Reklam
Reklam
İhlas Haber Ajansı Avatarı
İhlas Haber Ajansı tarafından
10 Haziran, 2026 11:26 tarihinde yayınlandı
0 0

Saha eksikliğine rağmen dünya dördüncüsü oldu

Zonguldak’ın Karadeniz Ereğli ilçesinde faaliyet gösteren Geleneksel Türk Okçuluğu Antrenörü ve Sporcusu Nagehan Tutuş, antrenman yapacak saha bulamamasına ve imkansızlıklara rağmen katıldığı 14. Fetih Kupası’nda dünya dördüncüsü oldu. Türk okçuluğunu yaşatmak için büyük bir çaba sarf eden kadın sporcu, genç yeteneklerin harcanmaması adına ilçedeki yetkililerden çalışma alanı talep etti.

Eşinin görevi nedeniyle 5 yıl önce Sivas’tan Karadeniz Ereğli’ye yerleşen ve burada Geleneksel Türk Okçuluğu kulübü kuran Nagehan Tutuş (37), hem antrenörlük yapıyor hem de uluslararası müsabakalarda Türkiye’yi temsil ediyor. Türk okçuluğunu “sadece bir spor branşı değil, bir kültür mirası” olarak tanımlayan Tutuş, kulübün zorlu şartlara rağmen kısa sürede Türkiye dereceleri ve rekorları elde ettiğini belirtti.

“Oklarımızı ilk kez sahada deneme fırsatı bulduk”

Okçular Vakfı tarafından düzenlenen ve 51 ülkeden 1000’i aşkın sporcunun katıldığı 14. Fetih Kupası’nda mücadele eden Tutuş, turnuvayı 900’ü aşkın sporcu arasından dünya dördüncüsü olarak tamamladı. Şampiyonluğu sadece tek bir okla kaçırdığını ifade eden Tutuş, bir kadın sporcu ve antrenör olarak yaşadıkları zorlukları şu sözlerle dile getirdi:

“Fatih Sultan Mehmet Han’ın dediği gibi; imkanın sınırlarını görebilmek için imkansızı zorlamak gerekiyor. Bahanelerin arkasına sığınmak istemiyorum ama oklarımızı ancak yarışma sahasında deneme fırsatı buldum. İl ve ilçe spor müdürlüklerimizden yana bir sıkıntımız yok ancak coğrafyamız engebeli, çalışabileceğimiz düz bir alanımız yok. Çalışma imkanımız olsaydı bu yarışmada şampiyonluğu göğüsleyecek yetenekte sporcularımız var.”

“Antrenmansız götürüp çocukların şevkini kıramayız”

Gelecek nesillere bu kültürü aktarmak için kendi çabalarıyla bir mücadele yürüttüğünü belirten Tutuş, yetkililere seslenerek tesisleşme sorununa çözüm bulunmasını istedi. Tutuş, “Ereğli’nin çocukları çok yetenekli. Yarın biz buradan gitsek bile bu sporun yaşaması için uğraşıyoruz. Ancak bu şartlarda müsabakalara katılamayabiliriz. Çocukları antrenmansız bir şekilde sahaya çıkarıp üzmek, onların şevkini kırmak demektir. Çaresine bakmaya çalışıyoruz ama neticede bize antrenman yapabileceğimiz bir yer şart” ifadelerini kullandı.

Bizi sosyal medyadan takip edin

Yorum Yaz

Gönderdiğiniz yorum moderasyon ekibi tarafından incelendikten sonra yayınlanacaktır.

İhlas Haber Ajansı Avatarı
İhlas Haber Ajansı tarafından
10 Haziran, 2026 17:31 tarihinde yayınlandı
0 0

Türk Kızılay’ı 158. yaşını kutluyor

Osmanlı Yaralı ve Hasta Askerlere Yardım Cemiyeti adıyla 11 Haziran 1868 tarihinde kurulan Türk Kızılayı, 158. yılını kutluyor.

Kızılay’ın 158. yıldönümü nedeniyle Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nde gerçekleştirilecek kutlama programında Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Türk Kızılayı Genel Merkez yöneticileri, Türkiye genelindeki 81 ilin şube başkanı, yöneticileri ve gönüllülerle buluşacak. Kızılay iyilik ödüllerinin de verileceği programa Türk Kızılayı Bartın Şube Başkanı Nihat Yalçın ve Bartın Şubesi Kadın Kolları Başkanı Semra Yazıcı da katılacak.

Bartın Valisi Nurtaç Arslan da, yayımladığı mesaj ile Türk Kızılay’ının 158. yaşını kutladı. Arslan mesajında, ’’İnsanlığın zor zamanlarında ortaya çıkan her dayanışma, aslında bir vicdan çağrısıdır. Toplumun ortak sorumluluk bilincini diri tutan bir yapı olarak 158 yıldır bu çağrıya cevap veren Türk Kızılay’ının kuruluş yıl dönümünü kutlamanın gururunu ve mutluluğunu yaşıyoruz. Milletimiz tarih boyunca dara düşenin elinden tutmayı, yaraları birlikte sarmayı ve ekmeğini paylaşmayı en büyük erdemlerden biri kabul etmiştir. Türk Kızılay’ı da bu köklü medeniyet anlayışının kurumsallaşmış hâli olarak nesiller boyunca iyiliğin, şefkatin ve kardeşliğin sembolü olmuştur. Hangi yaşta, hangi düşüncede veya hangi coğrafyada olursa olsun ihtiyaç sahibi bir insana ulaşabilmek için gösterdiği gayret, Kızılay’ı milletimizin gönlünde müstesna bir yere taşımıştır. Bugün Türk Kızılay’ının gücünü oluşturan en önemli unsur, yardım etmeyi bir insanlık vazifesi olarak gören aziz milletimizin engin gönlüdür. Bir ünite kan bağışlayan vatandaşımızdan afet bölgesinde gece gündüz çalışan gönüllüsüne kadar herkes, bu büyük iyilik zincirinin kıymetli bir halkasını oluşturmaktadır. İnsanlığın en çok ihtiyaç duyduğu değerlerin merhamet, vicdan ve dayanışma olduğu bir dönemde Türk Kızılay’ının üstlendiği sorumluluk her zamankinden daha anlamlıdır. İnanıyorum ki bu köklü kurum, geçmişinden aldığı güç ve milletimizden aldığı destekle gelecekte de ihtiyaç sahiplerinin umudu olmaya devam edecektir. Bu duygu ve düşüncelerle, Türk Kızılay’ının 158. kuruluş yıl dönümünü kutluyor; bu anlamlı çatı altında görev yapan tüm çalışanlara, gönüllülere ve bağışçılara şükranlarımı sunuyorum. İyiliğin çoğalmasına vesile olan herkese teşekkür ediyor, Türk Kızılay’ının nice yıllar boyunca insanlığa umut olmaya devam etmesini temenni ediyorum’’ ifadelerini kullandı.

Bizi sosyal medyadan takip edin

Yorum Yaz

Gönderdiğiniz yorum moderasyon ekibi tarafından incelendikten sonra yayınlanacaktır.