Reklam
Reklam
Bölgenin Sesi Gazetesi Avatarı
Bölgenin Sesi Gazetesi tarafından
12 Ekim, 2020 22:53 tarihinde yayınlandı
0

MHP Safranbolu İlçe Kongresi Yapıldı

Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) 13. Olağan kongresi sonrası Safranbolu ilçe başkanlığına yeniden mevcut başkan Emre Barboros Tunç seçilerek güven tazeledi.
Safranbolu Ünsal Tülbentçi Öğretmenevi salonunda gerçekleşen kongreye çok sayıda delegenin yanında İl ve ilçe yönetimleri de katıldı.
Kongrede güven tazeleyen Emre Barboros Tunç, vatanın bölünmez bütünlüğünün teminatı olan üç hilali bayrağın inancı ve gücü ile dünden daha güçlü olarak yeni bir döneme adım attıklarını söyledi.
Başakan Tunç, MHP olarak Safranbolu’da hassasiyetle siyaset yaptıklarını ancak diğer siyasi partilerin aynı duyarlılıkta olmadığını belirterek, “ Safranbolu’yu, siyasi görüşü ne olursa olsun, vatansever ve eğitim seviyesi her alanda yüksek insanların yaşadığı güzide bir şehir.Safranbolu’ya hiç gelmemiş, Safranbolu’yu hiç tanımayan, şehrin dinamiklerinden haberdar olmayan bir yönetici, bir başkan yardımcısı atamak en hafif tabir ile gaflettir. Bu gaflet içindekilere inanıyorum ki en güzel cevabı yine nadide Safranbolu halkı verecektir.” dedi.
”Ülkücü Belediyeciliğin gururu Başkan Vergili”
Tunç yaptığı konuşmada, ” Biz Türk milliyetçilerinin Safranbolu’ya ve ülkemize bakış açısı bellidir. Ülkücü belediyeciliğinin ülkemizde ki gururu Rafet Vergili, bunu Belediye Meclis toplantılarında net bir şekilde ortaya koymuş, siyaset gözetmeksizin tüm belediyelere katkı vermeye hazır olduğunu ifade ederek, hazırladığı projeleri meclis gündemine sunmuş, fakat reddedilmiştir. İşin ilginç yanı ise Başkanımız Safranbolu’ya yapmak istediği projeye Safranbolu’yu yöneten ittifakın İl Başkanı olan meclis üyesinin red oyu vermesidir. İnanıyorum ki kıymetli hemşerilerimiz ilk seçimlerde tüm bunları değerlendirecek ve siyasi tercihlerini kullanacaktır.” diye konuştu.
Kongre sonrası yeniden güven tazeleyen MHP İlçe Başkanı Emre Barboros Tunç’un yeni yönetimi ise şu isimlerden oluştu:
“ Erkan Canözü, Mehmet Kımır, Mustafa Murathan Özkan, Fikret Altunay, Hasan Basri Kavsa, Muhittin Acar, Nurettin Payal, Fehmi Ramazanoğlu, Ezgi Gür Söyleyici, Ümithan Kaplan, Hakan Artan, Bahattin Yıldız, İfaket Terziahmetoğlu, Serdar Karayılmaz, Murat Gerçek, Levent Tombak, Burcu Çetinkaya Kırıkoğlu ve Naci Kalaycı.”

Bizi sosyal medyadan takip edin
İhlas Haber Ajansı Avatarı
İhlas Haber Ajansı tarafından
05 Haziran, 2026 08:01 tarihinde yayınlandı
0 0

Bakan Gürlek açıklamıştı: 20 yıllık faili meçhul olayı zanlıları adliyede

Adalet Bakanı Akın Gürlek’in, 2006 yılından bu yana faili meçhul kalan bir kadın cesedinin kimliğinin tespit edildiğini ve olayla ilgili 3 şüpheli hakkında gözaltı kararı verildiğini açıklamasının ardından, Samsun’un Bafra ilçesinde 20 yıllık cinayet dosyası kapsamında gözaltına alınan şüpheliler adliyeye sevk edildi.

Samsun’un Bafra ilçesinde 14 Mart 2006 tarihinde Ozan Çayı’nda bulunan ve uzun yıllar kimliği tespit edilemeyen kadın cesedine ilişkin faili meçhul cinayet dosyasında dikkat çeken bir gelişme yaşandı. Bafra Cumhuriyet Başsavcılığı, 4 Mayıs 2026 tarihinde Samsun İl Jandarma Komutanlığı’na gönderdiği yazıda, JASAT personelinden özel bir ekip kurulmasını istedi. Yazıda, Ozan Çayı’nda bulunan cesedin 25 yaşlarında bir kadına ait olduğunun değerlendirildiği, ölümün ateşli silah mermi çekirdeği yaralanmasına bağlı meydana geldiği ve dosyada bugüne kadar herhangi bir gelişme kaydedilemediği belirtildi.

Yalova’da 2004 yılından bu yana kayıp olarak aranan Gülcan Yazıcı

Soruşturmanın yeniden derinleştirilmesiyle birlikte JASAT ekipleri, 2005-2006 yılları arasında kayıp ihbarı verilen kadınlara ilişkin daraltılmış çalışma yaptı. Yapılan analizlerde, cesedin Yalova’da 2004 yılında kayıp olarak aranan Gülcan Yazıcı’ya ait olabileceği değerlendirildi.

Bu kapsamda Gülcan Yazıcı’nın kızı Sultan Orta’dan DNA örneği alındı. Bafra Sulh Ceza Hakimliği’nin kararıyla buluntu cesetten elde edilen DNA profili ile kızından alınan biyolojik örnekler karşılaştırıldı. Adli Tıp Kurumu tarafından hazırlanan raporda, kimliği meçhul cesedin DNA profili ile SO kodlu kişinin DNA profili karşılaştırıldı. Raporda, kimliği meçhul şahsın yüzde 99,99 ihtimalle SO kodlu kişinin biyolojik annesi olabileceği tespit edildi. Böylece 2006 yılında Ozan Çayı’nda bulunan kadın cesedinin, kayıp olarak aranan Gülcan Yazıcı’ya ait olabileceği yönündeki değerlendirme DNA raporuyla güçlendi.

17 Kasım 2005’te kızının doğum günü için Bafra’ya gelmiş

Dosyada yer alan araştırma ve analiz tutanağına göre, Gülcan Yazıcı’nın 17 Kasım 2005’te kızının doğum günü için Bafra’ya geldiği, çocukları Sultan ve Selim’i ziyaret ettiği, bir süre sonra köyden ayrıldığı, kızına bir telefon numarası verdiği ve daha sonra kendisinden bir daha haber alınamadığı belirtildi.

JASAT ekiplerinin yaptığı çalışmada, Ozan Mahallesi ile Boğazkaya ve Darboğaz Mahallelerinin birbirine yakın olduğu, Gülcan Yazıcı’nın son görüldüğü yer ile cesedin bulunduğu bölge arasında bağlantı kurulduğu ifade edildi.

Soruşturma kapsamında, dosyada adı geçen N.Y., B.A. ve O.O. isimli şahısların “olası şüpheli” olarak değerlendirildiği, bu kişilerin ikametlerinde arama yapılması ve eş zamanlı olarak gözaltına alınmaları için işlem başlatıldığı öğrenildi.

Zanlılar Bafra Adliyesi’nde

Savcılığın talimatı doğrultusunda, şüphelilerin adreslerinde 2 Haziran günü saat 07.00 ile 12.00 arasında yapılan aramalar sonucunda 3 kişi gözaltına alındı. Gözaltına alınan şahıslar, geniş güvenlik önlemleri altında Bafra Adliyesi’ne sevk edildi.

Yaklaşık 20 yıldır faili meçhul olarak kalan cinayet dosyasında, DNA raporları ve JASAT ekiplerinin yürüttüğü çalışmalarla önemli delillere ulaşıldığı belirtilirken, soruşturmanın çok yönlü olarak sürdürüldüğü öğrenildi.

Bizi sosyal medyadan takip edin