Reklam
Reklam
Bölgenin Sesi Gazetesi Avatarı
Bölgenin Sesi Gazetesi tarafından
04 Kasım, 2020 21:53 tarihinde yayınlandı
0

Cumhuriyet Halk Partisi İl Başkanı Abdullah Çakır KARDEMİR Genel Kurulu sonrası yazılı bir açıklama yaparak “Kardemir de bugün ortaya konan 2.perde oyunun tüm Karabük farkındadır.” dedi

Çakır açıklamasında şöyle dedi;

” Karabük, 1937 yılında  Gazi Mustafa Kemal ATATÜRK’ün talimatları sonucu, ülkenin Başvekili İsmet İnönü tarafından milli kaynaklardan milli eserler üretilmesi adına temelleri atılan Demir Çelik fabrikaları ile kent olma özelliğine kavuşmuş, on binlerce İnsanımıza iş kapısı, aş kapısı olurken Ülkemize de ekonomik artı değer kazandırmıştır.

1995 Yılında Özelleştirilmesi kararı 1 TL sına DÇ Çalışanlarına, Karabük halkına,  Sanayicisine verilen ve bu kentin İnsanlarının taşın altına yüreğini, vücudunu koyması ile de ayakta kalmış bugünlere kadar gelmiştir.

Geçtiğimiz dönemde SPK tarafından atanan siyasi isimlerin bir takım siyasi oyunları sonucu Karabük’lü iş adamlarını birbirlerine düşürerek Kardemir bünyesinde yönetim krizleri yaratanlar bu dönemde bir adım daha atarak 9 Yönetim Kurulu üyesinin de atanması ile 2.perde oyunu sahneye koymuşlardır.

KARDEMİR  için Karabük İşçisi, Karabük Sanayicisi taşın altına elini koyarken ve İşletmelerin bacalarının tütmesini sağlarlarken bir çok yatırımlar ve modernizasyonlar ile üretimi 3 milyon tona taşıyarak modern tesisler yapılmasında öncü rol oynarken bugün ortaya konan 2.perde oyunun tüm Karabük farkındadır.

Devletleştirilecek algısı adı altında malum şirketlere peşkeş çekilmek istenmekte olduğu iddialarına CHP si İl Başkanlığı olarak bizlerde katılıyoruz.

Ve diyoruz ki…Bu kent 8 Kasım da öylesine dik bir duruş sergile de ki yine yeniden kentin kuruluşuna vesile olan KARDEMİR’İ için kepenkleri indirir, doğmamış yetimin hakkı olan fabrikaları için yeniden meydanlara iner.

Ve diyoruz ki, KARDEMİR’İ bu DEVLET 1.TL sı karşılığı Karabük halkına ve Karabük sanayicisine vermiştir, bu kentin tüm fertleri Kardemir olmazsa Karabük olmaz anlayışı ile Fabrikalarına sahip çıkmıştır.

Bundan sonrada sahip çıkacaktır.

En azından biz oynanmak istenen oyunları görmekte ve önce 1.perdesi ardından 2.perdesi sahnelenen oyunların  3.perdesine müsaade etmeyeceğiz

KARDEMİR Karabük halkının önem verdiği bir kurumdur.

Emeği olmayan bir takım İnsanların Devletin baskısı ile yukardan aşağı bir yapılanma sonrası KARDEMİR’İ ele geçirme anlayışı hakim kılınacaksa biz CHP si olarak buna dur diyecek güçteyiz ve deriz.”

 

Bizi sosyal medyadan takip edin
İhlas Haber Ajansı Avatarı
İhlas Haber Ajansı tarafından
05 Haziran, 2026 08:01 tarihinde yayınlandı
0 0

Bakan Gürlek açıklamıştı: 20 yıllık faili meçhul olayı zanlıları adliyede

Adalet Bakanı Akın Gürlek’in, 2006 yılından bu yana faili meçhul kalan bir kadın cesedinin kimliğinin tespit edildiğini ve olayla ilgili 3 şüpheli hakkında gözaltı kararı verildiğini açıklamasının ardından, Samsun’un Bafra ilçesinde 20 yıllık cinayet dosyası kapsamında gözaltına alınan şüpheliler adliyeye sevk edildi.

Samsun’un Bafra ilçesinde 14 Mart 2006 tarihinde Ozan Çayı’nda bulunan ve uzun yıllar kimliği tespit edilemeyen kadın cesedine ilişkin faili meçhul cinayet dosyasında dikkat çeken bir gelişme yaşandı. Bafra Cumhuriyet Başsavcılığı, 4 Mayıs 2026 tarihinde Samsun İl Jandarma Komutanlığı’na gönderdiği yazıda, JASAT personelinden özel bir ekip kurulmasını istedi. Yazıda, Ozan Çayı’nda bulunan cesedin 25 yaşlarında bir kadına ait olduğunun değerlendirildiği, ölümün ateşli silah mermi çekirdeği yaralanmasına bağlı meydana geldiği ve dosyada bugüne kadar herhangi bir gelişme kaydedilemediği belirtildi.

Yalova’da 2004 yılından bu yana kayıp olarak aranan Gülcan Yazıcı

Soruşturmanın yeniden derinleştirilmesiyle birlikte JASAT ekipleri, 2005-2006 yılları arasında kayıp ihbarı verilen kadınlara ilişkin daraltılmış çalışma yaptı. Yapılan analizlerde, cesedin Yalova’da 2004 yılında kayıp olarak aranan Gülcan Yazıcı’ya ait olabileceği değerlendirildi.

Bu kapsamda Gülcan Yazıcı’nın kızı Sultan Orta’dan DNA örneği alındı. Bafra Sulh Ceza Hakimliği’nin kararıyla buluntu cesetten elde edilen DNA profili ile kızından alınan biyolojik örnekler karşılaştırıldı. Adli Tıp Kurumu tarafından hazırlanan raporda, kimliği meçhul cesedin DNA profili ile SO kodlu kişinin DNA profili karşılaştırıldı. Raporda, kimliği meçhul şahsın yüzde 99,99 ihtimalle SO kodlu kişinin biyolojik annesi olabileceği tespit edildi. Böylece 2006 yılında Ozan Çayı’nda bulunan kadın cesedinin, kayıp olarak aranan Gülcan Yazıcı’ya ait olabileceği yönündeki değerlendirme DNA raporuyla güçlendi.

17 Kasım 2005’te kızının doğum günü için Bafra’ya gelmiş

Dosyada yer alan araştırma ve analiz tutanağına göre, Gülcan Yazıcı’nın 17 Kasım 2005’te kızının doğum günü için Bafra’ya geldiği, çocukları Sultan ve Selim’i ziyaret ettiği, bir süre sonra köyden ayrıldığı, kızına bir telefon numarası verdiği ve daha sonra kendisinden bir daha haber alınamadığı belirtildi.

JASAT ekiplerinin yaptığı çalışmada, Ozan Mahallesi ile Boğazkaya ve Darboğaz Mahallelerinin birbirine yakın olduğu, Gülcan Yazıcı’nın son görüldüğü yer ile cesedin bulunduğu bölge arasında bağlantı kurulduğu ifade edildi.

Soruşturma kapsamında, dosyada adı geçen N.Y., B.A. ve O.O. isimli şahısların “olası şüpheli” olarak değerlendirildiği, bu kişilerin ikametlerinde arama yapılması ve eş zamanlı olarak gözaltına alınmaları için işlem başlatıldığı öğrenildi.

Zanlılar Bafra Adliyesi’nde

Savcılığın talimatı doğrultusunda, şüphelilerin adreslerinde 2 Haziran günü saat 07.00 ile 12.00 arasında yapılan aramalar sonucunda 3 kişi gözaltına alındı. Gözaltına alınan şahıslar, geniş güvenlik önlemleri altında Bafra Adliyesi’ne sevk edildi.

Yaklaşık 20 yıldır faili meçhul olarak kalan cinayet dosyasında, DNA raporları ve JASAT ekiplerinin yürüttüğü çalışmalarla önemli delillere ulaşıldığı belirtilirken, soruşturmanın çok yönlü olarak sürdürüldüğü öğrenildi.

Bizi sosyal medyadan takip edin