Reklam
Reklam
Anadolu Ajansı Avatarı
Anadolu Ajansı tarafından
15 Ocak, 2024 13:21 tarihinde yayınlandı
0

Türk askerinin Aden Körfezi’ndeki görev süresi uzatılıyor

TSK deniz unsurlarının Aden Körfezi, Somali karasuları ve açıkları, Arap Denizi ve mücavir bölgelerde görev süresinin 1 yıl daha uzatılmasına ilişkin Cumhurbaşkanlığı tezkeresi, TBMM Başkanlığına sunuldu.

Türk Silahlı Kuvvetleri (TSK) deniz unsurlarının Aden Körfezi, Somali karasuları ve açıkları, Arap Denizi ve mücavir bölgelerde görev süresinin 10 Şubat 2024’ten itibaren 1 yıl daha uzatılmasına ilişkin Cumhurbaşkanlığı tezkeresi, TBMM Başkanlığına sunuldu.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın imzasıyla gönderilen tezkerede, Aden Körfezi, Somali karasuları ve açıkları, Arap Denizi ve mücavir bölgelerde vuku bulan deniz haydutluğu ve silahlı soygun eylemlerine karşı, 2008’de Birlemiş Milletler Güvenlik Konseyi (BMGK) kararlarının alındığı anımsatıldı. Tezkerede, bu kapsamda TBMM’nin 10 Şubat 2009 tarihli kararıyla, TSK unsurlarının söz konusu bölgede görev yapması için bir yıl izin verildiği hatırlatıldı.

Bugüne kadar birer yıllık yetki süresi 13 kez uzatılan tezkerede, “Türk Silahlı Kuvvetleri deniz unsurları konuşlandırılmak suretiyle, bölgede seyreden Türk bayraklı ve Türkiye bağlantılı ticari gemilerin emniyetinin etkin şekilde muhafaza edilmesi, uluslararası toplumca yürütülen deniz haydutluğu, silahlı soygun eylemleri ve denizde terörizmle müşterek mücadele harekatlarına aktif katılımda bulunulması, anılan bölgelere yapılan insani yardım faaliyetlerine destek verilmesi, Türk Silahlı Kuvvetleri deniz unsurlarının harekat etkinliğinin ve bölgeye ilişkin tecrübesinin artırılması sağlanmış, bu alanda ilgili ülkelerle işbirliğinin sürdürülmesine yönelik milli politikanın desteklenmesi ve BM sistemi içinde, bölgesel ve küresel ölçekte oynadığımız rolün ve görünürlüğümüzün pekiştirilmesi temin edilmiştir.” ifadeleri kullanıldı.

Türkiye’nin, deniz haydutluğu ve silahlı soygunla mücadelede uluslararası iş birliğinin geliştirilmesine önem verdiği, bu alanda yürütülen çabaları en başından beri desteklediği ve BM, NATO, Avrupa Birliği ile Uluslararası Denizcilik Teşkilatı bünyesindeki çalışmalara aktif olarak katıldığı belirtilen tezkerede, şunlar kaydedildi:

“Ülkemiz, BM Güvenlik Konseyinin 16 Aralık 2008 tarihli ve 1851 sayılı kararı çerçevesinde kurulan Somali Açıklarında Deniz Haydutluğuyla Mücadele Temas Grubu’nun çalışmalarına kurucu üye olarak iştirak etmiştir. TSK deniz unsurları, 2009-2016 yılları arasında yürütülen NATO’nun Okyanus Kalkanı Harekatı’na ve 2009 yılında bu yana Birleşik Deniz Kuvvetleri bünyesinde oluşturulan Birleşik Görev Kuvveti-151’e (CTF-151) dönemsel olarak firkateyn-korvet ile katılmıştır. Ülkemiz, 2009-2020 yılları arasında 6 defa CTF-151 Komutanlığı görevini üstlenmiş olup 24 Temmuz 2024 tarihinde söz konusu görevi yeniden devralacaktır.

Bu mülahazalarla, gereği, kapsamı ve zamanı Cumhurbaşkanınca takdir ve tayin olunacak şekilde, TSK deniz unsurlarının bölge ülkelerinin karasuları dışında olmak üzere Aden Körfezi, Somali açıkları, Arap Denizi ve mücavir bölgelerde deniz haydutluğu, silahlı soygun eylemleri ve denizde terörizmle mücadele amacıyla görevlendirilmesi ve bununla ilgili gerekli düzenlemelerin Cumhurbaşkanı tarafından belirlenecek esaslara göre yapılması için Anayasa’nın 92’inci maddesi uyarınca 10 Şubat 2024 tarihinden itibaren bir yıl süreyle izin verilmesi hususunda gereğini bilgilerinize sunarım.” (AA)

 

 

Bizi sosyal medyadan takip edin
Okan Şimşek Avatarı
Okan Şimşek tarafından
04 Haziran, 2026 13:16 tarihinde yayınlandı
0

Sürekli banka kartı kullananlar dikkat! Tehlike kapıda

Siber güvenlik uzmanları, banka kartlarının kredi kartlarına göre daha yüksek finansal risk taşıdığını belirterek kullanıcıları dolandırıcılık ve kart kopyalama vakalarına karşı uyardı.

Nakit taşıma zorunluluğunu ortadan kaldıran ve günlük hayatın ayrılmaz bir parçası haline gelen banka kartları hakkında uzmanlardan önemli uyarılar geldi. Siber güvenlik ve finans uzmanları, kredi kartlarına kıyasla banka kartlarının dolandırıcılık vakalarında telafisi zor finansal kayıplara yol açabileceğini belirterek tüketicileri dikkatli olmaları konusunda uyardı.

Uzmanlar, banka kartları ile kredi kartları arasındaki en kritik farkın “koruma mekanizması” olduğunu vurguluyor. Kredi kartlarında şüpheli işlem bildiriminde bankanın harcamayı bloke edebildiği ve tüketicinin süreç boyunca korunabildiği belirtilirken, banka kartlarında doğrudan hesaptaki nakit paranın çekildiği ifade ediliyor.

Finansal Tüketici uzmanlarına göre bu durum, dolandırıcılık vakalarında tüketiciyi daha kırılgan hale getiriyor. Yapılan açıklamalarda, “Banka kartı bilgileri ele geçirildiğinde hesapta bulunan para anında çekilebilir. İade süreci ise hukuki incelemeye bağlı olarak zaman alabilir” değerlendirmesi öne çıkıyor.

Kart kopyalama vakalarında artış

Son dönemde kart kopyalama cihazları ve kötü amaçlı yazılımlar üzerinden gerçekleştirilen dolandırıcılık olaylarında artış yaşandığı belirtiliyor. Özellikle güvenliği zayıf ATM’ler, bazı akaryakıt istasyonları ve korumasız internet siteleri riskli noktalar arasında gösteriliyor.

Siber güvenlik uzmanları, banka kartı bilgilerinin kötü amaçlı yazılımlar aracılığıyla ele geçirilerek hesaplara yetkisiz erişim sağlanabildiğini ifade ediyor.

Uzmanlardan korunma önerileri

Finans ve siber güvenlik uzmanları, kullanıcıların riskleri azaltmak için bazı önlemler alması gerektiğini belirtiyor. Öne çıkan öneriler şöyle sıralanıyor:

  • İnternet alışverişlerinde ana hesaba bağlı fiziki banka kartı yerine sanal kart kullanılması
  • Günlük kullanım için düşük bakiyeli ayrı bir hesap açılması
  • Banka mobil uygulamalarında anlık işlem bildirimlerinin aktif edilmesi

Uzmanlara göre banka kartlarının yaygın kullanımı kaçınılmaz olsa da, alınacak basit güvenlik önlemleri olası finansal kayıpların önüne geçilmesinde kritik rol oynuyor. Bankacılık işlemlerinde bilinçli hareket edilmesi, dijital dolandırıcılık riskini önemli ölçüde azaltıyor.

 

Bizi sosyal medyadan takip edin