Demokrasi ve Atılım (DEVA) Partisi Genel Başkanı Ali Babacan, partisinin Karabük 1. Olağan Kongresi’ne katıldı.
Halkımızın hak ettiği refah seviyesine ulaşması için var gücümüzle çalışacağız” diyen Babacan, “Biz ekonomi politikalarının, münferit kişilerin zenginleştirilmesi için değil halkın topyekun zenginleştirilmesi için dizayn edilmesini düşünüyoruz.” dediKongre de “Vatandaş devlete güvenmiyor.” ifadelerinde bulunan Babacan, ” Sosyal yardımları bile objektif kriterlere göre değil, mümkün olduğunca insanların siyasi tercihlerine bağlı yapmaya çalışıyorlar.. İhtiyacı olan ailelerin evlerine giden küçük yardım kolilerinin üstünde, kocaman amblemler, logolar, forslar var, oysa bizim kültürümüzde sağ elin verdiğini sol el bilmez. Tabi sosyal yardımlar vatandaşlarımızın hakkıdır. Devletin, hükümetin verdiği bir lütuf değildir. Biz, inşallah o sistemi, hak temelli sosyal destek ve sosyal yardım programını uygulamakla ilgili hazırlıklarımızı yapmış durumdayız” dediBabacan, “DEVA Partisi olarak insan onuruna yakışmayan bu yoksulluğu ortadan kaldıracak politikalar uygulayacağız.” diyerek konuşmasında Sosyal yardımların objektif kriterlere göre yapılması gerektiğini vurguladı.
“MHP HİÇ UTANMIYOR MU?”
DEVA Partisi Genel Başkanı Ali Babacan, MHP lideri Devlet Bahçeli’nin başlattığı askıda ekmek projesini eleştirerek, “Askıda ekmek diye bir proje başlattılar. Bu yaptıklarından hiç utanmıyorlar mı? Bir ülkede adaleti, insan haklarını, demokrasiyi askıya alırsanız o ekmeği de askıya koymak zorunda kalırsınız” ifadelerini kullandı.Ali Babacan, Anayasa Mahkemesi’nin CHP Milletvekili Enis Berberoğlu’nun vermiş olduğu karara alt mahkemenin uymadığını hatırlatıp, “Böyle hukuk olmaz, böyle devlet olmaz.. Biliyorsunuz Anayasa Mahkemesi, yargılanan bir milletvekiliyle ilgili hak ihlaline hükmetti. Ama alt mahkeme bu karara uymadı. Adeta, “Sizi ilgilendirmez, istediğim gibi ihlal ederim” dedi. Arkadaşlar böyle olmaz. Böyle hukuk olmaz, böyle devlet olmaz.” diyerek tepki gösterdi.Babacan; Anayasa Mahkemesi’nin kararları karşısında da herkes görevini yapacak. Bu kararlar bağlayıcıdır, yerel mahkemeler Anayasa Mahkemesi’nce tespit edilen ihlali ve sonuçlarını ortadan kaldırmak zorundadır.Biz hukuk devletini hiçe sayan bu anlayışı reddediyoruz. Kim ne derse desin biz insan haklarını, demokrasiyi, hukukun üstünlüğünü, güçler ayrımını savunmaktan asla vazgeçmeyeceğiz.
“BU ÜLKENİN BASKICI YÖNTECİLERE DEĞİL ÖZGÜR GAZETECİLERE İHTİYACI VAR”
Sınır Tanımayan Gazeteciler örgütünün 2020 Dünya Basın Özgürlüğü Endeksi’ne göre Türkiye basın özgürlüğünde 180 ülke arasında 154’üncü sırada yer aldığını belirten Babacan ” Bu utanç verici tabloyu Türkiye hak etmiyor. Her eleştireni yargılıyorlar. Beğenmedikleri her görüşe saldırıyorlar. Demokratik bir hukuk devletinde eleştiriden korkulmaz.” dedi



