Reklam
Reklam
Emine Çelik Avatarı
Emine Çelik tarafından
01 Kasım, 2025 13:55 tarihinde yayınlandı
0

Hastane Çöktü, Rapor Yazıldı, Hesap Sorulmadı: Akay’dan Sayıştay Başkanı’na Eskipazar Çıkışı

Türkiye Büyük Millet Meclisi, Kamu Denetçiliği Kurumu ve Sayıştay’ın 2026 yılı bütçe görüşmelerinde konuşan CHP Karabük Milletvekili Cevdet Akay, Eskipazar Devlet Hastanesi’yle ilgili skandalı tekrar gündeme taşıdı.

Sayıştay Başkanı Metin Yener’e Sayıştay Raporunu hatırlatan CHP’li Akay, yapıldıktan sadece bir yıl sonra zemindeki hatalar nedeniyle çöken hastanenin, bugünün koşullarında yaklaşık 135 milyon liralık kamu zararına yol açtığını belirtti.

“Görevini Yerine Getirmeyen Kim Varsa Hesap Versin!”

CHP’li Akay, Sayıştay Başkanı’nın da hazır bulunduğu komisyon toplantısında şunları söyledi, “Sayın Başkanım, bu sizin raporunuz. Zeminin yanlış seçildiği, usulsüz işlemler yapıldığı tespit edilmiş. Ben bu rapora dayanarak Karabük Cumhuriyet Başsavcılığı’na suç duyurusunda bulundum. Kamu zararına neden olan, denetim görevini yerine getirmeyen veya zemin etüdünü hatalı yapan kim varsa, bu kişiler hakkında yasal sürecin işletilmesini talep ettim.”

“Aynı Hastane Bugün 300 Milyon Liraya Mal Olur”

Akay, çöken hastanenin yeniden yapılması halinde bugünkü maliyetin en az 250 ila 300 milyon lira arasında olacağını belirterek, bu rakama fiyat farkları ve süre uzatımı giderlerinin dâhil olmadığını söyledi.

“Sayıştay Suç Duyurusunda Bulundu mu?”

Sayıştay Başkanı’na doğrudan yönelttiği sorusuyla dikkat çeken Akay, “Ben suç duyurusunda bulundum, ayrıca Sağlık Bakanlığı’na da soru önergesi verdim. Bu sürecin sonuna kadar takipçisi olacağız. Siz Sayıştay olarak bu konuda herhangi bir suç duyurusunda bulundunuz mu?” ifadelerini kullandı.

“Bu İşin Peşini Asla Bırakmayacağım”

Akay, Sayıştay raporlarında yer alan tespitlere rağmen bugüne kadar hiçbir işlem yapılmadığını hatırlatarak, “Eskipazar’daki bu hastane, kamu kaynaklarının nasıl heba edildiğinin çarpıcı bir örneğidir. Karabüklünün emeğiyle yapılan yatırım çöktü, kimse hesap vermedi. Biz bu işin peşini bırakmayacağız.”
dedi.

Bizi sosyal medyadan takip edin
Şafak Zeki Akca Avatarı
Şafak Zeki Akca
09 Haziran, 2026 01:01 tarihinde yayınlandı
Yapay Zeka
Yazıyı sesli dinle
0

Siyasete Güven Azalıyor Mu?

Şafak Zeki Akca yazdı.

Bu soru artık sadece Türkiye’nin değil, dünyanın birçok ülkesinin ortak sorusu haline geldi.

Kahvehanelerde, çay ocaklarında, emekli banklarında, pazar yerlerinde sık sık duyuyoruz:

“Bu ülkede kime güveneceğiz?”

Aslında mesele sadece siyaset değil.

Mesele güven.

Çünkü güven bir toplumun en önemli sermayesidir.

Bir zamanlar siyasetçinin sözü vardı.

Verdiği sözün arkasında durması beklenirdi.

Vatandaş da buna göre karar verir, oyunu kullanırdı.

Bugün ise insanlar siyaseti izlerken daha fazla soru soruyor.

Daha fazla sorguluyor.

Daha fazla şüphe duyuyor.

Bunun sebeplerini anlamak zor değil.

Son yıllarda yaşanan siyasi tartışmalar, partiler arasındaki sert kavgalar, yolsuzluk iddiaları ve bitmek bilmeyen polemikler vatandaşın siyaset kurumuna bakışını doğrudan etkiliyor.

En son örnek olarak CHP’de yaşanan gelişmeler…

Kurultay tartışmaları…

Liderlik çekişmeleri…

Parti içi hesaplaşmalar…

Günlerce televizyon ekranlarında konuşuldu.

Vatandaş ise ekranın karşısında farklı bir soru soruyordu:

“Benim hayatıma ne faydası olacak?”

Çünkü siyasetin gündemi ile vatandaşın gündemi çoğu zaman aynı değil.

Bir yanda milyonlarca liralık yolsuzluk iddiaları konuşuluyor.

Diğer yanda ay sonunu getirmeye çalışan işçiler var.

Bir yanda makam kavgaları yaşanıyor.

Diğer yanda en düşük emekli maaşıyla geçinmeye çalışan insanlar hayat mücadelesi veriyor.

Bir yanda siyasi hesaplar yapılıyor.

Diğer yanda market raflarının önünde etiket hesabı yapan vatandaş bulunuyor.

Hal böyle olunca insanlar ister istemez soruyor:

“Kime güveneceğiz?”

Siyasete duyulan güven bir günde kaybolmaz.

Ama yaşanan her tartışma, her hayal kırıklığı ve her yerine getirilmeyen söz bu güveni biraz daha aşındırır.

Vatandaş artık sadece vaat duymak istemiyor.

Sonuç görmek istiyor.

Çünkü insanlar söylenenleri değil, yaşadıkları hayatı hatırlıyor.

Özellikle gençler artık siyasi sloganlardan çok geleceklerine bakıyor.

İş bulabilecekler mi?

İyi bir eğitim alabilecekler mi?

Daha iyi şartlarda yaşayabilecekler mi?

Onların gündeminde bunlar var.

Demokrasi sadece seçimden seçime sandığa gitmek değildir.

Demokrasi aynı zamanda vatandaşın yönetime güven duymasıdır.

Kendisini sistemin bir parçası olarak hissetmesidir.

İnsanlar sorunların çözülebileceğine inanıyorsa umut vardır.

Ama güven azaldığında umutsuzluk büyür.

İşte asıl tehlike de budur.

Bugün siyasetin önündeki en büyük sınav seçim kazanmak değil, yeniden güven kazanmaktır.

Çünkü sandık gelir geçer.

Makamlar değişir.

Partiler yükselir, düşer.

Ama vatandaşın hafızasında kalan tek şey vardır:

Söylenenler değil, yaşananlar…

Kalın Sağlıcakla