Reklam
Reklam
Bölgenin Sesi Gazetesi Avatarı
Bölgenin Sesi Gazetesi tarafından
07 Kasım, 2023 12:57 tarihinde yayınlandı
0

Türkiye’nin ilk uzay aracı 2026’da Ay yolculuğuna çıkacak

Türkiye‘nin Milli Uzay Programı kapsamında başlattığı Ay Araştırma Programı ile geliştirilen ilk uzay aracında bütün süreçlerin 2026’da tamamlanması ve aracın uzaya fırlatılması hedefleniyor.

AA muhabirinin TÜBİTAK‘tan edindiği bilgiye göre, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı, Türkiye Uzay Ajansı (TUA) ve Kurum çalışmaları ile ülkedeki kuruluşların katkılarıyla hazırlanan Milli Uzay Programı kapsamında Türkiye’nin 10 yıllık plan ve hedefleri belirlendi.

Açıklanan 10 programdan ilkini oluşturan Ay Araştırma Programı ile ülkenin Ay’da mevcudiyet gösteren sayılı ülkelerden biri olması amaçlandı.

Ay Araştırma Programı’nın ilk aşaması olan AYAP-1 kapsamında Ay’ın yörüngeden keşfi ve Ay yüzeyi ile ilk temasın gerçekleştirilmesi, ikinci aşamada ise AYAP-2 Projesi ile yumuşak iniş yöntemiyle yüzeye bir gezici keşif aracının (rover) indirilmesi hedeflendi.

Ay Araştırma Programı’nın AYAP-1 Projesi kapsamında Dünya’dan Ay yörüngesine ulaşarak buradan veri toplayan ve sonrasında Ay yüzeyiyle teması sağlayacak bir uzay aracı geliştirilerek görev operasyonları yürütülecek. Bunun yanında milli imkanlarla geliştirilecek teknolojiler, ürünler, yazılımlar ve ekipmanların başarılı olmasıyla ülkenin sistem geliştirme ve zorlu görev operasyonlarını gerçekleştirebilme kabiliyetine yönelik uluslararası itibarı artırılacak.

AYAP-1 kapsamında, Türkiye’nin ilk “Ay” ve “Derin Uzay” görevinin gerçekleştirilmesi ve operasyonel tecrübe kazanılması hedefleniyor.

Ay yörüngesinde (Dünya’dan 400 bin kilometre uzakta) görev yapabilecek ve yumuşak inişe uygun bir uzay aracı geliştirilmesi planlanıyor.

Ayrıca, yerli imkanlarla geliştirilen Hibrit İtki Sistemi’nin uzay tarihçesi kazanması, Ay yüzeyinden alınacak yüksek çözünürlüklü görüntüler ve bilimsel verilerin (Ay’daki suyun kökeni, mini-manyetosfer oluşumları, yüzey bileşenleri, yüzey sıcaklık ve yansıma haritaları, radyasyon) Türkiye’deki bilim insanlarınca bilgiye çevrilmesi planlanıyor.

Proje, “Derin Uzay” araştırmalarına kapı açacak

Proje, halihazırda Milli Uzay Programı kapsamındaki Ay Araştırma Programı altında yürütülüyor. Bununla birlikte Türkiye’deki endüstri ve akademiden birçok paydaşın direkt girdisi bulunuyor. Bu sebeple ülkenin uzay ekosisteminin güçlendirilmesine de katkı sağlanacak. Bir başka katkı ise uzay aracı üzerinde bulunan yerli ve uluslararası ortaklar tarafından geliştirilen bilimsel görev yüklerinin toplayacağı veriler üzerinden elde edilecek bilgiyle uzay bilimleri konusunda Türkiye’nin yetkinliği ve uluslararası işbirliğinin seviyesi artırılacak.

Ülke için “Derin Uzay”a açılacak kapıyı aralayacak bu projeyle gençlerin uzay bilimi ve teknolojilerine ilgisi güçlendirilecek.

Uzay aracında son durum

Uzay aracı kapsamında “Sistem Seviyesi Tasarım Aşaması” tamamlanarak, “Ayrıntılı Tasarım (Ekipman/Modül/Bileşen Geliştirme) Aşaması” faaliyetleri yürütülüyor.

Uzay aracı üzerinde kullanılacak tüm ekipmanların görev için yeterlilikleri gözden geçirildi ve bazı ekipmanlar için yeterlilik (kalifikasyon) modellerinin üretimleri başlatıldı. Bu ekipmanların yeterlilik testini geçmesi sonrasında uçuş modelleri üretilerek uzay aracına entegre edilecek.

Uzay aracı kapsamında teslim süresi uzun ekipmanlar ve bileşenler için sözleşmeler imzalandı ve “Uzay Aracı Uçuş Modeli” üzerinde kullanılacak tüm ekipmanların planlaması tamamlandı.

Uzay aracını oluşturan alt sistem ve ekipmanların uçuş modellerinin üretilmesi sonrasında sistem seviyesi entegrasyonu gerçekleştirilecek ve ardından çevresel (titreşim, ısıl-vakum, elektromanyetik uyumluluk gibi) ve işlevsel testler yapılacak. Bütün süreçlerin 2026 yılında tamamlanması ve aynı yıl aracın fırlatılması planlanıyor.

Uzay aracının tasarımları yerli

Türkiye’nin ilk Ay görevi olması nedeniyle görevin başarısı her şeyin üzerinde tutuldu ve planlamalar yapıldı.

Bu kapsamda yerli olarak geliştirilen ekipmanlara karar verilirken en az prototip seviyesinde olunması dikkate alındı ve yeterlilik modeli planlamaları gerçekleştirildi. Bununla birlikte görev kritik ekipmanlar için “Derin Uzay” tarihçesi bulunan alternatifler uzay aracı kapsamına alınarak görev başarısına katkı sağlayacak şekilde güvenilirlik artırıldı.

Yurt dışından bazı bileşen ve ekipmanların tedariki özelinde işbirlikleri olmakla birlikte Ay görevinin ve uzay aracının tasarımları yerli olarak yapıldı. Aracın entegrasyonu, testleri ve operasyonları da Türkiye’nin altyapıları kullanılarak kendi beşeri sermayesi tarafından gerçekleştirilecek.

İlk görev (AYAP-1) kapsamında geliştirilen uzay aracı, AYAP-2 içinde planlanan yumuşak iniş görevinin gereksinimleri de dikkate alınarak tasarlanıyor. Ayrıca yumuşak iniş için gereken bazı ekipmanlar (iniş takımı gibi) ve teknolojilerle (görüntü destekli seyrüsefer gibi) birlikte AYAP-2 kapsamındaki gezici keşif aracına yönelik konsept tasarım çalışmaları da yürütülüyor.

Türkiye’ye stratejik kabiliyetler kazandıracak projelere odaklanılırken özellikle uzayda daha etkin olmak için yer gözlem ve haberleşme uyduları, küçük uydularla nesnelerin interneti, fırlatma sistemleri, yer kesimi, uzaktan algılama, uzay gözlem sistemleri ve bunların bileşenleriyle son dönemde Milli Uzay Programı ile birlikte “Derin Uzay” (Ay Araştırma Programı) ve insanlı uzay görevleri üzerine geniş çapta ve yoğunlukta çalışmalar yapılıyor.​​​​​​​ (AA)

Bizi sosyal medyadan takip edin
İhlas Haber Ajansı Avatarı
İhlas Haber Ajansı tarafından
03 Haziran, 2026 18:06 tarihinde yayınlandı
0 0

Başkan Genç: “Marjinal bir grup Trabzon turizmini, Trabzon’a gelen turistleri yargılamak istiyor”

Trabzon Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Metin Genç, Uzungöl’ün Arap turistlere satıldığı iddialarına ilişkin, “Üzülüyoruz ama onlara gülüp geçeceğiz. Çok dikkate almayacağız. Onların marjinal bir grup olduğunu, arkalarında da ideolojik bir saplantı olduğunu biliyoruz” dedi.

Dünyaca ünlü turizm merkezi Uzungöl’de havaların ısınmasıyla birlikte turizm hareketliliği başladı. Trabzon Valisi Tahir Şahin ve Trabzon Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Metin Genç beraberindekilerle birlikte Uzungöl’de basın toplantısı düzenledi. Basın toplantısından konuşan Başkan Genç, Uzungöl’ün dünyanın nadide doğal güzelliği olan bölgelerinden bir tanesi olduğunu dikkat çekerek, “Trabzon’unumuzun son yıllarda gelişen trendi turizm. Dolayısıyla bütün destinasyonlarımızda olduğu gibi Uzungöl’ümüzde gelecek misafirlerimizi en iyi şekilde ağırlamak ve uğurlamak adına en güvenli turizm alanlarından bir tanesiyiz. Bunun için mutluyuz. Turist güvenli yeri ziyaret etmek ister. Yeni sezonumuz hayırlı olsun” diye konuştu.

Vali Şahin: “Turist sayısından geçmiş yıllara göre artış var”

Trabzon Valisi Tahir Şahin ise, turizm sayısında artış yaşandığını belirterek, “Geçen yılın ilk 5 ayına göre 2026 yılının ilk 5 ayında yerli ve yabancı toplam turistte yüzde 27 oranında geçmiş yıllara göre bir artış var. Şehrimizin her alanda gelişmesi için kurumlar koordineli bir şekilde çalışmaya devam edecek” şeklinde konuştu.

“Dikkate ve kale almıyoruz”

Son günlerde sosyal medya hesaplarındaki Uzungöl’ün Arap turistlere satıldığına iddialarına dair soru üzerine Başkan Genç, “Biz bunların çok gündeme gelmesini arzu etmiyoruz. Dikkate ve kale almıyoruz. Marjinal bir grup Trabzon turizmini, Trabzon’a gelen turistleri yargılamak istiyor. Üzüntü duyuyoruz. Git gide artan bir trendimiz var. Geçen yıl Trabzon’a 1 milyon 447 bin turist geldi. Ama Uzungöl’e 2,5-3 milyon yerli turistle gelen ziyaretçimiz var. Bunu araç sayısı ile beraber ölçümleyebiliyoruz. Buraya gelen turistin ister İngiliz olsun, ister Suudi Arabistan’dan gelen ister Kafkasya’dan gelsin. Burası dünyanın bütün ülkeleri tarafından cazip bir şehir. Geçen sene 188 ülke vatandaşının girdiği bir şehirden bahsediyoruz. Üzülüyoruz ama onlara gülüp geçeceğiz. Çok dikkate almayacağız. Onların marjinal bir grup olduğunu, arkalarında da ideolojik bir saplantı olduğunu biliyoruz. Bunun tespitlerini yaptık. Devletimiz bu konuda bize yardımcı oluyor. Onlarla beraber buraya gelen turistlerin dini ve milliyeti ile beraber Trabzon’u ve Trabzon insanını yargılamaya kalkıyorlar. Artık onlara cevap bile vermeyeceğiz. Buraya gelen herkes yapılan bu yorumların farkında. Onlar esasında sadece bir şehri karalamakla değil ülkeye ihanet eden bir gruptur. Gelen turistimiz nereden gelirse gelsin, kim olursa olsun başımız gözümüz üstüne. En iyi şekilde ağırlamak ve uğurlamakla uğraşıyoruz. Savaşa rağmen trendimiz artıyor. Mutluyuz” ifadelerini kullandı.

Bizi sosyal medyadan takip edin