Devrek’te 99 Anadolu Lisesi öğrencisi okuldan mezun olmanın sevincini yaşadı
Zonguldak’ın Devrek ilçesinde eğitim öğretim faaliyetlerine devam eden Hamidiye Anadolu Lisesi öğrencileri dört yıl aradan sonra okuldan mezun olmanın sevincini okul idarecileri, aileleri ve diğer davetlilerle paylaştılar.
2025-2026 Eğitim- Öğretim Yılı nedeniyle okulun spor salonunda düzenlenen programa saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunmasıyla başlanırken, mezun olan ve iyi derece ile okulu bitiren öğrencilere protokol tarafından teşekkür plaketleri verildi. Birinci olarak okuldan mezun olan Elif Keçeli ise yaş kütüğüne dönem nişanını çakmanın haklı gururunu yaşadı.
Düzenlenen mezuniyet töreninde konuşan Hamidiye Anadolu Lisesi Müdürü Siyami Akpınar, “Çok kıymetli davetliler 1968 yılında eğitim öğretim faaliyetine başlayan, ilimizin ve ilçemizin en eski ve en köklü eğitim merkezi olan okulumuz 2025-2026 Eğitim-Öğretim Yılı Devrek Hamidiye Anadolu Lisesi olarak kuruluşumuzun 58.mezuniyet yılımızın programı ve etkinliklerine hoş geldiniz sizleri saygı ve sevgiyle selamlıyor, bugünün haklı gururunu yaşayan kalpleri heyecanla çarpan siz velilerimizi, öğrencilerimizi ve yakınlarını tebrik ediyorum. Şu anda büyük bir özveriyle yetiştirdiğiniz, üzerine titrediğiniz bu ana gelene kadar türlü fedakârlıklarda bulunduğunuz evlatlarınızın mutlu günlerine eşlik etmek için buradasınız. Sizlerin bu mezuniyet törenindeki yeriniz ve katkınız çocuklarınız kadar değerlidir. Gençlerimizi yeni bir yolun başına sorunsuzca ulaşmayı başardınız. Bu vatanın, bu milletin, bu kültürün bir parçası olarak yol alan gençler yetiştirmeyi başardınız. Bu taptaze beyinleri zararlı, gereksiz şeylerle değil yarın bayrağı teslim aldıklarında onlara lazım olacak güzelliklerle doldurmayı başardınız. Ve başarınızın ödülü şu anda karşınızda dimdik, onurlu ve gururlu bir şekilde durmakta. Bu sebep dolayısıyla mezun olan öğrencilerimizin bu aşamaya gelmelerine katkı sunan siz değerli anne ve babalara ayrı ayrı şükranlarımı sunmak istiyorum. Değerli meslektaşlarım Bu önemli günün en önemli mimarları tartışmasız sizlersiniz. Dört yıl boyunca öğrencilerimizle tek tek ilgilenerek onların alanlarında kendilerini geliştirmelerine katkı sunmanız nedeniyle sizlere de öğrenci ve velilerim adına şükranlarımı sunuyorum. Bir anne ve baba şefkati ile kucaklayıp, erdem ve bilgi ile donattığımız bir nesli daha bugün buradan uğurluyoruz. Onlara gösterdiğiniz kılavuzluk ve ilgi için sizlere teşekkür ediyorum ve siz değerli öğrencilerimiz öğrencilik hayatın en güzel evresi ve bu evreyi tamamlamak üzeresiniz. Bundan sonra belki de hayatın zor kısımlarıyla karşılaşacaksınız bu zor kısımla karşılaştıklarında o zorluğu aşacak gücü kendilerinde bulmalarını arzu ettiğimiz mezun öğrencilerimize başarılar diliyorum. Devrek Hamidiye Anadolu Lisesi bu günlere büyük ölçüde genel bütçe imkanları ve çevre katkılarıyla ulaşmıştır.1968 yılından bu güne kadar emeği geçen ve katkısı olan kamu kurum ve kuruluşları ile bizlere destek veren herkese teşekkürlerimi sunuyorum” diye konuştu.
Programın ardından okullarından mezun olan öğrenciler keplerini havaya atarak mezun olmanın mutluluğunu velileri ve diğer katılımcılar ile birlikte paylaştılar.


Devrek Hamidiye Anadolu lisesinden mezuniyet töreni
’La Casa De Samsun’ olayında kardeşlerden biri ilk kez konuştu: “Bu hikayede yanan ben oldum”
Samsun’da 2022 yılında bir özel bankanın mobil uygulamasındaki sistemsel açıktan yararlanarak hesaplarına 16 milyar TL aktarılmasıyla gündeme gelen Gezek kardeşlere mahkeme 5’er yıl hapis cezası verdi. Kararın ardından ilk kez konuşan Recep Gezek, “5 yıl boyunca suçsuzluğumu ispatlamaya çalıştım. Bu hikayede yanan ben oldum” dedi.
Samsun’da 2022 yılının Mart ayında Yapı Kredi Bankası’nın mobil uygulamasındaki sistemsel açık nedeniyle hesaplarına milyarlarca lira aktarılmasıyla gündeme gelen ve kamuoyunda “La Casa De Samsun” olarak anılan olayda yeni bir gelişme yaşandı. Mahkeme, Recep (30) ve Emre (35) Gezek kardeşleri “bilişim sistemlerinin kullanılması suretiyle hırsızlık” suçundan 5’er yıl hapis cezasına çarptırırken, bankanın zararının da kardeşlerden tahsil edilmesine hükmetti. Kararın ardından Recep Gezek, ilk kez İhlas Haber Ajansı (İHA) muhabirine olayın detaylarını anlattı.
“Ağabeyim benim telefonumdan yaptı”
Recep Gezek, olayın yaşandığı dönemde aynı evde yaşadığı ağabeyinin telefona ihtiyacı olduğunu belirterek, “5 yıl önce adım ’dünyanın en büyük soygunu’ adı verilen bir olaya karıştı. Bunun neticesinde 5 yıldır sancılı bir süreç yaşadım. 5 yıl önce aynı evde yaşadığım ağabeyimin telefona ihtiyacı vardı. O dönem telefonu yoktu. Ben o dönem telefonumu ona verdim. Benim iş yerimde telefon kullanımı yasaktı. 8 saat telefon kullanamayacaktım. O dönemde mobil bankacılıktan şifre almak çok kolaydı. Telefonumdan ’şifreyi unuttum’ dedikten sonra gelen mesaj ile şifre almak kolaydı. Ağabeyimin paraya ihtiyacı vardı. Benim banka hesaplarıma giriyor. Sadece olayın yaşandığı banka değil, birçok banka hesabıma girmiş. Bankanın faturalardan artan paralar ile yapılan ufak tefek yatırımlar var. Orada yatırım hesabıma giriyor. Hisse senedi menüsünden ’para çek’ diye bir menü var. Banka tüm kullanıcılarına sunuyor. Buraya miktar yazıyor ve onaylanıp mevduat hesabıma geçiyor. Miktarlar yazıyor ve mevduat hesabına geçiyor. ’Acaba benim param mı, yoksa bankada bir sıkıntı mı var’ diyerek kendi hesabından, kız arkadaşının hesabından deniyor ve 4-5 banka hesabından bu işlemi yapıyor. İşlem sadece benim banka hesabımdan olduğunu görünce parayı kendine aktarıyor, kullanıyor. Benden direkt ona gitmesi bu olayı onun yaptığını doğruluyor. Mahkemeden ’O gün o saatlerde çalıştığıma dair raporları ve kamera kayıtlarını’ talep ettim. Beni yargılayan hakim direkt ’gerek yok’ dedi. Beni olayın içine dahil etti” diye konuştu.
“Aklı başında bir insan böyle bir parayı kullanacağı zaman başına bir şey geleceğini anlar”
Hesabına geçen milyarlarca lirayla ilgili konuşan Gezek, “O dönem hesabıma 16 milyar TL’lik bir para geçişi oldu. Bu geçiş sadece benim hesabımda oldu. Daha sonra haberler olunca Kocaeli’de bir kişinin de bu şekilde yaptığı ortaya çıktı. Milyonlarca kişinin kullandığı bankada sadece 2 kişiye denk gelmiş. Sadece hisse senedi menüsü var ve oraya miktar yazılınca onaylanıyor. Karşı tarafın avukatları mahkemede benim yazılıma müdahale ettiğime dair savunmalar yaptı. Gerekçeli kararda ise o an oluşan teknik bir aksaklıktan bahsediyorlar. Dediğim gibi iş yerimde o saatlerde çalıştığıma dair raporları talep ettiğimde hakim bey buna gerek duymadı. Bu olay yüzünden hayatımda ilk defa cezaevi gördüm. Çalışma hayatım bitti, ekonomik sıkıntılar geçirdim. 16 milyar hesaba geçtiğini duyduğumda böyle bir paranın olacağını kimse düşünmez. Ağabeyim ilk gösterdiğinde kendi hesabından yaptığını düşündüm. Benim hesabımdan yaptığını düşünmedim. Haberlerde atılan 2 günlük milyarder heyecanı gibi bir şey yok. Heyecan değil, tedirginlik duydum. Aklı başında bir insan böyle bir parayı kullanacağı zaman başına bir şey geleceğini anlar. Bu hikayede yanan ben oldum. Kasti olarak kullandırma yok. Ağabeyim o an birçok banka hesabıma giriyor. Olayın yaşandığı banka nezdinde böyle bir olay yaşanmasa ağabeyim girecek para olmadığı görünce çıkacak. Benim hayatımda da 5 yıl boyunca böyle zorluklar olmayacaktı. Bu hikayede yanan ben oldum. Böyle bir şeyin başına geleceğini kimse tahmin edemezdi” şeklinde konuştu.
“Yazılımla müdahalede bulunduğumuzu söylüyorlar”
Bankanın süreç boyunca farklı iddialar ortaya attığını öne süren Gezek, “Günümüzde yapılan kiralanan bir hesap gibi de değil. Öyle olsa kabulüm olacak ama değil. Ağabeyimin bir hatası var. Kaynağını bilmediği bir parayı kendince kullanmak oldu. O da miktarı azken kullanmaya başladığını söylüyor. Miktar azken kullanmaya başlıyor ve devamını getiriyor. Mahkemede hakim bey bu olayın sorumlusu olarak beni tuttu. Ben suçsuzluğumu ispat etmeye çalışırken buna gerek duymadı. Bu paranın kaynağı ne? Önemli olan kısım da bu. ’Yatırım havuzumuza girdiler, aldılar ve çıktılar’ diyorlar. ’Hiçbir şekilde bankamızın onayı yoktur’ diyorlar ama yatırım havuzuna girmek bu kadar kolay olmamalı. Yazılımla müdahale zaten yok. IPhone 7 gibi bir telefon kullanılarak bu işlem yapılıyor. Evimizde ne kadar teknolojik alet varsa incelendi. Buna dair bir şey yok. Karşı taraf 6-7 mahkeme boyunca bizim yazılımla müdahalede bulunduğumuzu söylüyor. Böyle bir şey söz konusu değil. Banka hep bir delil kaçırma derdine düştü. Banka gerekçe olarak bu durumun teknik bir aksaklıktan dolayı olduğunu söylüyor. Milyonlarca kullanıcısı olan bir bankanın böyle 4-5 günlük bir aksaklıkta bu olayın bizim başımıza gelmesi onların şansı mı, yoksa bizim şanssızlığımız mı, bilemiyorum” ifadelerini kullandı.
“5 yıl boyuncu suçsuzluğumu ispatlamaya çalıştım”
Recep Gezek, konuyla ilgili ayrıca şunları söyledi:
“Mahkeme sürecinden önce tutukluluk süreci geçirdim. Adli kontrol süreci geçirdim. Bu olayın peşine ağabeyim zorluklar yaşadı. Bu olaydan sonra ağabeyimle aram açıldı. Arkadaşlarımda kalmak zorunda kaldım. Türkiye’deki tüm bankalara erişimim yasaklandı. Günümüzde herhangi bir kurum bir bankayla maaş anlaşması olduğu için bu yüzden çalışma hayatımı bitirdiler. Bir mesleğim vardı ve o mesleğim üzerinde geçimimi sağladım. Hesap sahibi benim olmam ve ağabeyimin bu hesabı kullanması aslında bütün olay bu. Karar açıklandı. 5 yıl gibi bir ceza aldık. Şimdi üst mahkemeye hazırlanıyoruz. Geçmişte bu olaydan dolayı polisler bizi yakalamadı. Evet, ağabeyim silahla yakalandı ve karakola götürüldü. Ben de oraya gittiğimde ağabeyimle bu olayı söyledik. O dönem bankayla da bu durumu konuşmuştuk. Banka bizden şikayetçi olacağını söylemişti. O dönem banka beni aradı ve ’Efendim, bir yanlışlık oldu, bu para nereden geldi’ diyerek bana sordu. Bunu siz bilemiyorsanız biz nasıl bilelim? 5 yıl boyunca suçsuzluğumu ispatlamaya çalıştım. Benim bulunduğum yer belli. Paranın çekim saatleri belli, aktarıldığı yer belli. Mahkeme bunları bulmak yerine, mahkeme sürekli ileri tarihe atıldı. Bizim istediklerimiz de olmadı. Sonunda bu cezayı aldım. Paranın çoğu hesaplar da blokeliydi. Bunları kolaylıkla alabilirlerdi. Mahkemede 1,5 milyon TL gibi bir borç olduğunu söylüyorlar ama paranın hükmü henüz verilmedi.”

