim, anlayış ve uzlaşı temelinde çağdaş bir adalet modeli olduğuna dikkat çeken Başsavcı Kapağan, uzlaştırma kültürünün yaygınlaşmasına katkı sağlayan tüm uzlaştırmacıların gününü kutlayarak özverili çalışmaları için teşekkür etti. Etkinlikler, toplu fotoğraf çekiminin ardından sona erdi.

Bizi sosyal medyadan takip edin