Reklam
Reklam
Bölgenin Sesi Gazetesi Avatarı
Bölgenin Sesi Gazetesi tarafından
22 Eylül, 2020 22:20 tarihinde yayınlandı
0

BBP Partisi İl Başkanı Kıraç Partisinden İstifa Etti

Büyük Birlik Partisi (BBP) Karabük İl Başkanı Dursun Kıraç, partisinden istifa ettiğini açıkladı.
Başkan Kıraç partisindeki üyelik dahil olmak üzere tüm görevlerinden özel sebeplerden dolayı istifa ettiğini duyurdu.
Kıraç, “Lise çağlarımızdan bu yana İ’lay-ı Kelimetullah için Nizam-ı Alem dediğimiz; Allah davasına gücüm nisbetince hizmet etmeye gayret ettim. 14 yaşından bu yana “Büyük Birlik” hareketi ve Şehit Liderim Muhsin Yazıcıoğlu’nun şahsında abideleşen bu kutlu davanın içerisindeyim. Rabbim 8 seneyi aşkın bir süre bu kutlu davanın iman ocağında, Alperen Ocakları’nda Türk gençliğine hizmet imkânı verdi. 3 sene ise davamızın en önemli temsil noktalarından biri olan parti il başkanlığı görevini üstlendim. 14 yaşında girdiğim bu camiada; gönüllü bir nefer olmaktan, milletvekili adaylığına; ocak il başkanlığında, il genel meclis üyesi adaylığına kadar şahsıma düşen tüm görevleri layık-ı vechiyle taşımaya çalıştım. Görev sürem boyunca tüm gayem ve gayretim Şehit Liderim Muhsin Yazıcıoğlu’ndan aldığımız bu tertemiz davaya leke sürdürmemek oldu. Hayatım boyunca göğsümde bir şeref nişanesi olarak taşıyacağım en önemli şey Muhsin Yazıcıoğlu’yla ve ondan sonra da onun yolunda yol yürüme şerefidir. Bugün her şeyden ve herkesten bağımsız olarak özel sebeplerimden dolayı Büyük Birlik Partisi’ndeki üyelik dâhil tüm görevlerimden istifa ediyorum” dedi.
“Dava arkadaşlarımdan tek dileğim parti içerisinde bu istifanın his planında sulandırılmaması ve üzerine yorum yapılmamasıdır” diyen Kıraç, şu ifadelere yer verdi: “Her zaman kutlu Nizam-ı Alem idealine ulaşmada bir araç olarak gördüğüm Partimizi inşallah bizden sonra daha ehil eller alacak ve daha ileriye taşıyacaktır. Benim için siyaset; insan üstü bir kurum değil, insanlarla yapılan bir kader birliğidir. Bu kader birliğinde gönlünü kırdığımız, kalbini incittiğimiz tüm dava arkadaşlarımdan haklarını helal etmelerini rica ediyorum. En önemlisi de kendimizi sorumlu hissettiğimiz tüm Karabüklü hemşehrilerimizden de haklarını helal etmelerini diliyorum. Eğer benimde bir hakkım varsa hepinize helaldir. Görev sürem boyunca desteğini esirgemeyen tüm dava arkadaşlarıma ve tüm Karabüklülere teşekkürü borç bilirim. Hepiniz Allah’a emanet olun.”

Bizi sosyal medyadan takip edin
İhlas Haber Ajansı Avatarı
İhlas Haber Ajansı tarafından
05 Haziran, 2026 08:01 tarihinde yayınlandı
0 0

Bakan Gürlek açıklamıştı: 20 yıllık faili meçhul olayı zanlıları adliyede

Adalet Bakanı Akın Gürlek’in, 2006 yılından bu yana faili meçhul kalan bir kadın cesedinin kimliğinin tespit edildiğini ve olayla ilgili 3 şüpheli hakkında gözaltı kararı verildiğini açıklamasının ardından, Samsun’un Bafra ilçesinde 20 yıllık cinayet dosyası kapsamında gözaltına alınan şüpheliler adliyeye sevk edildi.

Samsun’un Bafra ilçesinde 14 Mart 2006 tarihinde Ozan Çayı’nda bulunan ve uzun yıllar kimliği tespit edilemeyen kadın cesedine ilişkin faili meçhul cinayet dosyasında dikkat çeken bir gelişme yaşandı. Bafra Cumhuriyet Başsavcılığı, 4 Mayıs 2026 tarihinde Samsun İl Jandarma Komutanlığı’na gönderdiği yazıda, JASAT personelinden özel bir ekip kurulmasını istedi. Yazıda, Ozan Çayı’nda bulunan cesedin 25 yaşlarında bir kadına ait olduğunun değerlendirildiği, ölümün ateşli silah mermi çekirdeği yaralanmasına bağlı meydana geldiği ve dosyada bugüne kadar herhangi bir gelişme kaydedilemediği belirtildi.

Yalova’da 2004 yılından bu yana kayıp olarak aranan Gülcan Yazıcı

Soruşturmanın yeniden derinleştirilmesiyle birlikte JASAT ekipleri, 2005-2006 yılları arasında kayıp ihbarı verilen kadınlara ilişkin daraltılmış çalışma yaptı. Yapılan analizlerde, cesedin Yalova’da 2004 yılında kayıp olarak aranan Gülcan Yazıcı’ya ait olabileceği değerlendirildi.

Bu kapsamda Gülcan Yazıcı’nın kızı Sultan Orta’dan DNA örneği alındı. Bafra Sulh Ceza Hakimliği’nin kararıyla buluntu cesetten elde edilen DNA profili ile kızından alınan biyolojik örnekler karşılaştırıldı. Adli Tıp Kurumu tarafından hazırlanan raporda, kimliği meçhul cesedin DNA profili ile SO kodlu kişinin DNA profili karşılaştırıldı. Raporda, kimliği meçhul şahsın yüzde 99,99 ihtimalle SO kodlu kişinin biyolojik annesi olabileceği tespit edildi. Böylece 2006 yılında Ozan Çayı’nda bulunan kadın cesedinin, kayıp olarak aranan Gülcan Yazıcı’ya ait olabileceği yönündeki değerlendirme DNA raporuyla güçlendi.

17 Kasım 2005’te kızının doğum günü için Bafra’ya gelmiş

Dosyada yer alan araştırma ve analiz tutanağına göre, Gülcan Yazıcı’nın 17 Kasım 2005’te kızının doğum günü için Bafra’ya geldiği, çocukları Sultan ve Selim’i ziyaret ettiği, bir süre sonra köyden ayrıldığı, kızına bir telefon numarası verdiği ve daha sonra kendisinden bir daha haber alınamadığı belirtildi.

JASAT ekiplerinin yaptığı çalışmada, Ozan Mahallesi ile Boğazkaya ve Darboğaz Mahallelerinin birbirine yakın olduğu, Gülcan Yazıcı’nın son görüldüğü yer ile cesedin bulunduğu bölge arasında bağlantı kurulduğu ifade edildi.

Soruşturma kapsamında, dosyada adı geçen N.Y., B.A. ve O.O. isimli şahısların “olası şüpheli” olarak değerlendirildiği, bu kişilerin ikametlerinde arama yapılması ve eş zamanlı olarak gözaltına alınmaları için işlem başlatıldığı öğrenildi.

Zanlılar Bafra Adliyesi’nde

Savcılığın talimatı doğrultusunda, şüphelilerin adreslerinde 2 Haziran günü saat 07.00 ile 12.00 arasında yapılan aramalar sonucunda 3 kişi gözaltına alındı. Gözaltına alınan şahıslar, geniş güvenlik önlemleri altında Bafra Adliyesi’ne sevk edildi.

Yaklaşık 20 yıldır faili meçhul olarak kalan cinayet dosyasında, DNA raporları ve JASAT ekiplerinin yürüttüğü çalışmalarla önemli delillere ulaşıldığı belirtilirken, soruşturmanın çok yönlü olarak sürdürüldüğü öğrenildi.

Bizi sosyal medyadan takip edin