Reklam
Reklam
Bölgenin Sesi Gazetesi Avatarı
Bölgenin Sesi Gazetesi tarafından
13 Haziran, 2017 00:14 tarihinde yayınlandı
0

Kilosu 12 Bin Eurodan Satılıyor

Dünya gül çiçeği üretiminin yüzde 65’ini karşılayan Isparta’da kozmetik sektörünün en önemli ham maddelerinden gül yağı büyük emeklerle elde ediliyor. Kilosu yaklaşık 50 bin TL olan fiyatıyla servet niteliği taşıyan gül yağından bir kilo elde etmek için 1 milyon 400 bin adet gül tomurcuğunun işlenmesi gerekiyor.

Sabahın erken saatlerinde gül bahçelerinde toplanan güller, çuvallara konularak alım merkezlerine götürülüyor. Tartımdan geçtikten sonra 400 kilogram gül çiçeği 1.5 ton su dolu kazana dökülerek kazanın kapağı kapatılıyor ve buhar verilerek kaynatılmaya başlanıyor. Kaynama sırasında gül çiçeğinde bulunan yağ kesecikleri patlıyor. Buharlaşarak suyla birlikte tüp içinden geçerek soğuk ortamda karşılaşıyor. Yoğunlaşma sonucu gül yağı ayrışmış bir şekilde cam fanusta toplanıyor. Ardından musluklardan şişelere alınarak yağ odasına götürülüyor. Burada filtreleme işleminden geçirilerek gül yağı elde ediliyor.

Gül yağı kozmetik sektörünün en pahalı ham maddelerinden

Gül yağı fabrikasına gelen güllerin girişte tartımdan geçtikten sonra araçlardan indirilerek gül çiçeklerinin kazanlara taşındığını belirten Gülbirlik Genel Müdürü Hasan Çelik, “Yapılan tartımlardan sonra her bir kazanını kapasitesine göre ortalama 1.5 ton su ve 400 kilogram gül çiçeği kazanlara katılarak distilasyon yöntemiyle gül yağı elde edilmektedir. Gül yağı parfüm ve kozmetik sanayinin en pahalı ve en önemli ham maddelerinden biridir. Bu fabrikada 11 adet kazan bulunmaktadır. 2 adet de ikinci distilasyon için kullandığımız kazanlar faaliyet gösteriyor. Günde 80 tonun üzerinde gül işleme kapasitesine sahibiz. Sezon içinde değişik fabrikalarda üretimi yapılan gül yağları merkezimizde bir araya getirilerek tek tipte ve kalitede gül yağı elde ediliyor. Bu gül yağı bizim ticari olarak piyasaya sunduğumuz Gülbirlik kalitesindeki gül yağı. Gül yağı yanında gül konkret de üretiyoruz. Gül konkretinin diğer ismi katı gül yağı. Sıcak haldeyken akışkan olan konkret, soğutulduktan sonra krem kıvamında donar, güzel kokusuyla parfüm ve kozmetik sektöründe kullanılmaktadır” dedi.

Tamamı ihraç ediliyor

Gül yağının kilogram fiyatı 12 bin euro iken, gül konkretinin kilo fiyatının bin 350 avro olduğunu aktaran Çelik, “Tabi randımanları fark ediyor. Yaklaşık 4 ton gül çiçeğinden 1 kilo gül yağı elde edilirken, 350 kilogram gül çiçeğinden 1 kilo gül konkreti elde ediliyor. Yaklaşık 1 milyon 400 bin gül tomurcuğunun işlenmesinden bir kilo gül yağı elde ediliyor. Gerçekten çok zahmetli, alın teri, emek isteyen bir iş. İğneyle kuyu kazmak gibi. Bu sene 8 bin ton rekolte bekliyoruz. Bu gülün işlenmesiyle bin 500-bin 750 kilo gül yağı elde edileceği beklentisindeyiz. Konkret olarak da yaklaşık 20 ton civarında üretim bekliyoruz. Bunların tamamı ihracata gidiyor. Üretimin tamamı ihracata gidiyor. Başta Avrupa ülkeleri olmak üzere ABD, Kanada, Japonya, Hindistan, Körfez ülkeleri gibi dünyanın dört bir yanına ihraç söz konusu. Bu yönüyle de bölge ekonomisine ciddi bir katkı sağlıyor. Hasat döneminin hava koşullarının iyi gitmesinden dolayı temmuz ayına sarkacağını düşünüyoruz. Bu da hem üretici hem bizler için rahat bir sezonun geçmesi, kalitenin ve verimin mükemmel olması anlamına geliyor” şeklinde konuştu.

Bizi sosyal medyadan takip edin
İhlas Haber Ajansı Avatarı
İhlas Haber Ajansı tarafından
09 Haziran, 2026 17:11 tarihinde yayınlandı
0 0

HUDER Genel Başkanı Hasan Oymak: “Kumar oynama yaşı 9’a kadar düştü”

Hukuki Araştırmalar Derneği (HUDER) tarafından Trabzon’da düzenlenen “Aileni Koru: Sanal Bahisle Mücadele ve Aileyi Bilinçlendirme Projesi” toplantısında sanal bahis ve kumar bağımlılığının aileler üzerindeki etkileri ele alındı.

Toplantıda konuşan HUDER Genel Başkanı Hasan Oymak, kumar oynama yaşının 9’a kadar düştüğünü belirterek “Bugün milyonlarca gencimiz cebinde kumarhaneyle dolaşıyor” dedi.

Hukuki Araştırmalar Derneği (HUDER) tarafından Trabzon’da “Aileni Koru: Sanal Bahisle Mücadele ve Aileyi Bilinçlendirme Projesi” kapsamında toplantı düzenlendi. Toplantıya Trabzon Valisi Tahir Şahin, Trabzon Cumhuriyet Başsavcısı Sedat Çelik, Trabzon Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Metin Genç, Önceki Dönem Kamu Denetçisi Şeref Malkoç, HUDER Genel Başkanı Hasan Oymak, HUDER Trabzon Temsilcisi Mesut İskenderoğlu ile çok sayıda davetli ve vatandaş katıldı.

“Güçlü toplumun temeli güçlü ailedir”

Programın açılış konuşmasını yapan HUDER Trabzon Temsilcisi Mesut İskenderoğlu, ailenin toplumun en önemli yapı taşı olduğunu ifade ederek “Güçlü bir toplum oluşturmak için güçlü bir aileye ihtiyaç var. Güçlü bir devlet oluşturmak için de güçlü bir topluma ihtiyaç var. Aileyi zedeleyecek her türlü sorunun ortadan kaldırılmasını bir vatan borcu olarak görüyoruz. Bu anlayışla Trabzon’da çalışmalarımızı yürüttük” diye konuştu.

HUDER Genel Başkanı Hasan Oymak ise sanal bahis ve kumarın toplumsal bir tehdit haline geldiğini belirterek çarpıcı açıklamalarda bulundu. Bugün sadece bir proje tanıtımı için değil, toplumsal bir seferberlik için bir araya geldiklerini ifade eden Oymak, “15 yaşındaki çocuklarımızı suç makinesine dönüştüren, bağımlılığına para bulmak için her şeyini harcayan ve sonunda intihara sürüklenen gençlerimizin sorunlarına çözüm aramak için buradayız. Yasal görünümlü illegal platformlar aile yapımızı temelinden sarsıyor, boşanmalardan intiharlara kadar uzanan süreçleri tetikliyor” diye konuştu.

Sanal bahis sitelerinin çocukların ve gençlerin erişimine son derece açık hale geldiğini kaydeden Oymak, “Bugün milyonlarca gencimiz cebinde kumarhaneyle dolaşıyor. Bu mesele sessizce ilerleyen toplumsal bir erozyondur. Veriler, sanal kumar oynama yaşının 9’a kadar düştüğünü, bağımlılıktaki en yüksek artışın ise 15-24 yaş aralığında görüldüğünü ortaya koyuyor. Yeşilay verilerine göre kumar bağımlılığı nedeniyle başvuranların sayısı son iki yılda yüzde 100’den fazla arttı. Unutmayalım ki bir genci korumak bir aileyi korumaktır, bir aileyi korumak ise geleceğimizi korumaktır” ifadelerini kullandı.

Başsavcı Çelik: “IBAN mağduru değil, IBAN sanığı”

Trabzon Cumhuriyet Başsavcısı Sedat Çelik de sanal bahis ve yasa dışı kumarla mücadelenin topyekûn yürütülmesi gerektiğini söyledi.

Terörle mücadelenin dönemsel olarak kazanılabileceğini ancak uyuşturucu ve sanal bahisle mücadelenin çok daha zor olduğunu belirten Çelik, “Bu mücadeleye toplumun bütün kesimleri katılmalı. Adliye, emniyet ve jandarma olarak üzerimize düşeni yapıyoruz. Yasa dışı bahis ve kumar faaliyetleri ödeme kuruluşları ve bankacılık sistemleri üzerinden organize ediliyor. Bu konuda önemli yasal düzenlemeler yapıldı” dedi.

Bankaların mesai saatleri dışında alınan tedbir kararlarını uygulamakta yaşanan sorunlara da değinen Çelik, Trabzon’da yürütülen çalışmalarla bankalarda mesai dışı ulaşılabilecek sorumlu personellerin belirlenmesini sağladıklarını ifade etti.

Toplumda sıkça kullanılan “IBAN mağduru” ifadesini doğru bulmadığını söyleyen Çelik, “IBAN mağduru değil, IBAN hükümlüsü, IBAN şüphelisi ya da IBAN sanığı diyebiliriz. Çünkü bu kişiler hesaplarını menfaat karşılığında kullandırıyor. Bu suça doğrudan iştirak etmese bile suçun işlenmesine vesile oluyorlar. Bu nedenle bu durumu masumlaştırmamak gerekiyor” şeklinde konuştu.

Vali Şahin: “Çocuklarımızı koruyacak ortamları oluşturacağız”

Trabzon Valisi Tahir Şahin ise sanal bahis ve dijital bağımlılıklarla mücadelede kurumlar arası iş birliğinin önemine dikkat çekerek, “Derneğimizin ortaya koyacağı yol haritası doğrultusunda tüm kamu kurumlarımızla birlikte hareket edeceğiz. Özellikle küçük yaştaki çocuklarımızın hayatını olumsuz etkileyebilecek alışkanlıkların erken dönemde tespiti ve önlenmesi için çalışmalar yürüteceğiz. Çocuklarımızın bu tür olumsuzluklarla karşılaşmayacağı ortamları oluşturma gayreti içerisindeyiz” dedi.

Başkan Genç: “Aileyi korumak geleceği korumaktır”

Trabzon Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Metin Genç de aile kurumunun korunmasının toplumsal geleceğin en önemli unsurlarından biri olduğunu belirtti.

Teknolojinin hayatı kolaylaştırırken bazı riskleri de beraberinde getirdiğini ifade eden Genç, “Aileyi korumak, toplumumuzu ve geleceğimizi korumaktır. Türk milletini ayakta tutan en büyük gücümüz sağlam aile yapımızdır. Sosyal medya ve dijital platformların çocuklarımız ve gençlerimiz üzerindeki olumsuz etkilerini görmezden gelemeyiz. Çocuklarımızın ve gençlerimizin zihinlerinin, zamanlarının ve dikkatlerinin dijital bağımlılıklarla kuşatıldığını görüyoruz. Bu nedenle bu konuya duyarsız kalmamız mümkün değildir” diye konuştu.

Bizi sosyal medyadan takip edin