Reklam
Reklam
Bölgenin Sesi Gazetesi Avatarı
Bölgenin Sesi Gazetesi tarafından
17 Mayıs, 2017 00:04 tarihinde yayınlandı
0

Türkiye’de 1 milyon insan obezite tehdidi altında

Dünya Gıda ve Tarım Örgütü (FAO) Türkiye Temsilci Yardımcısı Dr. Ayşegül Selışık, örgütün yayınladığı rapora her 9 kişiden 1 kişinin açlıkla mücadele ettiğini belirterek, “800 milyondan fazla insan kronik açlık çekiyor” dedi.

Selışık, rapora göre Türkiye’de yoksulluk, açlık ve obezite tehdidinin de arttığını ifade ederek, “Ülkemizde 1 milyon insan obezite tehdidi altında. Hem açlık hem de üretilen gıdaların israfı söz konusu” diye konuştu.

Antalya Ticaret Borsası (ATB), Antalya Tarım Konseyi ve Dünya Gazetesi’nin düzenlediği ‘Tarımda Seferberlik’ toplantısı, çiftçilerin katılımıyla ATB Konferans Salonu’nda gerçekleştirildi. Programa katılan FAO Türkiye Temsilci Yardımcısı Dr. Ayşegül Selışık, tarım ve dünyadaki açlık durumu hakkında şaşırtan bilgiler paylaştı. Dünya Tarım Örgütü’nün hazırladığı tarım raporu üzerinden değerlendirmelerde bulunan Dr. Ayşegül Selışık, rapora göre dünyada her 9 kişiden 1’inin açlıkla mücadele ettiğini, dünyada da 800 milyondan fazla insanın kronik açlık çektiğini söyledi. Rapora göre Türkiye’de yoksulluk, açlık ve obezite tehdidinin de arttığını ifade eden Selışık, “Ülkemizde 1 milyon insan obezite tehdidi altında. Hem açlık hem de üretilen gıdaların israfı söz konusu. Dünyada 2.5 milyar çiftçi doğal afetlere karşı korumasız” dedi.

Su sıkıntısı yolda

Gelecekte dünya nüfusunun üçte ikisinin ciddi su sıkıntısı yaşayacağına işaret eden Selışık, mevcut kaynakların sınırlı olduğuna dikkat çekti. Selışık, “Modern gıda sistemleri arttıkça petrol, doğalgaz kullanımı arttıkça, iklim değişikliği söz konusu olacak. Ormanların yüzde 70 ‘i yok oluyor. Bu sebeple tatlı su kaynakları da ormanlarla birlikte yok oluyor. Fakir insanlar, kazançlarının yüzde 80’ini gıdaya harcıyor ve bu sebeple sosyal imkanlardan mahrumlar. Ülkemizde tarımsal üretimin en az yüzde elli artması gerekiyor. Doğal kaynaklar üzerinde yapılan baskı, ülkemizin geleceğini tehdit eder hale geldi. Buna bir de iklim değişikliği kavramı eklendi. Artık iklim değişikliğine uyum kapsamında, risk yönetimi kavramının geliştirilmesi gerekiyor. Kırsalda kalkınmayı gerçekleştirmek için gıda güvenliğini koruma altına almak gerekiyor. Eğer önlem alınmazsa 2030 yılına gelindiğinde, Türkiye’de yetersiz beslenme oranı artmış olacak” diye konuştu.

“Geleceğe yatırım lazım”

‘Tarımda kısa vadeli düşünmelerle bu iş olmaz’ diyen Prof. Dr. Erol Çakmak da, data ve “Bu sistemde verimliliği başka türlü artıramazsınız. Geleceğe doğru yatırım yapılması lazım. Tarımı iktisadi bir analize tabi tutmak zorundayız. Veri üretiminde kalite acayip azaldı. Özellikle tarımda verilerin kalitesi, kişi başı gelirle yarışacak düzeyde değil” dedi. Prof. Dr. Yaşar Uysal ise, tarım sorununa karşı neler yapılması gerektiği konusunda da çözüm önerileri paylaşarak, “Tarımsal üretimde bilgi olmazsa işimiz oldukça zor olur. Dünyada en önemli girdi bilgi. Tohumculukta da ciddi riskler var. Tarımsal örgütlenme kötü. Türkiye’nin büyüme stratejisini değiştirmemiz lazım. Çözüm budur. Türkiye’nin artık sıcak paraya bağlı büyüme modelini bir kenara koyup üretici endeksli bir politikaya geçmesi gerekiyor. Kayıt altına alınmış bir ekonomiye ihtiyacımız var. 2001’den bu yana tarım sayımı yapılmadı. Tarım haritasının ortaya çıkarılması lazım. Kırsal kesimde örgütlenmelerin olması lazım. Tarımsal örgütlenmede bağımsız bir model oluşturulması gerekiyor. Üretimde istikrarsızlık var. Su kaynaklarını daha etkin kullanabilmemiz lazım. Sektöre ilgisiz bir gençlik var. Köyden hızlı bir kaçış olmasına rağmen hala şehir hayatına uyum sağlayamadık. Çiftçi ile tüketici arasındaki zincir tartışmalı hale geldi. Ürünlerde çok ciddi bir sağlık sorunu var. Kanser ve hastalıkların artmasındaki en büyük sebep çiftçilerdir” diye konuştu.

Bizi sosyal medyadan takip edin
İhlas Haber Ajansı Avatarı
İhlas Haber Ajansı tarafından
09 Haziran, 2026 17:11 tarihinde yayınlandı
0 0

HUDER Genel Başkanı Hasan Oymak: “Kumar oynama yaşı 9’a kadar düştü”

Hukuki Araştırmalar Derneği (HUDER) tarafından Trabzon’da düzenlenen “Aileni Koru: Sanal Bahisle Mücadele ve Aileyi Bilinçlendirme Projesi” toplantısında sanal bahis ve kumar bağımlılığının aileler üzerindeki etkileri ele alındı.

Toplantıda konuşan HUDER Genel Başkanı Hasan Oymak, kumar oynama yaşının 9’a kadar düştüğünü belirterek “Bugün milyonlarca gencimiz cebinde kumarhaneyle dolaşıyor” dedi.

Hukuki Araştırmalar Derneği (HUDER) tarafından Trabzon’da “Aileni Koru: Sanal Bahisle Mücadele ve Aileyi Bilinçlendirme Projesi” kapsamında toplantı düzenlendi. Toplantıya Trabzon Valisi Tahir Şahin, Trabzon Cumhuriyet Başsavcısı Sedat Çelik, Trabzon Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Metin Genç, Önceki Dönem Kamu Denetçisi Şeref Malkoç, HUDER Genel Başkanı Hasan Oymak, HUDER Trabzon Temsilcisi Mesut İskenderoğlu ile çok sayıda davetli ve vatandaş katıldı.

“Güçlü toplumun temeli güçlü ailedir”

Programın açılış konuşmasını yapan HUDER Trabzon Temsilcisi Mesut İskenderoğlu, ailenin toplumun en önemli yapı taşı olduğunu ifade ederek “Güçlü bir toplum oluşturmak için güçlü bir aileye ihtiyaç var. Güçlü bir devlet oluşturmak için de güçlü bir topluma ihtiyaç var. Aileyi zedeleyecek her türlü sorunun ortadan kaldırılmasını bir vatan borcu olarak görüyoruz. Bu anlayışla Trabzon’da çalışmalarımızı yürüttük” diye konuştu.

HUDER Genel Başkanı Hasan Oymak ise sanal bahis ve kumarın toplumsal bir tehdit haline geldiğini belirterek çarpıcı açıklamalarda bulundu. Bugün sadece bir proje tanıtımı için değil, toplumsal bir seferberlik için bir araya geldiklerini ifade eden Oymak, “15 yaşındaki çocuklarımızı suç makinesine dönüştüren, bağımlılığına para bulmak için her şeyini harcayan ve sonunda intihara sürüklenen gençlerimizin sorunlarına çözüm aramak için buradayız. Yasal görünümlü illegal platformlar aile yapımızı temelinden sarsıyor, boşanmalardan intiharlara kadar uzanan süreçleri tetikliyor” diye konuştu.

Sanal bahis sitelerinin çocukların ve gençlerin erişimine son derece açık hale geldiğini kaydeden Oymak, “Bugün milyonlarca gencimiz cebinde kumarhaneyle dolaşıyor. Bu mesele sessizce ilerleyen toplumsal bir erozyondur. Veriler, sanal kumar oynama yaşının 9’a kadar düştüğünü, bağımlılıktaki en yüksek artışın ise 15-24 yaş aralığında görüldüğünü ortaya koyuyor. Yeşilay verilerine göre kumar bağımlılığı nedeniyle başvuranların sayısı son iki yılda yüzde 100’den fazla arttı. Unutmayalım ki bir genci korumak bir aileyi korumaktır, bir aileyi korumak ise geleceğimizi korumaktır” ifadelerini kullandı.

Başsavcı Çelik: “IBAN mağduru değil, IBAN sanığı”

Trabzon Cumhuriyet Başsavcısı Sedat Çelik de sanal bahis ve yasa dışı kumarla mücadelenin topyekûn yürütülmesi gerektiğini söyledi.

Terörle mücadelenin dönemsel olarak kazanılabileceğini ancak uyuşturucu ve sanal bahisle mücadelenin çok daha zor olduğunu belirten Çelik, “Bu mücadeleye toplumun bütün kesimleri katılmalı. Adliye, emniyet ve jandarma olarak üzerimize düşeni yapıyoruz. Yasa dışı bahis ve kumar faaliyetleri ödeme kuruluşları ve bankacılık sistemleri üzerinden organize ediliyor. Bu konuda önemli yasal düzenlemeler yapıldı” dedi.

Bankaların mesai saatleri dışında alınan tedbir kararlarını uygulamakta yaşanan sorunlara da değinen Çelik, Trabzon’da yürütülen çalışmalarla bankalarda mesai dışı ulaşılabilecek sorumlu personellerin belirlenmesini sağladıklarını ifade etti.

Toplumda sıkça kullanılan “IBAN mağduru” ifadesini doğru bulmadığını söyleyen Çelik, “IBAN mağduru değil, IBAN hükümlüsü, IBAN şüphelisi ya da IBAN sanığı diyebiliriz. Çünkü bu kişiler hesaplarını menfaat karşılığında kullandırıyor. Bu suça doğrudan iştirak etmese bile suçun işlenmesine vesile oluyorlar. Bu nedenle bu durumu masumlaştırmamak gerekiyor” şeklinde konuştu.

Vali Şahin: “Çocuklarımızı koruyacak ortamları oluşturacağız”

Trabzon Valisi Tahir Şahin ise sanal bahis ve dijital bağımlılıklarla mücadelede kurumlar arası iş birliğinin önemine dikkat çekerek, “Derneğimizin ortaya koyacağı yol haritası doğrultusunda tüm kamu kurumlarımızla birlikte hareket edeceğiz. Özellikle küçük yaştaki çocuklarımızın hayatını olumsuz etkileyebilecek alışkanlıkların erken dönemde tespiti ve önlenmesi için çalışmalar yürüteceğiz. Çocuklarımızın bu tür olumsuzluklarla karşılaşmayacağı ortamları oluşturma gayreti içerisindeyiz” dedi.

Başkan Genç: “Aileyi korumak geleceği korumaktır”

Trabzon Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Metin Genç de aile kurumunun korunmasının toplumsal geleceğin en önemli unsurlarından biri olduğunu belirtti.

Teknolojinin hayatı kolaylaştırırken bazı riskleri de beraberinde getirdiğini ifade eden Genç, “Aileyi korumak, toplumumuzu ve geleceğimizi korumaktır. Türk milletini ayakta tutan en büyük gücümüz sağlam aile yapımızdır. Sosyal medya ve dijital platformların çocuklarımız ve gençlerimiz üzerindeki olumsuz etkilerini görmezden gelemeyiz. Çocuklarımızın ve gençlerimizin zihinlerinin, zamanlarının ve dikkatlerinin dijital bağımlılıklarla kuşatıldığını görüyoruz. Bu nedenle bu konuya duyarsız kalmamız mümkün değildir” diye konuştu.

Bizi sosyal medyadan takip edin