Gerede Çayı Temiz Aksın Platformu (GEÇTAP), Bolu Valiliği’nin 5 Haziran Dünya Çevre Günü’nde yaptığı ve çevre denetimleri ile uygulanan yaptırımları içeren basın açıklamasına sert bir yanıt verdi.
Platform, yayımladığı 18. basın açıklamasında yıllardır süren kirliliğe rağmen Gerede Çayı’nın hâlâ temiz akmadığına dikkat çekerek, “Ceza kesmek çözüm olmuyorsa, asıl sorun neden ortadan kaldırılmıyor?” sorusunu gündeme taşıdı.
Açıklamada, milyonlarca liralık çevre cezaları, mühürlenen tesisler ve yapılan denetimlere rağmen Gerede Çayı’ndaki kirliliğin devam ettiği belirtilerek, vatandaşların artık rakamlar değil somut sonuçlar görmek istediği ifade edildi.
GEÇTAP, çevreyi kirletmenin maliyetinin, çevreyi korumanın maliyetinden daha düşük hale gelip gelmediğinin sorgulanması gerektiğini vurgulayarak, kesilen cezaların ve yapılan suç duyurularının çayı temizlemeye yetmediğini savundu.
“Çevre Kanunu’nun Amacı Para Toplamak Değil”
Platform açıklamasında, Çevre Kanunu’nun amacının kirletenlerden para toplamak değil, çevre kirliliğini önlemek olduğuna dikkat çekildi. İnsan sağlığının ve temiz su hakkının ekonomik gerekçelerin önünde geldiği belirtilerek, çevre ve insan sağlığı açısından risk oluşturan durumlarda yalnızca para cezası değil, gerektiğinde faaliyetlerin durdurulmasının da yasal bir zorunluluk olduğu ifade edildi.
Ayrıca, Ankara Bölge İdare Mahkemesi’nin daha önce verdiği kararların da çevreye zarar vermeyecek değerlere ulaşılıncaya kadar üretimin durdurulmasına yönelik taleplerin ciddi şekilde değerlendirilmesi gerektiğini ortaya koyduğu hatırlatıldı.
“Sanayiye Değil, Kirliliğe Karşıyız”
GEÇTAP, açıklamasında sanayi ve üretime karşı olmadıklarını özellikle vurgulayarak, çevreye duyarlı ve yasalara uygun faaliyet gösteren işletmeleri desteklediklerini belirtti. Ancak hiçbir ekonomik kazancın insan sağlığı, temiz su kaynakları ve gelecek nesillerin yaşam hakkından daha değerli olmadığının altı çizildi.
Platform, özellikle İmreşe Köyü Deresi üzerinden gerçekleştiği iddia edilen kaçak deşarjlara dikkat çekerek, kirliliğin artık kontrol edilemez boyutlara ulaştığını savundu.
“Halk Sağlığı Tehlikede”
Açıklamada, bölgede yaşayan vatandaşların kötü koku, hava kirliliği ve su kirliliği nedeniyle ciddi sağlık endişeleri taşıdığı belirtilirken, astım ve diğer solunum yolu hastalıkları ile kanser riskine ilişkin kaygıların arttığı ifade edildi. Tarımsal üretimin zarar gördüğü, hayvan ölümlerinin yaşandığı ve bölge halkının çaresiz bırakıldığı ileri sürüldü.
Yetkililere Yöneltilen Sorular
GEÇTAP açıklamasında yetkililere şu soruları yöneltti:
- Gerede Çayı ne zaman temiz akacak?
- Karma Organize Sanayi Bölgesi için planlanan ortak arıtma tesisi neden hâlâ yapılmadı?
- Deri Organize Sanayi Bölgesi’nde ikinci arıtma tesisi için neden adım atılmadı?
- Gece deşarjı iddialarına yönelik düzenli gece denetimleri neden yapılmıyor?
- Son üç yılda gerçekleştirilen analiz sonuçları ve denetim raporları kamuoyuyla paylaşılacak mı?
- Kirliliğe neden olan işletmeler neden açıklanmıyor?
- Tam arıtma sağlanıncaya kadar faaliyet durdurma hükümleri uygulanmak yerine neden yalnızca para cezalarıyla yetiniliyor?
“Bölge Halkı Temiz Akan Bir Çay İstiyor”
GEÇTAP, açıklamasının sonunda bölge halkının artık yeni ceza rakamları veya yeni açıklamalar duymak istemediğini belirterek, tek taleplerinin temiz akan bir Gerede Çayı olduğunu vurguladı.
Platform, “Mesele yalnızca çevre meselesi değildir; çocuklarımızın sağlığı, çiftçinin toprağı, üretimin geleceği ve bir havzanın yaşam hakkıdır. Herkes aynı soruyu soruyor: Gerede Çayı’ndaki bu kirlilik ne zaman gerçekten sona erecek?” ifadeleriyle açıklamasını tamamladı.


