Reklam
Reklam
Haber Merkezi Avatarı
Haber Merkezi tarafından
09 Haziran, 2026 15:41 tarihinde yayınlandı
0

GEÇTAP’tan Bolu Valiliği’ne Yanıt: “Ceza Kesmeyin, Kirliliği Kesin”

Gerede Çayı Temiz Aksın Platformu (GEÇTAP), Bolu Valiliği’nin 5 Haziran Dünya Çevre Günü’nde yaptığı ve çevre denetimleri ile uygulanan yaptırımları içeren basın açıklamasına sert bir yanıt verdi.

Platform, yayımladığı 18. basın açıklamasında yıllardır süren kirliliğe rağmen Gerede Çayı’nın hâlâ temiz akmadığına dikkat çekerek, “Ceza kesmek çözüm olmuyorsa, asıl sorun neden ortadan kaldırılmıyor?” sorusunu gündeme taşıdı.

Açıklamada, milyonlarca liralık çevre cezaları, mühürlenen tesisler ve yapılan denetimlere rağmen Gerede Çayı’ndaki kirliliğin devam ettiği belirtilerek, vatandaşların artık rakamlar değil somut sonuçlar görmek istediği ifade edildi.

GEÇTAP, çevreyi kirletmenin maliyetinin, çevreyi korumanın maliyetinden daha düşük hale gelip gelmediğinin sorgulanması gerektiğini vurgulayarak, kesilen cezaların ve yapılan suç duyurularının çayı temizlemeye yetmediğini savundu.

“Çevre Kanunu’nun Amacı Para Toplamak Değil”

Platform açıklamasında, Çevre Kanunu’nun amacının kirletenlerden para toplamak değil, çevre kirliliğini önlemek olduğuna dikkat çekildi. İnsan sağlığının ve temiz su hakkının ekonomik gerekçelerin önünde geldiği belirtilerek, çevre ve insan sağlığı açısından risk oluşturan durumlarda yalnızca para cezası değil, gerektiğinde faaliyetlerin durdurulmasının da yasal bir zorunluluk olduğu ifade edildi.

Ayrıca, Ankara Bölge İdare Mahkemesi’nin daha önce verdiği kararların da çevreye zarar vermeyecek değerlere ulaşılıncaya kadar üretimin durdurulmasına yönelik taleplerin ciddi şekilde değerlendirilmesi gerektiğini ortaya koyduğu hatırlatıldı.

“Sanayiye Değil, Kirliliğe Karşıyız”

GEÇTAP, açıklamasında sanayi ve üretime karşı olmadıklarını özellikle vurgulayarak, çevreye duyarlı ve yasalara uygun faaliyet gösteren işletmeleri desteklediklerini belirtti. Ancak hiçbir ekonomik kazancın insan sağlığı, temiz su kaynakları ve gelecek nesillerin yaşam hakkından daha değerli olmadığının altı çizildi.

Platform, özellikle İmreşe Köyü Deresi üzerinden gerçekleştiği iddia edilen kaçak deşarjlara dikkat çekerek, kirliliğin artık kontrol edilemez boyutlara ulaştığını savundu.

“Halk Sağlığı Tehlikede”

Açıklamada, bölgede yaşayan vatandaşların kötü koku, hava kirliliği ve su kirliliği nedeniyle ciddi sağlık endişeleri taşıdığı belirtilirken, astım ve diğer solunum yolu hastalıkları ile kanser riskine ilişkin kaygıların arttığı ifade edildi. Tarımsal üretimin zarar gördüğü, hayvan ölümlerinin yaşandığı ve bölge halkının çaresiz bırakıldığı ileri sürüldü.

Yetkililere Yöneltilen Sorular

GEÇTAP açıklamasında yetkililere şu soruları yöneltti:

  • Gerede Çayı ne zaman temiz akacak?
  • Karma Organize Sanayi Bölgesi için planlanan ortak arıtma tesisi neden hâlâ yapılmadı?
  • Deri Organize Sanayi Bölgesi’nde ikinci arıtma tesisi için neden adım atılmadı?
  • Gece deşarjı iddialarına yönelik düzenli gece denetimleri neden yapılmıyor?
  • Son üç yılda gerçekleştirilen analiz sonuçları ve denetim raporları kamuoyuyla paylaşılacak mı?
  • Kirliliğe neden olan işletmeler neden açıklanmıyor?
  • Tam arıtma sağlanıncaya kadar faaliyet durdurma hükümleri uygulanmak yerine neden yalnızca para cezalarıyla yetiniliyor?

“Bölge Halkı Temiz Akan Bir Çay İstiyor”

GEÇTAP, açıklamasının sonunda bölge halkının artık yeni ceza rakamları veya yeni açıklamalar duymak istemediğini belirterek, tek taleplerinin temiz akan bir Gerede Çayı olduğunu vurguladı.

Platform, “Mesele yalnızca çevre meselesi değildir; çocuklarımızın sağlığı, çiftçinin toprağı, üretimin geleceği ve bir havzanın yaşam hakkıdır. Herkes aynı soruyu soruyor: Gerede Çayı’ndaki bu kirlilik ne zaman gerçekten sona erecek?” ifadeleriyle açıklamasını tamamladı.

Bizi sosyal medyadan takip edin
Haber Merkezi Avatarı
Haber Merkezi tarafından
09 Haziran, 2026 16:51 tarihinde yayınlandı
0

KBÜ 17. TRT Uluslararası Belgesel Ödülleri’nden iki ödülle döndü

Karabük Üniversitesi Safranbolu Türker İnanoğlu İletişim Fakültesi öğrencilerinin hazırladığı belgeseller, Türkiye’de belgesel sinemanın en prestijli organizasyonlarından biri olarak kabul edilen TRT Uluslararası Belgesel Ödülleri’nde iki ayrı ödüle layık görüldü.

“Ahraz” adlı belgesel film “En İyi Belgesel Film Ödülü”nü kazanırken, “Sarı Kanarya” belgeseli “İkincilik Ödülü”nün sahibi oldu.

Aynı yarışmada Ulusal Profesyonel Kategoride yarışan Safranbolu Türker İnanoğlu İletişim Fakültesi Dr. Öğr. Üyesi Musa Ak, “Tuzdan Hayaller” isimli belgesel filmiyle finale kalma başarısı gösterdi.

Öğrenci kategorisinde 107 filmin yarıştığı 17. TRT Uluslararası Belgesel Ödülleri’nde yarışan “Ahraz” ve “Sarı Kanarya” belgeselleri değerlendirildi. Grand Pera Emek Sahnesi’nde düzenlenen ödül törenine Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Burhanettin Duran, TRT yöneticileri, Türk ve dünya sinemasının önde gelen isimleri ile çok sayıda davetli katıldı.

Yönetmenliğini Radyo, Televizyon ve Sinema Bölümü öğrencileri Abdulsamet Mavi, Muhammed Ağar ve Ege Döngel’in üstlendiği “Ahraz”, jüri tarafından öğrenci kategorisinin en iyi belgesel filmi seçildi. Filmin ekibinde Radyo, Televizyon ve Sinema Bölümü 4. sınıf öğrencileri Hediye Aras, Kardelen Karaduman, Azra Çakır, Abdulsamet Mavi, Muhammed Ağar ve Ege Döngel yer aldı.

Aynı kategoride İkincilik Ödülü’ne layık görülen “Sarı Kanarya” belgeselinin yönetmenliğini Radyo, Televizyon ve Sinema Bölümü öğrencisi Melike Kaya üstlendi. Filmin ekibinde Melike Kaya, Zübeyde Okuyan, Yaren Tunçtop, Ayten Oruç, Buse Doruk ve Beyzanur Ergül görev aldı. Öte yandan, birincilik ödülüne layık görülen “Ahraz” ve ikincilik ödülüne sahip olan “Sarı Kanarya” filmlerinin danışmanlıkları, Doç. Dr. Burak Türten tarafından yapıldı.

Öğrencilere ödüllerini TRT Genel Müdürü Zahid Sobacı takdim etti.

Karabük Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Fatih Kırışık, elde edilen başarının üniversitenin uygulamalı eğitim anlayışının ve sanatsal üretim kapasitesinin önemli bir göstergesi olduğunu belirtti. Safranbolu Türker İnanoğlu İletişim Fakültesi’nin kısa sürede önemli başarılara imza atarak üniversitenin dışa açılan yüzlerinden biri haline geldiğini vurgulayan Kırışık, fakültenin belgesel sinema alanında güçlü bir marka oluşturduğunu kaydetti.

İki ödülün de Karabük Üniversitesi adına büyük bir gurur kaynağı olduğunu belirten Kırışık, geçen yıl “Cam Adam” belgeseliyle elde edilen başarının ardından gelen bu ödüllerin, üniversitenin belgesel sinema alanındaki istikrarlı yükselişini ortaya koyduğunu ifade etti.

Bizi sosyal medyadan takip edin