Reklam
Reklam
Bölgenin Sesi Gazetesi Avatarı
Bölgenin Sesi Gazetesi tarafından
07 Haziran, 2023 12:33 tarihinde yayınlandı
0

Dolmabahçe Sarayı’nın açılışının üzerinden 167 yıl geçti

Milli Saraylar Başkanı Dr. Yasin Yıldız, “Osmanlı döneminin son 70 yılında varlığı bulunan, Tanzimat Dönemi saraylarının en sembolik ve ikonik olanı Dolmabahçe Sarayı’dır.” dedi.

Osmanlı döneminin simge yapılarından Dolmabahçe Sarayı, 7 Haziran 1856’da kullanılmaya başladı.

Sarayda, 1856’dan itibaren sırasıyla Sultan Abdülmecid (1839-1861), Sultan Abdülaziz (1861-1876), Sultan V. Murad (1876), Sultan II. Abdülhamid (1876-1909), Sultan V. Mehmed Reşad (1909-1918) ve Sultan VI. Mehmed Vahdettin (1918-1922) ile son Halife Abdülmecid (1922-1924) yaşadı.

Mimarisiyle de yerli ve yabancı turistlerin dikkatini çeken saray, Osmanlı padişahlarına tanıklık eden kentin önemli tarihi yapıları arasında yer alıyor.

Milli Saraylar Başkanı Dr. Yasin Yıldız, sarayın açılışından bugüne geçen tarihi süreci ve yürütülen restorasyon çalışmalarını AA muhabirine anlattı.

“Tanzimat Dönemi saraylarının en sembolik ve ikonik olanı Dolmabahçe Sarayı’dır”

Dolmabahçe Sarayı’nın tarihi, siyasi ve kültürel açıdan önemine işaret eden Yıldız, “Osmanlı döneminin son 70 yılında varlığı bulunan, Tanzimat Dönemi saraylarının en sembolik ve ikonik olanı Dolmabahçe Sarayı’dır.” dedi.

Yıldız, Tanzimat döneminin saraydaki etkilerine değinerek, şu bilgileri verdi:

“Tanzimat reformlarıyla Osmanlı Devleti yeni bir çizgi belirledikten sonra bunun saray teşrifatında da birtakım yansımaları oldu. Daha önceki Topkapı Sarayı, Beylerbeyi ve Beşiktaş Sahil Sarayı gibi saraylar artık yeni dönemin ihtiyaçları için uygun bulunmuyor. Bunun sonucunda da özellikle mimari ve sanatsal açıdan daha fazla Batı etkisindeki Dolmabahçe başta olmak üzere Tanzimat saraylarının dönemi başlıyor.”

Sultan Abdülmecid’den itibaren altı Osmanlı padişahı ile Halife Abdülmecid’in Dolmabahçe Sarayı’nı kullandığını kaydeden Yıldız, 1927’den sonra Mustafa Kemal Atatürk’ün yaklaşık 4 yıl devletin yönetim merkezi olarak sarayı kullandığını dile getirdi.

Dr. Yasin Yıldız, 1950’li yıllara kadar devletin temsil makamı olarak değerlendirilen sarayın, 1984’te müze olarak ziyarete açıldığının altını çizerek, şunları aktardı:

“Burada, yaklaşık 40 yılın üzerinde bir dönemdir düzenli müze hizmetleri veriliyor. Dolmabahçe Sarayı 360 dönümlük bir araziye sahip. Bugün ise bunun 110 dönümü saray olarak gezilebiliyor. Pek çok yapısı günümüze kadar ulaşabilmiş durumda. Bu tabii önemli bir avantajımız. Bugün de yıllık yaklaşık 1 milyon 800 bin ziyaretçiye ev sahipliği yapan ülkemizin en önemli müzelerinden birisidir. Tabii Ayasofya Camii’nin artık müze olmaması dolayısıyla Topkapı Sarayı ile birlikte müze olarak İstanbul’da en fazla turist çeken iki atraksiyondan birisi.”

“Önümüzdeki yıl 8 milyon civarında ziyaretçi öngörüyoruz”

Saray müzelerinin tek bir çatı altında Cumhurbaşkanlığına bağlı olmasının müzelerin gelişimi için bir dönüm noktası olduğunu vurgulayan Yıldız, Milli Saraylar Başkanlığına bağlı müzelerin geçen sene 6,5 milyon yerli ve yabancı ziyaretçiyi ağırladığını kaydetti.

Yıldız, Milli Saraylar Başkanlığının 45 yıllık çok ciddi bir deneyimi ve restorasyon kadrosu olduğuna dikkati çekerek, şunları söyledi:

“2018’den sonraki süreçte Dolmabahçe Sarayı bünyesinde bulunan Resim Müzesi, ardından Beykoz Cam ve Billur Müzesi, Çamlıca Camii bünyesinde 10 bin metrekare kapalı alandaki İslam Medeniyetleri Müzesi ile Topkapı Sarayı’ndaki 5 yeni müzemizle gerçekten ziyaretçilerimize çok çeşitli hizmet sunan bir noktaya geldik. Milli Sarayların dünyada örnek gösterilen bir başka uygulaması da restorasyonlarının büyük kısmını kendi öz kaynaklarıyla karşılayabilmesidir. Topkapı Sarayı’nda yeni açılan bölümlerle birlikte önümüzdeki yıl toplam ziyaretçi rakamımızın yaklaşık 8 milyon civarında tahakkuk edeceğini öngörüyoruz.”

Milli Saraylar Başkanlığı bünyesinde 32 restorasyon atölyesinin bulunduğunun altını çizen Yıldız, 450 kişilik çok deneyimli bir restorasyon kadrosunun dış kaynağa ihtiyaç duymadan restorasyon faaliyetlerini sürdürebildiğini ifade etti.

“25 modern taşınabilir eser deposuyla dünyaya örnek bir projeyi hayata geçireceğiz”

Yasin Yıldız, Edirne Sarayı’nda da ciddi bir restorasyon çalışması başlattıklarını kaydederek, “Önümüzdeki aylarda kazıların ve restorasyonların hızlandırılmasıyla birlikte Edirne Sarayı’nı da birkaç yıllık bir masterplan çerçevesinde yerli ve yabancı kamuoyuna armağan etmeyi planlıyoruz. Gelecek kuşaklardaki müzecilerin ve restoratörlerin yetiştirilmesi anlamında çok önemli bir çalışmamız var. Milli Saraylar Enstitüsü hazırlıkları devam ediyor. Bu konudaki yasal düzenlemeler, ilgili kararnameler çıkarıldı. Şu an Yükseköğretim Kurulu ile bu konudaki iş birliklerimiz sürüyor. İnşallah önümüzdeki dönemde Milli Saraylar Enstitüsünün de hayata geçirilmesiyle gerçekten ülkemizdeki bu restorasyon ve müzecilik faaliyetlerinin tam anlamıyla sürdürülebilir olmasını sağlayacak bir altyapıya kavuşacağız.” değerlendirmesinde bulundu.

Sarayların depolama alanlarına da değinen Yıldız, “Topkapı Sarayı Seririyat Hastanelerinde oluşturulan müze depolama ve konservasyon merkezimizle hem atölyelerimizle depolarımız bir çatı altında birleşecek hem de hazırlanan 25 modern taşınabilir eser deposuyla dünyaya örnek bir projeyi sonbaharda hayata geçireceğiz ve inşallah kamuoyuna tanıtacağız. Bu noktada oldukça heyecanlıyız.” diye konuştu. (AA)

Bizi sosyal medyadan takip edin
İhlas Haber Ajansı Avatarı
İhlas Haber Ajansı tarafından
06 Haziran, 2026 14:41 tarihinde yayınlandı
0 0

Bolu’da kaçak yapı denetimi: 4.8 milyon liralık ceza

Bolu’da yapılan denetimlerde ruhsatsız ve mevzuata aykırı olduğu belirlenen 6 yapının sahiplerine toplam 4 milyon 837 bin 431 lira idari para cezası uygulandı.

Bolu İl Özel İdaresi İl Encümeni’nin nisan ayı toplantısında aldığı kararlar yayımlandı. İl genelinde gerçekleştirilen inceleme ve kontrollerde çeşitli ilçelerde bulunan 6 yapının kaçak olduğu tespit edildi. Denetimlerde Göynük ilçesinde 4, Mudurnu ve merkez ilçede birer yapının mevzuata aykırı şekilde inşa edildiği belirlendi. Göynük ilçesine bağlı Dağhancılar Köyü’nde bulunan E.Ç.’ye ait yapıya 452 bin 471 lira, Himmetoğlu Köyü’nde F.A.’ya ait yapıya 917 bin 164 lira, İbrahimözü Köyü’ndeki M.Ç.’ye ait yapıya 1 milyon 562 bin 59 lira ve Güneyçalı Köyü’ndeki S.A.’ya ait kaçak yapıya 990 bin 541 lira idari para cezası uygulanmasına karar verildi. Mudurnu ilçesinin Alpagut Köyü’nde tespit edilen R.K.’ye ait kaçak yapıya 749 bin 11 lira ceza kesilirken, merkez ilçeye bağlı Gövem Köyü’ndeki S.K.Y’ye ait yapı için 166 bin 185 TL para cezası uygulandı.

Bizi sosyal medyadan takip edin