Reklam
Reklam
Anadolu Ajansı Avatarı
Anadolu Ajansı tarafından
16 Ocak, 2024 13:19 tarihinde yayınlandı
0

Güney Afrika’da İsrail aleyhine açılan davanın üç Arap hakimi merak konusu oldu

Güney Afrika Cumhuriyeti tarafından Gazze Şeridi’nde soykırım işlediği suçlamasıyla İsrail aleyhinde Uluslararası Adalet Divanında (UAD) açılan davanın görülmeye başlanmasıyla mahkeme heyetindeki 3 Arap hakim de ilgi odağı haline geldi.

Sosyal medyada kendilerinden söz edilen hakimler ise UAD’nin resmi internet sitesinin yayımladığı listeye göre Fas’tan Muhammed Bennuna, Lübnan’dan Nevvaf Selam ve Somali’den Abdulkavi Yusuf.

BM’nin ana yargı organı olarak ülkeler arasındaki hukuki anlaşmazlıkları çözüme kavuşturmak üzere kurulan UAD, uyruklarına bakılmaksızın uluslararası hukuk alanındaki yetkinlikleriyle bilinen bağımsız hakimlerden müteşekkil bir yargı heyetinden oluşuyor.

Mahkeme heyeti, Birleşmiş Milletler Genel Kurulu ve Güvenlik Konseyi tarafından aday listesinden seçilen 15 üyeden oluşuyor, bu üyeler tekrar seçilme hakkı bulunmakla birlikte 9 yıl süreyle görev yapıyor.

UAD’nin Arap hakimleri ise şu şekilde:

Somalili Abdulkavi Yusuf

Birleşmiş Milletler, akademik ve uluslararası birçok makamda bulunmuş Abdulkavi Yusuf 1948 yılında dünyaya geldi.

UAD’ye 6 Şubat 2009’da seçildikten sonra 6 Şubat 2018’de üyeliği yenilenen Yusuf, 6 Şubat 2015 ile 5 Şubat 2018 arasında UAD Başkan Yardımcılığı daha sonra 6 Şubat 2018 ile 8 Şubat 2021 tarihleri arasında UAD Başkanlığı yaptı.

Mart 2001’de BM Eğitim, Bilim ve Kültür Örgütü’ne (UNESCO) hukuk danışmanı ve Uluslararası Standartlar Ofisi Direktörü olarak atanan Yusuf, Ocak 2009’a kadar bu görevde kaldı.

Yusuf ayrıca Somali Ulusal Üniversitesi Hukuk Fakültesi’nde uluslararası hukuk alanında uzman öğretim görevlisi (1974-1980), Cenevre Üniversitesi Hukuk Fakültesi’nde yardımcı doçent (1981-1983) ve İtalya dahil olmak üzere birçok ülkedeki üniversitelerde uluslararası kamu hukuku alanında misafir öğretim üyesi görevlerinde bulundu.

Faslı hakim Muhammed Bennuna

Bennuna, 1943 yılında dünyaya geldi. Lahey Uluslararası Hukuk Akademisi’nden mezun oldu. Çeşitli Birleşmiş Milletler ve uluslararası hukuki görevlerde bulundu.

Faslı Bennuna, Uluslararası Adalet Divanı üyeliğine 6 Şubat 2006’da seçildi ve 6 Şubat 2015’te bu göreve yeniden seçildi.

Uluslararası Hukuk Enstitüsü üyesi olan Bennuna, Nijer ile Benin arasındaki sınır anlaşmazlığına ilişkin davada (2002-2005) Uluslararası Adalet Divanında özel yargıç olarak görev yaptı.

Bennuna, 2001’de Birleşmiş Milletlerde Fas Büyükelçisi ve Daimi Temsilcisi olarak atandı ve 2006 yılına kadar bu görevde kaldı.

Uluslararası Ceza Mahkemesi’nde 1998- 2001 arasında yargıç olarak çalıştı.

Lübnanlı hakim Nevvaf Selam

Nevvaf Selam, 1953 yılında Beyrut’ta dünyaya geldi. Harvard Üniversitesi Hukuk Fakültesi’nde yüksek lisans yapan Selam, Birleşmiş Milletlerdeki birçok hukuki alanda görev yaptı.

UAD’ye 6 Şubat 2018’de seçilen Selam daha önce 2007 ile 2017 arasında BM’nin New York merkezinde Lübnan Büyükelçisi ve Daimi Temsilciliğini yürüttü.

Selam, BM Güvenlik Konseyinde Lübnan’ın geçici üyeliği döneminde (2010-2011) ülkesini temsil etti.

Ayrıca, Eylül 2012-2013 arasında BM 67. Dönem Genel Kurulu Başkan Yardımcılığı yapan Selam, ülkesinin BM’ye bağlı Ekonomik ve Sosyal Konseyinde (ECOSOC) 2016’da temsilcilik yaptı.

Selam’ın adı, birçok kez başbakan adayları arasında da geçti.

Güney Afrika’nın İsrail’e karşı UAD’de açtığı “soykırım davası”

Güney Afrika Cumhuriyeti, İsrail’in Gazze’ye yönelik saldırılarının Soykırım Sözleşmesi’ni ihlal ettiği gerekçesiyle 29 Aralık 2023’te UAD’de dava açarak İsrail aleyhine ihtiyati tedbir kararı alınmasını talep etti.

Güney Afrika bu kapsamda UAD’den 9 ihtiyati tedbir kararına hükmedilmesini istiyor.

Bu kararlar arasında, “İsrail’in Gazze’deki askeri operasyonlarını derhal durdurması, Filistinlilere yönelik soykırımın önlemesi için gerekli tüm makul tedbirleri alması, yerlerinden edilenlerin evlerine dönerek yeterli gıda, su, yakıt, tıbbi ve hijyen malzemeleri, barınak ve giysi dahil olmak üzere insani yardıma erişimini sağlaması, soykırıma karışanların cezalandırılmaları için gerekli adımları atması ve soykırımın delillerini muhafaza etmesi” de bulunuyor.

Güney Afrika, durumun aciliyeti sebebiyle UAD’den tedbir kararına hükmetmesini talep ederken duruşmaların tamamlanmasının ardından Divan, tarafların beyanları ve delillerini inceleyerek karar için müzakerelere başladı.

Kararın açıklanması için hakimleri bağlayan bir tarih bulunmuyor ancak UAD’nin önceki yargılamalarına bakıldığında soykırım gibi aciliyet gerektiren durumlarda bu sürenin birkaç hafta olduğu görülüyor. (AA)

Bizi sosyal medyadan takip edin
Okan Şimşek Avatarı
Okan Şimşek tarafından
04 Haziran, 2026 13:16 tarihinde yayınlandı
0

Sürekli banka kartı kullananlar dikkat! Tehlike kapıda

Siber güvenlik uzmanları, banka kartlarının kredi kartlarına göre daha yüksek finansal risk taşıdığını belirterek kullanıcıları dolandırıcılık ve kart kopyalama vakalarına karşı uyardı.

Nakit taşıma zorunluluğunu ortadan kaldıran ve günlük hayatın ayrılmaz bir parçası haline gelen banka kartları hakkında uzmanlardan önemli uyarılar geldi. Siber güvenlik ve finans uzmanları, kredi kartlarına kıyasla banka kartlarının dolandırıcılık vakalarında telafisi zor finansal kayıplara yol açabileceğini belirterek tüketicileri dikkatli olmaları konusunda uyardı.

Uzmanlar, banka kartları ile kredi kartları arasındaki en kritik farkın “koruma mekanizması” olduğunu vurguluyor. Kredi kartlarında şüpheli işlem bildiriminde bankanın harcamayı bloke edebildiği ve tüketicinin süreç boyunca korunabildiği belirtilirken, banka kartlarında doğrudan hesaptaki nakit paranın çekildiği ifade ediliyor.

Finansal Tüketici uzmanlarına göre bu durum, dolandırıcılık vakalarında tüketiciyi daha kırılgan hale getiriyor. Yapılan açıklamalarda, “Banka kartı bilgileri ele geçirildiğinde hesapta bulunan para anında çekilebilir. İade süreci ise hukuki incelemeye bağlı olarak zaman alabilir” değerlendirmesi öne çıkıyor.

Kart kopyalama vakalarında artış

Son dönemde kart kopyalama cihazları ve kötü amaçlı yazılımlar üzerinden gerçekleştirilen dolandırıcılık olaylarında artış yaşandığı belirtiliyor. Özellikle güvenliği zayıf ATM’ler, bazı akaryakıt istasyonları ve korumasız internet siteleri riskli noktalar arasında gösteriliyor.

Siber güvenlik uzmanları, banka kartı bilgilerinin kötü amaçlı yazılımlar aracılığıyla ele geçirilerek hesaplara yetkisiz erişim sağlanabildiğini ifade ediyor.

Uzmanlardan korunma önerileri

Finans ve siber güvenlik uzmanları, kullanıcıların riskleri azaltmak için bazı önlemler alması gerektiğini belirtiyor. Öne çıkan öneriler şöyle sıralanıyor:

  • İnternet alışverişlerinde ana hesaba bağlı fiziki banka kartı yerine sanal kart kullanılması
  • Günlük kullanım için düşük bakiyeli ayrı bir hesap açılması
  • Banka mobil uygulamalarında anlık işlem bildirimlerinin aktif edilmesi

Uzmanlara göre banka kartlarının yaygın kullanımı kaçınılmaz olsa da, alınacak basit güvenlik önlemleri olası finansal kayıpların önüne geçilmesinde kritik rol oynuyor. Bankacılık işlemlerinde bilinçli hareket edilmesi, dijital dolandırıcılık riskini önemli ölçüde azaltıyor.

 

Bizi sosyal medyadan takip edin