Reklam
Reklam
İhlas Haber Ajansı Avatarı
İhlas Haber Ajansı tarafından
12 Temmuz, 2025 21:33 tarihinde yayınlandı
0

Otel yangınında mahsur kalan 19 yaşındaki kız: “Banyoda ölümü bekledik”

Bolu’da Grand Kartal Otel yangını davasında birinci duruşmanın 6’ncı gününde mahkemede müşteki sıfatıyla beyan veren 19 yaşındaki Sevgi Selvi, “Biz ağzımızı ıslak bezle kapatmıştık. Biz odamızda, banyomuzda vefatı bekledik. Ben annemlere, babamlara hüzün vermeden onlara nasıl sevdiğimi söylesem diye düşünüyordum” dedi.

Bolu Grand Kartal Otel’de 78 kişinin hayatını kaybettiği, 133 kişinin yaralandığı yangın faciasının birinci duruşması devam ediyor. 19’u tutuklu 32 sanığın yargılandığı davanın 5’inci gününde sanık savunmaları tamamlandı. Duruşmanın 6. gününde sanık savunmalarının akabinde müşteki beyanları devam ediyor.

“Banyoda mevti bekledik”

Yangın sırasında otelde olan 19 yaşındaki Sevgi Selvi, “Burada 78 çok büyük bir sayı. Bu sayının 78’den fazla olmamasının sebebi otel yöneticileri ya da çalışanlar değil. Yaşayanlar tesadüfen yaşıyor. Kimse tesadüfen ölmemeli. Ben 19 yaşındayım. Küçük sayılmam fakat buraya gelen en küçük şahısım. Orada çocuk olarak anılmayan da gencecik, pırıl pırıl ülkemize katkı sunacak insanlardı. Ben yangın gecesinde o otelde kalıyordum. Arkadaşımın kapıya vurması sonrasında uyandım lakin çok fazla duman vardı. Kapıyı açtığımızda arkadaşımız bayılmak üzereydi. Ben uyandığımda nefes alınamıyordu ve çok karanlıktı. Benim birinci talihim buydu. Ben daima o otele gidiyorum ve oteli çok yeterli biliyorum. Asla alarm çalmıyordu. Bir yağmurlama sistemi vesaire hiçbir şey yoktu. Biz ağzımızı ıslak bezle kapatmıştık. Biz odamızda, banyomuzda mevti bekledik. Benim oda arkadaşlarımın hiçbiri reşit değildi. Banyoda vefatı bekledik. Ben burada çok utanıyorum, His Hanım’a bakmaktan utanıyorum. Doruk öldü, Allah bana ikinci bir yaşama talihi verdi. Ben annemlere, babamlara hüzün vermeden onlara nasıl sevdiğimi söylesem diye düşünüyordum. Son sefer dışarıya çıkış bahtımızı denedik. Birilerinin camı kırdığını gördüm. 8027 numaralı odaya girdim. Çarşafları bağlayarak inmeye çalıştık. 10 kişi vardı, 10’umuz da hayatta kaldı. Ben artık en ufak şeyden korkar oldum. Birisi benim kapımı çaldığında o yangında kaldığımı hissediyorum, sisli havalarda duramıyorum, is kokusunda korkuyorum” diye konuştu.

“Bir poşete koymuşlar, kefen bile nasip olmadı”

Yangında hayatını kaybeden Süleyman, eşi Seden Nurgül ve çocukları Ela ile Buse Dayı’nın yakını müşteki Ayşe Ekici ise, “Dört evladımı kaybettim. Benim çocuklarım 3 günlüğüne gittiler. Bir gün kaldılar, ikinci gün yandılar, üçüncü gün geleceklerdi. Sonraki gün 20 saat çocuklarımızı bulamadık. Biz babasıyla giderken oğlum aradı, ‘Anne biz ablamı Ankara’da bulduk’ dedi. DNA istediler, bir poşete koymuşlar, kefen bile nasip olmadı, çocuklarımı tabutla gömdüler. Biz ağlayarak yatıp ağlayarak kalkıyoruz. Ben konuttan çıkmıyorum 6 aydır, bunlar keyif yapmışlar. Bu türlü insanlık olmaz. Sonuna kadar davacıyım” halinde konuştu.

Bizi sosyal medyadan takip edin
İhlas Haber Ajansı Avatarı
İhlas Haber Ajansı tarafından
04 Haziran, 2026 23:21 tarihinde yayınlandı
0 0

Tokat’ta aşırı yağış kirazı vurdu

Tokat’ta son günlerde etkili olan yağışlar tarım arazilerinde büyük zarara yol açtı. Sular altında kalan bahçelerde özellikle erkenci kiraz çeşitlerinde çatlama ve dökülmeler yaşandı.

Tokat Ticaret ve Sanayi Odası Meclis Başkanı Emin Yılar, bazı bölgelerde kirazda hasarın yüzde 100’e ulaştığını belirtti.

Geçtiğimiz yıl yaşanan don felaketinin etkilerinin henüz atlatılamadığını belirten Yılar, “Geçen yıl devletimiz çiftçiye dönüm başına destek vererek önemli bir katkı sağladı. Bu destek üreticiyi ayakta tuttu. Ancak bu yıl da özellikle Tokat’ta kiraz üreticileri çok ciddi bir afetle karşı karşıya kaldı. Bazı bölgelerde erkenci ve orta sezon çeşitlerde hasar yüzde 80 ila yüzde 100 arasında değişiyor. Ürünler tamamen çatladı ve pazarlanamaz hale geldi” dedi.

İhracata yönelik geç sezon kiraz çeşitlerinde ise umutların sürdüğünü ifade eden Yılar, yağışların sona ermesi halinde kalan ürünlerin ayıklanarak ihracata gönderilebileceğini belirtti. Ege Bölgesi’nde kiraz ihracatının başladığını hatırlatan Yılar, ürünlerin kilogram fiyatının 180-200 lira seviyelerinde olduğunu söyledi.

Kiraz üretimindeki kaybın binlerce tonu bulduğunu belirten Yılar, “Erkenci ve orta sezon çeşitlerde yaklaşık 2 bin tonluk zarar olduğunu düşünüyoruz. Eğer yağışlar durursa geç sezon ihracatlık çeşitlerden 3-4 bin ton ürün alınabilir. Ancak genel toplamda bu yıl Tokat’ta kirazda 8 ila 10 bin ton arasında ürün kaybı bekliyoruz” dedi.

Bizi sosyal medyadan takip edin