Çoklu zekâ kuramı, 1983 yılında HowardGardner tarafından zekâyı tek ve baskın bir yetenek olarak görmekten ziyade, çeşitli ve özel boyutlardan oluştuğunu öneren bir modeldi.
Gardner dokuz yeteneğin bu zekâboyutlarını karşıladığını savunmaktaydı: Uzamsal/Sözel/Mantıksal-Matematiksel/Kinestetik/Müziksel/İçsel/Sosyal/Doğasal/Varoluşsal
Hatta Gardner, yukarıdaki zekâ çeşitlerinin yanı sıra, Ahlâk Zekâsı’nın da 10. boyut olmaya değer olduğunu belirtmekteydi.
Değerli dostlar şimdi geçelim Abraham Maslow’un 1943 yılında yayınladığı o meşhur “İhtiyaçlar Hiyerarşisi” çalışmasına:
Maslow, “İhtiyaçlar Piramidinde”gereksinimleri (ihtiyaçları) şu şekilde kategorize etmekteydi:
Fizyolojik gereksinimler (nefes alma, besin, yemek, su, cinsellik, uyku, sağlıklı metabolizma, boşaltım)
Güvenlik gereksinimi (beden, iş, kaynak, ahlak, aile, sağlık ve mülkiyet güvenliği)
Ait olma, sevgi, sevecenlik gereksinimi (arkadaşlık, aile, cinsel mahremiyet)
Saygınlık gereksinimi (özsaygı, özgüven, başarı, başkalarına saygı duymak, başkaları tarafından saygı duyulmak)
Kendini gerçekleştirme gereksinimi (erdemli, yaratıcı, içten, problem çözücü, önyargısız ve hakikatleri kabul eder olmak)
Şimdi dostlar, buraya kadar bahsettiğimiz zekâlar ve ihtiyaçlar çeşitliliğini beraber düşündüğümüzde; bu kavramların iç içe geçmiş olduğunu düşünüyorumnedense.
Bizler insanlar olarak gereksinimleri olan ve bu gereksinimleri maksimum derecede karşılamak isteyen zayıf yaratıklarız. İhtiyaçlarımız bu yüzden türlü türlüdür. Mizaca ve mecraya bağlı olarak bunlar değişebilmektedir.
Zekâ da insan neye ihtiyaç duyuyorsa ona göre baskınlanırdiyebiliriz. Örneğin; benim dedem: Köy hayatında doğmuş ve büyümüşler. Tarla-bağ-bahçe işlerinde gereksinim duyduğu alet ve edevatı kendi yapar, yani elinden her iş gelirdi.
Zekâ kavramının çok çeşitli boyutları olduğunu göre zekayı da yönlendirebilen bir şey olması gerektiği açıktır. Kanımca; o da “hayal gücü”dür. İnsan hayalleriyle yaşar ve hayal kurabildiği şeyin ya da olayın geç de olsa, beklemek de gerekse, şartlar o zaman izin veremese de, gerçekleştirebileceğini bilir. Bu tezi doğrulamak için en az bir hayalinizin gerçekleşmiş olması yeterlidir.
Geçmişteki icat ve buluş dönemlerini incelediğimizde; mesela Thomas EDISON ve Nikola TESLA vb. gibi mucitlerin hayatlarında çok yönlü zekalarının yanında hayal güçlerinin de etkin bir motivasyon kaynağı olabileceğini görürüz. Bir de o icatların o dönemde ve o lokasyondaçoğunlukla ihtiyaç hissedilmesinin de, o mucitlerin bu denli çarpıcı gelişmelerinde tetikleyici olma rolünü de unutmayalım.
İcatların yanında kaşiflerin de merak duyguları had safhada gelişmiş insanlar olduklarını söylemek de doğru olur. Gezmek, keşfetmek, ferahlanmak içintebdil-i mekân etmek, yine insanların ihtiyaç hissettiği ve çeşitli zekâ fonksiyonlarını üst düzeye çıkardığı aktivitelerdir.
Şimdi bir üçgen çizelim ve üç köşesine şunları yazalım: “İhtiyaç”, “Zekâ”, ”Hayal Gücü”.
Bir şey fark ettiniz mi: Bu üçgeni istediğiniz gibi çizebilirsiniz.
Satılmış Ümit ÇETİNKAYA
21-24.02.2023
Kastamonu/AĞLI


Güner Erbay
•Zevkle okuduğum güzel bir anlatım. İlave olarak birde ruhsal zekadan söz edebiliriz belki .