Reklam
Reklam
Anadolu Ajansı Avatarı
Anadolu Ajansı tarafından
21 Ocak, 2024 04:36 tarihinde yayınlandı
0

Erzurum’da kar yüksekliği 30 yılda 3’te 1 azaldı

İSTANBUL (AA) – BİRİZ ÖZBAKIR – Bursa Teknik Üniversitesi (BTÜ) Mühendislik ve Doğa Bilimleri Fakültesi İnşaat Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyeleri Prof. Dr. Egemen Aras ve Doç. Dr. Babak Vaheddoost tarafından yapılan araştırmada, Erzurum'da 1991-2021 yılları arasında kar yüksekliğinin yüzde 32 azaldığı tespit edildi.

“Erzurum'da Kar Kuraklığı” araştırmasının sonuçları hakkında AA muhabirine değerlendirmelerde bulunan Aras, kar yağışının normalden daha az olması veya hiç olmamasına “kar kuraklığı” denildiğini, bu durumun genellikle kış aylarında karın yeterli miktarda yağmaması veya erken erimesi sonucu ortaya çıktığını söyledi.

Türkiye'nin kar kuraklığı haritasını çıkarmak üzere bir çalışma başlattıklarını ve bu kapsamda ilk olarak Erzurum'daki durumu incelediklerini belirten Aras, il genelinde 1991-2021 dönemini araştırdıklarını, bu kapsamda Meteoroloji Genel Müdürlüğünden elde edilen veriler ile çeşitli iklim modelleri kullanarak günlük, aylık ve yıllık yağış verilerini analiz ettiklerini anlattı.

Aras, “Araştırma sonucumuza göre Erzurum'da 1991-2021 yılları arasında kar yüksekliği yüzde 32 azalmış, sıcaklık ise yüzde 6 artmış. Bu bize Erzurum'da kar kuraklığı yaşandığını gösteriyor.” dedi.

Artan sıcaklıklar ve azalan yağışlar neticesinde iklim değişikliğine sebep olan kuraklığın özellikle dağlık bölgelerde kar örtüsünü azalttığını ve yağışın kar yerine yağmur olarak düşmesiyle kar kuraklığı görüldüğünü kaydeden Aras, kar kuraklığının ortaya çıkmasındaki temel sebebin küresel ısınmaya bağlı sıcaklık ve yağış verilerinde gözlenen değişiklikler olduğunu vurguladı.

Kar kuraklığının su kaynaklarının düzenli olarak yenilenememesine neden olduğuna değinen Aras, “Araştırma yılının son dönemlerinden günümüze kadar kuraklık sorununun devam ettiğini gördük. Kar kuraklığı görülen bölgelerde yağışlar çoğunlukla yağmur şeklinde gerçekleşmiş.” diye konuştu.

Küresel ısınmaya bağlı olarak deniz yüzey suyu sıcaklığının artmasının atmosferdeki rüzgar dolaşımını, dolayısıyla yağışları olumsuz etkilediğinin altını çizen Aras, okyanuslarda meydana gelen atmosferik olayların ve tüm dünyada yüksek ve alçak basınç sistemlerini etkileyen El Nino ve La Nina gibi doğal değişkenlerin de kar yağışlarının azalmasına neden olduğunu aktardı.

– “Kar kuraklığının hem süresi hem büyüklüğü hem de şiddeti artış gösteriyor”

Doç. Dr. Babak Vaheddoost, kar kuraklığının tespiti için Erzurum'da İspir, Oltu, Tortum, Horasan ve Hınıs ilçelerindeki meteoroloji istasyonlarından elde ettikleri verileri kullandıklarını bildirdi.

Vaheddoost, şunları söyledi:

“Özellikle bölgenin güney ve doğusunda belirgin şekilde yağışlar azalıyor. Sıcaklık için konuşmak gerekirse bölgede minimum ve maksimum değerler sürekli artıyor, buna bağlı olarak da kar kuraklığının hem süresi hem büyüklüğü hem de şiddeti artış gösteriyor. Bu şekilde devam ederse kar kuraklığının Erzurum'da giderek artacağını öngörüyoruz. Ayrıca Palandöken'de de kar yağışında azalma olduğunu tespit ettik. Kentin kuzeydoğusunda bulunan Oltu ve Horasan'da kuraklık süresi uzamış durumda. Özellikle merkezde ve havalimanı bölgesinde kuraklıkla ilgili bir artış gerçekleşeceği de öngörülebiliyor.”

Sadece Erzurum'da değil dünya genelinde de kar yağışı miktarının azaldığı bilgisini paylaşan Vaheddoost, son yıllarda kuraklık sürelerinin uzadığını, geçmişte bir ay yaşanan kuraklığın artık birkaç yıl sürebildiğini dile getirdi.

– “Kar yer altı ve yer üstü su kaynaklarını besliyor”

Kar kuraklığının yıllar içinde artması durumunda bölgedeki su kaynaklarının giderek azalacağı uyarısında bulunan Vaheddoost, Erzurum'da iklimsel değişimlerin gerçekleşebileceği göz önünde bulundurularak gelecek dönemlerde kuraklık sorunu için mekansal analiz çalışmaları yapılması tavsiyesini paylaştı.

Vaheddoost, şöyle devam etti:

“İki aylık yağış bir gecede yağdığı zaman o suyu kullanamıyoruz çünkü toprağın bir sızdırma kapasitesi var. Fazla yağış geldiği zaman o yağış topraktan sızamıyor. Sızamadığı zaman yüzeysel akış haline geliyor ve sel diye tabir ettiğimiz taşkınlara sebep oluyor. Bu durumda biz suyu hem kullanamamış oluyoruz hem de taşkınlar çevreye zarar vererek denize kadar ulaşıyor ama kar yağdığı zaman ne oluyor? Dağlardaki kar toprağa yavaş yavaş sızıyor, yer altı ve tatlı su kaynaklarımızı besliyor ve biz o suyu maksimum seviyede kullanabiliyoruz.”

Araştırmaya farklı illerdeki kar kuraklığı analizleriyle devam edeceklerinden bahseden Vaheddoost, “Şimdi Uludağ üzerinde kar kuraklığı çalışmalarına başlıyoruz. Ardından Erciyes, Ilgaz, Kars ve Bolu'da araştırmalarımızı sürdüreceğiz. Önümüzdeki iki veya üç sene içinde tüm Türkiye'nin kar kuraklığı haritasını çıkarmayı planlıyoruz.” diyerek sözlerini tamamladı.

Bizi sosyal medyadan takip edin
Okan Küçük Avatarı
Okan Küçük
05 Haziran, 2026 15:02 tarihinde yayınlandı
Yapay Zeka
Yazıyı sesli dinle
0

Karabük İçin Yazıyoruz

Karabük – Safranbolu karşılaştırması yapıyoruz. Karabük ile Safranbolu’nun arası 7 kilometre olsa da sosyal hayat, kültür, sanat ve tanıtım açısından bakıldığında mesafelerin çok daha fazla uzadığını yazıyoruz.

Bugün Safranbolu denildiğinde Türkiye’nin dört bir yanında insanların bir şey söyleyebildiğini, Karabük denildiğinde ise Zonguldak mı falan denildiğini yazıyoruz.

Karabük’ün  şehrin ruhu olmalı, sanatı olmalı, festivalleri olmalı, gençlerin heyecan duyacağı etkinlikleri olmalı, diyoruz.

Şehir kendini anlatamazsa, insanlar da Karabük’ü sadece TABELADAN ibaret sanıyorlar.

Karabük uluslararası bir festivalin merkezi olamaz mı ?
Kültür ve sanat denince akla gelen şehirlerden biri olamaz mı ?
Sosyal hayatıyla, kültürüyle, vizyonuyla örnek oluşturamaz mı ?

Özü ; Karabük’ün potansiyeli  yok mu , var mı ?, diyoruz…

Biz bunları yazarken, söylerken amacımız üzüm yemek. Ha KENDİMİZİN DE DEĞİL HA, KARABÜK’ÜN GENEL OLARAK ÜZÜM YEMESİ.

Yani, Karabük’ün daha tanınır, daha bilinir ve yaşam kalitesinin daha yüksek olması için salt KARABÜKLÜLER İÇİN YANİ DAHA YAŞANABİLİR BİR KARABÜK’ÜN OLUŞMASI İÇİN birilerini, bir yerleri, yetkilileri, görevlileri harekete geçirmek için yazıyoruz yani.

Eh, her yazımız için  Allah razı olsun denilecek değil tabi, Bazı yazılarımızdan biz de eleştiri alıyoruz. Haklı eleştiri başımızın üstünde ama haksız eleştiri beni boş verin Karabük’e ne kazandırır onu da merak etmiyor değilim yani.

***

Safranbolu’dan Bir Örnek Vereyim

Safranbolu  kültürü  diyoruz, biz kültürsüz müyüz  – merkezi mi kötülüyorsun diyenler oluyor.

Tabi, insanların önce okuduklarını anlamaları lazım. Anlamıyorlarsa ne söylersen boş değil mi ?

Farklı noktadan bir örnek vereyim. Karabük Üniversitesi vaktiyle Safranbolu Sağlık Hizmetleri Meslek Yüksek Okulunu merkez kampüslerine taşıyacaktı. Ne olmuştu o zaman ?

Safranbolu esnafı , STÖ’leri hemen harekete geçtiler, Safranbolu’nun ekonomisi bundan çok zarar görür dediler, işi siyasete taşıdılar, öyle yaptılar böyle yaptılar birlik oldular ve Karabük Üniversitesi yönetimini bu karardan vazgeçirdiler değil mi ?

İşte bu da bir dayanışma kültürü örneğidir, değil mi ?

Bu okul  üniversite kampüsüne alınsaydı bundan kim kazanacaktı ? Karabük merkezi ve Karabük’ün  sosyal – kültürel merkezi haline gelen 100. Yıl mahallesi özetle Karabük kazanacaktı değil mi ?

Safranbolu esnafı , odası, stöleri tepki gösterdi, işi siyasete taşıdı ve bunu önledi. Kendi açılarından hemen organize oldular ve kendi açılarından  yüzde yüz haklılardı…

Peki Karabük bu konuya ilgili ne tepki verdi. Tek ses çıktı mı, sessizce izlediler bizim STÖ’ler vesaireler değil mi ? Hani nerede Karabük’ün dayanışma kültürü,  ruhu ?

***

3 bin kişilik Fakülte Ne Oldu ?

2024’ün sonunda  Karabük şehir merkezine 3 bin kişilik fakülte kurulması, Karabük Belediye Başkanı Özkan Çetinkaya ve Karabük Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Fatih Kırışık’ın ortak çalışmasıyla kararlaştırılmıştı.

Bu fakülte  sadece bir eğitim yuvası olmayacaktı, aynı zamanda şehir hayatına hareketlilik katacak bir merkez haline gelecekti.

 Hem şehir insanı hem esnafları  için büyük bir ekonomik ve sosyal katkı sağlayacaktı. Yeni fakülte, Karabük’ümüzü gençliğin merkezi ve bilimin yuvası haline getirecekti.

Karabük şehir merkezinin sosyo-ekonomik dengesini güçlendirmek ve toplumsal yaşam standardını yükseltmek için yıllardır konuşulan bir ihtiyaçtı  zaten.

Fakülte yerini de  belediye sağlayacaktı. Hatta yer hazır da bazı rantsal dönüşümler olmasın diye yer gizli tutuluyor falan denilmişti.

Özü; Karabük için önemli bir dönüm noktası olacaktı. Karabük’ün kalbi canlanacaktı.

Ne oldu gelinen noktada ?

***

Biz Başka Şey Anlatmaya Çalışıyoruz

Bizim Karabük – Safranbolu arasındaki bazı farkları  yazdığımız yazılar da anlatmaya çalıştığımız bir konu da bu işte.

Karabük ruhunu, vizyonunu yeniden oluşturmalı, geliştirmeli !

Bakın çıktı KBÜ Rektörü iş insanlarına destek çağrısı yaptı. Çıktı, Belediye Başkanı iş insanlarına destek çağrısı yaptı. Hayırseverlere destek çağrısı yaptı. Üniversitenin yapımı noktasında VERGİDEN DE YÜZDE YÜZ DÜŞÜYOR GELİN BUNA KATKI VERİN dediler. Ne oldu ?

2026’nın ilk yarısı bitti işte, henüz tek bir adım , destek yok. Açıklamalar resmen hava da kaldı şimdilik değil mi ?

Nasıl Safranbolu’da okul üniversite kampüsüne alınacak denildi.  Safranbolu esnafı, STÖ’leri ayağa kalktı ,ses verdi süreç değişti ve Karabük STÖ’leri şusu –busu uzaktan izledi.

Şehir merkezine  fakülte denildi, bir iki STÖ çıkıp belki açıklama yaptı ama genel bir ses çıktı mı ?

Bu konu  STÖ’ler, partiler, dernekler neye artık gündem de tutuldu mu? Hayırsever iş insanlarına ziyaretler yapılıp destek istendi mi ?

Sonuç, O FAKÜLTE O ZAMAN SAFRANBOLU’YA YAPILACAK DENİLSEYDİ  ACABA ŞİMDİ YAPILMIŞ OLABİLİR MİYDİ ? BİTMİŞ OLABİLİR MİYDİ? BUNU  DÜŞÜNÜN!

Karabük – Safranbolu’daki farkları yazdığımız yazımızı bir de bu gözle değerlendirin.

Biz Karabük’e kültürsüz mü diyormuşuz, bambaşka şeyler mi anlatmaya çalışıyor muşuz bir daha gözden geçirin bence.

KARDEMİR Beyaz Yaka Alacak

Türkiye’nin sanayi hafızasında önemli bir yere sahip olan KARDEMİR, yeni beyaz yaka personel alımıyla Karabük’te yeniden umut kapısı oldu.

Mühendislikten finansa, bilişimden insan kaynaklarına kadar birçok alanda yapılacak alımlar özellikle gençler arasında heyecan oluşturdu.

Ancak Karabük kamuoyunda yıllardır değişmeyen bir beklenti de yeniden gündemde. Şehirde yaşayan vatandaşlar, KARDEMİR gibi Karabük’ün büyümesinde emeği bulunan bir kurumda işe alımlarda KARABÜKLÜ GENÇLERE ÖNCELİK VERİLMESİNİ istiyor.

Özellikle uzun süredir iş arayan üniversite mezunları ve mühendis adayları, “Bu şehirde yaşayan insanlar kendi şehrinin fabrikasında daha fazla fırsat bulmalı” görüşünü dile getiriyor.