Reklam
Reklam
Okan Küçük Avatarı
Okan Küçük tarafından
27 Kasım, 2025 15:45 tarihinde yayınlandı
0

Genç Cumhuriyetin Kurduğu Şehir Karabük

Karabük, Türkiye’nin kurtuluşunu değil kuruluşunu kutlayan tek şehri… Çünkü 13 hanelik   bir köyden, 1937’de temeli atılan Demir Çelik Fabrikalarıyla doğan gerçek bir Cumhuriyet eseri. Kardemir, “fabrika kuran fabrika” olarak Türkiye’nin sanayisini omuzlamış; İskenderun’dan Ereğli’ye kadar pek çok tesis Karabüklülerin emeğiyle hayat bulmuş, değil mi ?

Demir-Çelik Müzesi Şart

On yıllardır  ‘Karabüklü Aileler’ dönemlerindekurulması beklense de gerçekleşmeyen Demir-Çelik Müzesi, Kardemir YKB Muhammed Ali Oflaz’ın elinde tarihi bir imzaya dönüşebilir. Böyle bir müze, Karabük’ün ilk şehir müzesi olacak ve gelecek yüzyıllara kalacak bir eser olacaktır.

Müzeye  Belgesel Şart

KARDEMİR bugün Türkiye’nin büyük bir sanayi şirketi olsa da kökleri, temeli ve ruhu Karabük’te. Karabük’ün 13 hanelik bir köyden bir sanayi kentine dönüşmesinin ardında, Karabüklülerin Demir Çelik’i yaşatmak için verdiği eşsiz mücadele vardır. Halkın 1 lira bedelle fabrikayı sahiplenişinden, özelleştirme sürecinde tek yürek oluşuna ve 8 Kasım Eylemlerine kadar uzanan destansı bu direniş öyküsü, bu hikâye, aslında başlı başına bir şehir hafızasıdır.

Yıllardır arşivlerimizde bulunan  birkaç kere de hatırlattığımız önerimiz şu.
er Demir Çelik Müzesinin içinde bu yukarıda kısaca bahsettiğimiz şanlı süreci anlatan yüksek kalitede bir belgesel yer alırsa; kentimize  gelen her vali, her bakan, her yeni yönetici önce bu müzeye götürülüp o belgeseli izlerse, Karabük’te neler yaşanmış, halk- esnaf -yöneticiler topyekun bir Karabük nasıl oluşmuş, ne mücadeleler verilmiş izleselerdi-görselerdi Karabük’e bakışları çok daha farklı olurdu/olur.

Aynı şekilde, Kardemir işçileri ve aileleri de periyodik olarak bu müzeyi gezse, çalıştıkları fabrikanın nasıl büyük bir mücadelenin ürünü olduğunu görse, işlerine daha bilinçli ve dört elle sarılmazlar mı?

On yıllarca  KARDEMİR ‘Karabüklü Aileler’ tarafından yönetilirken  bunu yapacak gücü de imkânı da yok muydu KARDEMİR’in ? Ama yapılmadı işte. Neyse artık…

            Bugün pek çok Karabüklü, bu görevin artık Kardemir Yönetim Kurulu Başkanı Sayın Oflaz’da olduğunu söylüyor.

          “Sayın Oflaz döneminde bu müze ve belgesel yapılırsa, 100 yıl sonra bile adı hayırla anılır.” diyor Karabüklüler

*

Japonya Şok Testi Örneği

Japonların gençlere teknolojiyi ve birlik ruhunu aşılamak için uyguladığı “Şok Testi” örneği de burada önem kazanıyor.Öğrencilere önce üstün teknolojileri gösteriyor, sonra atom bombasıyla yıkılmış Hiroşima ve Nagazaki’yi gezdirerek şu mesajı veriyorlar:

“Birlik olursanız üretirsiniz. Birlik olmazsanız yok olursunuz.”

İşte Karabük’te oluşturulacak müze ve belgesel de aynı ruhu yaşatabilir.
Karabüklülük bilincini, birlik hissini, Kardemir’in nasıl bir mücadeleyle bugünlere geldiğini genç kuşaklara aktarabilir.
“Bu hikâyeyi yaşatacak müzeyi ve belgeseli Sayın Oflaz yapacak, biz de Karabüklülük ruhunu gelecek kuşaklara aktaracağız.” diyor Karabüklüler

***

Karabük’ün Hafızası Yaşatılmalı

Demir-Çelik Müzesi on yıllar sonra basit ve yaptım oldu mantığıyla olmamalı ama. Büyük düşünülmeli .Bu müzeyi besleyecek, şehrin kimliğini ve ruhunu ortaya koyacak çok katlı bir yapıda iç içe ya da ayrı ayrı  şu iki müze de yapılabilir.

Kent Belleği Müzesi: “Bu şehir nasıl kuruldu?” sorusunun cevabı, dijital arşivler ve anılarla geleceğe aktarılmalı. Göç ve İşçi Kültürü Müzesi: Dört bir yandan gelen insanların oluşturduğu büyük Karabük hikâyesi mutlaka anlatılmalı.

Ayrıca;  Karabükspor Müzesi: Şehrin ortak sevinci ve hüznü olan kulübün mirası korunmalı. Doğa ve Jeoloji Müzesi: Bölgenin zengin doğası çocuklara ve turistlere tanıtılmalı.

 Karabük’ün Hikâyesi Büyük, Eseri de Büyük Olmalı

Karabük’ün sanayisi, emeği, kültürü ve doğası büyük bir hikâye taşıyor. Bu hikâyeyi yaşatacak müzeler günü kurtarmak için değil, geleceğe imza atmak için düşünülmeli.
Karabük, bunu fazlasıyla hak ediyor.

***

3 Nisan Neden Ulusal Sanayi Günü Olmalı?

Genç Cumhuriyetin kurduğu, yaşattığı, kurtuluşunu değil kuruluşunu kutlayan tek il Karabük’te bir süredir 3 Nisan Ulusal Sanayi Günü çabaları var.  Bu çabalar  da çok değerli.(Aslında bu yukarıdaki demir çelik ve onu besleyecek olacağına inandığım diğer iki müze ama çok katlı aynı bina da ama ayrı ayrı yapılsa, Karabük Belgeseli  müze de yayımlansa Karabük ortaya bu iradeyi koysa, 3 Nisan’a giden yepyeni ve güçlü  bir yol da açılır.)

3 Nisan 1937 sadece Karabük’ün değil, Türkiye sanayisinin doğum günü çünkü.
İlk Türk demiri Karabük’te eridi.
Bugün hâlâ Karabük “demir çeliğin başkenti” diyorsak bunun sebebi o tarihtir.

O yüzden 3 Nisan’ın Türkiye genelinde Ulusal Sanayi Günü olarak ilan edilmesi artık kaçınılmaz olmalıdır.
Bu tarih bir fabrikanın değil, bir ülkenin ayağa kalkışının sembolüdür.
Şehirler arasında Karabük’ün yeri farklıdır.
Bu ülkeye sanayi kazandıran, fabrikalar yapan  fabrika olan, demire ruh veren ilk kenttir.

Karabük, genç Cumhuriyetin kurduğu ve hâlâ yaşattığı tek il olmanın gururunu taşıyor.
Bu şehrin hikâyesi sadece Karabük’ün değil, Türkiye’nin hikâyesidir.
3 Nisan –  Yerli ve Milli Ulusal Sanayinin doğduğu gün. 3 Nisan Ulusal Sanayi Günü olarak kutlanmalıdır, vesselam

Bizi sosyal medyadan takip edin