Reklam
Reklam
Bölgenin Sesi Gazetesi Avatarı
Bölgenin Sesi Gazetesi tarafından
23 Kasım, 2020 21:45 tarihinde yayınlandı
0

MHP Karabük İl Başkanlığı 13. Olağan İl Kongresi Yapıldı

MHP Genel Başkan Yardımcısı Durmaz CHP ve İYİ Parti’ye yüklendi.

Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Karabük İl Başkanlığı 13. Olağan İl Kongresinde konuşan Genel Başkan Yardımcısı Sadir Durmaz, CHP ve İYİ Parti’nin ABD’deki seçimlere bel bağlayıp hayal dünyasına daldıklarını söyledi.
Karabük Belediyesi Konferans Salonunda düzenlenen kongre, saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunması ile başladı. MHP Genel Başkanı Dr. Devlet Bahçeli’nin mesajının okunmasının ardından konuşan Genel Başkan Yardımcısı Sadir Durmaz, Türkiye’nin dünyanın en zor coğrafyasında bulunduğunu ve MHP’nin kuruluşundan itibaren buna göre siyaset yaptığını kaydetti.
15 Temmuz hain darbe girişimi gecesi, Türk milletinin sokakta doğal bir sonuç olarak kurduğu Cumhur İttifakı’nın asla basit bir seçim birlikteliği olmadığını belirten Durmaz, “7 Ağustos Yenikapı ruhu ile perçinlenen bu birliktelik, özünde vatan ve millet sevgisini barındırmaktadır. Türkiye Cumhuriyeti’nin geleceği için sorumluluk üstlendik, milli bekamız için hesapsız, çıkarsız, pazarlıksız bir ittifak kurduk. Cumhur İttifakı Türk milletinin tercihidir” dedi.

“Türkiye’yi zaafa uğratanların siyasi ahlakını sorgulamak gerekir”
Türkiye’nin sınır içinde ve sınır dışında birçok sorunla baş etmeye çalıştığını ifade eden Durmaz, “Yurt içinde ve dışında, terör örgütleriyle mücadele edip, sınırlarını, milli güvenliğini korumaya çalışan, Doğu Akdeniz’de, Ege’de, Karadeniz’de egemenlik haklarını savunan, diğer yandan, ekonomik kuşatmayı yarmaya, yetmezmiş gibi, korona virüsüyle baş etmeye çabalayan bir Türkiye söz konusudur. Böyle bir durumda, milli konularda siyasi hesap yapanların, iktidarı yıpratayım derken Türkiye’yi zaafa uğratanların siyasi ahlakını sorgulamak gerekir” diye konuştu.
“Bu konuda özellikle CHP, İP ve yancıları sınıfta kalmıştır” diyen Durmaz, “Millette değil zillette birleşenler ve onların sözde STK yancıları, milli konularda bile birlik olmaktan kaçmış, her olayı siyasileştirerek ayrışmayı körüklemişlerdir. Ülkemizi, yabancı ajanslar aracılığı ile Batı’ya şikayet etmiş, ‘Türkiye’de can ve mal güvenliği yok’ diyerek, ekmeğini yedikleri vatana ihanet etmişlerdir. Böyle bir muhalefet anlayışı olamaz. Bunlar, muhalefet etmeyi Türkiye’ye muhalefet, yabancılara muhbirlik olarak gören köksüzlerdir. Milletin, kendilerine vermediği makamları dışarıda arayanlar, ABD’deki seçimlere bel bağlayıp, hayal dünyasına daldılar. Biden’ın, Türkiye açıklamalarından umutlanıp seçim daha bitmeden tebrik kuyruğuna girip takla atmaya başladılar. Allah kimseyi bu rezilliğe düşürmesin. Biz, ABD’de kimin başkan olduğuna bakmayız. Çünkü bizim baktığımız yer Türkiye’dir, bastığımız yer Başkent Ankara’dır” ifadelerine yer verdi.

“Türk milleti zillet ittifakı ortaklarının gerçek yüzlerini görüyor”
Siyasetin sözle eylem uyumunu gerektirdiğini vurgulayan Durmaz şu ifadeleri kullandı: “Dilinizden, Atatürk’ü, cumhuriyeti, demokrasiyi düşürmeyeceksiniz ama bu vatanın birliğine dirliğine düşman yapılarla, bölücü odaklarla el ele kol kola siyaset yapacaksınız. ‘Atatürk’ün partisiyiz’ diyeceksiniz ama Atatürk’e Atatürk diyemeyeceksiniz. Cumhuriyet diyeceksiniz ama belediyelerinizde, çocuk parklarına PKK’nın paçavrasını resmedeceksiniz. Demokrasi diyeceksiniz ama 793 şehidimizin azmettiricisi PKK’lı Demirtaş’a, Sorosçu Kavala’ya özgürlük isteyeceksiniz. Sizin Atatürk sevginiz de, cumhuriyet hassasiyetiniz de demokrasi anlayışınız da külliyen yalan. Artık aziz Türk milleti, zillet ittifakı ortaklarının değerlerimizi nasıl istismar ettiğini ibretle izliyor, gerçek yüzlerini görüyor.”

“Bunlardan olsa olsa ihanetin çakalı olur”
İYİ Parti’deki gelişmelerin ilgi odaklarında olmasa da geçmişte parti içerisinde yapılmak istenen operasyonun ve partiyi ele geçirme çabalarının daha iyi anlaşılmasına vesile olduğunu belirten Durmaz, “Bu İP’sizler, Türk milliyetçilerini, okyanus ötesinin oyunlarına alet etmeye çalışmış ama sizlerin sayesinde ülkücü iradeyi yıkamamış, ihanet oyunları tutmamıştır. Geçmişte partimizde siyaset yapmış arkadaşlarımıza ‘MHP kalıntısı’ diyerek aşağılayanlar, bozkurt işareti yaparak kimseyi kandıramazlar. Bunlardan bozkurt falan olmaz, olamaz. Bunlardan olsa olsa ihanetin çakalı olur. Çünkü biraz önce bahsettiğim, milli üniter devlet yapımızı bozan, ‘gizli anayasa’ çalışmalarına katılıp, bu anayasadan medet umanlar ne ülkücü olabilir ne de bozkurt” şeklinde konuştu.
Kıbrıs seçimlerini de değerlendiren Durmaz, “Turan coğrafyamızda bir başka olumlu gelişme, hepinizin bildiği gibi, Kıbrıs Türklüğünün seçim zaferidir. Kıbrıs’ta çok şükür esaret değil, cesaret kazanmıştır. Bize göre, Kıbrıs demek Türkiye demektir. Lefkoşe, Ankara demektir. Soros’un çocukları değil, Toros’un evlatları kazanmıştır. Genel Başkanımızın ve Cumhurbaşkanımızın, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Sayın Ersin Tatar’ın davetiyle gerçekleştirdikleri ziyaret, dünyaya açık bir mesajdır. Artık Türkiye, gönül coğrafyasında kendisine rağmen operasyon yapılacak bir ülke değildir. Hiçbir küresel güç, hiçbir emperyalist ülke, Türkiye’yi yok sayarak bölgeyi dizayn edemez” ifadelerini kullandı.
Konuşmanın ardından tek listeyle gidilen seçimde mevcut İl Başkanı Dr. Adem Kar delegelerin oylarıyla yeniden başkan olarak seçildi.
Kongreye MHP Genel Başkanı Sadir Durmaz, MYK Üyeleri Murat Kotra, Gökhan Ağdemir, Karabük Belediye Başkanı Rafet Vergili, Karabük Belediyesi Başkan Yardımcısı Seher Berker, İl Başkanı Dr. Adem Kar, Zonguldak İl Başkanı Varol Demirköse, ilçe başkanları, partililer ve vatandaşlar katıldı.

Bizi sosyal medyadan takip edin
İhlas Haber Ajansı Avatarı
İhlas Haber Ajansı tarafından
05 Haziran, 2026 08:01 tarihinde yayınlandı
0 0

Bakan Gürlek açıklamıştı: 20 yıllık faili meçhul olayı zanlıları adliyede

Adalet Bakanı Akın Gürlek’in, 2006 yılından bu yana faili meçhul kalan bir kadın cesedinin kimliğinin tespit edildiğini ve olayla ilgili 3 şüpheli hakkında gözaltı kararı verildiğini açıklamasının ardından, Samsun’un Bafra ilçesinde 20 yıllık cinayet dosyası kapsamında gözaltına alınan şüpheliler adliyeye sevk edildi.

Samsun’un Bafra ilçesinde 14 Mart 2006 tarihinde Ozan Çayı’nda bulunan ve uzun yıllar kimliği tespit edilemeyen kadın cesedine ilişkin faili meçhul cinayet dosyasında dikkat çeken bir gelişme yaşandı. Bafra Cumhuriyet Başsavcılığı, 4 Mayıs 2026 tarihinde Samsun İl Jandarma Komutanlığı’na gönderdiği yazıda, JASAT personelinden özel bir ekip kurulmasını istedi. Yazıda, Ozan Çayı’nda bulunan cesedin 25 yaşlarında bir kadına ait olduğunun değerlendirildiği, ölümün ateşli silah mermi çekirdeği yaralanmasına bağlı meydana geldiği ve dosyada bugüne kadar herhangi bir gelişme kaydedilemediği belirtildi.

Yalova’da 2004 yılından bu yana kayıp olarak aranan Gülcan Yazıcı

Soruşturmanın yeniden derinleştirilmesiyle birlikte JASAT ekipleri, 2005-2006 yılları arasında kayıp ihbarı verilen kadınlara ilişkin daraltılmış çalışma yaptı. Yapılan analizlerde, cesedin Yalova’da 2004 yılında kayıp olarak aranan Gülcan Yazıcı’ya ait olabileceği değerlendirildi.

Bu kapsamda Gülcan Yazıcı’nın kızı Sultan Orta’dan DNA örneği alındı. Bafra Sulh Ceza Hakimliği’nin kararıyla buluntu cesetten elde edilen DNA profili ile kızından alınan biyolojik örnekler karşılaştırıldı. Adli Tıp Kurumu tarafından hazırlanan raporda, kimliği meçhul cesedin DNA profili ile SO kodlu kişinin DNA profili karşılaştırıldı. Raporda, kimliği meçhul şahsın yüzde 99,99 ihtimalle SO kodlu kişinin biyolojik annesi olabileceği tespit edildi. Böylece 2006 yılında Ozan Çayı’nda bulunan kadın cesedinin, kayıp olarak aranan Gülcan Yazıcı’ya ait olabileceği yönündeki değerlendirme DNA raporuyla güçlendi.

17 Kasım 2005’te kızının doğum günü için Bafra’ya gelmiş

Dosyada yer alan araştırma ve analiz tutanağına göre, Gülcan Yazıcı’nın 17 Kasım 2005’te kızının doğum günü için Bafra’ya geldiği, çocukları Sultan ve Selim’i ziyaret ettiği, bir süre sonra köyden ayrıldığı, kızına bir telefon numarası verdiği ve daha sonra kendisinden bir daha haber alınamadığı belirtildi.

JASAT ekiplerinin yaptığı çalışmada, Ozan Mahallesi ile Boğazkaya ve Darboğaz Mahallelerinin birbirine yakın olduğu, Gülcan Yazıcı’nın son görüldüğü yer ile cesedin bulunduğu bölge arasında bağlantı kurulduğu ifade edildi.

Soruşturma kapsamında, dosyada adı geçen N.Y., B.A. ve O.O. isimli şahısların “olası şüpheli” olarak değerlendirildiği, bu kişilerin ikametlerinde arama yapılması ve eş zamanlı olarak gözaltına alınmaları için işlem başlatıldığı öğrenildi.

Zanlılar Bafra Adliyesi’nde

Savcılığın talimatı doğrultusunda, şüphelilerin adreslerinde 2 Haziran günü saat 07.00 ile 12.00 arasında yapılan aramalar sonucunda 3 kişi gözaltına alındı. Gözaltına alınan şahıslar, geniş güvenlik önlemleri altında Bafra Adliyesi’ne sevk edildi.

Yaklaşık 20 yıldır faili meçhul olarak kalan cinayet dosyasında, DNA raporları ve JASAT ekiplerinin yürüttüğü çalışmalarla önemli delillere ulaşıldığı belirtilirken, soruşturmanın çok yönlü olarak sürdürüldüğü öğrenildi.

Bizi sosyal medyadan takip edin