Reklam
Reklam
Bölgenin Sesi Gazetesi Avatarı
Bölgenin Sesi Gazetesi tarafından
13 Ağustos, 2021 22:11 tarihinde yayınlandı
0

“ Milyonlarca Memur Ailesinin Gözü Masa da..”

Milyonlarca memur adına Toplu İş Sözleşmesi’ne oturan Memur-Sen Genel Başkanı Ali YALÇIN ve Kamu-Sen Genel Başkanı Önder KAHVECİ kendilerine sunulan tekliflere tepki gösterdiler.Her İki Sendika Genel Başkanı da “Kamu İşvereninin teklifi müzakere aşamasını başlatmaktan uzaktır..” şeklinde görüşler dile getirerek “Rahatsızlıklarını belirten..” açıklamalarda bulundular..          

Bölgenin Sesi Haber Merkezi

Ülke genelinde milyonlarca,Karabük özelinde ise 14 binin üzerinde Kamu çalışanı olarak görev yapan “Memur kesiminin..” gözü kulağı Toplu İş Sözleşme masasında,ancak,Kamu İşvereni tarafından Sendikalara sunulan teklifler hayal kırıklığı yaratırken,gerek Memur Sen Genel Başkanı Ali YALÇIN,gerekse Kamu-Sen Genel Başkanı Önder KAHVECİ açıklamalar yaparak rahatsızlıklarını dile getirdiler.

Toplu İş Sözleşmesi’ne ve teklif edilenlere tepki gösteren Memur Sen Genel Başkanı Ali YALÇIN ile Kamu Sen Genel Başkanı Önder KAHVECİ Kamuoyu’na konu ile ilgili olarak şu açıklamaları yaptılar.

Kamu Sen Genel Başkanı Önder KAHVECİ ;  “Hükümet bugün ilk teklifini masaya getirdi. Uzun yıllardır beklediğimiz 3600 ek göstergenin bir takvime bağlanması noktasındaki ifadelerini önemsiyoruz.

Sözleşmeli arkadaşlarımızın kadroya geçirilmesi noktasındaki talebimizin olumlu karşılanmasını ve bu masada çözülmesi yolunda yapılan açıklamaları kıymetli buluyoruz.

Yardımcı hizmetli arkadaşlarımızın GİH’e geçirilmesi, bayram ikramiyesi, vergi dilimleri gibi 51 maddeden oluşan tekliflerimizle ilgili müzakereler ise devam ediyor.

YAKIN ZAMANDA REVİZE EDİLMİŞ YENİ BİR TEKLİF BEKLİYORUZ

Hükümetin verdiği teklifi Türkiye Kamu-Sen olarak yeterli bulmuyoruz. Şu an itibariyle gerçekleşen enflasyon %19 iken bir sonraki yıl için %11’lik bir ücret artışı teklif etmek hakkaniyetli değil. Bu tekliflerin üst düzeyde yeniden revize edilmesi, bizim beklentilerimizi karşılayacak, memurun emeklinin yaşamış olduğu ekonomik sıkıntılara çare olacak bir ücret artışı bekliyoruz. Teklif edilen rakamın bizim tarafımızdan kabul görmesi mümkün değil.   Yakın zamanda yeni bir teklif bekliyoruz.

20 MİLYON İNSANI İLGİLENDİREN BU SÜRECİN UZLAŞMAYLA SONUÇLANMASINI TEMENNİ EDERİZ

Önümüzdeki yıl hedeflenen enflasyonun hiçbir zaman bu ülkede tutmadığını hepimiz biliyoruz. Ekonomik sıkıntılarımızı giderecek 2. Teklifi bekliyoruz. Mali konular dışındaki taleplerimizle ilgili de mutlaka mesafe alacağımızı düşünüyoruz. O müzakereler de devam ediyor. İnşallah 6 milyon memur ve emekliyi, 20 milyon nüfusumuzu ilgilendiren toplu sözleşmenin uzlaşmayla sonuçlanmasını temenni ederiz. Bu durum kamu işveren tarafının elinde olan bir şey.  Refah payı uygulamasını da bu sene uygulamaya geçirmemiz lazım.  Dün yapılan toplu sözleşmede hizmet zammı diye refah payı uygulaması getirildi. Geçmiş yılların telafisinin karşılanması noktasında istediğimiz 600 lira seyyanen zammın da hayata geçirilmesini istiyoruz.  Bu sürece kadar yaşananları Konfederasyon olarak Başkanlar Kurulu toplantımızda değerlendireceğiz. Hükümetin mevcut teklifi revize etmesi noktasında da çağrılarımızı hem sosyal medya aracılığıyla hem de alanlarda tüm illerimizde bir kez daha sürdüreceğiz” dedi.

Memur-Sen Genel Başkanı Ali YALÇIN ise şu açıklamalarda bulundu; “içerik itibariyle ise beklentilerin, olması gerekenin, adalet eşiğinin uzağında tekliflerle karşılaştık. Kamu işvereni, maaş ve ücretlere 2022’de %5+%6, 2023’de %6+%6 olmak üzere toplamda iki yıllık 23 puanlık bir artış önerdi. Bunun dışında somut, hesaplanabilir, tarihi, içeriği, kapsamı, uygulama süreci bilinir ya da öngörülebilir bir teklif sunmadı. Sayın Bakan tarafından ifade edilen teklif içeriğinde; ek gösterge, sözleşmeli personel, refah payı gibi bizim tekliflerimizde yer alan ana konularla ilgili müzakere etme eğilimi hissettirecek bir netlik ne yazık ki söz konusu değildir” diye konuştu.

Yalçın, 26 Temmuz’da iletilen Genel Toplu Sözleşme metni içeriğinde yer alan birçok konuya bakanlığın kendilerine olumlu veya olumsuz bir beyanda bulunmadığını belirterek, ” Genel toplu sözleşme tekliflerinin tasnifi ve müzakeresi noktasında da hem kurumların ve bürokratların hem de Sayın Bakanın toplu sözleşme tekliflerimizle ilgili içerik, maliyet ve mahiyet yönüyle yeterince bilgi sahibi olduğu da ortak kanaatimizdir. Ayrıca, kamu işvereni teklifinde toplu sözleşme sürecinin diğer önemli ayağını oluşturan hizmet kollarıyla ilgili bir bölüm, hüküm ve teklif de bulunmamaktadır. Bu tablo, kamu görevlilerinin beklentilerini ve haklı taleplerini yansıtan toplu sözleşme tekliflerimizin karşılığında işveren tarafından ortaya konması gereken iradenin henüz tam olarak ifade edilmediği kanaati oluşturmaktadır” ifadelerini kullandı.

“Kamu İşvereninin Teklifi Müzakere Aşamasını Başlatmaktan Uzaktır”

Bugün sunulan teklifin toplu pazarlığın başlamasını sağlayacak nitelikte olmadığı gerçeğiyle birlikte kamu işevereninin müzakere başlatacak yeni bir teklif hazırlaması gerektiğini söyleyen Memur-Sen Genel Başkanı Ali Yalçın, “Bu bakış açısıyla teklif oturumu sonrasında kamuoyuna yaptığımız açıklamada; teklife ilişkin değerlendirmeler yanında teşkilatımızın konuya bakışını, örgütlü güç kapasitemizin bugünden sonraki aşamada sürece nasıl etki edeceğini, Türkiye’nin 81 ilindeki teşkilatlarımızın ve üyelerimizin konuya bakışını ortaya koyacak sürecin nasıl işletileceğini, belirlemek noktasında Genişletilmiş Başkanlar Kurulumuzu toplayacağımızı ve kurulca alınacak kararların duyurularak süreci yönetip yönlendireceğimizi ifade etmiştik. Bu kapsamda teklif sonrası Genel Merkezimizde gerçekleştirdiğimiz Genişletilmiş Başkanlar Kurulu ve akabindeki başkanlar kurulu toplantısı ile toplu sözleşme sürecinde gelinen nokta ve bundan sonraki aşamaya dair yapılacaklara ilişkin kararlara varılmıştır” dedi.

Yalçın’ın paylaştığı Memur-Sen Genişletilmiş Başkanlar Kurulu’ndan çıkan kararlar ise şu şekilde oluştu.

1- Kamu işvereni tarafından sunulan teklif kamu görevlilerinin haklı beklentilerini karşılamaktan da müzakere-pazarlık aşamasını başlatmaktan da uzaktır. Bu nedenle kamu işvereni 6. Dönem Toplu Sözleşmenin pazarlık aşamasını başlatmayı gerektirecek yeni bir teklifi en kısa sürede ve en geç Pazartesi gününe kadar bizimle ve kamuoyuyla paylaşmalıdır.

2- Toplu sözleşme müzakerelerinin genel toplu sözleşmeye ilişkin bölümü kapsamında 22 Ağustos’a kadar oturum yapılması için kamu işveren tarafı istek ve iradesini ortaya koymalıdır.

3- Bugün masaya sunulan kamu işveren teklifinin içerdiği;

Ek gösterge, sözleşmeliler ve refah payı başlıklarına ilişkin olumlu tutum devam ettirilmeli, kapsam ve takvim belirsizlikleri giderilmeli, teklif netleştirilmeli,

  1. c) Genel toplu sözleşmeye dair tekliflerimizde yer alan diğer konu (seyyanen zam, aile yardımı, toplu sözleşme ikramiyesi, dini bayram ikramiyesi, ek ödeme, özel hizmet tazminatı vb.) başlıklarının cevapsız bırakılması durumu fark edilmeli, bu konularda kamu işvereni masaya müzakere temelli teklifler getirmeli,
  2. d) Toplu sözleşmenin hizmet kollarına ilişkin bölümü kapsamında devam edecek müzakerelerde genel toplu sözleşme teklifindeki hata yapılmamalı, teklif içerikleri net ve somut olmalıdır.

4- Kamu işvereninin 6. Dönem Toplu Sözleşme sürecinde gelinen noktada ürettiği belirsizliğin ifadesi ve tekliflerimize yönelik olumlu bakış ve yakınlaşma iradesi oluşturma daveti içerecek biçimde Cuma günü Türkiye genelinde mevcut teklifin yetersizliğini ve yeni teklif sunulması gereğini içerecek davet temelli bir kamuoyu açıklaması yapılması, (Orman yangınları ve sel felaketlerinin yaşandığı illerde basın bildirisi paylaşılacak, diğer illerde basın toplantısı yapılacaktır.

5- 81 il temsilcimiz Ankara’ya çağrılarak Cumartesi günü teşkilatın konuya bakışını ve bundan sonraki aşamada Memur-Sen’in sergileyeceği tavrı tartışılacak ve bu çerçevede süreci hızlandıracak, işveren tarafında uzlaşma motivasyonunu artıracak, bu amaçla yeni ve adil teklif yapılmasını sağlayacak eylem tercihlerinin tartışılması kararlarını almıştır.”

 

Bizi sosyal medyadan takip edin
İhlas Haber Ajansı Avatarı
İhlas Haber Ajansı tarafından
09 Haziran, 2026 17:11 tarihinde yayınlandı
0 0

HUDER Genel Başkanı Hasan Oymak: “Kumar oynama yaşı 9’a kadar düştü”

Hukuki Araştırmalar Derneği (HUDER) tarafından Trabzon’da düzenlenen “Aileni Koru: Sanal Bahisle Mücadele ve Aileyi Bilinçlendirme Projesi” toplantısında sanal bahis ve kumar bağımlılığının aileler üzerindeki etkileri ele alındı.

Toplantıda konuşan HUDER Genel Başkanı Hasan Oymak, kumar oynama yaşının 9’a kadar düştüğünü belirterek “Bugün milyonlarca gencimiz cebinde kumarhaneyle dolaşıyor” dedi.

Hukuki Araştırmalar Derneği (HUDER) tarafından Trabzon’da “Aileni Koru: Sanal Bahisle Mücadele ve Aileyi Bilinçlendirme Projesi” kapsamında toplantı düzenlendi. Toplantıya Trabzon Valisi Tahir Şahin, Trabzon Cumhuriyet Başsavcısı Sedat Çelik, Trabzon Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Metin Genç, Önceki Dönem Kamu Denetçisi Şeref Malkoç, HUDER Genel Başkanı Hasan Oymak, HUDER Trabzon Temsilcisi Mesut İskenderoğlu ile çok sayıda davetli ve vatandaş katıldı.

“Güçlü toplumun temeli güçlü ailedir”

Programın açılış konuşmasını yapan HUDER Trabzon Temsilcisi Mesut İskenderoğlu, ailenin toplumun en önemli yapı taşı olduğunu ifade ederek “Güçlü bir toplum oluşturmak için güçlü bir aileye ihtiyaç var. Güçlü bir devlet oluşturmak için de güçlü bir topluma ihtiyaç var. Aileyi zedeleyecek her türlü sorunun ortadan kaldırılmasını bir vatan borcu olarak görüyoruz. Bu anlayışla Trabzon’da çalışmalarımızı yürüttük” diye konuştu.

HUDER Genel Başkanı Hasan Oymak ise sanal bahis ve kumarın toplumsal bir tehdit haline geldiğini belirterek çarpıcı açıklamalarda bulundu. Bugün sadece bir proje tanıtımı için değil, toplumsal bir seferberlik için bir araya geldiklerini ifade eden Oymak, “15 yaşındaki çocuklarımızı suç makinesine dönüştüren, bağımlılığına para bulmak için her şeyini harcayan ve sonunda intihara sürüklenen gençlerimizin sorunlarına çözüm aramak için buradayız. Yasal görünümlü illegal platformlar aile yapımızı temelinden sarsıyor, boşanmalardan intiharlara kadar uzanan süreçleri tetikliyor” diye konuştu.

Sanal bahis sitelerinin çocukların ve gençlerin erişimine son derece açık hale geldiğini kaydeden Oymak, “Bugün milyonlarca gencimiz cebinde kumarhaneyle dolaşıyor. Bu mesele sessizce ilerleyen toplumsal bir erozyondur. Veriler, sanal kumar oynama yaşının 9’a kadar düştüğünü, bağımlılıktaki en yüksek artışın ise 15-24 yaş aralığında görüldüğünü ortaya koyuyor. Yeşilay verilerine göre kumar bağımlılığı nedeniyle başvuranların sayısı son iki yılda yüzde 100’den fazla arttı. Unutmayalım ki bir genci korumak bir aileyi korumaktır, bir aileyi korumak ise geleceğimizi korumaktır” ifadelerini kullandı.

Başsavcı Çelik: “IBAN mağduru değil, IBAN sanığı”

Trabzon Cumhuriyet Başsavcısı Sedat Çelik de sanal bahis ve yasa dışı kumarla mücadelenin topyekûn yürütülmesi gerektiğini söyledi.

Terörle mücadelenin dönemsel olarak kazanılabileceğini ancak uyuşturucu ve sanal bahisle mücadelenin çok daha zor olduğunu belirten Çelik, “Bu mücadeleye toplumun bütün kesimleri katılmalı. Adliye, emniyet ve jandarma olarak üzerimize düşeni yapıyoruz. Yasa dışı bahis ve kumar faaliyetleri ödeme kuruluşları ve bankacılık sistemleri üzerinden organize ediliyor. Bu konuda önemli yasal düzenlemeler yapıldı” dedi.

Bankaların mesai saatleri dışında alınan tedbir kararlarını uygulamakta yaşanan sorunlara da değinen Çelik, Trabzon’da yürütülen çalışmalarla bankalarda mesai dışı ulaşılabilecek sorumlu personellerin belirlenmesini sağladıklarını ifade etti.

Toplumda sıkça kullanılan “IBAN mağduru” ifadesini doğru bulmadığını söyleyen Çelik, “IBAN mağduru değil, IBAN hükümlüsü, IBAN şüphelisi ya da IBAN sanığı diyebiliriz. Çünkü bu kişiler hesaplarını menfaat karşılığında kullandırıyor. Bu suça doğrudan iştirak etmese bile suçun işlenmesine vesile oluyorlar. Bu nedenle bu durumu masumlaştırmamak gerekiyor” şeklinde konuştu.

Vali Şahin: “Çocuklarımızı koruyacak ortamları oluşturacağız”

Trabzon Valisi Tahir Şahin ise sanal bahis ve dijital bağımlılıklarla mücadelede kurumlar arası iş birliğinin önemine dikkat çekerek, “Derneğimizin ortaya koyacağı yol haritası doğrultusunda tüm kamu kurumlarımızla birlikte hareket edeceğiz. Özellikle küçük yaştaki çocuklarımızın hayatını olumsuz etkileyebilecek alışkanlıkların erken dönemde tespiti ve önlenmesi için çalışmalar yürüteceğiz. Çocuklarımızın bu tür olumsuzluklarla karşılaşmayacağı ortamları oluşturma gayreti içerisindeyiz” dedi.

Başkan Genç: “Aileyi korumak geleceği korumaktır”

Trabzon Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Metin Genç de aile kurumunun korunmasının toplumsal geleceğin en önemli unsurlarından biri olduğunu belirtti.

Teknolojinin hayatı kolaylaştırırken bazı riskleri de beraberinde getirdiğini ifade eden Genç, “Aileyi korumak, toplumumuzu ve geleceğimizi korumaktır. Türk milletini ayakta tutan en büyük gücümüz sağlam aile yapımızdır. Sosyal medya ve dijital platformların çocuklarımız ve gençlerimiz üzerindeki olumsuz etkilerini görmezden gelemeyiz. Çocuklarımızın ve gençlerimizin zihinlerinin, zamanlarının ve dikkatlerinin dijital bağımlılıklarla kuşatıldığını görüyoruz. Bu nedenle bu konuya duyarsız kalmamız mümkün değildir” diye konuştu.

Bizi sosyal medyadan takip edin