Reklam
Reklam
Bölgenin Sesi Gazetesi Avatarı
Bölgenin Sesi Gazetesi tarafından
11 Temmuz, 2017 00:12 tarihinde yayınlandı
0

Klimayı bilinçsiz kullanmak sağlığa da ekonomiye de zararlı

Çöl sıcaklarının yaşandığı Türkiye’de rahat bir yaşam için elzem hale gelen klimaların bilinçli kullanılması gerektiği belirtildi.

Sıcaklıkların mevsim normalleri üzerinde seyretmesi nedeniyle içinde bulunduğumuz dönemin en fazla klima kullanılan dönemlerden biri olduğunu belirten Uğur Soğutma firmasının mühendisleri “Klimaları bilinçsiz kullanmak hem gereğinden fazla enerji harcanmasına ve hem de çeşitli hastalıklara neden olabiliyor” diyerek klima kullanımında da uyulması gereken bazı hususlar olduğunu belirttiler.

Bir çok konuda olduğu gibi klima kullanımında da doğru bilinen pek çok yanlış olduğunu belirten uzmanlar klimaların kurulduğu mekana uygun ve mekanın yalıtımlı olmasının enerji tasarrufuna, klima bakımlarının ve uyanıkken 24 derece, uykuda 25-26 derece olan ideal sıcaklığın da klima çarpmalarına karşı önemli bir tedbir olduğunu belirttiler.
Inverter teknolojisine sahip, A++ enerji sınıfında klimalar üreten Türkiye’nin ilk ve en büyük derin dondurucu üreticisi Uğur Soğutma mühendisleri klima kullanımı ile ilgili halkı bilinçlendirici broşür hazırladı.

Klima kullananların uyması gereken bazı hususlar şunlar: “Yoğun bir şekilde kullanmaya başlamadan önce, klimanın tüm bakım ve temizliği yapılmış olmalı. Bu işlemlerin yapılmadığı klimalar hem verimli çalışamıyor hem de bakteri üremesine neden olarak Lejyoner hastalığı gibi rahatsızlıklara yol açabiliyor. Bu nedenle maksimum düzeyde enerji tasarrufu için Inverter teknolojisine sahip, A++ enerji sınıfına mensup klima modelleri tercih edilmeli. Inverter teknolojisi, kullanılmadığı zaman kompresörü tamamen durdurarak çok daha az elektrik harcanmasını sağlıyor.
Inverter teknolojisiyle üretilen ve A++ enerji tüketimiyle tam bir kullanıcı dostu olduğunu belirten Türkiye’de soğutma sektörünün öncüleri arasında yer alan ve bu konuda yıllardır çalışma yapan Uğur Soğutma mühendisleri açıklamalarını “En düşük A++ enerji verimlilik sınıfında bulunan klimalar, bekleme esnasında 1 Watt ’lık elektrik tüketerek yüksek miktarda enerji tasarrufu sağlıyor. Bununla birlikte klimanın kapasitesine karar vermek için önceden keşif yaptırmakta büyük önem taşıyor. 9.000 BTU kapasiteli bir klimanın yeterli olabileceği bir mekân için 12.000 BTU kapasiteli bir klima kullanmak hem gereksiz hem de gereğinden fazla enerji harcanmasına neden oluyor” diyerek kullanılacak klimanın mekana uygun olmasını tavsiye ettiler.

İdeal sıcaklık 24, uykuda 25-26 derece

Klima kullanımında en uygun iklimlendirme derecesinin uyanıkken 24, uykuda iken 25-26 derece olduğunu hatırlatan uzmanlar, “Klima kullanımı için ideal sıcaklık seviyesi 24 derece olarak kabul ediliyor. Geceleri ise 25 – 26 derece arasına ayarlamak uyku kalitesi açısından yarar sağlıyor. Sanılanın aksine, sıcaklığı çok düşürmek, örneğin 18 derece olarak ayarlamak sağlıklı bir seçim değil. Dış sıcaklık ile iç sıcaklık arasında çok fazla fark olursa, halk arasında “klima çarpması” olarak bilinen solunum yolları rahatsızlığı oluşabiliyor. Her halükarda, yüksek düzeyde sıcaklık farklı sinüsleri ve solunum yollarını olumsuz anlamda etkiliyor. Özellikle klimanın bulunduğu ortamı sık sık terk ediyor ve vücudunuzu ısı farkına düzenli şekilde maruz bırakıyorsanız, hasta olma ihtimaliniz artıyor. Bu nedenle, klimanın sıcaklığını 24 dereceden daha aşağıya indirmek sağlık açısından doğru bir uygulama değildir” diye konuştular.

Bizi sosyal medyadan takip edin
İhlas Haber Ajansı Avatarı
İhlas Haber Ajansı tarafından
09 Haziran, 2026 17:11 tarihinde yayınlandı
0 0

HUDER Genel Başkanı Hasan Oymak: “Kumar oynama yaşı 9’a kadar düştü”

Hukuki Araştırmalar Derneği (HUDER) tarafından Trabzon’da düzenlenen “Aileni Koru: Sanal Bahisle Mücadele ve Aileyi Bilinçlendirme Projesi” toplantısında sanal bahis ve kumar bağımlılığının aileler üzerindeki etkileri ele alındı.

Toplantıda konuşan HUDER Genel Başkanı Hasan Oymak, kumar oynama yaşının 9’a kadar düştüğünü belirterek “Bugün milyonlarca gencimiz cebinde kumarhaneyle dolaşıyor” dedi.

Hukuki Araştırmalar Derneği (HUDER) tarafından Trabzon’da “Aileni Koru: Sanal Bahisle Mücadele ve Aileyi Bilinçlendirme Projesi” kapsamında toplantı düzenlendi. Toplantıya Trabzon Valisi Tahir Şahin, Trabzon Cumhuriyet Başsavcısı Sedat Çelik, Trabzon Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Metin Genç, Önceki Dönem Kamu Denetçisi Şeref Malkoç, HUDER Genel Başkanı Hasan Oymak, HUDER Trabzon Temsilcisi Mesut İskenderoğlu ile çok sayıda davetli ve vatandaş katıldı.

“Güçlü toplumun temeli güçlü ailedir”

Programın açılış konuşmasını yapan HUDER Trabzon Temsilcisi Mesut İskenderoğlu, ailenin toplumun en önemli yapı taşı olduğunu ifade ederek “Güçlü bir toplum oluşturmak için güçlü bir aileye ihtiyaç var. Güçlü bir devlet oluşturmak için de güçlü bir topluma ihtiyaç var. Aileyi zedeleyecek her türlü sorunun ortadan kaldırılmasını bir vatan borcu olarak görüyoruz. Bu anlayışla Trabzon’da çalışmalarımızı yürüttük” diye konuştu.

HUDER Genel Başkanı Hasan Oymak ise sanal bahis ve kumarın toplumsal bir tehdit haline geldiğini belirterek çarpıcı açıklamalarda bulundu. Bugün sadece bir proje tanıtımı için değil, toplumsal bir seferberlik için bir araya geldiklerini ifade eden Oymak, “15 yaşındaki çocuklarımızı suç makinesine dönüştüren, bağımlılığına para bulmak için her şeyini harcayan ve sonunda intihara sürüklenen gençlerimizin sorunlarına çözüm aramak için buradayız. Yasal görünümlü illegal platformlar aile yapımızı temelinden sarsıyor, boşanmalardan intiharlara kadar uzanan süreçleri tetikliyor” diye konuştu.

Sanal bahis sitelerinin çocukların ve gençlerin erişimine son derece açık hale geldiğini kaydeden Oymak, “Bugün milyonlarca gencimiz cebinde kumarhaneyle dolaşıyor. Bu mesele sessizce ilerleyen toplumsal bir erozyondur. Veriler, sanal kumar oynama yaşının 9’a kadar düştüğünü, bağımlılıktaki en yüksek artışın ise 15-24 yaş aralığında görüldüğünü ortaya koyuyor. Yeşilay verilerine göre kumar bağımlılığı nedeniyle başvuranların sayısı son iki yılda yüzde 100’den fazla arttı. Unutmayalım ki bir genci korumak bir aileyi korumaktır, bir aileyi korumak ise geleceğimizi korumaktır” ifadelerini kullandı.

Başsavcı Çelik: “IBAN mağduru değil, IBAN sanığı”

Trabzon Cumhuriyet Başsavcısı Sedat Çelik de sanal bahis ve yasa dışı kumarla mücadelenin topyekûn yürütülmesi gerektiğini söyledi.

Terörle mücadelenin dönemsel olarak kazanılabileceğini ancak uyuşturucu ve sanal bahisle mücadelenin çok daha zor olduğunu belirten Çelik, “Bu mücadeleye toplumun bütün kesimleri katılmalı. Adliye, emniyet ve jandarma olarak üzerimize düşeni yapıyoruz. Yasa dışı bahis ve kumar faaliyetleri ödeme kuruluşları ve bankacılık sistemleri üzerinden organize ediliyor. Bu konuda önemli yasal düzenlemeler yapıldı” dedi.

Bankaların mesai saatleri dışında alınan tedbir kararlarını uygulamakta yaşanan sorunlara da değinen Çelik, Trabzon’da yürütülen çalışmalarla bankalarda mesai dışı ulaşılabilecek sorumlu personellerin belirlenmesini sağladıklarını ifade etti.

Toplumda sıkça kullanılan “IBAN mağduru” ifadesini doğru bulmadığını söyleyen Çelik, “IBAN mağduru değil, IBAN hükümlüsü, IBAN şüphelisi ya da IBAN sanığı diyebiliriz. Çünkü bu kişiler hesaplarını menfaat karşılığında kullandırıyor. Bu suça doğrudan iştirak etmese bile suçun işlenmesine vesile oluyorlar. Bu nedenle bu durumu masumlaştırmamak gerekiyor” şeklinde konuştu.

Vali Şahin: “Çocuklarımızı koruyacak ortamları oluşturacağız”

Trabzon Valisi Tahir Şahin ise sanal bahis ve dijital bağımlılıklarla mücadelede kurumlar arası iş birliğinin önemine dikkat çekerek, “Derneğimizin ortaya koyacağı yol haritası doğrultusunda tüm kamu kurumlarımızla birlikte hareket edeceğiz. Özellikle küçük yaştaki çocuklarımızın hayatını olumsuz etkileyebilecek alışkanlıkların erken dönemde tespiti ve önlenmesi için çalışmalar yürüteceğiz. Çocuklarımızın bu tür olumsuzluklarla karşılaşmayacağı ortamları oluşturma gayreti içerisindeyiz” dedi.

Başkan Genç: “Aileyi korumak geleceği korumaktır”

Trabzon Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Metin Genç de aile kurumunun korunmasının toplumsal geleceğin en önemli unsurlarından biri olduğunu belirtti.

Teknolojinin hayatı kolaylaştırırken bazı riskleri de beraberinde getirdiğini ifade eden Genç, “Aileyi korumak, toplumumuzu ve geleceğimizi korumaktır. Türk milletini ayakta tutan en büyük gücümüz sağlam aile yapımızdır. Sosyal medya ve dijital platformların çocuklarımız ve gençlerimiz üzerindeki olumsuz etkilerini görmezden gelemeyiz. Çocuklarımızın ve gençlerimizin zihinlerinin, zamanlarının ve dikkatlerinin dijital bağımlılıklarla kuşatıldığını görüyoruz. Bu nedenle bu konuya duyarsız kalmamız mümkün değildir” diye konuştu.

Bizi sosyal medyadan takip edin