Reklam
Reklam
Anadolu Ajansı Avatarı
Anadolu Ajansı tarafından
11 Haziran, 2024 12:52 tarihinde yayınlandı
0

Köylerin yangınlardan korunması için orman ve meralara bakım yapılması önerisi

KARABÜK (AA) – ORHAN KUZU – Karabük Üniversitesi Orman Fakültesi Orman Mühendisliği Toprak İlmi ve Ekoloji Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Doç. Dr. Cumhur Güngöroğlu, muhtemel yangınlarda köylerdeki yerleşim birimlerinin korunması ve dirençli hale getirilmesi için bilinçlendirme çalışmalarının yanı sıra ormanlık ve mera alanlarının bakımlarının yapılması gerektiğini söyledi.

Güngöroğlu, AA muhabirine, yaz aylarında çıkan orman yangınlarının sıcaklık ortalamalarına ve rüzgar hareketlerine bağlı olarak arttığını belirtti.

Libya ve Basra'dan gelen sıcak hava dalgasının Türkiye'ye yaklaşma ve aynı anda etkili olma durumunda çok büyük yangınların çıkma ihtimalinin artacağını dile getiren Güngöroğlu, “Çünkü iki basınç merkezinden gelen kurutucu havalar Türkiye'deki ormanların yanıcı madde nemini aniden düşürüyor ve aynı anda birkaç yerde yangın çıkma olasılığını artırıyor. Bu, aynı anda farklı bölgelerde çıkan yangınların söndürülmesinin güçleşmesi anlamına geliyor.” dedi.

Güngöroğlu, Türkiye'de orman yangınlarının daha çok Akdeniz iklimine sahip bölgelerde çıktığını, yazın sıcak ve kurak olan Akdeniz ve Ege bölgelerinin kıyı kesimlerinin yangın riski bakımından çok yüksek özelliğe sahip olduğunu belirtti.

Karabük'te orman yangını riski bakımından Araç ve Soğanlı çayları havzalarının en hassas bölgeler olduğunu ifade eden Güngöroğlu, “Bu havzanın 500-600 metre yüksekliğe kadarki kısmında Akdeniz iklimi hakim. Burada kızılçam ormanları bulunuyor. Kızılçam tipik yangın ekolojisine sahip ağaç türümüz. Orman yangınları açısından kızılçam alanlarının bulunduğu 200 ile 600 metre yükseklik arası riskli bölge. Karabük'te haziranın sonlarından ekime kadar yangın çıkma riski yüksek. Kurutucu rüzgarları da alırsa yangının genişleme ihtimali ve kontrol altına alma zorluğu da ortaya çıkıyor. O yüzden özellikle haziran ortasından ekime kadar ormanlık alanlara giriş çıkışların kontrol edilmesi veya yasaklanması çok önemli.” değerlendirmesinde bulundu.

– “Ormancıların bakımları, budamaları, ormanın aralamasını zamanında yapması gerekiyor”

Rüzgarın etkisiyle yangınların geniş alanlara yayılabildiğini değerlendiren Güngöroğlu, orman içerisindeki köyler, mahalleler ya da tesislerin yangın tehdidi altında kalabildiğini söyledi. Güngöroğlu, şöyle konuştu:

“Orman içi veya civarı dediğimiz bitişik köylerin yangına dirençli hale getirilmesi gerekiyor. Bunun da iki önemli ayağı var; köylülerin bilinçlendirilmesi ve farkındalığının artırılması. Kendi faaliyetlerinden çıkabilecek yangınları, rüzgar durumunu, alevin yanıcı maddeden çıkma olasılığının yüksek olduğu zamanları belirtmek gerekiyor. Köylerin etrafındaki alanların fiziksel olarak yangına dirençli hale getirilmesi gerekiyor. Bu şu demek; köylerle orman ara kesitlerindeki bakımı yapılmamış alanları veya meraların bakımlarının yapılarak, köyden ormana, ormandan köye gelecek yangının da bu hatta, orman yerleşim ara kesitinde durdurulmasını sağlamak, bu şekilde köyleri orman yangınına karşı dirençli hale getirmek gerekiyor.”

Doç. Dr. Cumhur Güngöroğlu, orman yerleşim ara kesitlerinde özellikle ince yanıcı madde bakımından riskli alanların ortadan kaldırılması gerektiğinin altını çizdi.

Ormancıların da köyün etrafındaki alanlarda büyük yangın çıkmasına yol açacak şartları engellemesi gerektiğine değinen Güngöroğlu, “Yani bakımları, budamaları, ormanın aralamasını zamanında yapması gerekiyor. Büyük şiddetli tepe yangınlarının oluşmasını engellemek, atma yangınlarının oluşmasını sağlayacak tepe şartlarının azaltılmasını sağlamak. Bu şekilde köylülerin binalarını korumak önemli.” ifadelerini kullandı.

Bizi sosyal medyadan takip edin
İhlas Haber Ajansı Avatarı
İhlas Haber Ajansı tarafından
03 Haziran, 2026 18:06 tarihinde yayınlandı
0 0

Başkan Genç: “Marjinal bir grup Trabzon turizmini, Trabzon’a gelen turistleri yargılamak istiyor”

Trabzon Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Metin Genç, Uzungöl’ün Arap turistlere satıldığı iddialarına ilişkin, “Üzülüyoruz ama onlara gülüp geçeceğiz. Çok dikkate almayacağız. Onların marjinal bir grup olduğunu, arkalarında da ideolojik bir saplantı olduğunu biliyoruz” dedi.

Dünyaca ünlü turizm merkezi Uzungöl’de havaların ısınmasıyla birlikte turizm hareketliliği başladı. Trabzon Valisi Tahir Şahin ve Trabzon Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Metin Genç beraberindekilerle birlikte Uzungöl’de basın toplantısı düzenledi. Basın toplantısından konuşan Başkan Genç, Uzungöl’ün dünyanın nadide doğal güzelliği olan bölgelerinden bir tanesi olduğunu dikkat çekerek, “Trabzon’unumuzun son yıllarda gelişen trendi turizm. Dolayısıyla bütün destinasyonlarımızda olduğu gibi Uzungöl’ümüzde gelecek misafirlerimizi en iyi şekilde ağırlamak ve uğurlamak adına en güvenli turizm alanlarından bir tanesiyiz. Bunun için mutluyuz. Turist güvenli yeri ziyaret etmek ister. Yeni sezonumuz hayırlı olsun” diye konuştu.

Vali Şahin: “Turist sayısından geçmiş yıllara göre artış var”

Trabzon Valisi Tahir Şahin ise, turizm sayısında artış yaşandığını belirterek, “Geçen yılın ilk 5 ayına göre 2026 yılının ilk 5 ayında yerli ve yabancı toplam turistte yüzde 27 oranında geçmiş yıllara göre bir artış var. Şehrimizin her alanda gelişmesi için kurumlar koordineli bir şekilde çalışmaya devam edecek” şeklinde konuştu.

“Dikkate ve kale almıyoruz”

Son günlerde sosyal medya hesaplarındaki Uzungöl’ün Arap turistlere satıldığına iddialarına dair soru üzerine Başkan Genç, “Biz bunların çok gündeme gelmesini arzu etmiyoruz. Dikkate ve kale almıyoruz. Marjinal bir grup Trabzon turizmini, Trabzon’a gelen turistleri yargılamak istiyor. Üzüntü duyuyoruz. Git gide artan bir trendimiz var. Geçen yıl Trabzon’a 1 milyon 447 bin turist geldi. Ama Uzungöl’e 2,5-3 milyon yerli turistle gelen ziyaretçimiz var. Bunu araç sayısı ile beraber ölçümleyebiliyoruz. Buraya gelen turistin ister İngiliz olsun, ister Suudi Arabistan’dan gelen ister Kafkasya’dan gelsin. Burası dünyanın bütün ülkeleri tarafından cazip bir şehir. Geçen sene 188 ülke vatandaşının girdiği bir şehirden bahsediyoruz. Üzülüyoruz ama onlara gülüp geçeceğiz. Çok dikkate almayacağız. Onların marjinal bir grup olduğunu, arkalarında da ideolojik bir saplantı olduğunu biliyoruz. Bunun tespitlerini yaptık. Devletimiz bu konuda bize yardımcı oluyor. Onlarla beraber buraya gelen turistlerin dini ve milliyeti ile beraber Trabzon’u ve Trabzon insanını yargılamaya kalkıyorlar. Artık onlara cevap bile vermeyeceğiz. Buraya gelen herkes yapılan bu yorumların farkında. Onlar esasında sadece bir şehri karalamakla değil ülkeye ihanet eden bir gruptur. Gelen turistimiz nereden gelirse gelsin, kim olursa olsun başımız gözümüz üstüne. En iyi şekilde ağırlamak ve uğurlamakla uğraşıyoruz. Savaşa rağmen trendimiz artıyor. Mutluyuz” ifadelerini kullandı.

Bizi sosyal medyadan takip edin