Reklam
Reklam
Anadolu Ajansı Avatarı
Anadolu Ajansı tarafından
22 Eylül, 2024 12:22 tarihinde yayınlandı
0

Çocuklar ekranlardan uzaklaşıp anneleriyle resim yapıyor

TOKAT (AA) – EKBER TÜRKOĞLU – Hacettepe Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Resim Bölümünden mezun olan Elif Dülek, ekran bağımlılığından uzak tutmak ve aileleriyle vakit geçirmelerini sağlamak amacıyla Tokat'ta kız çocuklarıyla annelerine bir arada resim yaptırıyor.

Tokat'ta güzel sanatlar lisesini bitirdikten sonra lisans eğitimini Hacettepe Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Resim Bölümünde tamamlayan Dülek, aynı üniversitede yüksek lisans yapıyor.

Çocukları ekran bağımlılığından uzak tutarak anneleriyle bir arada olacakları etkinlik yapmaya karar veren Dülek, yaklaşık 1 yıl önce Tokat'ta anlaştığı bir kafede ilköğretim çağındaki çocuklar ve annelerine yönelik haftada 2 saat sulu boya ile resim yapma etkinliği gerçekleştirmeye başladı.

Bugüne kadar 22 anne ile çocuklarının katıldığı resim etkinliğine halen 8 anne ile kızı devam ediyor.

Elif Dülek, AA muhabirine, ortaokul yıllarından bu yana resim yapmayı sevdiğini söyledi.

Güzel sanatlar lisesinin ardından üniversitede resim bölümünden mezun olduğunu belirten Dülek, bulunduğu şehirde sanat adına bir şeyler yapmak istediğini anlattı.

Çocukların ve yetişkinlerin dahil olduğu bir etkinliği hayata geçirmeye karar verdiğini dile getiren Dülek, “Sanatla haşır neşir olabilecekleri resim etkinliği düzenlemeye başladım. Etkinliğe çocuklar ve her yaştan insanlar katılarak sanatı deneyimleyebiliyor. Çocuklar teknolojiden, asosyal çevreden uzaklaşarak sanatla iç içe deneyim yaşıyor. Onların sanatla iç içe olmaları beni mutlu ediyor.” dedi.

Dülek, günümüzde çocukların okula gittiğini, çalışan annelerin de gündüzleri işte bulunduğunu belirterek, şunları kaydetti:

“Çok fazla birlikte vakit geçiremiyorlar. Burada birlikte bir şeyler yapmaları için bir alan oluşuyor. Onlar için güzel bir ortam hazırlıyorum. Birlikte sanatı deneyimleyebiliyorlar. Teknoloji çocukların zihinlerini kirletmeye başladı. Sanat, insanın kendini bulmasında büyük rol oynuyor. Anne ile sanatı deneyimlemek, çocukları da anneleri de rahatlatıyor. İlk başladığımızda bu kadar rağbet yoktu. Daha az kişi katılıyordu. İnsanlar korkuyordu, 'Biz resim yapamayız' diye. Zamanla duyuldukça daha çok kişi katıldı.”

– Anneler de çocukları da bir arada etkinlik yapmaktan mutlu

Etkinliğe katılan Tuba Dülek ise kızıyla ortak bir şeyler yapmak istediklerini dile getirerek, “Sanat ve spor alanında kızımla ortak bir şeyler yapmayı amaçlayan bir anneyim. En hassas olduğum nokta, çocukların ekran bağımlılığı. Biraz bundan sıyırmak, birlikte vakit geçirmek, ortak paylaşım yapma adına resim etkinliği dikkatimizi çekti. Kızım, benimle vakit geçirdiği için çok mutlu. Grup olarak resim etkinliği yapıldığı için sosyalleşme adına da etkisi oldu. Kızımın el becerisi gelişti.” ifadelerini kullandı.

Arzu Özseven de Elif Dülek'in etkinliğini sosyal medyadan öğrendiklerini belirterek, “1 yıldır resim yapıyoruz. Hayatımıza olumlu etkileri var. Bu etkinlik ile kızım ile ilişkilerimiz çok daha gelişti.” diye konuştu.

Kafesinin üst katını etkinlik için Elif Dülek ve ailelere tahsis eden Sefa Yiğit ise çocukların bilim ve sanatla uğraşmasından mutluluk duyduklarını söyledi.

Etkinlikte anneleri ile resim yapan çocuklar da mutlu olduklarını ifade etti.

Bizi sosyal medyadan takip edin
Okan Küçük Avatarı
Okan Küçük
05 Haziran, 2026 15:02 tarihinde yayınlandı
Yapay Zeka
Yazıyı sesli dinle
0

Karabük İçin Yazıyoruz

Karabük – Safranbolu karşılaştırması yapıyoruz. Karabük ile Safranbolu’nun arası 7 kilometre olsa da sosyal hayat, kültür, sanat ve tanıtım açısından bakıldığında mesafelerin çok daha fazla uzadığını yazıyoruz.

Bugün Safranbolu denildiğinde Türkiye’nin dört bir yanında insanların bir şey söyleyebildiğini, Karabük denildiğinde ise Zonguldak mı falan denildiğini yazıyoruz.

Karabük’ün  şehrin ruhu olmalı, sanatı olmalı, festivalleri olmalı, gençlerin heyecan duyacağı etkinlikleri olmalı, diyoruz.

Şehir kendini anlatamazsa, insanlar da Karabük’ü sadece TABELADAN ibaret sanıyorlar.

Karabük uluslararası bir festivalin merkezi olamaz mı ?
Kültür ve sanat denince akla gelen şehirlerden biri olamaz mı ?
Sosyal hayatıyla, kültürüyle, vizyonuyla örnek oluşturamaz mı ?

Özü ; Karabük’ün potansiyeli  yok mu , var mı ?, diyoruz…

Biz bunları yazarken, söylerken amacımız üzüm yemek. Ha KENDİMİZİN DE DEĞİL HA, KARABÜK’ÜN GENEL OLARAK ÜZÜM YEMESİ.

Yani, Karabük’ün daha tanınır, daha bilinir ve yaşam kalitesinin daha yüksek olması için salt KARABÜKLÜLER İÇİN YANİ DAHA YAŞANABİLİR BİR KARABÜK’ÜN OLUŞMASI İÇİN birilerini, bir yerleri, yetkilileri, görevlileri harekete geçirmek için yazıyoruz yani.

Eh, her yazımız için  Allah razı olsun denilecek değil tabi, Bazı yazılarımızdan biz de eleştiri alıyoruz. Haklı eleştiri başımızın üstünde ama haksız eleştiri beni boş verin Karabük’e ne kazandırır onu da merak etmiyor değilim yani.

***

Safranbolu’dan Bir Örnek Vereyim

Safranbolu  kültürü  diyoruz, biz kültürsüz müyüz  – merkezi mi kötülüyorsun diyenler oluyor.

Tabi, insanların önce okuduklarını anlamaları lazım. Anlamıyorlarsa ne söylersen boş değil mi ?

Farklı noktadan bir örnek vereyim. Karabük Üniversitesi vaktiyle Safranbolu Sağlık Hizmetleri Meslek Yüksek Okulunu merkez kampüslerine taşıyacaktı. Ne olmuştu o zaman ?

Safranbolu esnafı , STÖ’leri hemen harekete geçtiler, Safranbolu’nun ekonomisi bundan çok zarar görür dediler, işi siyasete taşıdılar, öyle yaptılar böyle yaptılar birlik oldular ve Karabük Üniversitesi yönetimini bu karardan vazgeçirdiler değil mi ?

İşte bu da bir dayanışma kültürü örneğidir, değil mi ?

Bu okul  üniversite kampüsüne alınsaydı bundan kim kazanacaktı ? Karabük merkezi ve Karabük’ün  sosyal – kültürel merkezi haline gelen 100. Yıl mahallesi özetle Karabük kazanacaktı değil mi ?

Safranbolu esnafı , odası, stöleri tepki gösterdi, işi siyasete taşıdı ve bunu önledi. Kendi açılarından hemen organize oldular ve kendi açılarından  yüzde yüz haklılardı…

Peki Karabük bu konuya ilgili ne tepki verdi. Tek ses çıktı mı, sessizce izlediler bizim STÖ’ler vesaireler değil mi ? Hani nerede Karabük’ün dayanışma kültürü,  ruhu ?

***

3 bin kişilik Fakülte Ne Oldu ?

2024’ün sonunda  Karabük şehir merkezine 3 bin kişilik fakülte kurulması, Karabük Belediye Başkanı Özkan Çetinkaya ve Karabük Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Fatih Kırışık’ın ortak çalışmasıyla kararlaştırılmıştı.

Bu fakülte  sadece bir eğitim yuvası olmayacaktı, aynı zamanda şehir hayatına hareketlilik katacak bir merkez haline gelecekti.

 Hem şehir insanı hem esnafları  için büyük bir ekonomik ve sosyal katkı sağlayacaktı. Yeni fakülte, Karabük’ümüzü gençliğin merkezi ve bilimin yuvası haline getirecekti.

Karabük şehir merkezinin sosyo-ekonomik dengesini güçlendirmek ve toplumsal yaşam standardını yükseltmek için yıllardır konuşulan bir ihtiyaçtı  zaten.

Fakülte yerini de  belediye sağlayacaktı. Hatta yer hazır da bazı rantsal dönüşümler olmasın diye yer gizli tutuluyor falan denilmişti.

Özü; Karabük için önemli bir dönüm noktası olacaktı. Karabük’ün kalbi canlanacaktı.

Ne oldu gelinen noktada ?

***

Biz Başka Şey Anlatmaya Çalışıyoruz

Bizim Karabük – Safranbolu arasındaki bazı farkları  yazdığımız yazılar da anlatmaya çalıştığımız bir konu da bu işte.

Karabük ruhunu, vizyonunu yeniden oluşturmalı, geliştirmeli !

Bakın çıktı KBÜ Rektörü iş insanlarına destek çağrısı yaptı. Çıktı, Belediye Başkanı iş insanlarına destek çağrısı yaptı. Hayırseverlere destek çağrısı yaptı. Üniversitenin yapımı noktasında VERGİDEN DE YÜZDE YÜZ DÜŞÜYOR GELİN BUNA KATKI VERİN dediler. Ne oldu ?

2026’nın ilk yarısı bitti işte, henüz tek bir adım , destek yok. Açıklamalar resmen hava da kaldı şimdilik değil mi ?

Nasıl Safranbolu’da okul üniversite kampüsüne alınacak denildi.  Safranbolu esnafı, STÖ’leri ayağa kalktı ,ses verdi süreç değişti ve Karabük STÖ’leri şusu –busu uzaktan izledi.

Şehir merkezine  fakülte denildi, bir iki STÖ çıkıp belki açıklama yaptı ama genel bir ses çıktı mı ?

Bu konu  STÖ’ler, partiler, dernekler neye artık gündem de tutuldu mu? Hayırsever iş insanlarına ziyaretler yapılıp destek istendi mi ?

Sonuç, O FAKÜLTE O ZAMAN SAFRANBOLU’YA YAPILACAK DENİLSEYDİ  ACABA ŞİMDİ YAPILMIŞ OLABİLİR MİYDİ ? BİTMİŞ OLABİLİR MİYDİ? BUNU  DÜŞÜNÜN!

Karabük – Safranbolu’daki farkları yazdığımız yazımızı bir de bu gözle değerlendirin.

Biz Karabük’e kültürsüz mü diyormuşuz, bambaşka şeyler mi anlatmaya çalışıyor muşuz bir daha gözden geçirin bence.

KARDEMİR Beyaz Yaka Alacak

Türkiye’nin sanayi hafızasında önemli bir yere sahip olan KARDEMİR, yeni beyaz yaka personel alımıyla Karabük’te yeniden umut kapısı oldu.

Mühendislikten finansa, bilişimden insan kaynaklarına kadar birçok alanda yapılacak alımlar özellikle gençler arasında heyecan oluşturdu.

Ancak Karabük kamuoyunda yıllardır değişmeyen bir beklenti de yeniden gündemde. Şehirde yaşayan vatandaşlar, KARDEMİR gibi Karabük’ün büyümesinde emeği bulunan bir kurumda işe alımlarda KARABÜKLÜ GENÇLERE ÖNCELİK VERİLMESİNİ istiyor.

Özellikle uzun süredir iş arayan üniversite mezunları ve mühendis adayları, “Bu şehirde yaşayan insanlar kendi şehrinin fabrikasında daha fazla fırsat bulmalı” görüşünü dile getiriyor.