Eskipazar OSB’de ARITMA TESİSİ konusu önemli.
Arıtma tesisi yalnızca sanayi yatırımlarını değil, doğrudan çevreyi ve insan sağlığını da doğrudan etkileyecek bir konu.
Çünkü ileri de atık suların kontrolsüz şekilde doğaya karışması, yer altı sularını, tarım alanlarını ve bölgedeki yaşamı geri dönülmez biçimde riske atabilir.
Eskipazar OSB’nin olmazsa olmazı arıtma tesisi konusunu hatırlatmam da bunun için fayda var.
2026’da yatırım programına alındı mı bilmiyorum, ama alınmadıysa kesinlikle alınmalı !
Bakanlıkça da aşamaları olan bir süreç bu. Yatırım programına alınacak, proje hazırlanacak, proje sonrası bakanlıkça ihaleye çıkacak ardından yapım süreci başlayacak, kabaca bakıldığında bugün düğmeye basılsa en az 2 yıl sürebilir bitmesi.
Diğer taraftan bu konu Eskipazar’daki yatırımcı firmaları da yakından ilgilendiriyor çünkü üretime geçecek firmaların çevre izni alabilmesi için kendilerinin atık sularını – baca gazlarını ve saire nasıl temizleyeceğine dönük taahhüt vermeleri gerekiyor.
Yine yazacağım bu konuyu ama kısaca arıtma tesisinin yatırım programına alınması hem yatırımcıların, hem gelecek nesillerin sağlığının korunması için temel şart ve tercih değil bir sorumluluk…
***
Karabük’te Vergiler Ödenmiyor Mu ?
Gelir İdaresi Başkanlığı (GİB), 27 Kasım 2025 tarihine kadar ödenmemiş ve 5 milyon TL’yi aşan vergi borcu bulunan mükellefleri internet sitesinde ilan etti bildiğiniz gibi.
Türkiye genelinde yayımlanan listede Karabük’ten de bazı mükellefler yer aldı.
Açıklanan verilere göre Karabük’te en yüksek vergi borcuna sahip ilk 5 mükellefin borç tutarları dikkat çekici seviyelere ulaştı. Listede ilk beş firmanın ödemedikleri vergi tutarı 444 milyon -144 milyon -132 milyon –, 122 milyon ve 116 milyon TL tutarlarında…
Gelir İdaresi Başkanlığı’nın açıkladığı listeye göre, Karabük’te 1 milyar 629 milyon TL kamuya ödenmeyen vergi borcu var.
Kaldı ki rakam bununla da sınırlı değil 5 Milyon TL altı vergi ödemeyenleri de eklersek kabaca 2 Milyar TL’lik bir rakam konuşuluyor. ( 2 Milyar TL resmi değil)
Ne oluyor eski para birimiyle 2 katrilyon oluyor değil mi ? Yanlışlık olmasın yani…
Bu çok büyük bir para değil mi ?
Bu kadar paranın vergisi böyle ise bunun ana kazancı ne kadardır konusu ayrı ama büyük paralar bunlar değil mi ?
***
Karabük’ün Geleceği…
Karabük’te ödenmeyen yaklaşık 2 Milyar TL vergi, sadece bir rakamdan ibaret değil. Vergi ödemek vatandaşın yükümlülüğü, ödevi. Bütçe gelirlerinin şaşması, yatırımında planlamanın da şaşması, aksamaması için vatandaşlık ödevinin yerine getirilmesi lazım.
Bu parayla Karabük’te örneğin yeni hastaneler, mahallelere sosyal konutlar, gençler için spor tesisleri ve kültür merkezleri vesaire açılabilirdi. Karabük’te işsizlikle boğuşan gençlere istihdam kapıları aralanabilirdi.
Kısacası bu para, Karabük’ün geleceğidir…
***
Vergi Tahsilat Oranları
2024 yılı verilerini yanlış hatırlamıyorsam % 90’ların üstünde bir vergi tahsilatı vardı. Yani Karabük’ün %90’nından fazlası kazanıyor ve kazancı üzerinden oluşan vergiyi de ödüyorlardı.
2025 yılında vergi tahsilat oranı geriledi demek ki ?
Kazananların kazancından kaynaklanan vergileri ödemekten bir şekilde vazgeçenler var demek ki ?
Tabi acaba 2025 yılındaki rakamın ne kadarı acaba salt 2025 yılına ait ne kadarı geriden gelendir , bu paranın ne kadarı ana paradır ne kadarı faizdir onları da bilmiyorum.
Bir kesim de belki de VERGİ AFFI BEKLENTİSİ var. Bu beklentiyle vergisini ödemeyenler de olabilir.
Resmi kaynaklara göre gündem de bir vergi affı yok ama beklenti var, değil mi ?
***
Vergi Oranları
Tabi madalyonun diğer yüzünde , küçük esnaf için YÜKSEK VERGİ ORANLARI artık sadece bir yük değil, ayakta kalma mücadelesinin önündeki en büyük engellerden biri haline gelmiş durumda.
Kazancı sınırlı, gideri yüksek olan esnaf vergisini günü gününe ödemeye çalışırken, dönem dönem büyük firmaların vergi borçlarının silindiği ya da ertelendiği yönündeki iddialar, adalet duygusunu derinden sarsıyor.
Bu algı, küçük esnafın sisteme olan güvenini zayıflatırken, “dürüst olan mı kaybediyor?” duygusunu da beraberinde getiriyor
Vergi politikasının görevi, zayıf olanı daha da ezmek değil; üretmeye, çalışmaya ve ayakta kalmaya çalışan esnafı koruyacak dengeyi ve hakkaniyeti sağlamaktır değil mi ?
