GEREDE ÇAYI’NDAKİ KİRLİLİK COP31 SÜRECİNE TAŞINIYOR

Gerede Çayı Temiz Aksın Platformu, Gerede Çayı ve Filyos Havzası’ndaki sanayi kaynaklı kirlilik ve çevre sorunlarını İklim Adaleti Forumu’na taşıyor.

EOEsra Oğuzkağan Özkan29 Ekim 2026, 13:174 dk okuma
GEREDE ÇAYI’NDAKİ KİRLİLİK COP31 SÜRECİNE TAŞINIYOR

Gerede Çayı Temiz Aksın Platformu (GEÇTAP), yaklaşık 20 yıldır sanayi kaynaklı kirlilik yaşandığını belirttiği Gerede Çayı ve Filyos Havzası’ndaki çevre sorunlarını, 15-17 Kasım 2026 tarihlerinde düzenlenmesi planlanan İklim Adaleti Forumu’nda gündeme getirecek. Platform, bölge halkının taleplerini ulusal ve uluslararası kamuoyuna duyurmaya hazırlanıyor.

Gerede Çayı ve Filyos Havzası’nda yaşanan çevre sorunları, iklim adaleti gündemiyle yeniden kamuoyunun dikkatine sunuluyor. Gerede Çayı Temiz Aksın Platformu (GEÇTAP) açıklamasında, bölgede uzun yıllardır devam ettiğini belirttiği sanayi kaynaklı kirliliği ve çözüm taleplerini 15-17 Kasım tarihlerinde düzenlenmesi planlanan “COP31’e Doğru İklim Adaleti Forumu”na taşıyacağını duyurdu.

Antalya Barosu öncülüğünde, Türkiye Barolar Birliği ve İstanbul Barosu bünyesindeki avukatların yanı sıra Türkiye genelinden sivil toplum kuruluşları, meslek odaları ve sendika temsilcilerinin katılımıyla gerçekleştirilmesi planlanan forumda, farklı bölgelerde yürütülen çevre mücadelelerinin ortak bir zeminde buluşturulması hedefleniyor.

GEÇTAP, forum aracılığıyla Gerede Çayı ve Filyos Havzası’nda yaşanan çevresel sorunları, bilimsel analiz sonuçlarını ve bölge halkının çözüm taleplerini gündeme getirecek. Platform, söz konusu forumun Birleşmiş Milletler’in resmî COP31 müzakerelerinden bağımsız bir etkinlik olduğunu da belirtti.

“GEREDE ÇAYI ENDÜSTRİYEL ATIK KANALINA DÖNÜŞTÜ”

GEÇTAP açıklamasında, Bolu’nun Gerede ilçesinden başlayarak Karadeniz’e ulaşan yaklaşık 288 kilometrelik akarsu sisteminin uzun yıllardır sanayi kaynaklı kirlilik tehdidi altında olduğu ileri sürüldü.

Başta Gerede Deri Organize Sanayi Bölgesi (OSB) ve Karma OSB’de faaliyet gösteren deri, jelatin ve tekstil boyama fabrikaları olmak üzere sanayi tesislerinden kaynaklanan atıksuların arıtılmadan veya yetersiz arıtılarak çaya bırakıldığı iddia edilen açıklamada, özellikle gece saatlerinde gerçekleştiği belirtilen deşarjların çevre ve yaşam alanları üzerindeki etkilerine dikkat çekildi.

Platform, kirliliğin yalnızca su kaynaklarını değil, tarım arazilerini, yeraltı sularını, yaban hayatını ve bölge halkının günlük yaşamını da etkilediğini savundu.

Açıklamada şu ifadeler kullanıldı:

“Dayanılması imkansız ağır pis koku, özellikle gece saatlerindeki kaçak deşarjlardan sonra geniş bir coğrafyaya yayılarak suyun gittiği her yerde etkisini göstermekte ve hayatı yaşanmaz hale getirmektedir. İnsanlar cam pencere açıp temiz hava almak isterken, kokudan dolayı cam pencere kapatılmasına rağmen zehirli koku evlerin içine, yatağa ve yastığa kadar sinerek bölgedeki yaşamı adeta bir cehenneme çevirmektedir.”

SU ANALİZLERİNE DİKKAT ÇEKTİLER

GEÇTAP, platform tarafından yaptırılan akredite su analizlerinde bazı kirlilik parametrelerinde yüksek değerlere rastlandığını bildirdi. Açıklamada, özellikle Deri OSB çıkışında iletkenliğin 31 bin 640 µS/cm seviyesine ulaştığı, Kimyasal Oksijen İhtiyacı (KOİ) değerinin yaklaşık 120 kat, Toplam Kjeldahl Azotu (TKN) değerinin ise yaklaşık 80 kat arttığının tespit edildiği belirtildi.

Analizlerde yağ ve gres, krom ve toplam fosfor parametreleri açısından da alıcı ortam deşarj standartlarının üzerinde değerler belirlendiği öne sürüldü. Çözünmüş oksijen seviyesindeki düşüşün sucul yaşam açısından risk oluşturduğunu savunan platform, bulguların çaydaki ekolojik bozulmaya işaret ettiğini ifade etti.

Söz konusu analiz sonuçları ve kirlilik iddialarıyla ilgili yetkili kurumların değerlendirmeleri ise açıklamada yer almadı.

TARIMDAN HAYVANCILIĞA KADAR ETKİLERİ OLDUĞU İLERİ SÜRÜLDÜ

Platform, kirliliğin bölgedeki tarımsal üretimi ve hayvancılığı da olumsuz etkilediğini iddia etti. Açıklamada, tarımsal sulamada yaşanan sorunlar, ağaçların kuruması, ürünlerde hastalık belirtileri ve hayvan ölümleri gibi konulara dikkat çekildi.

GEÇTAP ayrıca Eskipazar Hamamlı’daki sulama altyapısının ve Eskipazar Bulduk Barajı/HES’in kirlilik nedeniyle kullanılamadığını ileri sürdü.

Bölgedeki çevresel sorunların uzun süredir devam ettiğini belirten platform, kirliliğin etkilerinin araştırılması ve çözüm için etkili önlemlerin alınması gerektiğini vurguladı.

ŞİKÂYETLER, DİLEKÇELER VE HUKUKİ MÜCADELE

GEÇTAP, çevre sorunlarını gündeme taşımak amacıyla bugüne kadar çok sayıda girişimde bulunduğunu bildirdi. Açıklamada, özellikle gece saatlerinde gerçekleştiği öne sürülen deşarjların 112 ve ilgili bakanlık hatlarına bildirildiği, CİMER üzerinden yüzlerce şikâyet yapıldığı ve mülki idarelere resmî dilekçeler sunulduğu kaydedildi.

Platform, konunun beş farklı milletvekilinin soru önergesiyle Türkiye Büyük Millet Meclisi gündemine taşındığını, hukuki girişimlerin sürdürüldüğünü ve 18 basın açıklamasının yanı sıra bölgesel eylemler, televizyon programları ve belgesel çalışmalarıyla kamuoyu oluşturulmaya çalışıldığını belirtti.

FİLYOS HAVZASI İÇİN ORTAK MÜCADELE

GEÇTAP, Zonguldak’ta gerçekleştirilen iklim buluşmasına Hukuk Danışmanı Av. Yakup Şekip Okumuşoğlu, kurucu üye Ahmet Öztürk ve Batı Karadeniz Çevre Gönüllüleri Platformu Başkanı Çetin Yılmaz’ın katıldığını açıkladı.

Platform, toplantıların ardından sonuç bildirgesinin altıncı maddesine Gerede Deri OSB ve Karma OSB kaynaklı atıksu deşarjlarının Filyos Havzası üzerindeki kirletici etkilerinin dahil edildiğini bildirdi.

Ayrıca 70’ten fazla sivil toplum kuruluşu ile çevre ve emek örgütünün destek verdiği “Zamanımızı, Yaşamımızı, Geleceğimizi İstiyoruz!” başlıklı ortak bildirinin imzacıları arasında yer alacağını belirten GEÇTAP, bildirinin yabancı dillere çevrilerek uluslararası kamuoyuyla paylaşılmasının planlandığını kaydetti.

GEÇTAP’TAN KURUMLARA ÇAĞRI

Sanayi faaliyetlerine karşı olmadıklarını, üretimin çevre mevzuatına uygun şekilde yürütülmesini istediklerini vurgulayan GEÇTAP, yeterli kapasitede arıtma tesislerinin faaliyete geçirilmesi, denetimlerin 7 gün 24 saat esasına göre ve şeffaf biçimde yapılması, köylerin su kaynaklarının korunması ve atıl kaldığı belirtilen kamu yatırımlarının yeniden değerlendirilmesi çağrısında bulundu.

Platform, başta Cumhurbaşkanlığı olmak üzere Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı, Tarım ve Orman Bakanlığı, Bolu Valiliği, ilgili kamu kurumları, siyasi partiler ve milletvekillerini sorumluluk almaya davet etti.

Açıklama, şu ifadelerle sona erdi:

“Yerelde saha nöbetleriyle ve halk eylemleriyle, ulusalda basın ve kamuoyu faaliyetleriyle, mahkemelerde adil yargı mücadelesiyle ve uluslararası alanda iklim diplomasisiyle yürüttüğümüz bu haklı mücadeleyi; Gerede Çayı pırıl pırıl ve temiz akana kadar bölge halkıyla birlikte kararlılıkla sürdüreceğiz.”

GEÇTAP açıklamasında, Gerede Çayı ve Filyos Havzası’ndaki çevre sorunlarının İklim Adaleti Forumu aracılığıyla daha geniş bir kamuoyu gündemine taşınacağı bildirildi.

Yorum yaz
Paylaş

İlgili Haberler

Tümü

Yorumlar

Yorumlar editör onayından sonra yayımlanır. Kaba ve kişisel saldırı içeren yorumlar yayımlanmaz.

Henüz yorum yok.

İlk yorumu sen yaz, tartışmayı başlat.

ReklamSol Reklam
ReklamSağ Reklam