Safranbolu’da Gastronomi ve Kültürel Miras Buluştu

Safranbolu’da düzenlenen programda yerel mutfağın turizmdeki önemi, safranlı Osmanlı yemekleri ve kentin kültürel mirası ele alındı. Etkinlikte İbrahim Canbulat’ın kitapları tanıtıldı, Safranbolu belgeselinin pilot bölümü izleyiciyle buluştu.

EOEsra Oğuzkağan Özkan7 Kasım 2026, 16:412 dk okuma
Safranbolu’da Gastronomi ve Kültürel Miras Buluştu

Safranbolu’da düzenlenen programda yerel mutfağın turizmdeki önemi, safranlı Osmanlı yemekleri ve kentin kültürel mirası ele alındı. Araştırmacı yazar İbrahim Canbulat’ın “Safranlı Osmanlı Yemekleri” ve "Sofraların Altın Çiçeği Safran" kitapları tanıtılırken, Safranbolu belgeselinin pilot bölümü de izleyiciyle buluştu.

Safranbolu’da tarihi ve kültürel mirasın gastronomi turizmiyle buluşturulmasına yönelik önemli bir etkinlik gerçekleştirildi. Gülevi’nin ev sahipliğinde düzenlenen programda, safranlı Osmanlı yemeklerinden yerel mutfağın turizmdeki gücüne, belgesel gösteriminden söyleşilere kadar birçok başlık ele alındı.

Programda Prof. Dr. Nuray Türker, “Turizmi Gastronomi ile Taçlandırmak” başlıklı konuşmasıyla gastronominin Safranbolu turizmine sağlayabileceği katkıları değerlendirdi. Türker, aynı zamanda programın moderatörlüğünü üstlendi.

“SAFRANBOLU LEZZETLERİ İÇİN DE ZİYARET EDİLMELİ”

Safranbolu’nun yalnızca tarihi yapıları ve mimarisiyle ziyaret edilen bir kent olmaktan çıkarak lezzetleri için de yeniden tercih edilen bir gastronomi destinasyonuna dönüşmesi gerektiğini belirten Türker, tarihi konaklarda “Safran Sofrası” konseptinin oluşturulmasını önerdi.

Mimari miras ile gastronominin bütünleştirilmesinin önemine dikkat çeken Türker, iki yüz yıllık bir konağın hayat bölümünde ahşap kokusu eşliğinde safranlı lezzetler sunulmasının kültür ve gastronomi turizminin doğal bir birleşimi olacağını ifade etti.

Yerel üreticilerin ve kadın emeğinin gastronomi turizminin merkezinde olması gerektiğini vurgulayan Türker, safranı sabırla yetiştiren üreticilerin ve tarifleri nesilden nesile aktaran kadınların bu kültürün gerçek kahramanları olduğunu söyledi.

Türker, safran temelli gastronomi turizminin gelişmesinin yerel ekonomiyi güçlendireceğini, köylerde üretimi destekleyeceğini ve safran ekim alanlarının genişlemesine katkı sağlayacağını dile getirdi.

“SAFRANLI OSMANLI YEMEKLERİ” TANITILDI

Araştırmacı yazar İbrahim Canbulat, “Özgün Bir Mutfak Yaratmak” başlıklı sunumunda kitabı “Safranlı Osmanlı Yemekleri”ni tanıttı.

Safranbolu’nun tarihine ve kültürel mirasına yönelik çalışmalarına bir yenisini ekleyen Canbulat, 1998 yılından bu yana safran üzerine gerçekleştirdiği özgün çalışmalardan söz etti. Kitapta safranın tarihsel ve gastronomik değerinin Osmanlı mutfağı üzerinden ele alındığı belirtildi.

Programın devamında Petek Çırpılı ve Serdar Şamlı tarafından hazırlanan “Yollar, Yurtlar, Yaşamlar” adlı Safranbolu belgeselinin pilot bölümü gösterildi. Gösterimin ardından belgesel üzerine söyleşi gerçekleştirildi.

TÜRSAB Gastronomi İhtisas Komisyonu Başkanı Tümay İmamoğlu ise “Gastronomi Turizminde Yerel Mutfakların Gücü” başlıklı konuşmasıyla yerel mutfakların destinasyon tanıtımındaki rolünü değerlendirdi.

Programın ardından konuklara çay, kahve ve safranlı tadımlıklar ikram edildi. Fuaye alanında kitap satışı yapılırken İbrahim Canbulat okuyucularıyla imza buluşmasında bir araya geldi.

YARIN 500 KİŞİLİK ZERDE İKRAMI

Safranbolu’da gastronomi etkinlikleri yarın da devam edecek. 8 Kasım 2026 Pazar günü saat 10.00’da Safranbolu Çarşısı Kuşçu Meydanı’nda “Zerde Kazanı” etkinliği gerçekleştirilecek.

Etkinlik kapsamında safranın geleneksel zerde kazanına katılmasıyla yaklaşık 500 kişilik zerde hazırlanarak vatandaşlara ikram edilecek. Organizasyon yetkilileri, herkesi geleneksel zerde ikramını paylaşmaya davet etti.

İlgili Haberler

Tümü

Yorumlar

Yorumlar editör onayından sonra yayımlanır. Kaba ve kişisel saldırı içeren yorumlar yayımlanmaz.

Henüz yorum yok.

İlk yorumu sen yaz, tartışmayı başlat.

ReklamSol Reklam
ReklamSağ Reklam