Reklam
Reklam
Esra Oğuzkağan Özkan Avatarı
Esra Oğuzkağan Özkan tarafından
13 Şubat, 2026 14:12 tarihinde yayınlandı
0

Safranbolu’nun yaşayan hafızasından çağrı

Ali Demirezen: “Babamın Emanetleri Korunaklı Bir Mekanda Yeniden Hayat Bulsun”

Safranbolu’da Osmanlı’dan bu yana varlığını sürdüren Yemeniciler Arastası’nın son ustası Ahmet Demirezen’in oğlu Ali Demirezen, babasından kalan yemenicilik mirasının yeniden korunaklı bir mekanda sergilenmesini istiyor.

Yıllarca Arasta’da hizmet veren ve 18 yıl boyunca açık kalan “Ahmet Demirezen Yemenicilik Müzesi”nin hatırasını yaşatmak için web sitesi kuran Demirezen, unutulmaya yüz tutan meslekler için kalıcı bir müze çağrısında bulundu.

Ali Demirezen, babasının 70 yıl boyunca aynı dükkânda çıraklıktan ustalığa uzanan bir emek verdiğini hatırlatarak şunları söyledi:

“Babam Ahmet Demirezen, Osmanlı’dan beri süregelen Safranbolu Yemeniciler Arastası’nda yemeni imalatı yapan son ustaydı. 1906 doğumlu babam, Yaklaşık 6 yaşlarında çırak olarak başladığı dükkanda ömrünü geçirdi. O dükkan sadece bir iş yeri değil, bir kültürün yaşadığı mekandı.”

1980’li yıllarda Arasta Çarşısı’nın restorasyonunun ardından Kaymakamlık öncülüğünde kurulan “Ahmet Demirezen Yemenicilik Müzesi”nin açılış sürecini anlatan Demirezen, o günleri şöyle dile getirdi:

“Kaymakam Sayın Yavuz Erkmen’in davetiyle bir araya geldik. Babamın 8 yıl boyunca evinde gözü gibi sakladığı tüm yemenicilik eşyalarını tek tek temizleyip yeniden o dükkâna yerleştirdik. Tabelada bu kez ‘Yemenici Ahmet Demirezen’ değil, ‘Ahmet Demirezen Yemenicilik Müzesi’ yazıyordu. Babam o gün yemenici önlüğünü yeniden kuşanmış, eski günlerin heyecanını yaşıyordu.”

Festivalle açılan müze, 18 yıl boyunca Arasta’da ziyaretçilerini ağırladı. Safranbolu ile ilgili yayımlanan birçok gazete, dergi, kitap ve turizm broşüründe yer aldı. Ancak 2007 yılında müzedeki eşyaların bir kısmı Tarihi Kent Müzesi’ne taşındı, bir kısmı ise dükkanda bırakıldı. Yapılan protokole aykırı olduğu gerekçesiyle Ali Demirezen, 28 Haziran 1990 tarihli protokolün 7. maddesine dayanarak 18 Haziran 2007’de tüm eşyaları geri aldı.

Demirezen, bugün gelinen noktada amacının kişisel bir talep olmadığını vurgulayarak şöyle konuştu:

“Benim tek isteğim, babamın ve Safranbolu’nun yemenicilik mirasının korunaklı bir mekanda yeniden sergilenmesi. Bu sadece bizim ailemizin hatırası değil; Safranbolu’nun kültürel mirasıdır.”

Unutulmaya yüz tutan meslekler için kapsamlı bir müze oluşturulmasını isteyen Demirezen, çağrısını şu sözlerle dile getirdi:

“Yemenicilik, semercilik gibi nice zanaat artık kayboluyor. Bu mesleklerin inceliklerini gençler okuyup görebilmeli. Aletlerini, kullanılan malzemeleri, ustalık izlerini yerinde inceleyebilmeli. Böyle bir müze kurulursa, babamdan kalan tüm kıymetli parçaları memnuniyetle paylaşırım.”

Web sitesi aracılığıyla “Dünden Bu Güne Yemenicilik” anlayışıyla geçmişi kayıt altına aldıklarını belirten Ali Demirezen, eşi Fazilet, oğlu Sertaç ve kızı Özge ile hedeflerinin yalnızca hatıra yaşatmak değil, kültürel birikimi gelecek kuşaklara aktarmak olduğunu ifade etti. Safranbolu’nun turizme açıldığı ilk yıllardan itibaren büyük ilgi gören Yemenicilik Müzesi’nin yeniden hayat bulması, hem kentin kültürel zenginliğine katkı sağlayacak hem de geleneksel zanaatların unutulmamasına vesile olacak.

Bir Devrin Hikayesi

“Ahmet Demirezen Yemenicilik Müzesi” derken, aynı bu müzenin hazırlanma heyecanı ile kapanışının hikâyesini okuyacaksınız. Arasta Çarşısının restorasyonun 1980 yılı içerisinde tamamlanmasından sonra, turizme yönelik mahalli el sanatları, hediyelik eşya satan birkaç dükkan ve eskiden kahve olan mekan işletmeye açılmıştı. Çarşıdaki 48 dükkandan 3 dükkan da Kaymakamlığa tahsis edilmiştir. Safranbolu Kaymakamı Sayın Yavuz Erkmen’in kurulduğundan beri yemeni imalatı yapılan bu üç dükkandan birini; bu mesleği karakterize edecek bir dükkan haline getirmeyi planlamıştır. Bu işi daha önce yapmış olan esnaftan veya yakınlarından malzeme toplama gayretine girişilmiş. ancak temin edilememiştir. Demir Çelik fabrikalarında çalışan Sosyolog Sayın Uğurol Barlas, ben ve babam Ahmet Demirezen’le birlikte Kaymakam Sayın Yavuz Erkmen’in daveti üzerine makamına gidilmiş ve görüşme yapılmıştır. Beraberce Arasta çarşısına gidilmiştir. Tahsis edilen ve rafları da yapılmış olan bu dükkan, Ahmet Demirezen’in çıraklıktan itibaren kesintisiz 70 yıl çalıştığı dükkandı. Önümüzdeki günlerde yapılacak olan festivale yemenicilik eşyalarının bu dükkana yerleştirilmesi isteniyordu. Ahmet Demirezen’in 8 yıldan beri evinde muhafaza ettiği tüm yemenicilikte kullanılan eşyaları, evinin bahçesine çıkartılarak tek tek temizlendi. Ve arastadaki dükkana yerleştirildi. Bu kez, dükkanın tabelasında “Yemenici Ahmet Demirezen” yerine, “Ahmet Demirezen Yemenicilik Müzesi” yazıyordu.

Festival günü, zamanın Başbakan Yardımcı Sayın Kaya Erdem ve bazı kamu görevlileri, davetliler, turistler ve halk Arasta Çarşısındaydı. Müzenin açılışı yapıldı. Ahmet Demirezen yıllardan beri kuşandığı yemenici önlüğünü o gün tekrar kuşanmış, eski günlerinin canlılık ve mutluluğunu tekrar yaşıyordu. Festivalden bir müddet sonra, yemenicilik müzesinin geleceğini korumak, nesillere aktarmak amacıyla, Kaymakam Sayın Yavuz Erkmen’le aşağıda verilen 28.06.1990 tarihli bir protokol düzenlenmiştir. Ahmet Demirezen 21.07.1973 ölümüne kadar zaman zaman bu müzeyi açarak gelen ziyaretçilerinin istifadesine sunmuştur. Ölümünde sonra sayın Aytekin Kuş uzun yıllar burada hizmet vermiştir. Bir süre de Kaymakamlığın görevli bir memuru, son olarak bitişiğe taşınan yemenici Mustafa Öncül’ün hizmetleriyle açık tutulmuştur. 2007 yılı sonlarına gelindiğinde; Kaymakamlık bu müzedeki eşyaların bir kısmını dükkanda bırakıp, bir kısmını da Tarihi Kent Müzesine taşımıştır. Dükkan da günümüz şartlarında yemeni imalat yapan bir esnafa verilmişti. Müze eşyalarının bir kısmı yerinde bırakılmış, bir kısmı da Tarihi Kent Müzesine taşınmıştı.Arasta’dan müzenin taşınması, 28.06.1990 tarihli Kaymakam’lıkla yaptığım ekteki protokola tamamen aykırıydı. Kaymakamlıkla yapılan yazışmalar netice vermeyince, 28.06.1990 protokolun 7.maddesine göre tüm eşyalar, 18.06.2007 tarihinde Kaymakamlıktan geri alınmıştır. Ahmet Demirezen Yemenicilik Müzesi, 18 yıl boyunca yıllar öncesi yemeni imalat ve ticareti yapılan çarşıda eski günlerin bir anısını yaşatmıştır. Safranbolu ile ilgili yayımlanan gazete, dergi, mecmua ve kitaplarda, turizm acenta ve broşürlerinde, web sayfalarında bu isim yer almıştır. Ahmet Demirezen yaşadığı süre ve şartlarında, Osmanlılar zamanından beri devam eden Safranbolu Yemeniler Arastasında yemeni imalatı yapan en son yemenici ustasıdır. Bu kez web sayfası kurarak zamanının yemeniciliği tanıtmak ve yaşatmayı amaçladık.

(*) AHMET DEMİREZEN (1906 – 23.07.1993 ) KİMDİR?

Ahmet Demirezen daha çocuk denilebilecek 6-7 yaşlarında iken 1912-1913 yıllarında Yemenici dükkânının eşiğinden adımını atmıştır. Bu zamanda babası savaşa katılmak üzere Safranbolu’dan ayrılmıştır. Annesi ve iki kardeşiyle kalmıştır. Bu günleri hayal meyal hatırlayan Ahmet Demirezen, 1919 yılında da babasının ölüm haberini almıştır. Babası Çanakkale ve Yemen’de savaşmış. Esaretten sonra hasta olarak İstanbul’a dönmüş ve hastanede vefat etmiştir. Safranbolu’ya gelen asker arkadaşlarından gelen haberlerde bunlardan ibaret bilgiler olmuş. Babası da yemenicidir.
 Ustası Mumcu Osmanoğlu Sadık ustadır. Çıraklık, kalfalık ve ustalık dönemini ustasının yanında tamamlamıştır. Ustasının ölümünden sonra bir süre vereseleri adına çalışmış, 1922 yılında da 16 yaşında iken, bu dükkanı devralmıştır.  Başlangıçta kır pazarı denilen cıvar nahiye ve kasabalara ürettiklerini satmak üzere; 1929 yılına kadar pazartesi günleri Eflani’ye, bu yıldan itibaren Perşembe günleri de 1969 yılına kadar 40 yıl Eskipazar’a gitmiştir. Safranbolu’da pazartesi gününe Eflani denilmesinin bir nedeni de Eflani de o gün pazarın kurulmasının hatırlatılmasıdır.
Genellikle hayvancılık, tavuk ve hindi yetiştiriciliğinin yaygın olduğu Eflani’den Eskipazar’a yönelmesinin nedeni de, pazar dönüşlerinde bazen soyguncuların yol kesmesi idi. Ancak pazardan parayla dönmek yerine kazandıklarını Safranbolu’dan o gün gelen celeplere veren yemenicilerin bir zararları olmamıştır.
Vakıflar idaresinin Arastadaki dükkanları satışa çıkartması üzerine 1935 yılında da Ahmet Demirezen dükkan sahibi olmuştur. Bu satıştan önce ileri gelen esnafın aldıkları tavsiye kararıyla; ihalede, hiçbir kişi halen oturmakta olan  kişinin dükkanına talip olmamıştır. Toplam alanı 12 m2 olan bu dükkan, 54 TL’ye 4 eşit taksitte alınmıştır.
Karabük’te Demir Çelik İşletmelerinin kurulmasından sonra 1940’lı yıllarda başlamak üzere bu mesleğe rağmen azalmış, eleman yetiştirme sıkıntısı başlamış, hatta esnaftan da Demir Çelik’e çalışmaya girenler olmuştur. 1950 yılının ortalarında yemeniden daha ucuz fakat sağlıksız olan lastik ayakkabıların piyasaya sürülmesi de yemenicilik mesleğinin daha da geri saymasına sebep olmuştur. Yemenicilikle uğraşanlar azalmış, yerlerine yeni yetişenler olmamış ve1960’lı yılların ortasında Ahmet Demirezen’den başka yemenici ustası olarak arastada kimse kalmamıştır. Bu zamana kadar satışa yönelik yemeni imalatı yapılmamış, ancak elde bulunan malzemelerle sipariş üzerine yemeni imalatı yapılmıştır. Buna paralel olarak yıllarca Safranbolu ve civarının deri ihtiyacını karşılayan tabakhanede de deri imalatı yapan esnaf kalmamıştır. Bu tarihten sonra Ahmet Demirezen yemeni yerine mest imalatına yönelmiş, imalatta kullanacağı deriyi de Gerede tabakhanesinden karşılamak zorunda kalmıştır. Mest satışı kış mevsiminin yaklaşmakta olduğu günlerde başlamakta, ancak Ahmet Demirezen eski günlerde olduğu gibi her gün dükkanın sabah açıp, akşam kapatmaktadır. Kış için mest dikimine devam etmiş, turistlerin ilgisini çeken yemeni yerine çocuk mestini satışa sunmuştur. Yegane kaldığı arastada kedisi ve güvercinleri ile birlikte olmakta, yakın dostları ve Safranbolu’ya hayran olan ziyaretçilerine eski günlerini anlatmıştır. “Dükkan kapısı, hak kapısıdır” diyerek, bir kazancı olmadığı ve ilerlemiş yaşına rağmen heyecanla dükkanın açık kalmasına özen göstermiştir.
 Arasta boşalmış, bazı dükkanlar ise bakımsızlıktan çökmeye yüz tutmuştu. 1978 yılında Kültür Bakanı Prof. Dr. Sayın Ahmet Taner Kışlalı’nın Safranbolu’yu ziyaretlerinde; Kaymakamlar Evi ile Yemeniciler Arastası’nın Bakanlıkça kamulaştırılması ve restorasyonu gündeme gelmiştir. 72 yaşına rağmen rağmen, arastada Ahmet Demirezen’in tek başına yıllarca yaptığı işi devam ettirmesinden etkilenmiş olmalı ki, Sayın Bakan “ Ahmet ustanın dükkanını kamulaştırmayın, Ahmet Usta dükkanında çalışmasına devam edecektir. ” diye de açıklamada bulunmuştur. Aslında o günlerde bu dükkan arastada ayakta kalabilen en sağlam iki dükkan biri idi. Kamulaştırma kararı,14.12.1978 tarihinde dükkan sahiplerine bildirilmiştir. Ahmet Demirezen’indükkanı kamulaştırılmıştır. Restorasyonun başlayıp, sıranın çalıştığı dükkanına gelmesine kadar, kendisinin bu dükkanda çalışmasına izin verilmiştir. 15.12.1982 tarihinde de Ahmet Demirezenaralıksız 70 yıl sürdürdüğü işini fiilen bırakmıştır.
 1990 yıllara gelince Arasta çarşısının restorasyonu tamamlanmış, az da olsa turizme yönelik ise bazı dükkanlar açılmıştır. zamanın kaymakamı Sayın Yavuz Erkmen eski Arastayı karakterize edecek bir dükkanın olmasını planlamıştır. Kaymakamlıkça,  iç rafları hazırlattırılmış olan dükkan, Ahmet Demirezen’in 70 yıldır devamlı çalıştığı dükkanı idi. O gün Sayın Yavuz Erkmen’le birlikte yerini görmeye gidilmiş ve eşyaların festival gününe kadar yerleştirilmesi talep edilmişti. Bu amaçla eşyalarını evinde muhafaza etmekte olan Ahmet Demirezen’in yemenicilik malzemelerini bu dükkana taşımıştır
 Festival günü açılan bu dükkan “Ahmet DemirezenYemenicilik Müzesi” adıyla yıllarca hizmet vermiş, Türkiye’de turizme yönelik bir çok, dergi ve broşürlerde yer almıştır. 
 Ahmet Demirezen’in yaşadığı süre içerisindeki Safranbolu Arasta çarşısı ve yemenicilik anlatılmaya çalışılmıştır. Kendisi bu iş yapmış olan en son yemeni ustadır.
Ahmet Demirezen, Safranbolu’da 1912-1913 yıllarında çırak olarak girdiği bu dükkanda; çırak, kalfa, usta, dükkan sahibi yemenici olarak çalışmış ve Haziran 1990’dan Nisan 1993’e kadar sağlığında müze olan bu dükkanı zaman zaman açarak gelen misafirlerine hatıralarını anlatarak hizmet vermiştir.
 Not: Ahmet Demirezen’in Biyografisi, Mimar Yavuz İnce’nin 17.03.2005 tarih ve 179 sayılı Safranbolu Ekspres’te yayımlanan “Safranbolu’da Eski Ustalar” yazısından alınmıştır.

Bizi sosyal medyadan takip edin