Reklam
Reklam
Bölgenin Sesi Gazetesi Avatarı
Bölgenin Sesi Gazetesi tarafından
04 Temmuz, 2017 00:16 tarihinde yayınlandı
0

SAKEM Yılsonu Etkinlikleri Yarın Başlıyor ( Sanat-ı Ala )

Safranbolu Kültür ve Eğitim Merkezi ( SAKEM ) Yılsonu Etkinlikleri yine muhteşem performanslara sahne olacak.

Alanında tek olan Safranbolu Kültür ve Eğitim Merkezi her yıl olduğu gibi bu yılda verdiği birbirinden önemli kursların tamamlanmasının ardından yılsonu etkinlikleri 4 Temmuzda başlayacak.

Birbirinden güzel sergilerin, canlı performansların, gösterilerin, geleneksel yemek yarışmalarının gerçekleştirileceği etkinliklerin yine ilgi ile izlenmesi bekleniyor.

04 – 09 Temmuz tarihleri arasında gerçekleşecek olan ve Sanat-ı Ala başlığı altında yapılacak olan etkinlikler 4 Temmuz 2017 Salı günü saat 16.00’da yapılacak açılışın ardından, mehteran gösterimi ile başlayacak. Aslanlar SAKEM bahçesinde ata sporumuz olan Okçuluk gösterileri ile devam edecek olan ilk gün etkinlikleri SAKEM Öğretmen ve Öğrencilerinin müzik dinletisi ile son bulacak.

Diğer programlar ise söyle; 5 Temmuz Çarşamba: Dericilik Kursu Etlikinliği ( Objeni Yap- Al ), Kuaförlük Kursu Etkinliği ( Sende Dene ), SAKEM Kursları Canlı Performansları, Mantı Günü. 6 Temmuz Perşembe: Ata Sporu Okuçuluk Talimi, kuaförlük Kursu Etkinliği, Yöresel Gözleme Günü, Müzik Dinletisi ( SAKEM Öğretmen ve Öğrencileri, 7 Temmuz Cuma: Kaligrafi Etkinliği “İsmini Yadır”, Mantı ve Çiğ Köfte Günü, 8 Temmuz Cumartesi: Ata Sporu Okçuluk Talimi ve Etkinliği (Yer: SAKEM Tarihi Çarşı Şubesi ), Sevgi Ev Çocuklarımıza Yönelik yemek Yarışması ve Safranbolu 3. Geleneksel Lezzet Şenliği Yemek Yarışması ( Yer: Cinci Han ), 9 Temmuz Pazar: SAKEM Kursları Sergi Ziyaretleri.

Etkinlik süresince ziyaretçilerimize canlı performanslar sergilenecektir. Etkinliğimize tüm halkımız davetlidir.

Bizi sosyal medyadan takip edin
Şafak Zeki Akca Avatarı
Şafak Zeki Akca
15 Haziran, 2026 21:00 tarihinde yayınlandı
Yapay Zeka
Yazıyı sesli dinle
0 0

Etkisiz ve yetkisiz KENT KONSEYİ

Şafak Zeki AKCA yazdı.

Karabük’te bir Kent Konseyi var.

Başında da çocukluğumuzdan bu yana tanıdığımız, sevdiğimiz bir isim bulunuyor: Enver Malkoç.

Çalışkan bir insandır. Savunduğu değerlere sahip çıkar.

Başarılı bir karikatüristtir.

Japonya’da aldığı uluslararası ödül de bunun önemli göstergelerinden biridir.

Bugün ise Karabük Kent Konseyi Başkanlığı görevini yürütüyor.

Ancak burada konuşmamız gereken kişi değil, sistemdir.

Çünkü mevcut haliyle kent konseyleri ne kadar etkili, ne kadar bağımsız, ne kadar özgür sorusu giderek daha fazla tartışılıyor.

Açık konuşalım…

Kent Konseylerinin ne kayda değer bir bütçesi var ne de güçlü bir yaptırım mekanizması.

Bu nedenle çoğu zaman tavsiye niteliğinde kararlar alan, etkisi sınırlı yapılar olarak kalıyorlar.

Eminim Sayın Malkoç da bu durumdan rahatsızlık duyuyordur.

Sayın Enver Malkoç aynı zamanda Ak Parti yönetim kurulu üyesidir.

*

Peki Kent Konseyi nedir?

Yönetmeliklere baktığınızda;

Katılımcılık…

Ortak akıl…

Hemşehrilik bilinci…

Sürdürülebilir kalkınma…

Çevre duyarlılığı…

Sosyal dayanışma…

Hepsi var.

Kâğıt üzerinde son derece güzel.

Peki ya sahada?

Asıl mesele de burada başlıyor.

Çünkü yıllardır yalnız Karabük’te değil, Türkiye’nin birçok kentinde aynı soru soruluyor:

Mesela…

Karabük’te yıllardır konuşulan hangi büyük sorunda Kent Konseyi belirleyici oldu?

Hangi tartışmayı başlattı?

Hangi yanlışın karşısında durdu?

Hangi konuda kamuoyu oluşturdu?

Hangi meselede “Durun arkadaş, burada bir sorun var” dedi?

Zor sorular bunlar.

Ama sorulması gerekiyor.

*

Çünkü Kent Konseyi dediğiniz yer biraz da itiraz makamıdır.

Sadece alkış makamı değildir.

Sadece organizasyon makamı değildir.

Sadece fotoğraf makamı hiç değildir.

Bazen yönetenleri rahatsız edecek.

Bazen can sıkacak.

Bazen de kimsenin söylemek istemediğini söyleyecek.

Ortak akıl dediğimiz şey zaten biraz rahatsız edici bir şeydir.

*

Kent Konseyi Başkanı aynı zamanda aktif siyasetin içindeyse…

Belediyeyi gerektiğinde ne kadar eleştirebilir?

Ne kadar bağımsız davranabilir?

Ne kadar özgür olabilir?

Kimse alınmasın.

Bu soru kişisel değil.

Bu soru yapısal.

Bugün Karabük’te soruluyor.

Başka şehirlerde de soruluyor.

Çünkü Türkiye’nin birçok yerinde Kent Konseyleri benzer bir sınav veriyor.

*

Belki de artık isimleri değil, sistemi konuşmanın zamanı gelmiştir.

Kent Konseyi Başkanı aktif siyasetin içinde olmalı mı?

Yürütme Kurulu gerçekten toplumun tüm kesimlerini temsil ediyor mu?

İş insanları var mı?

Sendikalar var mı?

Akademisyenler var mı?

Gençler var mı?

Kadınlar var mı?

Mahallelerin sesi var mı?

*

Karabük’ün ihtiyacı daha fazla toplantı değil.

Daha fazla fotoğraf değil.

Daha fazla protokol görüntüsü hiç değil.

Karabük’ün ihtiyacı;

Şehrin sorunlarını açıkça konuşabilen,

Yanlışa yanlış diyebilen,

Doğruya doğru diyebilen,

Kimsenin arka bahçesi olmayan bir Kent Konseyi’dir.

Çünkü kentlerin ortak akla ihtiyacı vardır.

Ortak akıl ise ancak özgür olduğunda anlam kazanır.

Kalın Sağlıcakla

 

Yorum Yaz

Gönderdiğiniz yorum moderasyon ekibi tarafından incelendikten sonra yayınlanacaktır.