Genç kuşaklar arasında örgü ve benzeri “büyükanne hobileri” yeniden popülerlik kazandı.
Yüzyıllar boyunca ” geleneksel büyükanne modası” olarak bilinen el örgüsü z kuşağının yeni tutkusu oldu. Z kuşağı, stres atma ve dijital dünyadan uzaklaşma amacıyla “büyükanne hobileri” olarak bilinen el işlerine ve özellikle örgüye büyük ilgi gösterdi. Klasik modeller yerine oversize hırkalar, ışıltılı crop (kısa) bluzlar, motifli çantalar ve bucket (balıkçı) şapkalar gibi günümüzün modası olan kıyafetleri kendileri örmeye başladı.
GENÇLER ÜRETİYOR
TikTok, Youtube, Instagram gibi sosyal medya araçları örgü modasının gençler arasında bu kadar hızlı yayılmasına neden oldu. İşin ilginç tarafı bu trendi hızla yayan sosyal medya platformları, gençlerin odaklanma ve algılama sürecini gitgide azaltan uygulamar. İşte tam bu konuda örgü, saniyeler içinde tüketilen içeriklere karşı yavaş ve sabır gerektiren bir “dijital detoks” işlevi görüyor. Gençler, sosyal medyanın yarattığı dikkat dağınıklığını düzeltmek ve hızla akan zihinlerini yavaşlatmak için ilmek ilmek işlenen bu gelenekte kendilerine yer buldu.
MODAYA YENİ SOLUK
Gençlerin soluk almak ve hayata mola vermek için başlattığı bu akım, sokak modasının da yeni tutkusu oluyor. Özellikle günümüz modası olan ve her gencin başında gördüğümüz örgü bereler z kuşağının yeni yüzü oldu. Gençler artık vitrindeki tek tip kıyafetleri giymek yerine kendi işledikleri kıyafetleri tercih ediyor. Kendi modasını kendi belirleyen Z kuşağı, özellikle kış aylarında sıkça gördüğümüz oversize hırkalar, retro desenli süveterler ve yazın boy gösteren tığ işi bluzlar, tamamen gençlerin kendi ellerinden çıkan birer tasarım harikası olarak sokaklarda yerini aldı.
Kimseyle aynı giyinmek istemeyen ve kendi renklerini özgürce yansıtmak isteyen gençler, hızlı tüketim odaklı moda endüstrisine karşı da yaratıcı bir duruş sergiliyor. Tüketmek yerine üretmeyi seçen bu yeni nesil, sadece gardıroplarını zenginleştirmekle kalmıyor; aynı zamanda el emeğiyle inşa ettikleri tarzlarıyla ‘ben buradayım ve kendi kurallarımı kendim yazıyorum’ mesajını veriyor. Sosyal medyanın hızına inat, sabırla ve ilmek ilmek örülen bu yeni trend, sokakların ritmini daha uzun süre belirleyecek gibi görünüyor.

