Reklam
Reklam
Bölgenin Sesi Gazetesi Avatarı
Bölgenin Sesi Gazetesi tarafından
19 Temmuz, 2017 00:48 tarihinde yayınlandı
0

Festival Komitesi Toplandı

Bu yıl 18. si düzenlenecek olan Uluslararası Altın Safran Belgesel Film Festivali için çalışmalar devam ediyor.

Gerek belgesel film gerekse aynı bünyede gerçekleştirilen fotoğraf yarışmasına katılımın yoğun olması beklenen ve her yıl bir yan tema ile desteklenen festival ile ilgili çalışmalar festival bitiminin hemen ardından başlıyor.

Kültürel Miras ve Korumacılık başlığı ve “Gazozuna Sinema” alt teması ile bu yıl 18. si gerçekleştirilecek olan festival için çalışmalar tüm hızı ile devam ediyor.

Festival Komite Başkanı Safranbolu Kaymakamı ve Belediye Başkanı Fatih ÜRKMEZER Başkanlığında toplanan komite festival ile ilgili görüşlerini ve yapılması gereken çalışmalar hakkında görüş alışverişinde bulundular.

Toplantı öncesi konuşan ÜRKMEZER, Safranbolu Belediyesi Meclis Toplantı Salonu’nda yapılan toplantıda konuşan Safranbolu Kaymakamı ve Belediye Başkanvekili Fatih ÜRKMEZER, festivalin koordinasyonu, planlaması, neler yapılabilirliğinin konuşulduğunu söyledi.

ÜRKMEZER şöyle devam etti; “Uluslararası Altın Safran Belgesel Film Festivali ve diğer etkinler olsun sizler görüşlerinizi çeşitli platformlarda dile getiriyorsunuz. Safranbolu’ya, kültürüne, tarihine, geleneğine yakışır bir şekilde, vatandaşlara ulaşacak, gönlünü okşayacak, Safranbolu’nun var olan bilinirliğini hem içeride hem dışarıda daha da fazla artıracak bir faaliyet yapmak amacındayız. Biz neyimiz var, neyimiz yok, geçmiş yıllarda neleri tecrübe ettik, bunu geleceğe yönelik nasıl daha iyi rehber olacak şekilde önümüzü açar bunları planlayacağız. Her aşamada sizleri de işin içine katıp hepimizin gönlüne sinecek bir şekilde bu işin altından kalkacağız.” dedi.

18. Uluslararası Altın Safran Belgesel Film Festivali, 29 Eylül-1 Ekim tarihleri arasında yapılacak.

Bizi sosyal medyadan takip edin
Şafak Zeki Akca Avatarı
Şafak Zeki Akca
15 Haziran, 2026 21:00 tarihinde yayınlandı
Yapay Zeka
Yazıyı sesli dinle
0 0

Etkisiz ve yetkisiz KENT KONSEYİ

Şafak Zeki AKCA yazdı.

Karabük’te bir Kent Konseyi var.

Başında da çocukluğumuzdan bu yana tanıdığımız, sevdiğimiz bir isim bulunuyor: Enver Malkoç.

Çalışkan bir insandır. Savunduğu değerlere sahip çıkar.

Başarılı bir karikatüristtir.

Japonya’da aldığı uluslararası ödül de bunun önemli göstergelerinden biridir.

Bugün ise Karabük Kent Konseyi Başkanlığı görevini yürütüyor.

Ancak burada konuşmamız gereken kişi değil, sistemdir.

Çünkü mevcut haliyle kent konseyleri ne kadar etkili, ne kadar bağımsız, ne kadar özgür sorusu giderek daha fazla tartışılıyor.

Açık konuşalım…

Kent Konseylerinin ne kayda değer bir bütçesi var ne de güçlü bir yaptırım mekanizması.

Bu nedenle çoğu zaman tavsiye niteliğinde kararlar alan, etkisi sınırlı yapılar olarak kalıyorlar.

Eminim Sayın Malkoç da bu durumdan rahatsızlık duyuyordur.

Sayın Enver Malkoç aynı zamanda Ak Parti yönetim kurulu üyesidir.

*

Peki Kent Konseyi nedir?

Yönetmeliklere baktığınızda;

Katılımcılık…

Ortak akıl…

Hemşehrilik bilinci…

Sürdürülebilir kalkınma…

Çevre duyarlılığı…

Sosyal dayanışma…

Hepsi var.

Kâğıt üzerinde son derece güzel.

Peki ya sahada?

Asıl mesele de burada başlıyor.

Çünkü yıllardır yalnız Karabük’te değil, Türkiye’nin birçok kentinde aynı soru soruluyor:

Mesela…

Karabük’te yıllardır konuşulan hangi büyük sorunda Kent Konseyi belirleyici oldu?

Hangi tartışmayı başlattı?

Hangi yanlışın karşısında durdu?

Hangi konuda kamuoyu oluşturdu?

Hangi meselede “Durun arkadaş, burada bir sorun var” dedi?

Zor sorular bunlar.

Ama sorulması gerekiyor.

*

Çünkü Kent Konseyi dediğiniz yer biraz da itiraz makamıdır.

Sadece alkış makamı değildir.

Sadece organizasyon makamı değildir.

Sadece fotoğraf makamı hiç değildir.

Bazen yönetenleri rahatsız edecek.

Bazen can sıkacak.

Bazen de kimsenin söylemek istemediğini söyleyecek.

Ortak akıl dediğimiz şey zaten biraz rahatsız edici bir şeydir.

*

Kent Konseyi Başkanı aynı zamanda aktif siyasetin içindeyse…

Belediyeyi gerektiğinde ne kadar eleştirebilir?

Ne kadar bağımsız davranabilir?

Ne kadar özgür olabilir?

Kimse alınmasın.

Bu soru kişisel değil.

Bu soru yapısal.

Bugün Karabük’te soruluyor.

Başka şehirlerde de soruluyor.

Çünkü Türkiye’nin birçok yerinde Kent Konseyleri benzer bir sınav veriyor.

*

Belki de artık isimleri değil, sistemi konuşmanın zamanı gelmiştir.

Kent Konseyi Başkanı aktif siyasetin içinde olmalı mı?

Yürütme Kurulu gerçekten toplumun tüm kesimlerini temsil ediyor mu?

İş insanları var mı?

Sendikalar var mı?

Akademisyenler var mı?

Gençler var mı?

Kadınlar var mı?

Mahallelerin sesi var mı?

*

Karabük’ün ihtiyacı daha fazla toplantı değil.

Daha fazla fotoğraf değil.

Daha fazla protokol görüntüsü hiç değil.

Karabük’ün ihtiyacı;

Şehrin sorunlarını açıkça konuşabilen,

Yanlışa yanlış diyebilen,

Doğruya doğru diyebilen,

Kimsenin arka bahçesi olmayan bir Kent Konseyi’dir.

Çünkü kentlerin ortak akla ihtiyacı vardır.

Ortak akıl ise ancak özgür olduğunda anlam kazanır.

Kalın Sağlıcakla

 

Yorum Yaz

Gönderdiğiniz yorum moderasyon ekibi tarafından incelendikten sonra yayınlanacaktır.