Reklam
Reklam
Bölgenin Sesi Gazetesi Avatarı
Bölgenin Sesi Gazetesi tarafından
05 Aralık, 2023 14:06 tarihinde yayınlandı
0

Gazze’de yerinden edilen binlerce Filistinli su ve gıda eksikliği nedeniyle hastalıkların pençesinde

Gazze Şeridi’nin özellikle kuzey bölgelerinden güneye göçe zorlanan binlerce Filistinli, sığındıkları merkezlerde gıda ve hijyen malzemelerindeki eksiklik, kirli su gibi nedenlerle pek çok hastalık tehdidiyle karşı karşıya.

İsrail ordusunun 7 Ekim’den bu yana yoğun bombardıman altında tuttuğu Gazze Şeridi’nin özellikle kuzey bölgelerinden güneye göçe zorlanan binlerce Filistinli, sığındıkları merkezlerde gıda ve hijyen malzemelerindeki eksiklik, kirli su gibi nedenlerle pek çok hastalık tehdidiyle karşı karşıya.

Gazze’nin güneydeki Han Yunus kentinde bulunan Birleşmiş Milletler Yakın Doğu’daki Filistinli Mültecilere Yardım ve Bayındırlık Ajansı’na (UNRWA) bağlı bir eğitim merkezine sığınan Filistinliler, AA muhabirine, en sık görülen hastalığın kusma, ateş ve ishalle başlayan bağırsak enfeksiyonu olduğunu söyledi.

Kaldıkları sığınma merkezlerinin temizlik ve hijyenden yoksun olduğunu, uzun süre su kesintileri yaşandığını belirten Filistinliler, bu şartlarda hastalıkların katlanarak arttığını ve hayatlarını tehdit ettiğini dile getirdi.

Devam eden İsrail saldırıları nedeniyle imkanların oldukça kısıtlı olduğu sığınma merkezinde, Filistinlilerin çoğu gıda ihtiyacını dağıtılan konservelerden karşılıyor.

Hastalıklardan en çok çocuklar etkileniyor

Gazze’nin kuzeyindeki Cibaliya beldesinden geldiğini söyleyen Yusuf Hamude, “Temizlik ve hijyen eksikliğinden kaynaklı bağırsak enfeksiyonlarından en fazla etkilenen grup çocuklar.” dedi.

Bu hastalıkların öncelikli nedeninin kirli su ve yiyecek olduğuna işaret eden Hamude, hastalığa yakalananlarda ateş ve ishal görüldüğünü belirtti.

Hamude, temiz su ve hijyen sıkıntısının hastalıkların etkisini ve yayılma hızını daha da artırdığını vurguladı.

BM’nin dağıttığı un yetersiz, fırınların önünde uzun kuyruklar oluşuyor

Buraya ulaşan suyun kirli ve içmeye uygun olmadığını dile getiren Hamude, fiyatların yüksek ve ürünlerin çok kısıtlı olmasının da sağlık şartlarını zorlaştırdığını ifade etti.

Hamude, UNRWA tarafından dağıtılan un miktarının çok kısıtlı olduğunu, ailesinin ekmek ihtiyacını karşılamaya yetmediğini söyledi.

Saldırıların başından bu yana ekmek almak için fırınların önünde saatlerce beklemek zorunda kaldıklarını aktaran Hamude, bazen kendilerine sıra gelmeden ekmeğin tükendiğini vurguladı.

Hamude, Gazze’de binlerce Filistinlinin öldürüldüğü bu saldırıların durdurulması için İsrail’e baskı yapılmasını istedi.

Bağırsak ve solunum yolu hastalıklarına yakalanıyorlar

Gazze Şeridi’nin kuzeyindeki Kerame bölgesinden göç etmek zorunda kaldığını söyleyen Zeki el-Bekri, yemek pişirmek için gaz yerine odun kullanılmasının, solunum yolu hastalıklarına yol açtığını belirtti.

Öğle yemeğini odun ateşinde pişirmeye çalışan Bekri, “Odun ve yaprakların yanması sonucu ortaya çıkan dumanı solumak, öksürüğe ve akciğer ağrısına neden oluyor. Yanan odunun yoğun sıcaklığına ve ardından soğuk havaya maruz kalmak hastalıklarımızı artırıyor.” dedi.

Sığınma merkezindeki çoğu kişinin bağırsak hastalıklarından muzdarip olduğuna işaret eden Bekri, burada herhangi bir gelirleri olmadığını, gıda fiyatlarının yüksek olduğunu ve daha doyurucu olduğu için ekmek mayaladıklarını ifade etti.

Sığınma merkezlerindeki su sıkıntısı yaşamı zorlaştırıyor

Gazze kentinin Er-Rimal Mahallesi’nden göç etmek zorunda kalan Ummu Ziya el-Meşehravi, “Umumi banyolarda suyun sık sık ve uzun süreli şekilde kesilmesi, hastalıklara yol açan kirlilik seviyesini artırdı.” dedi.

Meşehvari, su doldurmak için uzun süre kuyruklarda beklediklerini bazen sıra kendilerine gelmeden suyun bittiğini ifade etti.

Hijyen sıkıntısı nedeniyle bağırsak enfeksiyonu geçirdiğini, 1-2 hafta boyunca tedavi gördüğünü anlatan Meşehvari, sığınma merkezindeki yaşamın “çok zor” olduğunu vurguladı.

“Her saniye yeni acılar yaşanıyor”

Gazze kentinin Şeyh Rıdvan Mahallesi’nden göç etmek zorunda kaldığını belirten Abdullah el-Mecder, burada yaşamın özellikle kış mevsiminin de gelmesiyle “yorucu” olduğunu dile getirdi.

“Yanımıza hiçbir şey alamadan evlerimizden çıkarıldık. Evlerimizi ve işlerimizi bıraktık. Burada her dakika, her saniye yeni acılar yaşanıyor.” diyen Mecder, sığınma merkezlerinde insanların sadece konserve yiyeceklerle beslendiğine işaret etti.

Mecder, 50 günden fazla bir süredir sadece konserve ile beslenen insanlarda çeşitli rahatsızlıklar ortaya çıktığını aktardı.

Gazze’de İsrail bombardımanındakilerden daha fazla insan hastalıklardan ölebilir

İsrail ordusu haftalardır, Gazze Şeridi’nin kuzey ve orta kesimlerindeki Filistinli sivilleri güneye göçe zorlarken, “güvenli bölgeler” olduğunu iddia ettiği güney bölgelerine de saldırmaya devam ediyor. Gazze Şeridi’nde 1,7 milyon Filistinlinin kuzeyden güneye göç etmeye zorlanarak yerlerinden edildiği belirtiliyor.

Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) Genel Direktörü Tedros Adhanom Ghebreyesus, 29 Kasım’daki açıklamasında, yaşam koşulları ve sağlık hizmetlerinin eksikliği göz önüne alındığında, Gazze’de İsrail bombardımanındakilerden daha fazla insanın hastalıklardan ölebileceğini belirtmişti.

Salgın hastalık riskinin yüksek olduğunu kaydeden Ghebreyesus, kalıcı ateşkese ihtiyaç olduğunu; bunun siviller için ölüm-kalım meselesi olduğunu vurgulamıştı.(AA)

Bizi sosyal medyadan takip edin
İhlas Haber Ajansı Avatarı
İhlas Haber Ajansı tarafından
04 Haziran, 2026 10:36 tarihinde yayınlandı
0 0

Düğün sezonu öncesi kuyumcularda hareketlilik

Yaklaşan düğün sezonu öncesinde Trabzon’da kuyumcularda hareketlilik yaşanıyor.

Kuyumcular bu yıl ki tarihi zirvelerinden aşağıda seyreden altın fiyatlarının yatırımcılar ve düğün yapacak olan vatandaşlar için fırsat oluşturduğunu ifade ediyor. Düğün yapmayı planlayan vatandaşlara fiyatlar yükselmeden alışveriş yapmaları tavsiyesinde bulunan kuyumcular, yaz sezonunun hareketli geçeceğini düşünüyor.

Kuyumculardan Erol Sayın, yaptığı açıklamada “Eskiden yaz geldiği zaman, düğün olduğu zaman altın fiyatı artar derlerdi. Altını fiyatlayan ülke Amerika. Dolayısıyla dünyada şu an Amerika-İran savaşı var, Körfez’de hareketlilik var, para sıkışıklığı var. Körfez ülkeleri ekonomiyi toparlayabilmek için rezervlerindeki altınları satmaya başladılar. Bir ürün bollaşınca fiyatı düşer. Dolayısıyla savaş ortamı olduğu için Orta Doğu’daki ülkeler, bu savaş ekonomisinde ayakta durabilmek adına rezerv altınlarını bozdular. Bozunca da altın düşmeye başladı. Ne zaman ki Orta Doğu’ya bir huzur gelir, Amerika ile İran arasında bir barış şekillenir, o zaman altın tekrar savaş öncesinde olduğu gibi yükselişe geçer. Altın için ’Gördüğü yeri unutmaz’ derler. Daha önce 8 bin 200’leri gördü. 8 bin 200’den sonra altın yorumcularının söylediği 12 bin hedefi doğrudur. Ama bu ne zaman olur bilinmez. Ancak yılsonuna kadar bu barış bir şekilde şekillenecek. Çünkü ülkelerin bu şekilde ekonomiyi yönetmesi mümkün değil. Savaş ekonomisi de bir yere kadar. Dolayısıyla bu fiyatlar tüketici için alım fırsatıdır. Nakitleri varsa bu fiyatlardan alabilirler. Daha sonraki dönemlerde zaten yatırımda kârlı olduklarını zaman onlara gösterecektir. Yatırım yapmaları ve 24 ayar almaları mantıklıdır. Daha sonra düğün yapacakları zaman kuyumcuya getirdiklerinde zaten zarar etmeden gramına gram değişeceklerdir. Dolayısıyla şu fiyatlar sevindiricidir” diye konuştu.

Altında yaşanan düşüşün düğüncüleri sevindirdiğini belirten kuyumculardan Levent Çelikoğlu ise “Şu andaki hareketlilik altın fiyatlarındaki düşüşten dolayı. Yaz mevsiminin girişi biraz daha hareket bekliyoruz. Şu anda düğün yapacakları bekliyoruz çünkü fiyatlar yükselmeden gelmelerini tavsiye ediyoruz. Bu sezonun hareketli gececiğini düşünüyorum ama bakalım ne yaşayacağız” dedi.

Bizi sosyal medyadan takip edin